Peter Dinklage, Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler'in yeniden çekilmesini eleştirdi: "Ne halt ediyorsunuz be adam?"

Amerikalı aktör Peter Dinklage (Reuters)
Amerikalı aktör Peter Dinklage (Reuters)
TT

Peter Dinklage, Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler'in yeniden çekilmesini eleştirdi: "Ne halt ediyorsunuz be adam?"

Amerikalı aktör Peter Dinklage (Reuters)
Amerikalı aktör Peter Dinklage (Reuters)

Peter Dinklage, 1937 yapımı çocuk filmi Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler'in yakında yeniden çekilecek olmasını eleştirdi ve hikayenin "tamamen gerici" olduğunu söyledi.
Cüceliği olan aktör, WTF with Marc Maron podcast'inin son bölümünde "duyarcılık" kavramını tartışırken Disney prensesini Rachel Zegler'ın canlandıracağı filmin canlı olarak yeniden çekilecek uyarlamasına dair yorum yaptı.
"Gerçekten, kimse alınmasın" diyen oyuncu şu ifadeleri ekledi:
"Ama Pamuk Prenses'i oynaması için Hispanik bir aktris seçmekten gurur duyduklarını görünce biraz şaşırdım. Hâlâ Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler hikayesini anlatıyorsunuz. Bir adım geri atın ve orada ne yaptığınıza bir bakın. Bana hiç mantıklı gelmiyor. Bir yönüyle ilericisiniz ama hâlâ 7 cücenin birlikte bir mağarada yaşadığı tamamen gerici bir hikaye anlatıyorsunuz, ne halt ediyorsunuz be adam?"

İlk Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler filmi, Grimm Kardeşler'in 1812 tarihli Alman masalına dayanıyordu. Orijinal hikayede ve Disney filminde cüceler bir kulübede yaşıyor, mağarada değil.
Hikayenin Belçika ve Hollanda dahil başka versiyonlarında, Pamuk Prenses bir kulübede yaşayan 7 cüce yerine bir mağarada yaşayan 17 soyguncuyla arkadaş oluyor.
52 yaşındaki Dinklage şunları ekledi:
"Güçlü duygularımı vaaz ederek davanın ilerlemesini hiç mi sağlayamadım? Sanırım sesim yeterince yüksek değil. Hangi stüdyo bilmiyorum ama bununla çok gurur duyuyorlardı. Aktrise ve doğru olanı yaptığını düşünen herkese sevgi ve saygılar. Ama ben sadece 'Ne yapıyorsunuz?' diyebiliyorum."
Hikaye daha önce cücelerden birkaçı aptal veya sakat olarak tasvir edildiği için engelli bireylere karşı ayrımcılıkla eleştirilmişti. Filmde Pamuk Prenses cücelerin hepsinin çocuk olduğunu varsayıyor.
Dinklage gelecek ay Birleşik Krallık'ta Cyrano de Bergerac'ın yeni müzikal uyarlaması Cyrano'da izlenebilir.
Joe Wright'ın yönetmenliğini yaptığı müzikal, Erica Schmidt'in kaleme aldığı ve Dinklage'in de rol aldığı 2019'da sahneye konan Broadway oyununun film uyarlaması. Schmidt'in uyarlaması, 1897'de Edmond Rostand'ın yazdığı ve 17. yüzyılda yaşayan Fransız bir yazar ve düellocunun gerçek hayatını kurguya aktaran orijinal oyuna dayanıyor.



Yılın en kötü filmi seçilmişti: Yapımcı sessizliğini bozdu

H.G. Wells'in 1898 tarihli etkileyici romanının son uyarlamasında Ice Cube, İç Güvenlik Bakanlığı Gözetleme ve Tehdit Değerlendirme Uzmanı Will Radford'u canlandırıyor (Amazon Prime Video)
H.G. Wells'in 1898 tarihli etkileyici romanının son uyarlamasında Ice Cube, İç Güvenlik Bakanlığı Gözetleme ve Tehdit Değerlendirme Uzmanı Will Radford'u canlandırıyor (Amazon Prime Video)
TT

