Ukrayna krizi: Biden, Avrupa ülkeleri ile ‘tam fikir birliğini’ doğruladı

Ukrayna krizi: Biden, Avrupa ülkeleri ile ‘tam fikir birliğini’ doğruladı
TT

Ukrayna krizi: Biden, Avrupa ülkeleri ile ‘tam fikir birliğini’ doğruladı

Ukrayna krizi: Biden, Avrupa ülkeleri ile ‘tam fikir birliğini’ doğruladı

Rusya’nın Ukrayna krizindeki ‘gerilimi artırmaktan’ başkalarını sorumlu tutma girişimleri karşılığında, ABD'nin 8 bin 500 ABD askerini Avrupa'ya gitmek üzere teyakkuza geçirme kararından anlaşıldığı üzere ABD Başkanı Joe Biden yönetimi, Rusya Başkanı’nı gerilimi azaltmaya ikna etmede ‘başka bir yöntem’ benimsemek istiyor.
ABD çevrelerinin belirttiğine göre Moskova Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un ABD’li mevkidaşı Antony Blinken ile geçen hafta üzerinde görüştüğü talepleri verilecek olan yazılı cevap, Rusya'nın istediği gibi olmayabilir. Başkan Biden, Ukrayna'ya saldırı düzenlediği taktirde Rusya'ya karşı masada olması gereken yaptırımlar konusunda son haftalarda ortaya çıkan çatlaklar karşısında Avrupalı ​​müttefikleriyle ortak bir cephe sağlamaya çalışıyor. Ukrayna’ya savunma silahlarının sağlanması konusunda da anlaşmazlıklar kaydedilmiş, Almanya ve İsveç böyle bir tedariki reddetmişti.
Pazartesi günü İngiltere, İtalya, Polonya, Fransa, Almanya, Avrupa Konseyi, Avrupa Komisyonu ve NATO liderleriyle sanal zirvede bir araya gelen Biden, Avrupalı ​​liderler arasında ‘tam bir fikir birliği’ olduğu konusunda ısrar etti. Bir saat 20 dakikalık online görüşmenin sonunda gazetecilere konuşan Biden, “Çok, çok, çok iyi bir görüşmeydi. Tüm Avrupa liderleriyle tam bir fikir birliği mevcut” açıklamalarında bulundu.
Başbakan Boris Johnson'ın ofisinden yapılan açıklamada, “Liderler, Rusya’nın artan düşmanlığı karşısında uluslararası birliğin önemi konusunda anlaşmaya vardı” ifadeleri kullanıldı.
Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Batılı liderlerin çözüm yolunda net girişimlerde bulunmanın Rusya'nın sorumluluğunda olduğu konusunda hemfikir olduklarını aktarırken NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ise Moskova'nın Ukrayna'ya karşı ‘daha fazla saldırganlığının’ ‘ağır maliyeti’ olacağı uyarısında bulundu.
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price, Rusya Ukrayna'yı işgal ettiği taktirde Rusya'ya eşi benzeri görülmemiş yaptırımlar uygulanması veya Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik yakın tehdidinin boyutu konusunda Avrupalılar ile ABD arasında herhangi bir anlaşmazlık olmadığını vurguladı.
Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığı habere göre ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price basına yaptığı açıklamada “Yaptırımlar konusunda bir belirsizlik ya da bir anlaşmazlık yok. Bunu Rusya da biliyor” dedi.
Price’ın bu açıklamaları, Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell’in “Sinir uçlarımızla oynamaktan vazgeçilmeli ve rahatsızlık verici tepkilerden kaçınılmalı” açıklamalarına yanıt olarak geldi. Borrell aynı zamanda “ABD bize Ukrayna'dan ayrılma kararını haklı çıkaracak veriler sunduğu taktirde müzakereler devam ederken korkuya kapılmak için bir neden göremiyorum. Gerektiğinde her şeyin hazır olmasını sağlamak için yaptırım süreci devam ediyor. Bugün somut hiçbir şeye onay verilmeyecek” ifadelerine başvurmuştu.
Avrupalı ​​yetkililerin, bir Rus saldırısının gerçekleşeceğine inanan ABD’lilerin korkutmalarından ‘memnun olmadıklarını’ söyledikleri aktarıldı. Avrupalılar, bir kısım büyükelçilik çalışanlarının Kiev'den çekildiğini açıklayan ABD, Birleşik Krallık ve Avustralya’nın endişelerini dikkate alıyor.
