Beşli komite, Suudi Arabistan ve BAE’ye yönelik Husi terör saldırılarını kınadı

Güney Dahran sanayi bölgesinde bir balistik füze önleme aracının düşen parçalarının izleri (arşiv- SPA)
Güney Dahran sanayi bölgesinde bir balistik füze önleme aracının düşen parçalarının izleri (arşiv- SPA)
TT

Beşli komite, Suudi Arabistan ve BAE’ye yönelik Husi terör saldırılarını kınadı

Güney Dahran sanayi bölgesinde bir balistik füze önleme aracının düşen parçalarının izleri (arşiv- SPA)
Güney Dahran sanayi bölgesinde bir balistik füze önleme aracının düşen parçalarının izleri (arşiv- SPA)

Suudi Arabistan, Umman Sultanlığı, Birleşik Arap Emirlikleri, İngiltere ve ABD hükümetlerinin beşli komite temsilciler, Sana’a’daki ABD Büyükelçiliği’nin çalışanlarına yönelik saldırı da dahil olmak üzere, Husilerin Yemen’deki sivillere yönelik tekrarlanan saldırılarını şiddetle kınadı. Komite, Suudi Arabistan Krallığı’na ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne yönelik devam eden aşağılık terör saldırılarını da kınadı.
Yemen’deki durumu görüşmek üzere Çarşamba günü düzenlenen ve Birleşmiş Milletler Özel Temsilcisi Hans Grundberg’in katılımıyla gerçekleştirilen, Suudi Arabistan, Umman Sultanlığı, Birleşik Arap Emirlikleri, İngiltere ve ABD hükümetlerinin beşli komite temsilciler toplantısının ardından yapılan ortak açıklamada ifadelere re yer verildi: “Bu saldırılar barış çabalarını sekteye uğratmakta ve acıları daha da artırmaktadır. Beşli Komite’ye göre terörizm, her biçimi ve tezahürüyle, uluslararası barış ve güvenliğe yönelik en ciddi tehditlerden biridir. Ayrıca bu terör eylemlerinin faillerinden hesap sorulup onların adalete teslim edilmesi gerekmektedir.”

Musaffah bölgesindeki Abu Dabi Ulusal Petrol Şirketi yakıt deposu üzerinde yükselen dumanı gösteren bir uydu görüntüsü (AP)
Beşli Komite, Krallık ve BAE’ye ve onların meşru güvenlik endişelerine tam desteğini dile getirerek, Husiler tarafından başlatılan saldırıların derhal durdurulması çağrısında bulundu.
Açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “Beşli Komite, Suudi Arabistan ve BAE’nin uluslararası hukuka uygun olarak topraklarını terörist saldırılara karşı savunmak adına meşru bir hakka sahip olduğunun farkında. Bu savunmaya sivillere zarar vermemek için mümkün olan tüm önlemlerin alınması da dahil. Komite ayrıca BAE bayrağı taşıyan Rawabi gemisinin Yemen kıyılarında alıkonulmasını kınıyor. Ayrıca Husilerin Aden Körfezi ve Kızıldeniz’deki kargo gemilerinin güvenliği için büyük bir tehdit oluşturduğunu vurguluyor.”
Açıklamada, beş yılda bir yapılan komitenin, İran’ın Husilere gelişmiş füzeler ve silahlar sağlayarak gerçekleştirdiği yasa dışı eylemi ele aldığı belirtilirken, bu konunun 2216 ve 2231 sayılı Güvenlik Konseyi kararlarının ihlali olduğuna işaret edildi.
Komite, çatışmaya acil ve kapsamlı bir siyasi çözüm bulunmasının önemini yineledi ve Birleşmiş Milletler Özel Elçisinin bu amaca ulaşma çabalarına verdiği desteğe tekrar vurgu yaptı. Ayrıca komite, siyasi müzakerelerin yenilenmesi de dahil olmak üzere, çatışmanın Yemenli taraflarının liderlerini Birleşmiş Milletler Özel Elçisi ile yapıcı bir şekilde ilişki kurmaya ve onunla istişarelerini derinleştirmeye çağırdı.
Açıklamada, komitenin Yemen’deki insani krizi de ele aldığı belirtildi. Komitede, Yemen’e doğrudan insani destek ve kalkınma desteği sağlamaya devam etme ve yardım çalışanlarının güvenliğini koruma ihtiyacı konuları üzerinde anlaşıldı. Komite, insani kriz azaltmak için yardım dağıtım yöntemlerinin korunması gerektiğini vurguladı.
Beşli Komite, Yemen’de ekonomik istikrarı sağlamak için uluslararası toplum tarafından ek ekonomik destek sağlanmasının ve ülkedeki finansal şeffaflığı artırmak için gerekli reformların uygulanmasının önemine işaret etti.
Beşli Komite ayrıca, Safer tankeri sorununa acil bir çözüm bulunmasını ve Husileri, değerlendirmelerini yapmak üzere Birleşmiş Milletler’in gemiyi ziyaret etmesine izin vermeye çağırdı. Komite üyeleri, Yemen krizine müdahaleyi koordine etmek ve Birleşmiş Milletler Yemen Özel Elçisinin çabalarını desteklemek için periyodik olarak toplanma konusunda anlaştı.



