Uzmanlara göre ABD, Güney Çin Denizi'ne düşen F-35'in enkazına Çin'den önce ulaşmaya çalışıyor

AA
AA
TT

Uzmanlara göre ABD, Güney Çin Denizi'ne düşen F-35'in enkazına Çin'den önce ulaşmaya çalışıyor

AA
AA

Uzmanlar, ABD Donanmasının, Güney Çin Denizi'nde tatbikat sırasında düşen F-35C savaş uçağının enkazını Çin'den önce bulmaya çalışacağını belirtiyor.
CNN televizyonunun haberine göre, ABD Donanmasına bağlı 7. Filo yetkililerinden Nicholas Lingo, donanmanın yüz bin tonluk USS Carl Vinson uçak gemisine inişi sırasında güverteye çarparak denize düşen F-35C tipi savaş jetine ilişkin "donanmanın kurtarma operasyonlarının ayarlamalarını yaptığını" açıkladı.

Çin uçağın nerede olduğunu bulmaya çalışacak
Hawaii'deki ABD Pasifik Komutanlığı Ortak İstihbarat Merkezi'nin eski Operasyon Direktörü Carl Schuster de "Çin, biri derin dalış kabiliyetli olmak üzere denizaltılarını kullanarak uçağın konumunu bulmaya ve gözetlemeye çalışacak" ifadesini kullandı.
Schuster, "Uçağı ticari, deniz ve sahil güvenlik unsurlarıyla kurtarmak Pekin yönetiminin kendi kara sularında yabancı askeri ekipmanı veya çevreye potansiyel tehlikesi olan bir ekipmanı kurtardığını iddia etmesine imkan tanıyacak" görüşünü paylaştı.
ABD Donanmasının bölgede belirli bir askeri varlığı tutmaya devam edeceği değerlendirmesinde bulunan Schuster, F-35C enkazının Güney Çin Denizi'nin ne kadar derinliğine gömüldüğüne bağlı olmakla birlikte kurtarma operasyonun aylar alabileceğini dile getirdi.

Çin'in enkaza ulaşmaya çalışması ABD ile arasındaki gerilimi artırabilir
Singapur'daki S. Rajaratman Uluslararası Çalışmaları Okulundan kıdemli araştırmacı Collin Koh da Çin'in böyle bir operasyonu yapmasının siyasi risklere neden olacağını ve bunun da ABD ile gerilimlerin daha da kötüleşmesi riskini beraberinde getireceğini belirterek, "Pekin'in buna tahammül edebileceğine inanmıyorum" dedi.
ABD'nin denizin dibinde tuz buz olan parçalar arasında önemli istihbarat varlığı bırakmayı göze alıp alamayacağını sorgulayan Koh, kalan parçaları herhangi bir tarafın ele geçirmeye çalışabileceğini söyledi.
Uzmanlar, Çin'in kayıp F-35C için arama yapabileceği görüşünü paylaşırken, ABD’nin enkazı yok etmek için torpido ya da patlayıcı kullanmasının muhtemel olduğu değerlendirmesinde bulundu.
ABD donanması kazanın Güney Çin Denizi'nin neresinde gerçekleştiğini açıklamazken, Çin hükümeti, Güney Çin Denizi'nin yüzde 80'i üzerinde hak iddia ediyor.
Pekin yönetiminin Güney Çin Denizi'ndeki egemenlik iddiasına dayanarak adalara üsler inşa etmesine, bölge ülkelerinin yanı sıra ABD de karşı çıkıyor.

Kazada 7 askeri personel yaralanmıştı
Güney Çin Denizi'nde 24 Ocak'ta meydana gelen olayda uçağın pilotu fırlatma koltuğuyla uçaktan atlarken gemide bulunan 7 asker yaralanmıştı.
USS Carl Vinson uçak gemisi görev grubu ile Abraham Lincoln uçak gemisi görev grubu, Güney Çin Denizi'nde ikili uçak gemisi harekat tatbikatı icra ediyordu.
F-35 uçaklarında birçok sorun tespit edilirken, şu ana kadar özellikle F-35B ve F-35C uçaklarının teknik arızalar nedeniyle düşmesi dikkati çekiyor.



Netanyahu’ya darbe: En büyük iki rakibi siyasi olarak birleşti... Af hayal oldu

Netanyahu, yolsuzluk suçlamalarıyla ilgili ifade vermek üzere mahkemede (Arşiv-Reuters)
Netanyahu, yolsuzluk suçlamalarıyla ilgili ifade vermek üzere mahkemede (Arşiv-Reuters)
TT

Netanyahu’ya darbe: En büyük iki rakibi siyasi olarak birleşti... Af hayal oldu

Netanyahu, yolsuzluk suçlamalarıyla ilgili ifade vermek üzere mahkemede (Arşiv-Reuters)
Netanyahu, yolsuzluk suçlamalarıyla ilgili ifade vermek üzere mahkemede (Arşiv-Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, dün iki önemli gelişmeyle karşı karşıya kaldı. En büyük siyasi rakiplerinden ikisinin partilerini birleştirdiklerini açıklaması ve hakkında yıllardır süren yolsuzluk davasında af alma ihtimalinin zayıflaması, Netanyahu için çifte darbe olarak değerlendirildi. Söz konusu gelişmeler, bu yıl ekim ayında yapılması planlanan seçimler öncesinde yaşandı.