Price ise “Bahsettiğiniz anlaşmazlıkları görmüyoruz. Gözlemlediğimiz tehdit sadece bize değil, tüm gözlemcilere açık halde” ifadelerini kullandı.
Lüksemburg Dışişleri Bakanı Jean Asselborn, “Kendimizi savaşın mantığına sokmamalıyız. Savaştan kaçınılmalıdır” vurgusunda bulundu.
AFP’ye konuşan Avrupalı bir kaynak, konuşulan konulardan birinin Rus bütçesini büyük ölçüde finanse eden AB arzının gaz alımlarını yüzde 43, petrol alımlarını ise yüzde 20 azaltmak olduğunu söyledi.
Price, ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken ve Başkan Joe Biden’ın Moskova’nın taleplerine yazılı bir yanıt hazırlamak için Pazartesi günü Avrupalı liderler ile iletişime geçtiğini, cevabın bu hafta Rus hükümetine iletileceğini belirtti.
Tek bir Rus askeri Ukrayna sınırını geçtiği taktirde Ukrayna’nın işgal edilmiş sayılacağını belirten Price, ABD ve müttefiklerinin birlikte Rusya’ya hızlı bir yanıt vereceğini açıkladı. Ancak söz konusu yanıtın boyutu konusunda başta Almanya olmak üzere NATO ülkeleri arasında anlaşmazlıkların olduğu anlaşılıyor.  
Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İngiltere Başbakanı Johnson ve üst düzey NATO ve AB yetkililerinin yer aldığı söz konusu online görüşmede mevcut gerilimlere diplomatik bir çözüm yönündeki ortak arzularından bahsedildiği belirtildi. Görüşmede aynı zamanda NATO'nun doğu kanadının desteklenmesi ve Rusya'ya ekonomik yaptırım seçenekleri de ele alındı.
Bu ifadeleri doğrulayan NATO, Doğu Avrupa'ya daha fazla askeri teçhizat, ek gemiler ve savaş uçaklarının sevk edildiğini duyurdu. Diğer yandan ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Sözcüsü John Kirby, Ukrayna krizinde beklenmedik durumlara karşı NATO Mukabele Gücü'nün aktif hale getirilmesi durumunda destek sağlamak üzere 8 bin 500 askeri teyakkuza geçirdiklerini bildirdi.
Şu aşamada herhangi bir karar verilmediğinin altını çizen Kirby, diğer yandan “Rusların şu anda tansiyonu düşürmeye niyetleri olmadığı çok açık” ifadelerine başvurdu. Ukrayna'ya daha fazla askeri teçhizat gönderdiğini söyleyen Pentagon, aynı zamanda bazı Baltık ülkelerinin Ukrayna'ya Javelin tanksavar mühimmatları ve Stinger uçaksavar füzeleri dahil olmak üzere ABD silahları göndermesine izin verdiğini duyurdu.
Fransa Cumhurbaşkanı Macron, online toplantıda yaptığı açıklamada, gerginliği azaltmak için ‘Rusya'ya güçlü ve güvenilir uyarılar’ verilmesi, ‘Avrupalı ​​ortaklar ve müttefikler arasında sürekli koordinasyon’ yapılması gerekeceğini söyledi. Macron’un yorumları, Avrupa diplomasisinin Washington'dan daha bağımsız olması yönünde baskıcı Fransız geleneğinin parçası olarak görülüyor.
İngiltere Başbakanı Boris Johnson'ın Ofisi tarafından yapılan açıklamada ise “Liderler, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırması halinde, müttefiklerin benzeri görülmemiş bir yaptırım paketi de dahil olmak üzere hızlı tepkiler vermesi gerektiği konusunda anlaştı” denildi.
Almanya Hükümet Sözcüsü Steffen Seibert, Ukrayna’ya yönelik Rus saldırısının çok ciddi sonuçları olacağı, gerginliği azaltmak için net adımlar atmanın Rusya'ya bağlı olduğu konusunda tüm tarafların hemfikir olduğunu bildirdi.
Diğer yandan Bazı Baltık ülkeleri ABD’den daha fazla destek istiyor. Estonya Başbakanı Kaja Kallas, Pazartesi günü Londra merkezli Financial Times'a verdiği demeçte, Rusya'ya karşı en caydırıcı unsurun ABD bayrağı olduğunu söyledi.



