Burkina Faso’daki askeri kalkışma Afrika Sahel bölgesindeki krizi derinleştiriyor

Cumhurbaşkanı’nın akıbetiyle ilgili belirsizlik sürüyor. Darbeciler anayasayı askıya aldı.

Manşetinde askeri kalkışmaya yer verilen bir gazeteyi okuyan vatandaş (AFP)
Manşetinde askeri kalkışmaya yer verilen bir gazeteyi okuyan vatandaş (AFP)
TT

Burkina Faso’daki askeri kalkışma Afrika Sahel bölgesindeki krizi derinleştiriyor

Manşetinde askeri kalkışmaya yer verilen bir gazeteyi okuyan vatandaş (AFP)
Manşetinde askeri kalkışmaya yer verilen bir gazeteyi okuyan vatandaş (AFP)

Burkina Faso’da dün isyancı askerlerin devlet televizyonu binasına el koyması, cumhurbaşkanı konutuna baskın düzenlemesi, cumhurbaşkanlığı konvoyuna ateş açması nedeniyle ülkedeki durum belirsizliğini koruyor. Cumhurbaşkanı’nın akıbetiyle ilgili çelişkili haberler aktarılıyor. Bu durum Afrika’nın batısındaki bu yoksul ülkeyi yeni bir istikrarsızlık durağına doğru sürüklerken, Batı Afrika bölgesindeki durumu daha da karmaşıklaştırıyor.
AFP’nin haberine göre ülkedeki askerler dün öğleden sonra hükümet ve parlamentoyu feshettiğini, ülke sınırlarını kapattığını, anayasanın askıya aldığını ve yönetime el koyduğunu resmen ilan etti.
Devlet televizyonunun dünkü yayınında resmi üniformalarıyla bir grup asker ortaya çıktı. Askerlerin arasında oturan teğmen rütbeli bir komutan, darbeyi gerçekleştiren ve yönetime el koyan Kurtuluş ve Restorasyon için Yurtsever Hareket’in (MPSR) Başkanı Albay Paul-Henri Sandaogo Damiba’nın imzasını taşıyan açıklamayı okudu.
Açıklamada ordunun Cumhurbaşkanı Roch Christian Kabore'yi görevden aldığı, hükümet ve parlamentoyu feshettiği ve anayasayı askıya aldığı belirtildi. Açıklamaya göre Askeri Konsey aynı zamanda yerel ve uluslararası saat dilimine göre Salı gece yarısından itibaren ülke sınırlarının kapatılması kararını verdi. Ayrıca, makul bir süre içinde anayasal düzenin yeniden tesis edileceği taahhüdü verildi ancak bu süre net olarak belirtilmedi.
Haber ajanslarının güvenlik ve diplomatik kaynaklara dayandırdığı haberlere göre Cumhurbaşkanı Kabore isyancılar tarafından ele geçirildi ve başkent Vagadugu’daki bir askeri kışlada tutuluyor. Ancak çeşitli kaynaklar, basında geniş yer bulan bu haberi yalanlıyor. Söz konusu kaynaklar, Cumhurbaşkanı Kabore’nin başkentte evinin bulunduğu Badva mahallesinden, isyancıların evini kuşatmasından iki saat önce ayrıldığını belirtiyor. Yerel bir radyo kanalının aktardığına göre, Kabore’nin birinci eşinin özel koruması, Ulusal Jandarma’dan bir birliğin Cumhurbaşkanı’nın konutuna geldiğini ve isyancılar gelmeden iki saat önce güvenli bir yere doğru kendilerini takip etmesini istediğini söyledi.
Görgü tanıkları, başkentte Ulusal Jandarma’ya ait kışlada benzeri görülmemiş olağandışı güvenlik önlemlerinin alındığını teyit ederek, Cumhurbaşkanı, başbakan ve meclis başkanının kışlada Ulusal Jandarma’nın koruması altında olabileceğine dikkat çekti. Ancak bu konuda henüz resmi bir teyit veya yalanlama gelmedi. Bu haberler, Vagadugu sokaklarında Ulusal Jandarma ile ordu arasında çatışmaların çıkabileceği ve ciddi güvenlik sorunlarıyla karşı karşıya ve 2015’ten bu yana tekrarlanan terör saldırılarına sahne olan Burkina Faso’nun askeri kurumunun içindeki bölünmenin artabileceği endişesine yol açıyor.
Çelişkili haberlerin aktarıldığı bir ortamda, Cumhurbaşkanı Kabore isyancılara silah bırakma çağrısında bulundu. Kabore, Twitter hesabından paylaştığı mesajda, “Halkımız zor bir dönemden geçiyor. Bu tür anlarda demokratik kazanımlarımızı korumalıyız. Silah taşıyanları, toplumun yüksek yararı için silahlarını bırakmaya davet ediyorum. Anlaşmazlıklarımızı birbirimizi dinleyerek ve diyalog yoluyla çözmeliyiz” ifadelerini kullandı. Ancak Cumhurbaşkanı tweet’inde ne bulunduğu yer ne de durumu hakkında bilgi verdi. Kaynaklar ise Kabore’nin Twitter hesabının bizzat kendisi tarafından değil Cumhurbaşkanlığı’na bağlı Medya Ağı tarafından yönetildiğine dikkat çekiyor.

