İsrail, Ukrayna’daki Yahudilerin toplu göçüne hazırlanıyor

Tel Aviv yakınlarındaki Ben Gurion Havalimanı (Reuters)
Tel Aviv yakınlarındaki Ben Gurion Havalimanı (Reuters)
TT

İsrail, Ukrayna’daki Yahudilerin toplu göçüne hazırlanıyor

Tel Aviv yakınlarındaki Ben Gurion Havalimanı (Reuters)
Tel Aviv yakınlarındaki Ben Gurion Havalimanı (Reuters)

İsrail hükümeti, Yahudilerin Ukrayna’dan toplu bir şekilde göç etme olasılığını araştırarak, Rusya ve Ukrayna ile olan iyi ilişkilerini bozmamak için konuyu çok hassas bir şekilde ele almaya çalışıyor.
Tel Aviv’e göre, Ukrayna’dan İsrail’e göç etmek isteyen Yahudilerden gelen talep sayısında yüzde 12’lik bir artış var.
Geçtiğimiz yıl 3 bin 80 Yahudinin bölgeden göç ettiği göz önüne alındığında, bu oranın daha da artması bekleniyor.
İsrail Yahudi Ajansı’na göre, Ukrayna Yahudilerinin büyük bir kısmı, Rusya ile Ukrayna arasında büyük gerilimin yaşandığı ülkenin doğusundaki tampon bölgelerde yaşıyor.
Etiyopya asıllı Aliyah (Yahudi göçü) ve Entegrasyon Bakanı Pnina Tamano-Shata, Ukrayna Yahudilerinin gelişini memnuniyetle karşılayan açıklamalar yaparak, “Bu Yahudilerin İsraillilerin kalbinde özel bir yeri var” dedi.
Diaspora İşleri Bakanı Nachman Shai ise, hem Moskova, hem de Kiev’i kızdırmaktan kaçınarak şu ifadeleri kullandı;
“Ukrayna’daki Yahudi cemaatinin liderliğiyle geniş temaslarda bulunuyorum. Onlara yardım etmek için ahlaki bir sorumluluğumuz var. Ancak şimdi Ukrayna Yahudilerini İsrail’e taşıyan uçuşlara tanık olacağımızı söylemiyorum. Konuyu çok iyi inceliyoruz. Şu anda onları manevi ve ekonomik olarak desteklemeye odaklanıyoruz ve gelişmelerin nasıl gelişeceğini göreceğiz.”
Siyasi kaynaklara göre, İsrail, Ukrayna’nın satın almak istediği silahları pazarlarken, Suriye’de bazı ortak çıkarları olan Rusları kızdırmamak için temkinli davranıyor.
2019’da Devlet Başkanı seçilen Vladimir Zelenski de dahil olmak üzere şu anda Ukrayna’da yaklaşık 50 bin Yahudi olduğunu belirtmekte fayda var.
İsrail’de ise yaklaşık yarım milyon Ukrayna kökenli insan yaşıyor.
Ukrayna kökenli Yahudiler arasında eski Başbakanlar Levi Eşkol ve Golda Meir de yer alıyor.
Bu kesimin göçü geçen yüzyılın başında başladı, ancak en büyük göç 300 bin kişi ile 1989’da Sovyetler Birliği’nin çöküşünden sonra geldi. Bunların arasında binlerce doktor, mühendis ve müzisyen vardı.



Trump, Tahran'la olan çatışmada tansiyonu yükseltiyor

Dün yayınlanan bir fotoğrafta, 9 Ocak'ta Tahran'da düzenlenen hükümet karşıtı gösterilerden biri görülüyor (AP)
Dün yayınlanan bir fotoğrafta, 9 Ocak'ta Tahran'da düzenlenen hükümet karşıtı gösterilerden biri görülüyor (AP)
TT

Trump, Tahran'la olan çatışmada tansiyonu yükseltiyor

Dün yayınlanan bir fotoğrafta, 9 Ocak'ta Tahran'da düzenlenen hükümet karşıtı gösterilerden biri görülüyor (AP)
Dün yayınlanan bir fotoğrafta, 9 Ocak'ta Tahran'da düzenlenen hükümet karşıtı gösterilerden biri görülüyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump dün, İran ile olan çatışmada bahisleri yükseltti ve “göstericilerin anlamsızca öldürülmesini” protesto etmek amacıyla İranlı yetkililerle planlanan toplantının iptal edildiğini duyurdu.

Trump, protestoculara “yardım yolda” diyerek doğrudan bir mesaj gönderdi ve hareketlerine devam etmelerini, kurumları basmalarını ve baskıdan sorumlu olanların isimlerini kaydetmelerini istedi. Trump, olası bir askeri saldırı ihtimalinin giderek artmasıyla birlikte, yönetiminin İran'daki gelişmelerle başa çıkmak için senaryolar arayışını yoğunlaştırdığı bir dönemde, kararının cinayetler durana kadar geçerli olacağını belirtti.

ABD kaynakları, senaryoların geleneksel hava saldırılarının ötesine geçen askeri, siber ve psikolojik seçenekleri içerdiğini söyledi.