İran’da protesto dalgası yavaşladı: ABD 800 idamın askıya alındığını duyurdu

İran’da protesto dalgası yavaşladı: ABD 800 idamın askıya alındığını duyurdu
TT

İran’da protesto dalgası yavaşladı: ABD 800 idamın askıya alındığını duyurdu

İran’da protesto dalgası yavaşladı: ABD 800 idamın askıya alındığını duyurdu

İran’daki protestoların ivmesi bugün (perşembe) görece azaldı. Bir insan hakları örgütü, protestoların başlamasından bu yana en az 3 bin 428 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump, dün İran’da “öldürmelerin durduğunu” ve idamların uygulanmasına yönelik bir plan bulunmadığını söylemesinin ardından, bugün de öldürmelerin tamamen sona ermesini umduğunu ifade etti.

Bu gelişmeler yaşanırken, İran Savunma Bakanı Aziz Nasirzade, “karışıklıkları planlayan ve uygulayanların izlendiklerini bilmeleri gerektiğini” söyledi. Açıklamalar, Tahran’ın protestolara İsrail ve ABD’nin destek verdiği yönündeki yaygın suçlamaları eşliğinde geldi.


Grönland tartışması büyüyor: Birleşik Krallık anlaşma için devreye girecek

Grönland'da 150 askeri personelin görev yaptığı Pituffik Uzay Üssü, ABD ordusunun en kuzeydeki askeri üssü konumunda (AFP)
Grönland'da 150 askeri personelin görev yaptığı Pituffik Uzay Üssü, ABD ordusunun en kuzeydeki askeri üssü konumunda (AFP)
TT

Grönland tartışması büyüyor: Birleşik Krallık anlaşma için devreye girecek

Grönland'da 150 askeri personelin görev yaptığı Pituffik Uzay Üssü, ABD ordusunun en kuzeydeki askeri üssü konumunda (AFP)
Grönland'da 150 askeri personelin görev yaptığı Pituffik Uzay Üssü, ABD ordusunun en kuzeydeki askeri üssü konumunda (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'a müdahale tehditleri devam ederken, Avrupa ülkeleri adaya askeri personel konuşlandırıyor. Birleşik Krallık'ın ise anlaşma için arabuluculuk yapmak istediği belirtiliyor.

Guardian'ın analizinde, Trump'ın uluslararası hukuku hiçe sayan tavrının "Avrupa'nın ABD'ye askeri güvenlik için bağımlılığını gözler önüne serdiği" belirtiliyor.

Amerikan özel harekatçılarının 3 Ocak'ta Venezuela'ya baskın düzenleyip ülkenin lideri Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'i kaçırmasının Avrupa'da "sağır edici bir sessizlikle karşılandığına" da dikkat çekiliyor.

Analizde, Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer'ın Grönland meselesinde ABD'yle anlaşma yapmaya çalışacağı yazılıyor.

Eski Almanya Ekonomi ve İklimi Koruma Bakanı Habeck, Guardian'da pazartesi yayımlanan yazısında, Grönland'a Avrupa Birliği (AB) üyeliğine geri dönme teklifinde bulunulması gerektiğini belirtmişti. Ayrıca ABD'nin tehditlerinin savuşturulması için kapsamlı bir yatırım paketi sunulmasını istemişti.