Yılın en kötü filmi seçilmişti: Yapımcı sessizliğini bozdu

H.G. Wells'in 1898 tarihli etkileyici romanının son uyarlamasında Ice Cube, İç Güvenlik Bakanlığı Gözetleme ve Tehdit Değerlendirme Uzmanı Will Radford'u canlandırıyor (Amazon Prime Video)
H.G. Wells'in 1898 tarihli etkileyici romanının son uyarlamasında Ice Cube, İç Güvenlik Bakanlığı Gözetleme ve Tehdit Değerlendirme Uzmanı Will Radford'u canlandırıyor (Amazon Prime Video)

Geçen yıl izleyiciyle buluşan ve başrolünde Ice Cube'un yer aldığı Dünyalar Savaşı'nın (War of the Worlds) yapımcılarından biri, filme yöneltilen ağır eleştiriler hakkında sessizliğini bozdu.

2008 yapımı Wanted ve başrolünde Chris Pratt'in yer aldığı Merhamet Yok'la (Mercy) tanınan Timur Bekmambetov, yapımcılığını üstlendiği LifeHack'in tanıtımı için perşembe günü Reddit'te bir soru-cevap oturumuna katıldı. 

Bir kripto para soygununu konu alan ve yönetmenliğini Ronan Corrigan'ın üstlendiği LifeHack, geçen yıl SXSW'da prömiyer yapmıştı.

Etkinlikte Bekmambetov'a yöneltilen soruların çoğu, H.G. Wells imzalı bilimkurgu klasiğinden serbestçe uyarlanan ve geçen temmuzda Amazon Prime Video'da yayımlanan Dünyalar Savaşı üzerineydi. 

Başrollerini Ice Cube, Eva Longoria ve Clark Gregg'in paylaştığı, yönetmenliğini ise Rich Lee'nin üstlendiği film, eleştirmenlerce adeta yerin dibine sokulmuştu. 

Rotten Tomatoes'da yüzde 4 gibi son derece düşük bir beğeni oranına sahip yapım, aday gösterildiği 6 Altın Ahududu ödülünden 5'ini kazanarak Yılın En Kötü Filmi unvanını da elde etmişti.

"İyi eleştiri yerine bir numara olmayı tercih ederim"

Projede yer almakla ilgili ne hissettiği sorulan Bekmambetov, eleştirileri pek de önemsemediğini belirterek şu yanıtı verdi: 

Dünyalar Savaşı'na gelen tepkiler beni şaşırtmadı. Her zaman şunu söylemişimdir; iyi bir eleştiri almaktansa, Amazon Prime'da üç hafta boyunca bir numarada kalmayı tercih ederim.

Ancak başka bir kullanıcının sadece "Dünyalar Savaşı... Neden?" diye sorması üzerine yapımcı, esprili bir dille, "LifeHack, benim Dünyalar Savaşı için ödediğim kefaret" diyerek filmin başarısızlığını kabul etti.

Pandemi şartlarında 15 günlük çekim

Dünyalar Savaşı'nın başrol oyuncusu Ice Cube, eylülde yayıncı Kai Cenat'a yaptığı açıklamada filmin karşılaştığı zorluklara değinmişti. Uzaylı saldırısı sırasında zorlu bir görev üstlenen bir gözetleme uzmanını canlandıran aktör, çekimlerin 2020'de pandeminin en zorlu döneminde yapıldığını hatırlatmıştı:

Filmi sadece 15 günde ve pandeminin ortasında çektik. Sette ne yönetmen vardı ne de diğer oyuncular; herkes ayrı yerlerdeydi. O dönemde filmi çekebilmemizin tek yolu buydu.

