Yolsuzlukla suçlanan Netanyahu, siyaseti bırakmaya niyeti olmadığını söyledi

İsrail eski Başbakanı Binyamin Netanyahu (EPA)
İsrail eski Başbakanı Binyamin Netanyahu (EPA)
TT

Yolsuzlukla suçlanan Netanyahu, siyaseti bırakmaya niyeti olmadığını söyledi

İsrail eski Başbakanı Binyamin Netanyahu (EPA)
İsrail eski Başbakanı Binyamin Netanyahu (EPA)

İsrail eski Başbakanı Binyamin Netanyahu, yolsuzluk davasını sona erdirme amacıyla yargıyla yapılan müzakerelerde ‘ahlaksızlık’ suçlamasını kabul etmediğini açıkladı ve siyaseti bırakmaya niyeti olmadığını söyledi.
Netanyahu, sosyal medyada İbranice yayınlanan bir videoda, “Son günlerde, kabul etmişim gibi gösterilen iddialar hakkında medyada yanlış şeyler ortaya atıldı. Bu kesinlikle doğru değil. Rezil olmayı ve siyaset yasağını kabul etmedim. İsrail’e liderlik etmek için Likud’u yönetmeye devam edeceğim” dedi.
Eski Başbakan, yargıyla ilgili sorunlarında kendisini destekleyen milyonlarca İsrailli’ye de teşekkür etti.
Geçen hafta ‘Netanyahu asla yalnız olmayacak’ adıyla başlatılan bağış toplama kampanyasında, eski Başbakan’ın devam eden davasını finanse etmek için 3,7 milyon şekelden (bir milyon euro) fazla para toplandı.
1996-1999 ve 2009-2021 yıllarında toplam 15 yıl başbakanlık yapan Netanyahu, yargıyı kendisine karşı bir ‘darbe’ düzenlemekle suçlayarak yolsuzluk, güveni kötüye kullanma ve zimmete para geçirme suçlamalarını reddetti.
İsrail basınında geçtiğimiz günlerde yer alan haberlerde, Başsavcılık ile Netanyahu ve avukatlarının üç ayrı yolsuzluk davasında uzlaştığı öne sürüldü.
Son haftalarda, Netanyahu’nun ekibi olası bir hapis cezasını önlemek amacıyla bazı suçlamaları kabul etmek için yargıyla bir anlaşma müzakere etti.
Medyada yer alan haberlere göre, Başsavcı Avichai Mandelblit, 72 yaşındaki Netanyahu’nun, yedi yıl boyunca siyaset yapmasını engelleyecek ve siyasi geleceğini mahvedecek ‘ahlaksızlık’ suçlaması içeren bir mahkumiyeti kabul etmesinde ısrar etti.
Analistlere göre Netanyahu, Likud’un liderliği için yarış başlatıp, Başbakan Naftali Bennett’in koalisyonunu zayıflatarak, İsrail’deki siyasi sahnenin kartlarını yeniden karıştırabilir.



Amerika: İçinde 8 kişi bulunan özel uçak düştü ve alev aldı

Olayla ilgili videodan (ABD medyası)
Olayla ilgili videodan (ABD medyası)
TT

Amerika: İçinde 8 kişi bulunan özel uçak düştü ve alev aldı

Olayla ilgili videodan (ABD medyası)
Olayla ilgili videodan (ABD medyası)

ABD Federal Havacılık İdaresi (FAA), Maine'deki bir havalimanından kalkan ve içinde sekiz kişi bulunan özel bir uçağın düştüğünü ve alev aldığını, ancak yolcuların durumlarının ve kimliklerinin henüz bilinmediğini açıkladı.

FAA, yaptığı açıklamada, çift motorlu Bombardier Challenger 600 uçak kazasının dün saat 19:45 civarında Bangor Uluslararası Havaalanında meydana geldiğini belirtti.

Ayrıntılar resmi olarak açıklanmadı, ancak konuyla ilgili bir hükümet yetkilisi Reuters'e, kazadan sonra büyük bir yangın çıktığını söyledi. Hükümet yetkilisi, uçağın Teksas'tan Maine'e uçtuğunu belirtti.