Grönland, 1979'da Danimarka'dan özerkliğini kazansa da dışişleri, güvenlik ve mali konularda bu ülkeye bağlı. Ada ülkesi, balıkçılık haklarını geri kazanmak için AB'nin önceli olan Avrupa Ekonomik Topluluğu'ndan 1985'te ayrılmıştı.

Washington'ın işgal tehditleri sürerken Almanya, İsveç, Fransa ve Norveç ada ülkesine askeri personel gönderiyor.

Kanada ve Fransa, Grönland'ın başkenti Nuuk'ta konsolosluk açmayı da planlıyor.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Grönland'da halihazırda görev yapan askerlerin gelecek günlerde "hava, deniz ve kara yoluyla güçlendirileceğini" söyledi.

Almanya Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada da Berlin yönetiminin, Danimarka'nın daveti üzerine 15-17 Ocak'ta diğer Avrupa ülkeleriyle birlikte Grönland'da keşif çalışmalarına katılacağı belirtildi.

NATO ülkelerinin ittifaka üye diğer ülkelere eğitim, ortak tatbikat ve keşif çalışmaları için asker göndermesi olağandışı bir durum değil.

Ancak CNN'in analizinde, Avrupa ülkelerinin zamanlamasının "NATO'da benzeri görülmemiş bir gerginliğin yaşandığı dönemde bir dayanışma göstergesi olduğu" yazılıyor.

Danimarka Dışişleri Bakanı Lars Lokke Rasmussen ve Grönlandlı mevkidaşı Vivian Motzfeldt, dün Washington'da ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio'yla bir araya geldi.

Rasmussen, toplantının ardından yaptığı açıklamada "Hâlâ temel anlaşmazlıklarımız var ancak görüşmelere devam edeceğiz" dedi.

Danimarka Savunma Bakanı Troels Lund Poulsen de ABD'nin Grönland'a askeri müdahalede bulunmasını "hayal bile edemediğini" söyleyerek, bunu "varsayımsal bir durum olarak" gördüğünü belirtti.

Grönland ve Danimarka defalarca Trump'ın adayı alma söylemlerine karşı çıktı. Ancak ABD Başkanı, Çin ve Rusya'ya ait denizaltı ve diğer savaş gemilerinin Grönland çevresinde konuşlandığını belirterek adayı ABD toprağına katmanın "ulusal güvenlik meselesi olduğunu" iddia ediyor. 

Independent Türkçe, Guardian, CNN


GKRY’de Rus diplomatın ölümü ve kayıp oligark: Bağlantılı çıkarsa şaşırmam

Lefkoşa'daki Rus Büyükelçiliği, Aleksey Panov'un ölümünü doğrularken, olaya dair herhangi bir detay paylaşmadı (Cyprus.mid.ru)
Lefkoşa'daki Rus Büyükelçiliği, Aleksey Panov'un ölümünü doğrularken, olaya dair herhangi bir detay paylaşmadı (Cyprus.mid.ru)
TT

GKRY’de Rus diplomatın ölümü ve kayıp oligark: Bağlantılı çıkarsa şaşırmam

Lefkoşa'daki Rus Büyükelçiliği, Aleksey Panov'un ölümünü doğrularken, olaya dair herhangi bir detay paylaşmadı (Cyprus.mid.ru)
Lefkoşa'daki Rus Büyükelçiliği, Aleksey Panov'un ölümünü doğrularken, olaya dair herhangi bir detay paylaşmadı (Cyprus.mid.ru)

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Rus istihbaratı adına çalıştığı ve intihar ettiği öne sürülen diplomat Aleksey Panov'un ölümüyle ilgili inceleme başlattı.

GKRY Polisi Sözcüsü Viron Vironos, "otopsi sonuçlarına göre olayın intihar gibi göründüğünü" belirterek inceleme yürütüldüğünü söyledi.

