Irak Meclis Başkanı Halbusi’nin konutuna yapılan füze saldırısına kınama ve tepki mesajları yağdı

Meclis Başkanı Muhammed el-Halbusi, kendisini hedef alan saldırılara verdiği yanıtta “terör ve devlet dışı güçlerin yenildiği bir devlet inşa etmek” kararlılığını vurguladı.

Muhammed el-Halbusi (INA)
Muhammed el-Halbusi (INA)
TT

Irak Meclis Başkanı Halbusi’nin konutuna yapılan füze saldırısına kınama ve tepki mesajları yağdı

Muhammed el-Halbusi (INA)
Muhammed el-Halbusi (INA)

Irak’ın başkenti Bağdat’ın 50 kilometre batısında yer alan Felluce şehrine bağlı Garma ilçesi önceki gün Meclis Başkanı Muhammed el-Halbusi’nin konutunu hedef alan füze saldırısına çeşitli siyasi çevrelerden yoğun tepki ve kınama mesajları geldi. Halbusi, saldırıya verdiği yanıtta, “Adaletin hakim olduğu, terör ve devlet dışı güçlerin yenildiği bir devlet inşa etmek için çalışmaya devam etme” sözü verdi.
Güvenlik Medya Ağından dün yapılan açıklamada, Garma beldesine atılan 3 füzeye ek olarak fırlatılmaya hazır 5 füzenin ele geçirildiği bildirildi. Açıklamada, “Korkak bir terör eylemi, Irak Meclis Başkanı Muhammed el-Halbusi’nin doğum yeri El-Kerme ilçesini hedef aldı. Dicle Nehri tarafından fırlatılan 3 katyuşa füzesi ilçe merkezine düştü. İlk füze belediye garajına düştü. İkinci füze 20 numaralı sokağa bir vatandaşın evinin önüne düştü. Üçüncü füze Reşad bölgesine düştü ve yoldan geçen 2 sivil hafif yaralandı” denildi. Halbusi, iki yaralıdan biri olan bir çocuğun tedavi masraflarını üstlendiğini bildirdiği özür mesajı paylaştı. Halbusi Twitter hesabında yaptığı paylaşımda, “Evladım senden özür diliyorum ve sana söz veriyorum; barış ve huzur içinde büyümeniz için adaletin hakim olduğu, zulmün ortadan kalktığı, terör ve devlet dışı aktörlerin yenildiği bir devlet kurma ümidini gerçekleştirme davamızı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.
Garma Kaymakamı Ahmed Mahlaf, Halbusi’nin konutunu hedef alan saldırıyla ilgili aktardığı detaylarda, “Mermiler yerli füzelerdi. 3 mermiydi. Biri nehrin yakınına, diğer ikisi er-Reşad bölgesi ve 20 numaralı caddeye düştü” dedi. Mahlaf, olayda biri çocuk iki kişinin hafif yaralandığını belirtti.
Bu saldırının ardından yayınlanan kınama ve öfke mesajlarına rağmen Güvenlik Medya Ağı dün yaptığı açıklamada aynı bölgeye fırlatılmak üzere hazır 5 füze daha ele geçirildiğini bildirdi. Bu durum, ilk saldırıyı düzenleyen tarafların saldırıyı tekrarlama kararlılığına işaret ediyor.
Irak Cumhurbaşkanı Berhem Salih, Meclis Başkanı’nın Garma ilçesindeki konutunun hedef alınmasını ‘terör eylemi’ diye niteledi. Salih, Twitter hesabından paylaştığı mesajda, “Meclis Başkanı’nın Anbar’daki konutunu hedef alan ve iki sivilin yaralanmasıyla sonuçlanan saldırı kınanması gereken bir terör eylemidir. Kamu düzenin korunmalıdır” ifadesini kullandı.
Halbusi’nin liderliğindeki Takaddum (İlerleyiş) Partisi ile rekabet eden partiler de dahil olmak üzere Irak’ın batısındaki şehirlerde etkili tüm partiler bu saldırıya karşı birleşerek, resmi makamlardan bu tür eylemlere karşı kararlı tedbirler alma çağrısı yaptı. Şii Koordinasyon Grubu çatısı altındaki parti ve gruplar, amacı Iraklı bileşenler arasında fitne çıkarmak olan bu saldırının arkasında DEAŞ ve İsrail’in olduğunu savundular. Koordinasyon Grubu Milletvekili Muhammed Hasan Radi, “Koordinasyon Grubu silah ve şiddet ilkesine inanmıyor. Anlaşmazlıkların çözümünde grubun izlediği yol kanundur” dedi. Radi, bu tutumlarına örnek olarak Irak Federal Mahkemesi’nin seçim sonuçlarıyla ilgili kararını açıklamasının ardından Koordinasyon Grubu’nun kendisine destek veren göstericileri geri çekmesini gösterdi. Radi, “Patlamalar ve tehditler Koordinasyon Grubu’nun benimsediği şeyler değil. Bulanık suda balık avlamak ve Irak toplumunda fitne çıkarmak isteyenler var” ifadesini kullandı.
Irak’ta önde gelen Şii liderler geçtiğimiz günlerde bazı Sünni Arap ve Kürt isimlere Şii cepheyi dağıtma suçlamaları yöneltmişti. Bu suçlamalar, Halbusi liderliğindeki Takaddum Partisi, Hamis el-Hancer liderliğindeki Azim Koalisyonu, Mesud Barzani liderliğindeki Kürdistan Demokrat Partisi ve Mukteda es-Sadr arasında ‘ulusal çoğunluk hükümet kurmak’ amacıyla oluşan ittifaktan sonra geldi. Halbusi ve Barzani’yi Şii birliği parçalamakla suçlayan isimlerin başında Haşdi Şabi Heyeti Başkanı Falih el-Feyyad geliyor. Feyyad’dan önce de Hizbullah Tugayları Sorumlusu Ebu Ali Askeri Sünni ve Kürt partileri “Şii cephe içinde ayrılık çıkarma çabaları” nedeniyle uyarmıştı. Mukteda es-Sadr ise bu tehditleri reddetmiş ve ortaklarını korumaya hazır olduğunu ifade etmişti.