Bu arada, Tahran ile Avrupa arasındaki gerginlik de arttı. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, “Avrupa'nın çifte standardı” olarak nitelendirdiği durumu eleştirdi ve ülkesinin yeni kısıtlamalara veya yaptırımlara “aynı şekilde karşılık vereceği” uyarısında bulundu. Dün birkaç Avrupa ülkesi baskıyı artırdı ve gösterilere yönelik baskıyı protesto etmek için İran büyükelçilerini çağırdı.

Sahadaki insan hakları örgütleri, protestolarda ölü sayısının 2 bini aştığını bildirdi. HRANA 2 bin 3 ölüm belgelediğini aktarırken, İranlı bir yetkili de Reuters'e aynı rakamı doğruladı.


Kosta Rika, Cumhurbaşkanına yönelik bir suikast planının ortaya çıkarıldığını duyurdu

Kosta Rika Cumhurbaşkanı Rodrigo Chavez (AFP)
Kosta Rika Cumhurbaşkanı Rodrigo Chavez (AFP)
TT

Kosta Rika, Cumhurbaşkanına yönelik bir suikast planının ortaya çıkarıldığını duyurdu

Kosta Rika Cumhurbaşkanı Rodrigo Chavez (AFP)
Kosta Rika Cumhurbaşkanı Rodrigo Chavez (AFP)

Kosta Rika hükümeti dün, sağcı partisinin muhtemelen kazanacağı ulusal seçimler öncesinde Başkan Rodrigo Chavez'e suikast planını ortaya çıkardığını duyurdu.

Ülkenin İstihbarat ve Ulusal Güvenlik Müdürlüğü başkanı Jorge Torres, “anonim bir kaynak”tan alıntı yaparak, Chávez'e suikast için bir tetikçiye ödeme yapıldığını söyledi.

Başsavcı Carlo Diaz gazetecilere, “sosyal medyada çok aktif” olarak tanımlanan bir kadın şüphelinin soruşturma altında olduğunu söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

1 Şubat'ta yapılacak cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimleriyle bağlantısı olduğuna dair herhangi bir kanıt bulunmadığını belirtti.

Anayasa gereği ikinci kez aday olamayan son derece popüler Chávez, eski bakanlarından Laura Fernández'i halefi olarak destekledi.

Fernández, Karayip ülkesinde artan şiddetin sorumlusu olarak gösterilen uyuşturucu kaçakçılarına karşı sert önlemler alacağına dair kampanyasıyla, kamuoyu yoklamalarında önde gidiyor.

Muhalefet grupları, El Salvador Cumhurbaşkanı Nayib Bukele'nin seçimlere müdahale edebileceği konusunda uyarıda bulundu.

Chavez, Bukele'yi bugün Kosta Rika'ya davet ederek, El Salvador'daki terörle mücadele gözaltı merkezinden esinlenerek inşa edilecek devasa yeni bir hapishanenin temel atma törenine katılmasını istedi. Bu merkezde, Bukele'nin suç çetelerine karşı yürüttüğü savaşın bir parçası olarak binlerce genç yargılanmadan tutuluyor.

Geçen yıl ABD'den bu hapishaneye sınır dışı edilen birçok Venezuelalı, serbest bırakıldıklarında işkence gördüklerini söylediler.


Washington, üç Arap ülkesindeki Müslüman Kardeşler şubelerini terör listesine ekledi

Mısır'ın Kahire kentinde 2013 yazında Müslüman Kardeşler Teşkilatı’nın genel merkezi yanarak kül oldu (Getty)
Mısır'ın Kahire kentinde 2013 yazında Müslüman Kardeşler Teşkilatı’nın genel merkezi yanarak kül oldu (Getty)
TT

Washington, üç Arap ülkesindeki Müslüman Kardeşler şubelerini terör listesine ekledi

Mısır'ın Kahire kentinde 2013 yazında Müslüman Kardeşler Teşkilatı’nın genel merkezi yanarak kül oldu (Getty)
Mısır'ın Kahire kentinde 2013 yazında Müslüman Kardeşler Teşkilatı’nın genel merkezi yanarak kül oldu (Getty)

ABD yönetimi, Lübnan, Ürdün ve Mısır'daki Müslüman Kardeşler (İhvan-ı Müslimin) Teşkilatı’nın şubelerini, terör örgütü listesine aldı ve bu şubelere ve üyelerine yaptırımlar uyguladı. ABD Hazine ve Dışişleri bakanlıkları dün, bu şubelerin ABD ve çıkarları için tehdit oluşturduğunu açıkladı.

Dışişleri Bakanlığı, Müslüman Kardeşler Teşkilatı’nın Lübnan şubesini en ağır niteleme olan ‘yabancı terör örgütü’ olarak nitelendirdi ve bu gruba mali destek sağlamayı suç saydı.

Ürdün ve Mısır şubeleri, özellikle Hamas'a verdikleri destek nedeniyle Hazine Bakanlığı tarafından ‘uluslararası terör örgütleri’ listesine eklendi.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, bu sınıflandırmanın Müslüman Kardeşler Teşkilatı şubelerinin ‘şiddet ve istikrarsızlık faaliyetlerine’ karşı yürütülen çabaların ilk adımlarını yansıttığını söyledi.