Yüzlerce genç, Cumhurbaşkanı ve Başbakan’a istifa çağrısında bulundu
Başkent şehir merkezindeki Ümmet Meydanı’nda toplanan ve ülkedeki güvenlik krizinin başarısız bir şekilde yönetildiğini düşünen yüzlerce genç, orduyu destekleyen sloganlar atarak Kobare’ye ve Başbakan’a istifa çağrısında bulundu. Kalabalık grup daha sonra isyancıların konuşlandığı kışlanın kapısına iyice yaklaşarak kapıdaki korumaları selamladı.
Yüzlerce vatandaş da Vagadugu’da Cumhurbaşkanı araç konvoyunun yoğun silahlı saldırıya uğradığı otobüs durağının önünde toplandı. Yolun kenarına atılan birkaç araçta kurşun ve kan izleri net bir şekilde görülebiliyor.
Konvoyun neden ve kimler tarafından hedef alındığı bilinmiyor. Ancak yerel kaynaklar, konvoya ateş açanların, Cumhurbaşkanı Kabore’yi gözaltına almak isteyen isyancılar olduğunu ancak Kabore’nin konvoyda olmadığını belirtiyor.
Kabore’nin akıbetiyle ilgili çelişkili haberlerin aktarıldığı ve ülkede gerginliğin giderek tırmandığı bir ortamda Batı Afrika Ülkeleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS) Pazar akşamı yaptığı açıklamada, durum karşısında endişe duyduklarını belirterek ‘sükunet’ çağrısında bulundu. Cumhurbaşkanı Kabore ve Burkina Faso halkıyla dayanışma içinde olduklarını vurgulayan ECOWAS, Burkina Faso ordusundan cumhuriyetçi karakterini korumasını ve yetkililerle diyalog kurmasını talep etti.
ABD’nin Vagadugu Büyükelçiliği ‘güvenlik sorunları’ sebebiyle kapılarını kapattı ve ülkede yaşayan ABD vatandaşlarından, güvenli bir yerde kalma, toplu yerlerden uzak durma, çok gerekli durumlar dışında seyahatlerini sınırlama ve olan bitenler hakkında bilgi sahibi olmaları için medyayı takip etmelerini talep etti.
Burkina Faso birkaç haftadır siyasi tıkanıklık ve gerginlik yaşıyor. Hükümetin terör saldırılarını durdurmakta başarısız olmasını protesto etmek için Cumartesi günü gösteriler düzenlendi. Güvenlik güçleri onlarca protestocuyu gözaltına aldı. Resmi makamlar ocak ayının başında “rejimi karşı komplo” hazırlığı yapma suçlamasıyla en az 9 askeri tutuklamıştı. Askeri Başsavcı, savcılığın Cumartesi günü bir grup askerin cumhuriyet kurumlarının istikrarını sarsma planı yaptıkları yönünde ihbar aldığını kaydetti.
Resmi makamlar 12. Komando Piyade Alayı Kolordu Komutanı Yarbay Emmanuel Zoungrana’nın darbe girişimine öncülük ettiğini bildirdi. Zoungrana, sürekli olarak silahlı saldırılardan muzdarip olan ülkenin batısında terörle mücadele operasyonlarına katılan güçleri komuta ediyordu.
Burkina Faso’da güvenlik ve siyaset alanında yaşanan mevcut gerginlik, ordunun ülkede çok sayıda bölgede kontrolü kaybetmesiyle eşzamanlı geldi. Zira resmi makamların açıklamasına göre terör saldırıları sebebiyle 3 binden fazla okul kapatıldı. Birleşmiş Milletlerin (BM) verilerine göre Burkina Faso içinde terör saldırıları nedeniyle 1.4 milyondan fazla insan, gıda güvensizliği sorunu nedeniyle de 2.8 milyondan insan evlerini terk etmek zorunda kaldı.



