Bennett hükümetindeki taraflar Filistinlilerin birleşmesini engellemek için muhalefeti destekliyor

Raz: Yahudilerin ırk üstünlüğü teorisini pekiştirmek için gelen ırkçı bir yasa

Geçtiğimiz haziran ayında Filistinlilerin aile olarak bir araya gelmesini yasaklayan bir yasanın tartışılmasını protesto etmek için Knesset önünde toplanan Arap göstericiler (AFP)
Geçtiğimiz haziran ayında Filistinlilerin aile olarak bir araya gelmesini yasaklayan bir yasanın tartışılmasını protesto etmek için Knesset önünde toplanan Arap göstericiler (AFP)
TT

Bennett hükümetindeki taraflar Filistinlilerin birleşmesini engellemek için muhalefeti destekliyor

Geçtiğimiz haziran ayında Filistinlilerin aile olarak bir araya gelmesini yasaklayan bir yasanın tartışılmasını protesto etmek için Knesset önünde toplanan Arap göstericiler (AFP)
Geçtiğimiz haziran ayında Filistinlilerin aile olarak bir araya gelmesini yasaklayan bir yasanın tartışılmasını protesto etmek için Knesset önünde toplanan Arap göstericiler (AFP)

İsrail Dışişleri Bakanı Yair Lapid'e yakın çevreler dün Yair Lapid’in Aile Birleşimi Yasası’yla ilgili önceki tutumundan vazgeçtiğini, İsrail Başbakanı Naftali Bennett, İçişleri Bakanı Ayelet Şaked ve Adalet Bakanı Gideon Saar'ın baskısına yenik düştüğünü ve Filistinli ailelerin toplanmasını engelleyen yasanın, Dini Siyonizm Partisi gibi aşırı sağcı muhalefet bloğunun önerdiği biçimde meclisten geçmesini kabul ettiğini teyit ettiler.
Bu çevreler geçtiğimiz hafta Dini Siyonizm Partisi’nden Knesset üyesi Simcha Rotman'ın tasarısını oy çokluğuyla onaylayan İsrail Hükümeti Bakanlar Kurulu Yasama Komisyonu’nun, suikast sonucu öldürülen Meir Kahane’nin öğrencilerinden Knesset üyelerini de içeren Dini Siyonizm Partisi ile ailelerin birleşmesini engelleme hususunda işbirliği yapma konusunda ciddi göründüğünü söylediler. Lapid, Bakanlar Kurulu’nun kararına itiraz etmiş ve Dini Siyonizm Partisi’nden gelen bir yasa metnini kabul etmeyeceğini öne sürerek hükümete temyiz başvurusunda bulunmuş olsa da, bu tutumundan vazgeçerek yasayı ilerletmeyi kabul etti.
Dini Siyonizm Partisi’nin önerdiği yasa metninin, Knesset'in 2003 yılında onayladığı ‘geçici’ hükümet yasasından daha sert olduğu biliniyor. 2003 yılından beri her yıl yenilenen yasa geçtiğimiz haziran ayında sağcı yerleşimci partilerin hükümeti zor durumda bırakmak için yasayı uzatmaya karşı çıkmalarıyla durdurulmuştu. Şaked hükümet koalisyonunu yasayı geçirmesi için ikna etmeye çalıştı, ancak sol görüşlü Meretz partisinin ve Birleşik Arap Listesi’nin (İslami Hareket) karşı çıkması yasanın geçmesini engelledi. Bu nedenle Şaked, sağ muhalefete yöneldi.
Bu durum Meretz'e ve Birleşik Arap Listesi’ne yönelik güçlü bir protestoya neden oluyor. Milletvekili Mansur Abbas'ın başkanlığındaki Birleşik Arap Listesi’nin milletvekillerinin yasanın geçmesi halinde koalisyonu dağıtmakla tehdit ediyor. Meretz'den milletvekili Mossi Raz, her bir vakayı ayrı ayrı inceleyerek aile birliğini sağlayacak ve yalnızca gerçek bir güvenlik tehdidi oluşturanların aile olarak birleşmesini önleyecek alternatif bir yasa tasarısı sundu.
Raz, milletvekili Rotman'ın sunduğu tasarının "ırkçı bir yasa" olduğunu söyledi. Şaked’in, amacının İsrail'in güvenliğini korumak olduğuna ilişkin sözlerini çürüterek “İsrail hükümetleri her gün 150 binden fazla Filistinli işçinin çalışmak üzere İsrail'e girmesine izin veriyor. Burada aileleri olan ve bugün onlardan mahrum bırakılan Filistinliler güvenlik için bir tehdit kaynağı olarak görülürken, bu işçiler nasıl oluyor da güvenliği tehdit etmiyor?” dedi.
Raz sözlerini şöyle sonlandırdı:
“Aslında bu yasa sadece Yahudilerin ırk üstünlüğü teorisini pekiştirmek için geldi. Bu yasa demokrasimizin sadece Yahudiler için olduğunu gösteriyor. Yasa Arap vatandaşlarının sevme ve istediği kişiyle evlenme hakkı gibi temel insan haklarını çiğniyor.”