Federal Havacılık İdaresi kayıtlarına göre, uçak Nisan 2020'de hizmete girmişti.

FAA, Ulusal Ulaşım Güvenliği Kurulu ile iş birliği içinde kazayı soruşturacağını duyurdu.


Minneapolis'teki olay, yeni bir hükümet kapanması olasılığını artırıyor

New York'taki Central Park dün karla kaplandı (Reuters)
New York'taki Central Park dün karla kaplandı (Reuters)
TT

Minneapolis'teki olay, yeni bir hükümet kapanması olasılığını artırıyor

New York'taki Central Park dün karla kaplandı (Reuters)
New York'taki Central Park dün karla kaplandı (Reuters)

Minneapolis sokaklarında ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) görevlileri tarafından ikinci bir Amerikan vatandaşının öldürülmesi, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki siyasi ve sosyal gerilimleri daha da artırdı.

Senato Çoğunluk Lideri Chuck Schumer önderliğindeki Demokrat milletvekilleri, İç Güvenlik Bakanlığı ve ICE (Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza) teşkilatının sistematik suistimallerini gerekçe göstererek, 2026 bütçe tasarısında bu kurumlara ayrılan fonları kesme tehdidinde bulundular. Milletvekilleri ayrıca, yargı denetimini güçlendirmek ve ICE'nin yetkilerini kısıtlamak da dahil olmak üzere önemli reformlar yaparak, 1,2 trilyon dolarlık hükümet fonlama tasarısının oylanması ve kısmi hükümet kapanmasının önlenmesi için ön koşullar oluşturdular.

Bu arada, ABD Başkanı Donald Trump, şiddetli bir kış fırtınasının ülkeyi yoğun kar yağışıyla felç etme tehdidi oluşturmasından saatler önce, birçok eyalette olağanüstü hal ilan etti.


ABD'nin Refah sınır kapısının açılması yönündeki baskısı

Filistin sivil savunma güçleri dün Gazze şehrindeki Selahaddin Camii avlusunda İsrail savaşının kurbanlarının cesetlerini aradı (EPA)
Filistin sivil savunma güçleri dün Gazze şehrindeki Selahaddin Camii avlusunda İsrail savaşının kurbanlarının cesetlerini aradı (EPA)
TT

ABD'nin Refah sınır kapısının açılması yönündeki baskısı

Filistin sivil savunma güçleri dün Gazze şehrindeki Selahaddin Camii avlusunda İsrail savaşının kurbanlarının cesetlerini aradı (EPA)
Filistin sivil savunma güçleri dün Gazze şehrindeki Selahaddin Camii avlusunda İsrail savaşının kurbanlarının cesetlerini aradı (EPA)

Amerikalı yetkililer, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze'deki savaşı sona erdirme planının "ikinci aşamasını" ilerletmek ve Filistin toprakları ile Mısır arasındaki Refah sınır kapısını her iki yönde de açmaya yönelik adımlar atmak için İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümeti üzerindeki baskıyı yoğunlaştırdılar.

Resmi düzeyde, İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri'nin açıklamalarında ABD elçileri Steve Wittkoff, Jared Kushner ve Josh Greenbaum'ın Netanyahu ile yaptığı görüşmeler "olumlu" ve "yapıcı" olarak nitelendirildi. Ancak Tel Aviv'deki siyasi kaynaklar, bunun "iki taraf arasındaki vizyon farklılığını gidermediğini" ortaya koydu.

Wittkoff, Başkan Trump'ın Gazze için hazırladığı 20 maddelik "barış planının" "ikinci aşaması" ile ilgili olarak Netanyahu ile yaptığı görüşmelerin "yapıcı" geçtiğini söyledi. Netanyahu hükümeti, Wittkoff ve Kushner aleyhinde resmi olmayan düşmanca açıklamalar sızdırarak ziyaretin etkisini önledi; "üst düzey bir yetkiliye" atfedilen alıntılar İbranice medyada yayınlandı ve onlara yönelik sert kişisel saldırılar içeriyordu.