ABD Hazine Bakanlığı'ndan İran'la bağlantılı işlemler nedeniyle Kanadalı şirketlere yaptırım

ABD Hazine Bakanlığı binası. (Arşiv-Reuters)
ABD Hazine Bakanlığı binası. (Arşiv-Reuters)
TT

ABD Hazine Bakanlığı'ndan İran'la bağlantılı işlemler nedeniyle Kanadalı şirketlere yaptırım

ABD Hazine Bakanlığı binası. (Arşiv-Reuters)
ABD Hazine Bakanlığı binası. (Arşiv-Reuters)

ABD Hazine Bakanlığının internet sitesinde yayımlanan bir duyuruya göre, Washington yönetimi dün İran'la bağlantılı yeni yaptırım kararları aldı.

ABD Hazine Bakanlığı yaptığı açıklamada, “Bakanlığa bağlı Yabancı Varlıkların Kontrolü Ofisi (OFAC), İran rejiminin, yaptırım kapsamındaki bağlantılı kuruluşların ve diğer aktörlerin İran'a para transferi yapmasını ve İran'dan varlık çıkarmasını sağlayan, Kanada merkezli sekiz para transfer şirketini yaptırım listesine aldı” ifadelerini kullandı.

Yaptırımlar, söz konusu şirketlerin dolar merkezli finans sisteminden fiilen dışlanmasını, ABD'de bulunabilecek varlıklarının dondurulmasını ve ABD'li kişi veya kuruluşlarla her türlü işlem yapmalarının yasaklanmasını öngörüyor.

Bu karar, Washington yönetiminin Tahran üzerindeki baskıyı sürdürdüğü bir dönemde, ABD Hazine Bakanlığının İran'ın Amerikan yaptırımlarını aşmasına yardımcı olmakla suçladığı ABD dışındaki şirketlere yönelik son adımı oldu.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, “Kanada, İran rejimine ve vekil unsurlarına yaptırımları delme hizmeti sunan yasa dışı finansal aracılar için güvenli bir liman olamaz. Hazine Bakanlığı, İran rejiminin finansal kanallarını dünyanın neresinde olursa olsun tespit etmek ve devre dışı bırakmak için çalışacaktır” dedi.

ABD Hazine Bakanlığı, Ontario ve Britanya Kolumbiyası eyaletlerinde faaliyet gösteren ve yaptırım listesine alınan şirketleri şöyle sıraladı:

Divers Trade (Million Exchange adıyla faaliyet gösteriyor)

1380079 BC Ltd.

Top BC Technician

Nia Nations Currency

2397639 Ontario Ltd. (Farah Exchange adıyla faaliyet gösteriyor)

CCC

B Galaxy

Darwish Exchange

ABD Hazine Bakanlığı ayrıca, Mali Suçları Araştırma Ağı'nın (FinCEN), kripto para borsası MEXC'nin de İran, Kuzey Kore ve Rusya'ya yönelik yaptırımların aşılmasıyla bağlantılı işlemler nedeniyle ABD finans sisteminden çıkarılmasına yönelik bir karar aldığını bildirdi.

Hazine Bakanlığının kara para aklamayla mücadeleden sorumlu birimi olan FinCEN, bu kararın ABD finans kuruluşlarının Seyşeller'de kayıtlı MEXC Global'i içeren para transferlerini gerçekleştirmesini yasakladığını açıkladı.

FinCEN'e göre MEXC Global, İran, Kuzey Kore ve Rusya ile bağlantılı en az 16 milyar dolar tutarında yasa dışı işlemi ve yaptırım kapsamındaki diğer taraflarla gerçekleştirilen para transferlerini kolaylaştırdı.