Washington'ın yardımları askıya almasının ardından Somali ile ABD arasındaki ilişkiler en düşük seviyesine geriledi

Washington'daki ABD Dışişleri Bakanlığı binası (Reuters)
Washington'daki ABD Dışişleri Bakanlığı binası (Reuters)
TT

Washington'ın yardımları askıya almasının ardından Somali ile ABD arasındaki ilişkiler en düşük seviyesine geriledi

Washington'daki ABD Dışişleri Bakanlığı binası (Reuters)
Washington'daki ABD Dışişleri Bakanlığı binası (Reuters)

Somali ile ABD arasındaki ilişkiler, Washington’ın Mogadişu’daki hükümetin yararlandığı ek yardımları durdurmayı planladığını açıklamasının ardından en düşük seviyesine geriledi. Bu gelişme, tonlarca gıda yardımının akıbetine ilişkin yaşanan anlaşmazlık ortamında meydana geldi.

ABD Dışişleri Bakanlığı’nın dış yardımlardan sorumlu müsteşarı, çarşamba günü X platformunda yaptığı paylaşımda, Somalili hükümet yetkililerinin Washington tarafından finanse edilen Dünya Gıda Programı’na (WFP) ait bir depoyu tahrip ettiğini ve savunmasız Somalililer için bağışçılar tarafından sağlanan gıda yardımlarına yasa dışı şekilde el koyduğunu belirtti.

Yetkili, bu nedenle Washington’ın Somali’ye yönelik yardımlarını askıya alacağını ifade etti. Yardımların parasal değerine ilişkin ise henüz net bir bilgi verilmedi.

Somali Dışişleri Bakanlığı ise dün, ABD tarafından sağlanan yardımların çalındığı yönündeki iddiaları yalanladı ve söz konusu yardımların halen WFP’nin kontrolünde olduğunu açıkladı.

Bakanlık, ana yardım deposunun bulunduğu Mogadişu Limanı bölgesinde, ‘mavi depo’ olarak bilinen tesiste genişletme ve rehabilitasyon çalışmalarının sürdüğünü bildirdi. Açıklamada, bu çalışmaların insani yardımların muhafazası, yönetimi veya dağıtımını etkilemediği vurgulandı.

yjuı
Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, Mogadişu'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda bulunan ofisinde Reuters'e verdiği röportajda (Reuters – Arşiv)

WFP adına konuşan bir sözcü, liman yetkililerinin mavi depoyu yıktığını, WFP’nin ise bu sorunun çözümü ve yardımların güvenli şekilde depolanmasının sağlanması için yetkililerle iş birliği yaptığını söyledi.

Reuters’ın incelediği ve Mogadişu Limanı İdaresi tarafından düzenlenen bir teslimat belgesinde, çarşamba günü itibarıyla, daha önce mavi depodan başka bir depoya taşınan gıda maddelerinin WFP tarafından teslim alındığı belirtildi. Belgenin Somali’deki bir WFP yetkilisi tarafından imzalandığı görülürken, el yazısıyla eklenen bir notta, laboratuvar incelemesinin gıdaların insan tüketimine uygun olduğunu teyit etmesinin ardından nihai teslim almanın onaylanacağı ifade edildi.

ABD Dışişleri Bakanlığı da çarşamba günü yaptığı açıklamada, yardımların yeniden başlatılmasının, Somali hükümetinin sorumluluk üstlenmesi ve durumu düzeltmeye yönelik adımlar atması şartına bağlı olacağını bildirdi.


