Arap Koalisyonu, Husilerin ‘Saada’da gözaltı merkezinin hedef alındığına’ dair iddialarını çürüttü

Arap Koalisyonu Sözcüsü Tuğgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat)
Arap Koalisyonu Sözcüsü Tuğgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat)
TT

Arap Koalisyonu, Husilerin ‘Saada’da gözaltı merkezinin hedef alındığına’ dair iddialarını çürüttü

Arap Koalisyonu Sözcüsü Tuğgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat)
Arap Koalisyonu Sözcüsü Tuğgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat)

Yemen’deki meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu’nun Sözcüsü Tuğgeneral Turki el-Maliki, koalisyonun iddia edildiği gibi bu ayın başlarında Yemen’in Saada şehrinde bir gözaltı merkezini hedef almadığını bildirdi.
Tuğgeneral Maliki, dün akşam yaptığı açıklamada, İran destekli terörist Husi milisleri, halkı manipüle etmek ve uluslararası kurumların sempatisini kazanmak için tesiste gerçekleşen gerçek faaliyetleri gizlemek amacıyla medyada yanıltıcı bilgi yaymakla suçladı.
Sözcü, Arap Koalisyonu Ortak Kuvvetler Komutanlığı tarafından 22 Ocak’ta İran destekli terörist Husi milislerin koalisyonun Saada şehrinde bir gözaltı merkezini hedef aldığı iddiasına ilişkin yaptığı açıklamayı ve Arap Koalisyonu tarafından kurulan inceleme kurulu Ortak Olaylar Değerlendirme Ekibi’nin (JIAT) 27 Ocak’ta yaptığı soruşturma başlatıldığına dair açıklamayı hatırlattı.
Tuğgeneral Maliki, “Ortak Kuvvetler Komutanlığı tarafından Husilerin iddiasıyla ilgili olarak toplanan ayrıntılı bilgiler ve tüm gerçekler, Ortak Olaylar Değerlendirme Ekibi (JIAT), Yemen’deki Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA), Uluslararası Kızılhaç Komitesi’ne (ICRC) sunulacaktır” ifadelerini kullandı.
Arap Koalisyonu Sözcüsü açıklamasına şöyle sürdürdü;
“Ortak Kuvvetler Komutanlığı’nın Saada şehrinde ‘hava saldırısı yapılamaz yerler’ listesinde yer alan 4 tesis terörist Husi milisler tarafından kullanılıyor. En yakın hapishane, hedef alındığı iddia edilen yerden 1,8 km uzaklıkta bulunuyor. Hedeflenen yer, Saada’daki bir özel güvenlik kampı, bu da onu meşru bir askeri hedef haline getiriyor. Husiler burayı askeri faaliyetlerinde, sivilleri ve sivil nesneleri hedef almak için sınır ötesi saldırılar başlatmak için kullanıyor.”
Sözcü, “Yemen’deki OCHA ve ICRC’yi, söz konusu askeri tesisin gerçek faaliyetleri hakkında bilgilendirmek ve Husilerin dezenformasyonunu anlatmak amacıyla Ortak Kuvvetler Komutanlığı’nı ziyarete davet etmek için hazırlıklar yapılıyor” dedi.
Arap Koalisyonu’nun, herhangi bir BM kuruluşu veya uluslararası sivil toplum kuruluşundan vurulduğu iddia edilen yerin ‘hava saldırısı yapılamaz yerler’ listesine dahil edilmesi için herhangi bir talepte bulunulmadığını da bildirdi.
Ortak Kuvvetler Komutanlığı’nın, hedef alma mekanizması ve angajman kurallarında en yüksek uluslararası standartları uyguladığını söyledi.
Tuğgeneral Maliki açıklamasını, “Askeri alanlarda sivilleri canlı kalkan olarak kullanmaları veya Üçüncü Cenevre Sözleşmesi’nin 23. maddesinde belirtilen gözaltı merkezleriyle ilgili uluslararası insancıl hukuk hükümlerine aykırı hareket edilmesi durumunda tüm sorumluluk terörist Husi milislerine aittir” ifadeleri ile noktaladı.