Çocukları istismara açık hâle getirebilecek risklere karşı... Snapchat, İngiltere'de çocuklara yönelik bir özelliğini devre dışı bıraktı

Snapchat uygulamasının logosu. (Reuters)
Snapchat uygulamasının logosu. (Reuters)
TT

Çocukları istismara açık hâle getirebilecek risklere karşı... Snapchat, İngiltere'de çocuklara yönelik bir özelliğini devre dışı bıraktı

Snapchat uygulamasının logosu. (Reuters)
Snapchat uygulamasının logosu. (Reuters)

İngiltere İletişim Düzenleme Kurumu (Ofcom) dün yaptığı açıklamada, Snapchat platformunun İngiltere'deki çocuk kullanıcılar için “Arkadaş Bul” özelliğini varsayılan olarak devre dışı bırakmaya başladığını bildirdi. Ofcom, bu adımı çevrim içi ortamda çocukların istismara yönelik tuzaklara çekilmesi riskini azaltma açısından önemli bir gelişme olarak nitelendirdi.

Söz konusu özellik, kullanıcıların yeni arkadaşlar bulmasına ve onları arkadaş listelerine eklemesine imkân tanıyor.

Ofcom, bu değişikliğin yabancı kişilerin platform üzerinden çocuklarla iletişim kurmasını zorlaştıracağını belirtti. Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre Snapchat, İngiltere'de çocuklar arasında en yaygın kullanılan çevrim içi hizmetlerden biri olarak değerlendiriliyor.

Kurum, mayıs ayında yaptığı açıklamada, İngiltere'de 8-12 yaş arasındaki çocukların yüzde 32'sinin Snapchat kullandığını bildirmişti. Oysa platformun kullanımına izin verilen asgari yaş sınırı 13.

Ofcom'un Çevrim İçi Güvenlik Grubu Direktörü Oliver Griffiths, söz konusu değişikliğin “çok daha önce yapılmış olması gerektiğini” belirterek, kurumun Snapchat'in yeni güvenlik önlemlerini bu ay boyunca yakından takip edeceğini söyledi.

Snapchat, söz konusu değişikliği mayıs ayında hayata geçirme taahhüdünde bulunmuştu. Platform ayrıca kısa süre önce Ofcom'a, 18 yaşın altındaki kullanıcılar için etkili yaş doğrulama uygulamalarının yıl sonuna kadar devreye alınacağını bildirdi.

Snapchat sözcüsü, platformun yaptığı açıklamada, “Riskler değiştikçe güvenlik önlemlerimizi güçlendirmeye devam edeceğiz. Snapchat'in iletişim ve kendini ifade etme açısından güvenli bir ortam olmasını sağlamak amacıyla Ofcom, güvenlik uzmanları, aileler ve gençlerle yapıcı iş birliğimizi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

Sosyal medya üzerinden çocukların istismara yönelik tuzaklara çekilmesi uzun süredir endişe konusu.

Çocuklara Yönelik Şiddetin Önlenmesi Ulusal Derneği (NSPCC), 2025 yılında İngiliz polisinin verileri üzerinde yaptığı analizde, kullanılan platformun tespit edilebildiği ve çocuklarla cinsel iletişim kurulmasını içeren kayıtlı suçların yüzde 40'ının Snapchat üzerinden gerçekleştirildiğini ortaya koydu.

Ofcom, teknoloji devlerine çocukların istismara yönelik tuzaklara çekilmesini önlemek için daha güçlü tedbirler almaları yönünde baskı yapıyor. Kurum, çevrim içi istismarın çocuklar üzerinde yaşam boyu sürebilecek yıkıcı sonuçlara yol açabileceğine dikkat çekiyor.

Ofcom, bu risklere karşı yeterli önlem almayan diğer teknoloji şirketlerine de yeniden uyarıda bulundu. Kurum, yükümlülüklerini yerine getirmeyen şirketlerin küresel toplam gelirlerinin yüzde 10'una kadar para cezasıyla karşı karşıya kalabileceğini bildirdi.


Stephen Miller, Beyaz Saray Genel Sekreteri oluyor: Trump'ın konuşma metinlerini yazdı ve gölgesi, kritik dönemde Beyaz Saray'ın yönetimini devralıyor. Stephen Miller kim kimdir?

Beyaz Saray Genel Sekreteri Stephen Miller (AFP)
Beyaz Saray Genel Sekreteri Stephen Miller (AFP)
TT

Stephen Miller, Beyaz Saray Genel Sekreteri oluyor: Trump'ın konuşma metinlerini yazdı ve gölgesi, kritik dönemde Beyaz Saray'ın yönetimini devralıyor. Stephen Miller kim kimdir?