Trump, Sisi'ye gönderdiği mesajda: Mısır ve Etiyopya arasındaki arabuluculuk görüşmelerine yeniden başlamaya hazırız dedi

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump, Sisi'ye gönderdiği mesajda: Mısır ve Etiyopya arasındaki arabuluculuk görüşmelerine yeniden başlamaya hazırız dedi

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Mısırlı mevkidaşı Abdülfettah el-Sisi'ye gönderdiği mektupta, ABD'nin Nil Nehri sularının paylaşımı sorununu çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında arabuluculuğa yeniden başlamaya hazır olduğunu belirtti.

Truth Social'da yayınlanan bir mektupta şunları yazdı: "Nil sularının paylaşımı sorununu sorumlu ve kesin bir şekilde çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında Amerikan arabuluculuğuna yeniden başlamaya hazırım." Şöyle devam etti: "Mısır, Sudan ve Etiyopya'nın su ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlayacak bir çözüme ulaşmanıza yardımcı olmak istiyorum."

Nil Havzası ülkelerinin tamamı için kalıcı bir anlaşmaya müzakereler ve ABD'nin taraflar arasındaki koordinasyonu yoluyla ulaşılabileceğine inanıyor, "Büyük Etiyopya Rönesans Barajı etrafındaki gerilimlerin çözülmesi en önemli önceliklerim arasında yer alıyor" diye vurguladı.

Başarılı bir yaklaşım sayesinde, Mısır ve Sudan'daki kuraklık dönemlerinde su tahliyesinin garanti altına alınabileceğini belirtti. Etiyopya ayrıca önemli miktarda elektrik üretebilir ve bunun bir kısmını Mısır veya Sudan'a sağlayabilir veya satabilir.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre “Hiçbir ülke Nil sularını tek taraflı olarak kontrol etmemelidir” ifadesini kullandı.

Sisi'yi ve 7 Ekim 2023'ten bu yana Mısır ve bölgedeki güvenlik ve insani sorunların yönetimindeki rolünü övdü.


"Gazze Yönetim Komitesi"... "temkinli" bir başlangıç

Bir Filistinli, dün Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta bir eve düzenlenen İsrail saldırısının yol açtığı yıkımı gösteriyor (AP)
Bir Filistinli, dün Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta bir eve düzenlenen İsrail saldırısının yol açtığı yıkımı gösteriyor (AP)
TT

"Gazze Yönetim Komitesi"... "temkinli" bir başlangıç

Bir Filistinli, dün Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta bir eve düzenlenen İsrail saldırısının yol açtığı yıkımı gösteriyor (AP)
Bir Filistinli, dün Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta bir eve düzenlenen İsrail saldırısının yol açtığı yıkımı gösteriyor (AP)

Kahire dün, Filistinlilerin mutabakatı ve Amerika'nın desteği ile İsrail'in önceki çekincelerine rağmen resmi bir itiraz olmaksızın, ancak sahada engeller çıkarılma niyetinin açıkça ortada olduğu bir ortamda, Gazze Şeridi'nin idaresinden sorumlu “Teknokrat Komite”nin ilk toplantısına tanık oldu.

Filistin Ulusal Gazze Şeridi Yönetim Komitesi Başkanı Ali Şaas ilk basın toplantısında, komitenin mali destek aldığını ve iki yıllık görev süresi için bir bütçe belirlendiğini söyledi. Şaas, Gazze'nin yeniden inşası ve yardım için Dünya Bankası'nda bir fon kurulmasını istedi.

Şaas, yardım planının 2025 yılının Mart ayında Arap Birliği tarafından onaylanan Mısır planına dayandığını açıkladı. (Bu planın uygulanması beş yıl sürecek ve maliyeti yaklaşık 53 milyar dolar olacak.) Avrupa tarafından memnuniyetle karşılanan planla ilgili olarak Şaas, “Gazze Şeridi Yönetim Komitesi'nin attığı ilk adım, Şerid'e 200n bin prefabrik konut birimi sağlamak” olduğunu vurguladı.