El-Hureyf, Madencilik Konferansı'nın açılışında konuştu: Güvenli maden tedariki olmadan endüstriyel hedefler gerçekleşemez

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, Uluslararası Madencilik Konferansı'nın açılışında konuştu. (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, Uluslararası Madencilik Konferansı'nın açılışında konuştu. (Şarku’l Avsat)
TT

El-Hureyf, Madencilik Konferansı'nın açılışında konuştu: Güvenli maden tedariki olmadan endüstriyel hedefler gerçekleşemez

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, Uluslararası Madencilik Konferansı'nın açılışında konuştu. (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, Uluslararası Madencilik Konferansı'nın açılışında konuştu. (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, ülkelerin ekonomi ve sanayi hedefleri ile enerji planlarını gerçekleştirmesinin, güvenli ve esnek metal tedariklerine bağlı olduğunu vurguladı. El-Hureyf, bu tedariklerin sağlanabilmesi için geniş çaplı yatırımlar ve yüksek maliyetli yenilikçi teknolojilerin benimsenmesinin şart olduğunu belirtti.

Bu açıklama, el-Hureyf’in Kral Selman bin Abdulaziz’in himayesinde Riyad’da düzenlenen beşinci Uluslararası Madencilik Konferansı’ndaki açılış konuşmasında geldi. El-Hureyf, maden kaynaklarının elektrik dönüşümü ve dijitalleşmeyi yönlendiren teknolojilerin özünü oluşturduğunu, aynı zamanda sanayi gelişimi ve hem üretici hem de tüketici ülkelerde geleceğin istihdam alanlarının temelini teşkil ettiğini ifade ederek, bu kaynakların küresel büyümenin başlıca itici güçlerinden biri olduğunu söyledi.

El-Hureyf, son beş yılda yürütülen ortak çalışmaların beklenenden fazla ilerleme sağladığını belirtti ve bu ilerlemenin detaylarının katılımcılara sunulan kitapçıkta yer aldığını kaydetti. Öne çıkan örnekler arasında, maden keşfi finansmanındaki boşluğu gidermek amacıyla Dünya Bankası ile iş birliği ve altyapı finansmanının küresel gündeme güçlü biçimde dahil edilmesi yer aldı.

El-Hureyf ayrıca, şeffaflık ve tedarik zincirinin izlenmesine odaklanan yeni bir diyaloğun başlatıldığını, mevcut durumu yansıtan standartların geliştirildiğini ve yetenek, sürdürülebilirlik ve teknik kapasite alanlarında bir ‘mükemmellik merkezleri ağı’ oluşturulduğunu belirtti. Bu girişimlerin, tedarikçi ve tüketici ülkeler arasındaki zorlu konularda ortak bir zemin sağlama ve hükümetler, sanayi kuruluşları ve çok taraflı örgütleri tek çatı altında buluşturma amacını yansıttığını ifade etti.

El-Hureyf, konferansa katılan çok sayıda bakan ve temsilcinin, ister ilk kez ister düzenli katılımcı olarak bulunmalarını, uluslararası iş birliğinin önemini yansıtan bir işaret olarak değerlendirdi.

El-Hureyf, 2022’de düzenlenen ilk Bakanlar Yuvarlak Masası’nın 32 ülkeyi ağırladığını ve o dönemde Afrika ile Batı ve Orta Asya’yı kapsayan büyük bölgeye odaklandığını hatırlattı. Bugün ise 100’ün üzerinde ülke ve 70 uluslararası kuruluşun üst düzey temsilcilerinin katılım gösterdiğini belirtti.

Katılımcı sayısındaki bu genişlemenin, Latin Amerika gibi diğer bölgelerden gelen taleplerin bir yanıtı olduğunu ve küresel diyaloğun önemini, çözüm geliştirme kapasitesini ortaya koyduğunu vurguladı. El-Hureyf, bugün masada bulunan temsilin rakamların ötesine geçtiğini; G20 ülkeleri, tedarikçi ve tüketici devletleri kapsadığını, bu sayede diyaloğun doğru taraflarla, doğru zamanda ve doğru yerde yürütüldüğünü ifade etti.