Beyaz Saray Genel Sekreteri Stephen Miller (AFP)
Beyaz Saray Genel Sekreteri Stephen Miller (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, siyasi kadrosunu yeniden şekillendirmek ve yönetiminde yeni bir dönemin kapısını aralamak amacıyla “Stephen Miller Beyaz Saray Genel Sekreteri oluyor” başlığını öne çıkardı.

2026 ara seçimlerinde Cumhuriyetçi Partinin ağır yenilgiye uğrayarak Kongre'nin her iki kanadındaki kontrolünü kaybetmesinin hemen ardından gelen sürpriz adımla Trump, Batı Kanadı'nın yönetiminde köklü bir değişikliğe gitti. Başkanın en sert ve sadık ideolojik yol arkadaşlarından Miller'ı başkanlık ekibinin başına getirdi.

Truth Social üzerinden yapılan resmî açıklama.

Truth Social üzerinden yapılan resmî açıklamayla, bu göreve tarihindeki ilk kadın olarak getirilen Susie Wiles'ın ayrılacağı ve Trump'ın yurt dışındaki siyasi operasyonlarını yöneteceği doğrulandı. Wiles'ın yerini, sert politikaların mimarı ve Trump'ın iktidara yürüyüşünün başlangıcından bu yana yanında bulunan konuşma metni yazarı Miller alacak.

Bu tercih, yalnızca yönetimdeki isimleri değiştirme arzusunu yansıtmıyor. Aynı zamanda Washington'da Demokratların başlatması beklenen baskılara karşı yönetimin, sadık ve sertlik yanlısı isimlere dayanacağı yeni bir döneme geçiş anlamına geliyor.

Stephen Miller ve Susie Wiles, 16 Haziran 2025 (AFP).
Stephen Miller ve Susie Wiles, 16 Haziran 2025 (AFP).

Santa Monica'dan Duke Üniversitesine

Stephen Miller, 23 Ağustos 1985'te Kaliforniya eyaletinin Santa Monica kentinde dünyaya geldi. Son derece liberal bir çevrede yetişmesine rağmen, ilerleyen yıllarda benimsediği siyasi görüşler bu ortamdan oldukça farklılaştı.

Reformist Yahudi geleneğine bağlı bir ailede büyüyen Miller, lise yıllarından itibaren sert ve tartışmalı muhafazakâr eğilimler sergilemeye başladı. Çevresindeki hâkim liberal düşünceleri eleştiren radikal bir ses olarak öne çıktı.

Daha sonra prestijli Duke Üniversitesine giren Miller, 2007 yılında felsefe alanında lisans derecesi aldı. Üniversite yıllarında, tartışmalı kültürel ve siyasi meselelerde öne çıkan bir konuşmacı ve savunucu olarak yerel ve ulusal medyanın dikkatini çekti.

Bu dönemde, üniversitenin lakros takımı oyuncularının haksız yere suçlandığı ünlü cinsel saldırı davasında oyuncuları medya önünde savundu. Olayı, “politik doğruculuk” olarak nitelendirdiği anlayışa ve liberal akademik elitlere yönelik eleştirilerini dile getirmek için kullandı.

Kongre çatısı altında fikirlerin mimarlığı

Miller, Washington'daki meslek hayatına Cumhuriyetçi muhafazakâr siyasetçilerin ve Kongre'deki Çay Partisi hareketinin bazı önde gelen isimlerinin danışmanı ve medya temsilcisi olarak başladı.

Sert sağ görüşleriyle tanınan Temsilciler Meclisi üyesi Michele Bachmann'ın basın sekreterliğini yaptıktan sonra kariyerinin en önemli yasama dönüm noktalarından birine geçti: Cumhuriyetçi Senatör Jeff Sessions'ın iletişim direktörlüğünü üstlendi.

Beyaz Saray Genel Sekreteri Stephen Miller (AFP).
Beyaz Saray Genel Sekreteri Stephen Miller (AFP).

Senato çatısı altında Miller, Sessions'ı milliyetçi fikirlerinin siyasi öncüsü olarak gördü. 2013 yılında iki partinin ortaklaşa hazırladığı göç reformu tasarısının engellenmesine yönelik siyasi ve iletişim stratejilerinin oluşturulmasında rol aldı.

