Sedef Kabaş'ın tutukluluğuna yapılan itiraz reddedildi

Sedef Kabaş (AA)
Sedef Kabaş (AA)
TT

Sedef Kabaş'ın tutukluluğuna yapılan itiraz reddedildi

Sedef Kabaş (AA)
Sedef Kabaş (AA)

Katıldığı televizyon programındaki konuşmasında "Cumhurbaşkanına hakaret" suçunu işlediği gerekçesiyle tutuklanan Sedef Kabaş'ın tutukluluğuna yapılan itiraz reddedildi.
Kabaş'ın avukatı Uğur Poyraz tarafından dün nöbetçi İstanbul 58. Asliye Ceza Mahkemesine sunulan itiraz dilekçesi, bu mahkeme tarafından değerlendirilerek karara bağlandı.
Soruşturma evrakının incelenmesi sonucunda, Kabaş'ın avukatının dilekçesinde belirttiği itirazların yerinde olmadığını belirten mahkeme, suçun nitelikli haliyle alenen işlenmiş olduğuna dair kuvvetli şüphe oluştuğu ve şüpheli hakkında benzer suçtan daha önce de yargılama yapıldığına dikkati çekti.
İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliği kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı kanaatine varıldığını bildiren mahkeme, tutukluluğa itirazın reddine karar verdi.

Olay
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Sedef Kabaş'ın 14 Ocak'taki televizyon programında yaptığı konuşmalarla ilgili "Cumhurbaşkanına hakaret" suçundan soruşturma başlatmıştı.
Kabaş'ın suça konu konuşmayı yaptığı kanalın merkezi Sarıyer'de olduğu için dosya, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiş, savcılıkça Kabaş hakkında gözaltı kararı verilmişti.
Gözaltına alınan Kabaş, "Cumhurbaşkanına hakaret" suçundan başlatılan soruşturma kapsamında sevk edildiği nöbetçi hakimlikçe 22 Ocak'ta tutuklanmıştı.

"Cumhurbaşkanına hakaretten" daha önce de ceza almıştı
Sedef Kabaş hakkında, 7 Mayıs 2018'de sosyal medya hesabı Twitter'dan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik hakaret içeren paylaşımlar yaptığı gerekçesiyle "Cumhurbaşkanına hakaret" suçundan dava açılmıştı.
Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesi, 30 Mayıs 2019'da Sedef Kabaş'ı "Cumhurbaşkanına alenen hakaret" suçundan 11 ay 20 gün hapis cezasına çarptırmıştı. Mahkeme, Sedef Kabaş'ın yargılama sürecinde pişmanlık gösterdiği ve tekrar suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluştuğu gerekçesiyle hapis cezasının ertelenmesine karar vermişti.
Mahkeme, hazırladığı gerekçeli kararında Sedef Kabaş'ın paylaşımında sarf ettiği sözlerin Cumhurbaşkanı Erdoğan için söylediğinin açık olduğunu ve hakaret içerdiğinin anlaşılması nedeniyle cezalandırıldığını açıklamıştı.
Sedef Kabaş'ın aldığı cezaya yaptığı itiraz ise reddedilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi, Kabaş'a verilen 11 ay 20 günlük hapis cezasını hukuka uygun bulmuştu. Dava dosyası Kabaş'ın temyiz başvurusu üzerine Yargıtaya gönderilmişti.

İtiraz dilekçesinden
Kabaş'ın avukatı, müvekkilinin tutuklanmasının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları ve anayasaya aykırı olduğunu savunduğu dilekçesinde, Kabaş'ın tahliye edilmesinin hukuki bir zorunluluk olduğunu kaydetmişti.
İtiraz dilekçesinde, belgeye dayanmadan bir kişi hakkında "kaçacak", "saklanacak" gibi asılsız iddialarda bulunmanın da iftira ve hakaret niteliği taşıdığı savunularak, Sedef Kabaş'ın Cumhurbaşkanı'na hakaret kastıyla bir söz söylemediği iddia edilmişti.



Öcalan’dan bütünleşme mesajı

Parlamento komitesi, bugün PKK’nin feshedilmesi ve silahsızlandırılmasına ilişkin yasal çerçeveyi içeren rapor taslağı üzerinde oylama yapacak. (Türkiye Parlamentosu- X)
Parlamento komitesi, bugün PKK’nin feshedilmesi ve silahsızlandırılmasına ilişkin yasal çerçeveyi içeren rapor taslağı üzerinde oylama yapacak. (Türkiye Parlamentosu- X)
TT

Öcalan’dan bütünleşme mesajı

Parlamento komitesi, bugün PKK’nin feshedilmesi ve silahsızlandırılmasına ilişkin yasal çerçeveyi içeren rapor taslağı üzerinde oylama yapacak. (Türkiye Parlamentosu- X)
Parlamento komitesi, bugün PKK’nin feshedilmesi ve silahsızlandırılmasına ilişkin yasal çerçeveyi içeren rapor taslağı üzerinde oylama yapacak. (Türkiye Parlamentosu- X)

Türkiye'de tutuklu bulunan PKK lideri Abdullah Öcalan, "demokratik bütünleşme" olarak adlandırdığı "barış sürecinin" yeni bir aşamasının başladığını duyurdu.