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, Dark Horizons


Netflix'teki tarihi drama, Outlander'ı bile gölgede bırakıyor

The Last Kingdom'da, Büyük Alfred krallığını İskandinavyalı istilacılara karşı savunurken, Sakson olarak doğup Vikingler tarafından yetiştirilen Uhtred'in, doğuştan gelen hakkını araması konu ediliyor (Netflix)
The Last Kingdom'da, Büyük Alfred krallığını İskandinavyalı istilacılara karşı savunurken, Sakson olarak doğup Vikingler tarafından yetiştirilen Uhtred'in, doğuştan gelen hakkını araması konu ediliyor (Netflix)
TT

Netflix'teki tarihi drama, Outlander'ı bile gölgede bırakıyor

The Last Kingdom'da, Büyük Alfred krallığını İskandinavyalı istilacılara karşı savunurken, Sakson olarak doğup Vikingler tarafından yetiştirilen Uhtred'in, doğuştan gelen hakkını araması konu ediliyor (Netflix)
The Last Kingdom'da, Büyük Alfred krallığını İskandinavyalı istilacılara karşı savunurken, Sakson olarak doğup Vikingler tarafından yetiştirilen Uhtred'in, doğuştan gelen hakkını araması konu ediliyor (Netflix)

Outlander'ın büyük finaline sadece bir hafta kala, dizinin sadık hayranları şimdiden doğacak boşluğu nasıl dolduracaklarını düşünmeye başladı. 

Daily Record'un aktardığına göre, Netflix'te yayımlanan ve pek çok izleyici tarafından kült diziden "bile daha iyi" diye nitelendirilen bir yapım, bu boşluk için mükemmel bir ilaç olabilir.

Game of Thrones'la kıyaslanıyor

Tarihi drama arayan ancak Outlander'a kıyasla biraz daha az "sert" sahneler barındıran bir dizi isteyenler, The Last Kingdom'ı şiddetle tavsiye ediyor. 

Rotten Tomatoes'da yüzde 91 beğeni oranına sahip bu yapım, pek çok kişi tarafından Game of Thrones'la kıyaslanıyor.

Bernard Cornwell'in Sakson Hikayeleri (The Saxon Stories) adlı roman serisinden uyarlanan The Last Kingdom, Kral Büyük Alfred'in dağınık krallıkları birleştirme mücadelesini anlatıyor.

Reddit'te bir kullanıcı, diziyi şu sözlerle önerdi: 

Eğer Orta Çağ İngiltere'sinde geçen, olgun temalara ve harika karakterlere sahip bir dönem dizisi arıyorsanız, The Last Kingdom'ı mutlaka deneyin. Bu dizi bana Game of Thrones'daki Jon Snow'un kendi dizisi çekilmiş gibi hissettiriyor.

Diziyi defalarca izlediğini belirten bir başka hayran ise, "Kral Alfred karakteri bir harikaydı" diyerek oyuncu kadrosunun başarısına dikkat çekti. 

Diğer izleyiciler de yapımın tarihi atmosferinin gerçekçiliğini ve akıcı anlatımını övdü.

The Last Kingdom, bir asilzadenin oğlu olmasına rağmen Danimarkalılar tarafından büyütülen Bebbanburglu Uhtred'in (Alexander Dreymon) hikayesini merkezine alıyor.

Toplam 5 sezon süren The Last Kingdom, 2023'te yayımlanan Yedi Kral Ölmeli (Seven Kings Must Die) adlı filmle epik yolculuğunu tamamlamıştı.

The Last Kingdom ve Outlander, Netflix Türkiye kütüphanesinde izlenebilir.

Independent Türkçe, Express, Daily Record


Matt Damon ve Ben Affleck'e Netflix filmi nedeniyle dava

Ben Affleck (solda) ve Matt Damon (sağda), 2016 Miami-Dade uyuşturucu baskınına dayanan The Rip'te başrolleri paylaştı (Netflix)
Ben Affleck (solda) ve Matt Damon (sağda), 2016 Miami-Dade uyuşturucu baskınına dayanan The Rip'te başrolleri paylaştı (Netflix)
TT

Matt Damon ve Ben Affleck'e Netflix filmi nedeniyle dava

Ben Affleck (solda) ve Matt Damon (sağda), 2016 Miami-Dade uyuşturucu baskınına dayanan The Rip'te başrolleri paylaştı (Netflix)
Ben Affleck (solda) ve Matt Damon (sağda), 2016 Miami-Dade uyuşturucu baskınına dayanan The Rip'te başrolleri paylaştı (Netflix)

Miami polisi, Netflix için çektikleri son suç gerilim filmi The Rip'te onları yanlış bir şekilde "yolsuz" olarak gösterdiği iddiasıyla yapım şirketleri Artists Equity üzerinden Matt Damon ve Ben Affleck'e dava açtı.