Eski başbakanlardan sağ görüşlü Naftali Bennett ile merkez çizgideki Yair Lapid, ayrı ayrı yaptıkları açıklamalarda partileri “Bennett 2026” ile “Yesh Atid”in (Gelecek Var) birleştiğini duyurdu. Lapid, “Bu adımın amacı blok içindeki bölünmeleri sona erdirmek, tüm çabaları kritik seçimleri kazanmaya odaklamak ve İsrail’i geleceğe taşımaktır” ifadelerini kullandı. Bennett’in ofisi ise yeni partinin adının “Birlikte Partisi" olacağını ve liderliğini Bennett’in üstleneceğini açıkladı.

İsrail muhalefet lideri Yair Lapid (Reuters)İsrail muhalefet lideri Yair Lapid (Reuters)

Netanyahu hükümeti, kendi partisi Likud ile aşırı sağ ittifakına dayanırken, muhalefet ve merkez partiler şimdiye kadar hükümeti devirmek için birleşmekte başarısız olmuştu.

Siyasi cephedeki bu önemli gelişme, Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’un, Netanyahu’nun yolsuzluk davasında yaptığı af başvurusunu değerlendirmeyeceğini açıklamasından saatler sonra geldi. Herzog, olası bir af kararının ancak taraflar arasında suçun kabulüne yönelik bir anlaşma için tüm yollar denendikten sonra ele alınabileceğini belirtti. Bu açıklama, kısa vadede bir af kararının çıkmayacağını gösteriyor.

Netanyahu’nun yaklaşık 10 yıl önce başlatılan soruşturmalarla ilgili ortaya çıkan hukuki sorunları, 2019’da hakkında iddianame hazırlanmasından 2022’ye kadar geçen süreçte İsrail siyasetinde derin bölünmelere yol açmış ve beş seçim sürecini etkilemişti. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bir sonraki genel seçimlerin Ekim 2026 sonuna kadar yapılması planlanıyor. Netanyahu ise rüşvet, dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanma suçlamalarını reddediyor.

Herzog dün yaptığı açıklamada, davada en uygun çözümün taraflar arasında bir uzlaşma olabileceğini ifade ederek, “Af başvurusunun değerlendirilmesinden önce, mahkeme dışında bir anlaşmaya varılması için tüm imkanların tüketilmesi gerektiğine inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanlığı Ofisi’nin bu açıklaması, The New York Times gazetesinin Herzog’un bir suç kabulü anlaşmasına aracılık etmeyi planladığı yönündeki haberinin ardından yayımlandı. Bu durum, af kararının şimdilik ertelenebileceğine işaret ediyor.

Herzog’un sözcüsü, anlaşma girişimi olup olmadığına ilişkin sorulara yanıt vermezken, Netanyahu’nun ofisi de konuya dair yorum talebine karşılık vermedi.

Netanyahu, af başvurusunu kasım ayında yapmıştı. İsrail yasalarına göre cumhurbaşkanı mahkûmlara af yetkisine sahip olsa da devam eden bir yargılama sırasında af verilmesine dair bir emsal bulunmuyor.

ABD Başkanı Donald Trump, daha önce birkaç kez Herzog’a Netanyahu’yu affetmesi çağrısında bulunmuş, bu çağrılardan biri mart ayında İran’la yaşanan savaş sırasında ve davanın geçici olarak askıya alındığı dönemde yapılmıştı.

2020’de başlayan yargı sürecinin devamı kapsamında Netanyahu’nun bu hafta yeniden mahkeme karşısına çıkması bekleniyor. Netanyahu, görevde iken hakkında ceza davası açılan ilk İsrail başbakanı olarak kayıtlara geçmiş durumda.


Axios: İran, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve savaşın sona ermesi için ABD'ye yeni bir teklif sundu

İran'ın Keşm adası açıklarında, Hürmüz Boğazı'nda bir sürat teknesi kargo gemisinin yakınından geçiyor (AP)
İran'ın Keşm adası açıklarında, Hürmüz Boğazı'nda bir sürat teknesi kargo gemisinin yakınından geçiyor (AP)
TT

Axios: İran, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve savaşın sona ermesi için ABD'ye yeni bir teklif sundu

İran'ın Keşm adası açıklarında, Hürmüz Boğazı'nda bir sürat teknesi kargo gemisinin yakınından geçiyor (AP)
İran'ın Keşm adası açıklarında, Hürmüz Boğazı'nda bir sürat teknesi kargo gemisinin yakınından geçiyor (AP)

Axios haber sitesi, bir ABD yetkilisi ve iki bilgili kaynağa atıfta bulunarak, İran'ın Pakistanlı aracılar vasıtasıyla ABD'ye Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak ve savaşı sona erdirmek için yeni bir teklif sunduğunu bildirdi.