Guardian'ın aktardığına göre Rus Büyükelçiliği, 41 yaşındaki diplomatın yazdığı iddia edilen intihar notunu GKRY yetkililerine teslim etmeye yanaşmadı. Ayrıca polisin olay yerine erişimi de engellendi.

Bunun yerine polisin Panov'un cesedini büyükelçiliğin avlusundan teslim aldığı aktarılıyor.

Büyükelçiliğin Facebook sayfasından 8 Ocak'ta yapılan paylaşımda, diplomatın yaşamını yitirdiği ve ailesine gerekli tüm desteğin sağlandığı ifade edilmişti. Ölüm nedenine dairse bir bilgi paylaşılmamıştı.

Rusya hakkında yazan Berlin'den bağımsız araştırmacı Dmitri Kmelnitski, büyükelçilik tarafından kimliği "AV Panov" olarak paylaşılan diplomatın, Rus Askeri İstihbarat Teşkilatı (GRU) üyesi olduğunu savunmuştu.

Haberde, bu iddianın GKRY içinde bilgi sahibi kişilerce doğrulandığı belirtiliyor.

Telegram'daki Echo kanalı üzerinden yaptığı açıklamada Kmelnitski, Panov'un büyükelçilikteki casusluk ekipmanının bakım ve denetiminden sorumlu olduğunu ileri sürmüştü.

Araştırmacı, olayda Panov'un kaçmak isteyebileceği ihtimalinin göz ardı edilemeyeceğini savunmuştu.

Birleşik Krallık'ın tanınmış tabloid gazetelerinden The Sun da Panov'un taraf değiştirerek kaçma hazırlığında olduğu gerekçesiyle elçilik binasında öldürülmüş olabileceğini öne sürmüştü.

Panov'un ölümünün, dünyanın en büyük potasyum üreticisi Uralkali şirketinin eski CEO'su Vladislav Baumgartner'ın kaybolduğunun bildirilmesinden bir gün sonra gerçekleşmesi de dikkat çekti.

56 yaşındaki oligarkın en son görüldüğü yer, Rus göçmenlerin tercih ettiği sahil kenti Limasol'dü.  

Zengin Ruslar için bir sığınak haline geldiğinden "Akdeniz'in Moskova'sı" diye de anılan GKRY'deki iki olayın birbiriyle bağlantılı olabileceği iddiaları da gündemde.

Polis sözcüsü Vironos, Baumgartner'ı arama çalışmalarının sürdüğünü belirtirken, iki olay arasında bağlantı olduğuna dair şimdiye dek bir delil bulunmadığını söylüyor.

Kimliğinin paylaşılmaması şartıyla konuşan Batılı bir diplomatsa "İki olayın birbiriyle bağlantılı çıkması beni şaşırtmaz" diyor.

Adının gizli tutulmasını isteyen bir Avrupa Birliği (AB) diplomatı da aynı görüşü paylaşıyor.

GKRY'nin bir zamanlar Rus yanlısı olarak tanınan eski dışişleri bakanı Nikos Hristodulidis'in yönetimi, diğer yandan yolsuzluk iddialarıyla mücadele ediyor.

9 Ocak'ta sızdırılan bir videoyla başlayan olayda GKRY lideri Hristodulidis'in, 2023'teki seçim kampanyası harcamalarına ilişkin 1 milyon euroluk sınırı aşmak için yasadışı yöntemlere başvurduğu iddia edilmişti.

İddiaların ardından Hristodulidis'in başdanışmanı Haralambos Haralambus istifa etmişti.

GKRY yönetimi, videodaki iddiaları yalanlarken servis edilen görüntülerden Rusya'yı sorumlu tutmuştu. Moskova'nın, Ukrayna savaşında Kiev ve Batılı yönetimleri desteklediği için GKRY'ye hibrit saldırı düzenlediği ileri sürülmüştü.

Independent Türkçe, Guardian, Cyprus Mail, The Sun