El-Hureyf, bu katılımın, metallere dayalı yeni bir küresel kalkınma, refah ve istikrar çağının şekillendirilmesinde ortak sorumluluğu temsil ettiğini belirterek, madenlerin küresel kalkınmanın temel dayanağı olduğunu vurguladı.

Öte yandan el-Hureyf, proje geliştirme süreçlerinin yavaşlığı, küresel politika parçalanması, altyapı boşlukları, finansman kısıtları ve sektöre yönelik güven eksikliği gibi mevcut zorlukları da kabul etti. Ancak bu sorunların tek başına çözülemeyeceğini, ülkeler arası gerçek ve planlı iş birliğinin fark yaratabileceğini ifade etti.

Konuşmasını, ortak zamanı akıllıca kullanma, uzun vadeli bir bakış açısıyla hareket etme ve gezegenin geleceği için somut ve aktif tartışmalarla canlı bir eylem planı oluşturma çağrısıyla tamamlayan el-Hureyf, kolektif çalışmanın dünya için gerekli metal tedariklerinin temelini oluşturduğunu vurguladı.


Suudi Arabistan, Kiev'deki Katar büyükelçiliği binasına bombalı saldırı sonucu verilen zarardan dolayı üzüntü duyduğunu açıkladı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan, Kiev'deki Katar büyükelçiliği binasına bombalı saldırı sonucu verilen zarardan dolayı üzüntü duyduğunu açıkladı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, Ukrayna'nın başkenti Kiev'de meydana gelen bombalı saldırı sonucunda kardeş ülke Katar'ın büyükelçilik binasına verilen zarardan dolayı Krallık'ın derin üzüntüsünü dile getirdi.

Bakanlık’ın yaptığı açıklamada, “Krallık, Viyana Diplomatik İlişkiler Sözleşmesi uyarınca diplomatik misyonların üyelerine ve merkezlerine koruma sağlanması gerektiğini teyit eder ve (Rusya-Ukrayna) krizini barışçıl yollarla çözmeyi amaçlayan diplomatik çabaları desteklediğini yineler” ifadeleri yer aldı.


Güney sorunu, Yemen'deki "Geçiş Konseyi" dönemine son veriyor

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman (SPA)
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman (SPA)
TT

Güney sorunu, Yemen'deki "Geçiş Konseyi" dönemine son veriyor

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman (SPA)
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman (SPA)

Yemen siyasetinde güney illerinde önemli bir dönüm noktası olarak, Güney Geçiş Konseyi liderleri dün yaptıkları açıklamada, konseyin tüm organlarının, ana ve yan organlarının, yurt içi ve yurt dışındaki ofislerinin feshedildiğini duyurarak, kaçak konsey başkanı Aydarus el-Zubeydi'nin önderlik ettiği tek taraflı askeri gerilimi reddettiklerini ifade ettiler.

Açıklamada, Hadramut ve el-Mehra'da yaşananlar, güneydeki birliği ve Yemen'de meşru hükümeti destekleyen koalisyonla ilişkileri zedeleyen “talihsiz olaylar” olarak nitelendirilirken, Suudi Arabistan'ın himayesinde Riyad'da düzenlenen kapsamlı güney konferansına tam katılım taahhütleri teyit edildi.

Konseyin iki başkan yardımcısı ve genel sekreterinin katıldığı liderlik toplantısında yayınlanan açıklamada, kararın olayların kapsamlı bir değerlendirmesinin ardından ve durumu yatıştırma çabalarının reddedilmesi ile bunun güney ve bölgesel düzeyde yarattığı tehlikeli yansımaların değerlendirilmesi sonucunda alındığı ifade edildi.

Suudi Arabistan'ın ilk resmi yorumunda, Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Konsey'in kendisini feshetme yönündeki tarihi kararına övgüde bulunarak, bu adımı “cesur bir karar” olarak nitelendirdi. Savunma Bakanı, “güney sorunu artık Krallık'ın himayesinde ve uluslararası toplumun Riyad Konferansı aracılığıyla desteklediği gerçek bir yol izliyor. Bu yol aracılığıyla güney halkını bir araya getirerek, onların iradesine ve özlemlerine uygun adil çözümler için kapsamlı bir vizyon bulmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.