Yemen Başbakanı Abdulmelik: İran Yemen’i kullanıyor

Abdulmelik: Husiler, Yemen’i komşu ülkeleri hedef almak ve bölgenin güvenliğini sarsmak üzere bir İran basamak haline getirdi

(SabaNet)
(SabaNet)
TT

Yemen Başbakanı Abdulmelik: İran Yemen’i kullanıyor

(SabaNet)
(SabaNet)

Yemen Başbakanı Muin Abdulmelik, İran destekli Husi milislerinin tüm barış çağrılarını reddettiğini ve reddetmeye de devam ettiğini belirtti. Abdulmelik, Tahran’ın Yemen’i, komşu ülkeleri hedef almak, bölgenin güvenliğini ve istikrarını bozmak için araçsallaştırdığını ifade etti.
Başbakan ayrıca İran’ın uluslararası ticaret yollarının güvenliğini sarsmak için Yemeni bir basamak olarak kullandığını söyledi.
Başbakan Abdulmelik, Birleşik Krallık’ın Yemen Büyükelçisi Richard Oppenheim ile geçici başkent Aden’de dün (Salı) yaptığı görüşmede uluslararası toplumun, çatışmaları körükleyen ve Yemenlilerin acılarını artıran Husi terör faalliyetlerine karşı kararlı adımlar atmasının zamanının geldiğini söyledi.
Görüşmede, ortak çıkarlarla ilgili çeşitli konulardaki koordinasyon ve bakış açıları, İngiltere’nin devleti kurtarma ve Husi darbesini sona erdirmedeki rolü, İran’ın Yemen’deki kolu olan Husilerin, komşu ülkelere ve uluslararası güvenlik tehditlerine son vermedeki durumu, milislerin barış çağrıları ile ilgilenmemesi ve Birleşmiş Milletler ve uluslararası toplumun bu konuda neker yapabileceği ele alındı.
Yemen resmi haber ajansı SABA’ya göre, Muin Abdulmelik Birleşik Krallık Büyükelçisi ile Riyad Anlaşması’nın tüm yönlerinin uygulamaya konulmasının tamamlamanın yanı sıra, hükümetin ekonomik istikrarı sağlama ve Yemen halkının acılarını hafifletmeye yönelik çabalarını, uyguladığı mali ve idari reformları ve bu çalışmaları desteklemek için gerekli olan uluslararası desteği de görüştü.
Yemen Başbakanı, İngiltere’nin meşru hükümeti ve Yemen halkını desteklemedeki rolünü, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde ikili olarak veya uluslararası düzeyde, Yemen hükümetini desteklemeye yönelik etkili ve hayati adımlarını, üzerinde anlaşmaya varılan üç referansa dayalı olarak barışın sağlamaya yönelik desteğine övgüde bulunurken, bu olağanüstü aşamadaki ziyaretin Yemen hükümeti ve halkı için önemli bir destek mesajı olduğunu vurguladı.
Abdulmelik şu ifadeleri sözlerine ekledi:
“İran destekli Husi milisleri tüm barış çağrılarını reddettiler, reddetmeye de devam ediyorlar. Milisler çatışmaları alevlendirme ve Yemenlilerin acılarını derinleştirmenin yanı sıra Tahran’ın Yemen’i komşu ülkeleri hedef almak, bölgenin ve uluslararası ticaret güzergahlarının güvenlik ve istikrarını sarsmak üzere bir platform olarak kullanmasını sağlamak için çalışıyorlar. Uluslararası toplumun Husilerin terör uygulamalarına karşı ciddi adımlar atmasının zamanı geldi.”
Başbakan Yemen hükümetin zorluklara karşı mücadele ve genel reformlara yönelik çalışmaları ile ilgili olarak, para birimindeki kötüye gidişatın durdurulması, mal ve hizmetlerin istikrarının yeniden sağlanması ve ile sonuçlanan çabaların yanı sıra vatandaşların hayatına yansıyan ve acılarını hafifleten çalışmaları sürdürmek için hazırlanan planlara dikkat çekti. Abdulmelik, hükümetin reformlara devam etme, yolsuzlukla mücadele etme ve devlet kurumlarının verimliliğini artırma konusundaki kararlılığını vurguladı.
Başbakan Abdulmelik ayrıca, hükümet işlerinde istikrarın sağlanmasının, Riyad Anlaşmasının uygulamaya konulmasının tamamlanmasının ve uluslararası toplumun, hükümetin çalışmalarına destek vererek acil ekonomik destek sağlanmasının öneminin yanı sıra İngiltere’nin rolünden bahsetti.
Birleşik Krallık’ın Yemen Büyükelçisi Richard Oppenheim ise, Başbakan ve hükümetinin ekonomik istikrarı sağlama, Yemen halkının ihtiyaçlarını karşılama ve Riyad Anlaşması’nın uygulamaya konulmasını tamamlama çalışmalarına yönelik desteğini belirtirken, İngiltere ile Yemen arasındaki ilişkilerin önemini ve bu ilişkilerin çeşitli alanlarda güçlendirilmesine yönelik kararlılığını vurguladı.



UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)
TT

UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)

Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcı Yardımcısı Nazhat Shameem Khan dün, Sudan'daki Hızlı Destek Kuvvetleri’ni (HDK) ‘ülkenin batısındaki Darfur bölgesinde işlenen savaş suçlarını ve insanlığa karşı suçları’ gizlemek için toplu mezarlar kazmakla’ suçladı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığı habere göre Khan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne (BMGK) verdiği brifingde, Savcılık Ofisi'nin ‘Faşir'de, özellikle ekim ayı sonlarında HDK'nın şehri kuşatmasının zirveye ulaştığı dönemde, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar işlendiği sonucuna vardığını’ söyledi.

Kendisine ABD'ye giriş vizesi verilmediğini açıklayan Khan, videolu brifinginde, Savcılık Ofisi’nin suçlamalarını ‘toplu katliamları ve toplu mezarlar kazarak suçları gizleme girişimlerine dair ses ve video materyalleri ile uydu görüntülerine’ dayandırdığını söyledi.

HDK, 2024 yılının mayıs ayında Kuzey Darfur eyaletinin yönetim şehri Faşir'e uyguladığı kuşatmayı sıkılaştırdı ve 2025 yılının ekim ayında şehrin tam kontrolünü ele geçirdi.

Fransız Haber Ajansı AFP tarafından aralık ayında analiz edilen uydu görüntüleri, 3 bin 600 metrekareyi kaplayan bir alana mezarların yayıldığını gösteriyordu.

ABD’deki Yale Üniversitesi İnsani Yardım Araştırma Laboratuvarı tarafından kasım ayı sonlarında yapılan benzer bir analiz, taşınmış, gömülmüş veya yakılmış ‘insan kalıntılarına benzeyen nesnelerden oluşan yığınlar’ tespit etti.

Faşir savaşından sağ kurtulanlar, sivillerin şehirden kaçarken hedef alındığını, hatta yargısız infazlara ve cinsel şiddete maruz kaldıklarını bildirdi.

Darfurluların ‘toplu işkenceye’ uğradığı uyarısında bulunan Khan, “Faşir’in düşüşü, Arap olmayan toplulukları en derin acılara maruz bırakmak için sistematik ve planlı bir kampanyayla birlikte gerçekleşti” değerlendirmesinde bulundu.

Savcı Yardımcısı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Araştırmalarımıza göre tecavüz dahil cinsel şiddet, Darfur'da bir savaş aracı olarak kullanılıyor ve yavaş yavaş ortaya çıkan tablo, toplu infazlar ve zulümler dahil olmak üzere büyük çaplı organize suçların korkunç bir görüntüsüdür.”

Bu suçların geniş bir coğrafyayı kapsadığını ve Faşir ile sınırlı olmadığını vurgulayan Khan, ‘2023 yılında El-Cenine'de işlenen zulümlerin 2025 yılında Faşir'de tekrarlandığını ve bu suçların Darfur'daki bir bölgeden diğerine aktarıldığını’ gösteren kanıtlardan bahsetti.

Savcı Yardımcısı, bu suçların ‘mevcut çatışma ve cezasızlık sona erene kadar’ devam edeceği konusunda uyarıda bulundu.