Aynı zamanda sağ eğilimli medya kuruluşlarıyla yakın ilişkiler geliştirdi. Böylece göç karşıtı milliyetçi söylemi uygulanabilir siyasi ve yasama stratejilerine dönüştürebilen radikal muhafazakâr çevrelerin önde gelen isimlerinden biri hâline geldi.

Stephen Miller ve ABD Başkanı Donald Trump, 29 Nisan 2025 (AFP)
Stephen Miller ve ABD Başkanı Donald Trump, 29 Nisan 2025 (AFP)

Başkanın gölgesi ve Trumpçılığın metin yazarı

Miller, 2016 yılının başlarında Donald Trump'ın ilk başkanlık kampanyasına katıldı. Kısa sürede Trump'ın konuşmalarının arkasındaki başlıca isimlerden biri hâline geldi. Trump'ın sınırlar ve ulusal kimlik konusundaki içgüdüsel yaklaşımını güçlü siyasi metinlere dönüştürdü.

Bu metinlerin en dikkat çekenleri arasında 2016 yazında düzenlenen tarihî Cumhuriyetçi Parti adaylık kabul konuşması ve Ocak 2017'deki ünlü başkanlık yemin töreni konuşması yer aldı.

Trump'ın Beyaz Saray'a girmesinin ardından Miller, kıdemli siyasi danışman ve başkanın konuşma metinlerinden sorumlu yönetici olarak atandı.

İlk dört yıllık dönemde, en tartışmalı başkanlık kararlarının arkasındaki tavizsiz isimlerden biri olarak öne çıktı.Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bunlar arasında Müslüman nüfusun çoğunlukta olduğu bazı ülkelere yönelik seyahat yasağı, göçmen ailelerin ayrılmasına yol açan sınırdaki “sıfır tolerans” politikası ve Meksika sınırına duvar inşa edilmesi girişimi bulunuyordu.

Trump'ın 2020 seçimlerini kaybetmesinin ardından Miller geri plana çekilmedi. Biden yönetimine karşı hukuki mücadele yürütmek amacıyla “America First Legal” adlı kuruluşu kurdu.

Trump'ın Ocak 2025'te yeniden iktidara gelmesiyle Miller da daha güçlü bir konumda Beyaz Saray'a döndü. Beyaz Saray Genel Sekreter Yardımcısı (Politika) ve İç Güvenlik Danışmanı görevlerini üstlendi.

Bu görevler, kitlesel sınır dışı operasyonlarını doğrudan denetlemesinin yanı sıra dış politika ve ulusal güvenlik dosyalarındaki etkisini de genişletmesine imkân sağladı.

Stephen Miller ve ABD Başkanı Donald Trump, 6 Ağustos 2026 (AFP).
Stephen Miller ve ABD Başkanı Donald Trump, 6 Ağustos 2026 (AFP).

Cumhuriyetçilerin yenilgisinin ardından gelen kritik atama

Trump'ın Stephen Miller'ı Beyaz Saray yönetiminin ve Batı Kanadı'nın başına getirme kararı, zamanlaması bakımından önemli siyasi mesajlar taşıyor.

Değişiklik, 2026 ara seçimlerinde Cumhuriyetçilerin Kongre'deki çoğunluğu tamamen Demokratlara kaptırmasından yalnızca üç gün sonra geldi.

Beyaz Saray Genel Sekreteri Stephen Miller (AFP).
Beyaz Saray Genel Sekreteri Stephen Miller (AFP).

ABD medyasına göre, yönetimde dengeli ve sakin yaklaşımıyla tanınan Susie Wiles'ın görevden ayrılması, Trump'ın pragmatik diplomasi anlayışından uzaklaşarak, yeni Kongre ile açık bir mücadeleye hazırlanmak istediğini gösteriyor.

Washington'da “Trump'ın düşüncelerini hayata geçiren beyin” olarak tanımlanan Miller'ın seçilmesi, ABD yönetiminin önümüzdeki iki yıl boyunca uzlaşmaya kapalı, mücadeleci bir anlayışla yönetileceğine işaret ediyor.

Trump, sadık yol arkadaşını yanına alarak Beyaz Saray'ı güçlü bir ideolojik çizgiyle tahkim etmek ve sert milliyetçi politikalarını başkanlık kararnameleri aracılığıyla sürdürmek istiyor.

Bu adım, Demokratların yönetimin politikaları ve hassas dosyaları hakkında kapsamlı soruşturmalar başlatmaya hazırlandığı bir dönemde geldi.