Ocak ayında yayımlanan ve Damon'la Affleck'in başrollerini paylaştığı film, "Gerçek olaylardan esinlenilmiştir" ibaresiyle başlıyor. Senarist ve yönetmen Joe Carnahan daha önce, filmin 2016'da Miami Lakes'te gerçekleşen uyuşturucu baskınına dayandığını belirtmişti. Bu baskında Miami-Dade Polis Teşkilatı (şimdiki adıyla Miami-Dade Şerif Teşkilatı), 24 milyon dolardan fazla aklanmış paraya el koymuş ve bu da Miami-Dade tarihindeki en büyük para müsaderesi olmuştu.

Yerel haber kuruluşu 7 News Miami'ye göre yeni davada, 2016'daki baskında yer alan birçok polis memuru, filmin "haksız itibar zedelenmesine" neden olduğunu iddia etti.

2016'daki vakanın baş dedektifi Jonathan Santana yayın organına, "Bir şeyi çekip aldığınızda onu çalarsınız. Biz bir dolar bile çalmadık" diye konuştu.

Santana, 10 yıllık davadaki çalışmaları nedeniyle daha önce övgü aldığını ancak The Rip'in gösterime girmesinden bu yana insanların kendisiyle alay ettiğini, "Neredeyse 'Kaç çuval para çaldın?" diye sorduklarını" söyledi.

Filmde Damon ve Affleck, uyuşturucu baskınını yöneten başlıca polisler rolünde ekranda yeniden bir araya geliyor. Muazzam miktarda nakit parayı keşfettikten sonra, ekip içindeki ittifak ve güven sınanıyor. Teyana Taylor, Sasha Calle, Scott Adkins ve Steven Yeun da filmde yer alıyor.

Dava dilekçesinde ayrıca, The Rip'in polis yolsuzluğunu, kartel anlaşmalarını ve hatta cinayeti tasvir etmek için uydurma olay örgülerine yer verdiği iddia ediliyor. Şikayette, polis memurlarının şüphelileri kandırdığı, kartelle doğrudan temas kurduğu ve ortaya çıkarılan paranın bir kısmını yasadışı yollarla ceplerine indirmeyi düşündüğü anlar da dahil filmden çok sayıda sahneye atıfta bulunuluyor.

Santana'nın avukatı Ignacio Alvarez, "Polis memurlarını yolsuz, müvekkillerimi yolsuz gibi gösterdiler" diye savundu.

Artık itibarları zedelendi.

fvb
The Rip, 2016 Miami-Dade uyuşturucu baskınına karışan gerçek hayattaki polis memurlarının itibarlarına zarar vermekle suçlanıyor (Claire Folger/Netflix)

Alvarez sözlerine şöyle devam etti:

Müvekkillerim artık hayatlarının geri kalanında herkes tarafından yolsuz olarak algılanacakları için zarar görecek.

The Independent, yorum için Alvarez ve Artists Equity'yle iletişime geçti.

Bu, The Rip'in ilk tepki çekişi değil. Filmin gösterime girmesinin hemen ardından Hialeah Belediye Başkanı Bryan Calvo, filmin şehrini tehlikeli olarak gösterdiğini ve kolluk kuvvetlerine saygısızlık ettiğini savunmuştu.

Film, Miami Lakes'teki olaylardan esinlenmiş olsa da Miami'nin kuzeybatısında yer alan Hialeah şehrinde geçiyor.

Calvo o dönemde düzenlediği basın toplantısında, "Hialeah'ın uzun zamandır alay konusu olduğunu biliyorum" dedi.

Ama bu artık sona eriyor. Bu film, kolluk kuvvetlerimize bir tokat niteliğinde.

Independent Türkçe