Çin ve İran savaş gemileri askeri tatbikat için Güney Afrika'da

(Soldan sağa) Simons Town limanında Çin destroyeri Tangshan (gövde numarası 122), İran donanma gemisi Iris Makran 441 ve Çin ikmal gemisi Taihu (gövde numarası 889) (AFP)
(Soldan sağa) Simons Town limanında Çin destroyeri Tangshan (gövde numarası 122), İran donanma gemisi Iris Makran 441 ve Çin ikmal gemisi Taihu (gövde numarası 889) (AFP)
TT

Çin ve İran savaş gemileri askeri tatbikat için Güney Afrika'da

(Soldan sağa) Simons Town limanında Çin destroyeri Tangshan (gövde numarası 122), İran donanma gemisi Iris Makran 441 ve Çin ikmal gemisi Taihu (gövde numarası 889) (AFP)
(Soldan sağa) Simons Town limanında Çin destroyeri Tangshan (gövde numarası 122), İran donanma gemisi Iris Makran 441 ve Çin ikmal gemisi Taihu (gövde numarası 889) (AFP)

Çin ve İran’a ait savaş gemileri, Güney Afrika’da düzenlenecek ve Rusya’nın da katılımının hedeflendiği deniz tatbikatları öncesinde, dün ülkenin güneyindeki ana deniz üssü açıklarına demirledi.

Güney Afrika’nın 9-16 Ocak tarihleri arasında ev sahipliği yapacağı Will for Peace (Barış için İrade) tatbikatının, katılımcı ülkelerin birçoğuyla görüş ayrılıkları yaşayan ABD ile gerilimi artırabileceği belirtiliyor.

AFP muhabirleri, çarşamba günü Cape Town’daki False Bay Limanı’nda iki Çin savaş gemisini görüntülerken, dün bu gemilere bir İran savaş gemisi de katıldı. Güney Afrikalı deniz yetkilileri, Çin’in öncülük ettiği tatbikatlara Rusya’ya ait savaş gemilerinin de katılmasının beklendiğini açıkladı.

Güney Afrika Ulusal Savunma Kuvvetleri aralık ayında yaptığı açıklamada, tatbikatların ‘deniz taşımacılığının güvenliği ve denizle bağlantılı ekonomik faaliyetlere’ odaklandığını duyurmuştu. Açıklamada, tatbikatların amacının ‘barışçıl deniz güvenliği girişimlerine destek konusunda iş birliğini derinleştirmek’ olduğu ifade edilmiş, faaliyetlere Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika’dan oluşan BRICS ülkelerinin deniz kuvvetlerinin yanı sıra, gruba daha sonra katılan Mısır, Etiyopya, İran, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve son olarak Endonezya’nın da dahil olacağı belirtilmişti.

Ortak tatbikatların Kasım 2025’te yapılması planlanıyordu ancak Johannesburg’da düzenlenen G20 Zirvesi ile tarihlerin çakışması nedeniyle ertelenmişti. ABD Başkanı Donald Trump, BRICS ülkelerini ‘ABD karşıtı’ politikalar izlemekle suçlamıştı. Güney Afrika ise Rusya ile yakın ilişkileri ve Gazze savaşı nedeniyle İsrail aleyhine Uluslararası Adalet Divanı’nda (UAD) soykırım davası açması başta olmak üzere çeşitli politikaları nedeniyle ABD’nin eleştirilerine maruz kalmıştı.

Güney Afrika ordusu ayrıca, 2023 yılında Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin birinci yıl dönümüne denk gelen dönemde Rusya ve Çin ile deniz tatbikatları düzenlemesi nedeniyle de eleştirilmişti. Üç ülke ilk ortak deniz tatbikatını 2019 yılında gerçekleştirmişti.


İran devlet televizyonu protestolarla ilgili suskunluğunu bozdu

İran'ın ağır ekonomik krizle boğuştuğu bir dönemde Tahran'da bir sokaktaki İranlılar (EPA)
İran'ın ağır ekonomik krizle boğuştuğu bir dönemde Tahran'da bir sokaktaki İranlılar (EPA)
TT

İran devlet televizyonu protestolarla ilgili suskunluğunu bozdu

İran'ın ağır ekonomik krizle boğuştuğu bir dönemde Tahran'da bir sokaktaki İranlılar (EPA)
İran'ın ağır ekonomik krizle boğuştuğu bir dönemde Tahran'da bir sokaktaki İranlılar (EPA)

İran devlet televizyonu, bugün ülke genelinde gece boyunca süren protestolarla ilgili sessizliğini bozdu. Can kayıpları olduğunu ve ABD ile İsrail ile bağlantılı "terörist ajanların" yangın çıkardığını ve şiddeti kışkırttığını iddia etti.

Devlet televizyonunda sabah 8 haber bülteninde yayınlanan kısa haber, gösterilerle ilgili ilk resmi haberdi. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre haberde, protestoların şiddet olaylarıyla gölgelendiği ve bu olayların can kaybına yol açtığı belirtildi, ancak ayrıntılar verilmedi.

Ayrıca protestolar sırasında "özel araçların, motosikletlerin ve metro, itfaiye araçları ve otobüsler gibi kamuya açık yerlerin ateşe verildiği"  belirtildi.