Öcalan, İmralı Cezaevi'nde, Halkların Eşitliği ve Demokrasi Partisi (HADEP) heyetiyle yaptığı görüşmede, sürecin ikinci aşamasına aktif olarak katılma arzusunu dile getirdi.

Bu durum, PKK’nin feshedilmesi için yasal çerçeveyi geliştirmekle görevli parlamento komitesinin, süreçle ilgili öneri ve tavsiyeleri içeren bir taslak raporu görüşmek ve oylamak üzere bugün, bir oturum düzenlemesiyle eş zamanlı olarak geliyor.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre öneriler, Abdullah Öcalan'ın serbest bırakılmasını ve anadil hakları ile eşit vatandaşlık gibi temel konuları dışarıda bırakıyor, bunun yerine "temel hakların" tanımlanması çerçevesinde mevcut düzenlemelerde iyileştirmeler içeriyor.


Fidan: ABD ve İran nükleer anlaşma konusunda uzlaşmaya hazır görünüyor

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
TT

Fidan: ABD ve İran nükleer anlaşma konusunda uzlaşmaya hazır görünüyor

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD ile İran’ın bir nükleer anlaşmaya varmak için uzlaşmaya hazır göründüğünü belirterek, görüşmelerin kapsamının Tahran’ın balistik füze programını içerecek şekilde genişletilmesinin yalnızca “başka bir savaşa” yol açacağını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın Financial Times gazetesine aktardığı röportajda Fidan, “Amerikalıların İran’ın uranyum zenginleştirmesine açık ve net sınırlar içinde müsamaha göstermeye hazır olması olumlu” ifadelerini kullandı.

Bakan Fidan, “İranlılar artık Amerikalılarla bir anlaşmaya varmaları gerektiğini biliyor. Amerikalılar da İranlıların belirli sınırları olduğunu biliyor. Onları zorlamaya çalışmanın bir anlamı yok” dedi.

Washington, İran’dan saflık oranı yüzde 60’a ulaşan zenginleştirilmiş uranyum stokundan vazgeçmesini talep ediyor. Bu oran, silah yapımında kullanılan yüzde 90 seviyesine oldukça yakın kabul ediliyor.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise ülkesinin mali yaptırımların kaldırılmasını talep etmeyi ve zenginleştirme dâhil olmak üzere “nükleer haklarında” ısrarcı olmayı sürdüreceğini söyledi.

Fidan, Financial Times’a yaptığı açıklamada, Tahran’ın “gerçekten gerçek bir anlaşma yapmak istediğine” inandığını ve 2015’te ABD ve diğer ülkelerle imzalanan anlaşmada olduğu gibi zenginleştirme seviyelerine sınırlamalar ve sıkı bir denetim mekanizmasını kabul edebileceğini belirtti.

ABD’li ve İranlı diplomatlar, geçen hafta Umman’ın arabuluculuğunda Maskat’ta bir araya gelerek diplomatik çabaları yeniden canlandırma amacıyla görüşmeler gerçekleştirdi. Bu temaslar, ABD Başkanı Donald Trump’ın bölgede bir filo konuşlandırmasının ardından yeni bir askeri harekât ihtimaline ilişkin endişelerin arttığı bir dönemde yapıldı.

Trump salı günü yaptığı açıklamada, Washington ile Tahran’ın müzakerelere yeniden başlamaya hazırlandığı bir süreçte Ortadoğu’ya ikinci bir uçak gemisi gönderme seçeneğini değerlendirdiğini söyledi.

ABD Dışişleri Bakanlığı ve Beyaz Saray ise mesai saatleri dışında yapılan yorum talebine yanıt vermedi.


Türkiye’den Sincar bölgesinde PKK operasyon sinyali

Irak'ın kuzeyindeki Kandil Dağları'nda bulunan PKK militanları (Reuters)
Irak'ın kuzeyindeki Kandil Dağları'nda bulunan PKK militanları (Reuters)
TT

Türkiye’den Sincar bölgesinde PKK operasyon sinyali

Irak'ın kuzeyindeki Kandil Dağları'nda bulunan PKK militanları (Reuters)
Irak'ın kuzeyindeki Kandil Dağları'nda bulunan PKK militanları (Reuters)

Türkiye, Irak'ın kuzeyindeki Sincar bölgesinde, PKK kalıntılarına yönelik sınırlı bir askeri operasyon düzenleme tehdidinde bulundu.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, pazartesi akşamı televizyonda yaptığı açıklamada, PKK militanlarının "artık tamamen Irak sorunu haline geldiğini" belirterek, "Egemen bir devlet, topraklarının yasaklı bir grup tarafından işgal edilmesine nasıl izin verebilir?" diye sordu.

Fidan, Haşdi Şabi Güçleri'nin karadan ilerlemesi ve Türk hava desteğini içeren "basit" bir operasyonun iki veya üç gün içinde gerçekleştirilebileceği ihtimaline işaret etti.

Fidan, "Suriye'deki Kürt sorununun Irak boyutu da var" diyerek, "Irak'ın Suriye'de yaşananlardan (SDG güçlerinin Suriye ordusuna entegre edilmesi anlaşması) ders çıkaracağını ve oradaki geçişi kolaylaştıracak daha akıllı kararlar alacağını" umduğunu ifade ederek, Kürdistan PKK militanlarına atıfta bulundu.