Şarku’l Avsat’ın Axios'tan aktardığına göre öneri nükleer müzakerelerin daha sonraki bir aşamaya ertelenmesini içeriyor.


ABD güvenlik birimleri silahlı saldırganın Trump ve yönetimini hedef aldığını değerlendiriliyor… Görüşmelerin iptali sonrası İran’la anlaşma umutları zayıfladı

ABD güvenlik birimleri silahlı saldırganın Trump ve yönetimini hedef aldığını değerlendiriliyor… Görüşmelerin iptali sonrası İran’la anlaşma umutları zayıfladı
TT

ABD güvenlik birimleri silahlı saldırganın Trump ve yönetimini hedef aldığını değerlendiriliyor… Görüşmelerin iptali sonrası İran’la anlaşma umutları zayıfladı

ABD güvenlik birimleri silahlı saldırganın Trump ve yönetimini hedef aldığını değerlendiriliyor… Görüşmelerin iptali sonrası İran’la anlaşma umutları zayıfladı

ABD’de Adalet Bakan Vekili Todd Blanche, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, güvenlik birimlerinin Beyaz Saray Muhabirleri Derneği yemeğinin düzenlendiği otelde ateş açan saldırganın ABD Başkanı Donald Trump ile yönetimden bazı üst düzey yetkilileri hedef almayı planladığını belirtti. Olayın İran’la bağlantılı olup olmadığı ise henüz netlik kazanmadı.

Öte yandan, ABD-İsrail’in İran’a yönelik savaşı bağlamında diplomatik bir ilerleme sağlanmasına yönelik umutlar da zayıfladı. Tarafların müzakere koşullarını yumuşatma konusunda istekli görünmemesi nedeniyle, görüşmelerin yeniden canlandırılmasına yönelik çabaların tıkandığı ifade ediliyor. Pakistan hükümetinden kaynaklara göre, ABD güçleri başkent İslamabad’dan bazı güvenlik ekipmanlarını geri çekti. Bu durum, ABD heyetinin yakın zamanda yeniden görüşmeler için bölgeye dönmesinin düşük bir ihtimal olduğuna işaret ediyor.

Beyaz Saray Muhabirleri Derneği yemeğinde silahlı saldırı düzenlemekle suçlanan kişinin, olaydan dakikalar önce ailesine gönderdiği mesajlarda kendisini “Dostane Federal Suikastçı” olarak tanımladığı ve Trump yönetimi politikalarına sert şekilde karşı çıktığı ortaya çıktı. Güvenlik yetkililerine göre bu yazışmalar saldırının siyasi motivasyonlu olduğuna dair güçlü işaretler içeriyor.

Washington Hilton’da silah seslerinin duyulmasından kısa süre önce gönderilen mesajlarda, ABD Başkanı Donald Trump’a doğrudan isim vermeden sık sık atıfta bulunulduğu ve yönetimin çeşitli uygulamalarına yönelik şikâyetlerin dile getirildiği belirtildi. Yetkili, bu şikâyetler arasında ABD’nin Doğu Pasifik’te uyuşturucu kaçakçılığı yapan teknelere yönelik operasyonlarının da yer aldığını ifade etti.

Soruşturmacılar, söz konusu yazışmaların yanı sıra şüphelinin sosyal medya paylaşımları ve aile üyeleriyle yapılan görüşmeleri, zanlının zihniyeti ve olası motivasyonlarına dair en somut kanıtlar arasında değerlendiriyor.

Yetkililer ayrıca, şüpheliyle bağlantılı çok sayıda Trump karşıtı sosyal medya paylaşımına ulaşıldığını açıkladı. Şüpheli, 31 yaşındaki Kaliforniya sakini Cole Tomas Allen olarak tanımlanırken, etkinlikteki güvenlik noktasını aşmaya çalışırken birden fazla silahla yakalandığı bildirildi.

Yetkilinin verdiği bilgiye göre Allen’ın kardeşi, söz konusu yazıları aldıktan sonra Connecticut eyaletinin New London kentinde polise başvurdu. Polis sözcüsü, bu bilginin ardından federal kolluk kuvvetleriyle temasa geçildiğini söyledi.

Federal ajanların Maryland’de yaşayan kız kardeşiyle de görüştüğü ve kardeşin, Allen’ın Kaliforniya’daki bir silah mağazasından yasal olarak birkaç silah satın aldığını, bunları ailelerinin Torrance’taki evinde onların bilgisi dışında sakladığını anlattığı aktarıldı. Kız kardeşi ayrıca Allen’ın zaman zaman radikal söylemlerde bulunduğunu belirtti.

Yetkililer, Allen’ın Ekim 2023’te .38 kalibrelik yarı otomatik tabanca, iki yıl sonra ise 12 kalibrelik bir pompalı tüfek satın aldığını ifade etti.

Soruşturma kapsamında, Allen’ın hedeflerinin ne kadar spesifik olduğu henüz netlik kazanmadı. Yetkililer, şüphelinin öfkesinin doğrudan Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance’e mi yöneldiğini yoksa daha geniş kapsamlı bir yönetim karşıtlığını mı yansıttığını araştırıyor.