Hamas, Şeridi teknokrat yönetime devretmeye hazır olduğunu açıkladı. Hamas açıklamasında, Gazze'de devam eden “katliamların” Tel Aviv'in “ateşkes anlaşmasını sabote etme ve Şerid'deki durumu istikrara kavuşturma çabalarını bozma politikasını” sürdürdüğünü doğruladığını belirtti.


Suriye Arap Ordusu, SGD mensuplarına "örgütten ayrılın" çağrısı yaptı; SDG'den yanıt geldi: Siyasi ve askeri iflas

Fotoğraf: Independent Türkçe
Fotoğraf: Independent Türkçe
TT

Suriye Arap Ordusu, SGD mensuplarına "örgütten ayrılın" çağrısı yaptı; SDG'den yanıt geldi: Siyasi ve askeri iflas

Fotoğraf: Independent Türkçe
Fotoğraf: Independent Türkçe

Suriye Arap Ordusu’nun SDG mensuplarına yönelik “örgütten ayrılın” çağrısına, Suriye Demokratik Güçleri’nden sert bir açıklama geldi. SDG, çağrıyı “siyasi ve askeri iflasın göstergesi” olarak nitelendirerek, birlik ve vatanseverlik vurgusu yaptı.

Suriye Arap Ordusu Harekat Komutanlığı, resmi haber ajansı SANA aracılığıyla Suriye Demokratik Güçleri (SDG) bünyesindeki mensuplara yönelik bir çağrı yayımladı. Açıklamada, SDG saflarında yer alan Suriyelilere, etnik ya da mezhepsel ayrım gözetilmeksizin örgütten ayrılmaları ve en yakın Suriye Arap Ordusu noktasına yönelmeleri istendi.

Komutanlık, SDG’den ayrılanların “ülkeleri tarafından her zaman ve her yerde kabul edileceğini” vurgulayarak, sorunun halkla değil, PKK ile bağlantılı milis yapılar ve “devrik rejimin kalıntıları” ile sınırlı olduğunu savundu. Açıklamada bu unsurların sivilleri hedef aldığı ve Suriye toplumunu parçalamayı amaçladığı öne sürüldü.

Suriye Arap Ordusu Harekat Komutanlığı açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

“Kürt ya da Arap ayrımı gözetmeksizin, SDG bünyesinde yer alan tüm Suriyelilere sesleniyoruz: Gecikmeden bu örgütten ayrılın ve devletinize, halkınıza geri dönün. SDG’den ayrılan herkes, ülkesi tarafından her zaman ve her yerde kabul edilecektir. Sorunumuz halkımızla değil; PKK terör örgütüne bağlı milislerle ve Suriye toplumunu yok etmeyi hedefleyen unsurlarladır.”

SDG'den sert yanıt

Bu çağrıya, aynı gün içinde Suriye Demokratik Güçleri Medya Merkezi’nden yazılı bir açıklamayla yanıt geldi. SDG açıklamasında, Şam’daki Savunma Bakanlığı kaynaklı çağrıların sahadaki gerçeklerle bağdaşmadığı savunularak, bu tür açıklamaların bölgedeki topluluklar arasında ayrılık yaratma girişimi olduğu ifade edildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Suriye Demokratik Güçleri’nin vatanseverliği, tüm ayrılık çağrılarından daha güçlüdür. Şam’daki ‘Savunma Bakanlığı’ tarafından savaşçılarımızı hedef almaya çalışan bu çağrılar, siyasi ve askeri iflas durumunu yansıtan, bölgedeki topluluklar arasında ayrılık tohumları ekme girişiminin başarısız bir örneğidir.

SDG, yapısının çok kimlikli olduğunu vurgulayarak Kürt, Arap, Süryani ve diğer halklardan oluşan savaşçıların terörizme karşı ortak bir mücadele yürüttüğünü belirtti. Açıklamada, bu birlikteliğin yıllara dayanan fedakarlıklarla güçlendiği ifade edildi:

Kürt, Arap, Süryani ve diğer savaşçılarıyla Suriye Demokratik Güçleri, terörizme karşı mücadelede ve sivillerin korunmasında kan bağıyla birleşmiş, birleşik bir ulusal güçtür. Bu savaşçılar ve aileleri bu toprakların evlatlarıdır; bağlılıklarında vatanseverdirler, seçimlerinde nettirler ve yıllarca süren fedakarlıklarıyla birliklerinin her türlü kışkırtmadan daha güçlü olduğunu kanıtlamışlardır.

SDG açıklamasında, safları bölmeye yönelik girişimlerin sonuç vermeyeceği belirtilerek, bu tür çağrıların tam tersine daha güçlü bir kenetlenmeye yol açacağı savunuldu:

Safları bölme ve ayrılık tohumları ekme girişimleri, sahadaki gerçekleri değiştirmeyecektir. Suriye Demokratik Güçleri, Kuzey ve Doğu Suriye halkıyla birlikte terörizme ve onu yeni biçimlerde yeniden canlandırmaya çalışanlara karşı birlik içinde kalacaktır.

Independent Türkçe, SANA, Telegram