Birleşmiş Milletler (BM) uzmanları, HDK’nın Batı Darfur'un El-Cenine kentinde çoğu Masalit kabilesinden olmak üzere 10 bin ila 15 bin kişiyi öldürdüğünü tahmin ediyor.

Khan, Sudanlı yetkililere, UCM’nin tutuklama emri çıkardığı kişileri, özellikle de eski Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir döneminde iktidar partisinin lideri olan Ahmed Harun'u teslim etmeleri çağrısını yineledi.

Savcı Yardımcısı, Harun'un teslim edilmesini öncelikli bir konu olarak görüyor. Çünkü Harun, 2000’li yılların başlarında Darfur'da ve 2011 yılında Güney Kordofan'da yetkililerin isyanı bastırma sürecinde işlediği cinayet, tecavüz ve işkence dahil olmak üzere onlarca insanlığa karşı suç ve savaş suçu ile suçlanıyor. Harun ise hakkındaki bu suçlamaları reddediyor.


Lübnan ordus komutanı, şubat ayı başlarında kritik bir ziyaret için Washington'a gidiyor

Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
TT

Lübnan ordus komutanı, şubat ayı başlarında kritik bir ziyaret için Washington'a gidiyor

Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)

Lübnan Ordusu Komutanı General Rudolph Heykel, önümüzdeki ayın başlarında Washington'a yapacağı resmi ziyaret için hazırlık yapıyor. Bu ziyaret hem siyasi hem de askeri düzeyde çok önemli bir olay. Ziyaret, Lübnan Ordusu'nu desteklemeye adanmış ve 5 Mart'ta yapılması planlanan Paris Konferansı öncesinde kritik bir döneme denk geliyor.

Bu arada, artan gerilimler ve güneydeki devam eden İsrail hava saldırıları nedeniyle Lübnan ordusu güney sınır boyunca yüksek alarma geçirildi. Yerel kaynaklar Şarku'l Avsat'a şunları söyledi: "Lübnan ordusu Adaysseh kasabasının güneyinde yeni bir mevzi kurarken, İsrail ordusu sınır duvarının dışına bir Merkava tankı yerleştirerek, Lübnan askerlerini geri çekilmeye zorlamak amacıyla toplarını onlara çevirerek doğrudan bir provokasyonda bulundu. Ancak Lübnan ordusu geri çekilmeyi reddetti ve bölgedeki mevzisini kurmaya devam etti."


Irak İçişleri Bakanı: Suriye'de olup bitenleri yakından takip ediyoruz ve Suriye ile olan sınırımız en yoğun şekilde tahkim edilmiş sınır

Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)
Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)
TT

Irak İçişleri Bakanı: Suriye'de olup bitenleri yakından takip ediyoruz ve Suriye ile olan sınırımız en yoğun şekilde tahkim edilmiş sınır

Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)
Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)

Irak İçişleri Bakanı Abdülemir el-Şemmari dün yaptığı açıklamada, Irak'ın Suriye'deki gelişmeleri günlük olarak takip ettiğini ve özellikle Suriye ile olan uluslararası sınırları boyunca tahkimatlar kurulduğunu söyledi.

Irak Haber Ajansı, el-Şemmari'nin şu sözlerini aktardı: "Tüm Irak sınırları güvenli... ve Suriye ile olan sınırımız en güvenli ve tahkim edilmiş olanıdır."

Irak ordusuna ait, Suriye ile 600 kilometrelik sınırda bulunan bir gözlem kulesi (AFP)Irak ordusuna ait, Suriye ile 600 kilometrelik sınırda bulunan bir gözlem kulesi (AFP)

Bakan açıklamasında, tahkimat çalışmalarının sınır boyunca 620 kilometre uzunluğunda bir hendek kazılmasını ve sınır noktalarına gece gündüz çalışan termal kameraların yerleştirilmesini içerdiğini belirtti.

Sınırda konuşlandırılan birliklerin yeterli olduğunu, hepsinin gerekli teçhizat ve personelle donatıldığını ve herhangi bir acil durumda müdahale etmeye hazır yedek birliklerin bulunduğunu da belirten yetkili, "Irak sınırına yaklaşan herkesin ateşle karşılanacağı" uyarısında bulundu.