Suudi Arabistan "denetim" otoritesi: Yolsuzluk davalarına karışan çalışanlar görevden uzaklaştırıldı

Riyad'daki "Denetim ve Yolsuzlukla Mücadele Kurumu"nun genel merkezi (Şarku'l Avsat)
Riyad'daki "Denetim ve Yolsuzlukla Mücadele Kurumu"nun genel merkezi (Şarku'l Avsat)
TT

Suudi Arabistan "denetim" otoritesi: Yolsuzluk davalarına karışan çalışanlar görevden uzaklaştırıldı

Riyad'daki "Denetim ve Yolsuzlukla Mücadele Kurumu"nun genel merkezi (Şarku'l Avsat)
Riyad'daki "Denetim ve Yolsuzlukla Mücadele Kurumu"nun genel merkezi (Şarku'l Avsat)

Suudi Arabistan Yolsuzlukla Mücadele ve Denetim Kurumu dün, son zamanlarda soruşturduğu suç davalarına karışan hem kamu hem de özel sektör çalışanlarını içeren kişilerin gözaltına alındığını duyurdu. Kurum, gerekli yasal işlemlerin tamamlanması için yasal süreçlerin devam ettiğini belirtti.

Kurum, yaptığı açıklamada, Kamu Yatırım Fonu (PIF) ile iş birliği içinde, PIF'in bir yan kuruluşunda proje yöneticisi olarak çalışan bir Suudi vatandaşının gözaltına alındığını açıkladı. Bu kişi, ticari bir işletmenin sahibi olan iki Suudi vatandaşından (onlar da tutuklandı) ve farklı bir ticari işletmede yönetici olarak çalışan başka bir Suudi vatandaşından (o da tutuklandı) 2.175.000 riyal rüşvet aldığı gerekçesiyle gözaltına alındı. Rüşvetler, ticari işletmeye bir şirket alanının yenilenmesi projesinin verilmesi ve her iki işletmenin de projede taşeronluk işi almasının sağlanması karşılığında ödenmişti.

Açıklamada, Sağlık İşleri Bakanlığı'nda çalışan bir kişinin, toplam 384 milyon 295 bin 150 riyal tutarındaki iki projenin ticari bir kuruluşa verilmesi ve ihale süreçlerinin kolaylaştırılması karşılığında 500 bin riyal aldığı sırada gözaltına alındığı belirtildi. Soruşturmalar sonucunda, kararlaştırılan toplam tutarın 10 milyon riyal olduğu, bu tutarın 4 milyon 500 bin riyalinin daha önce ticari kuruluşun genel müdüründen (görevden uzaklaştırılmış) alındığı, ilk olarak bu tutarın mühendislik işleri müdürüne, yardımcısına ve ihale inceleme komitesi başkanına (görevden uzaklaştırılmış) teslim edildiğinin kanıtlandığı ifade edildi.

İçişleri Bakanlığı ile iş birliği içinde, emekli bir astsubay, polis karakolunda görev yaptığı dönemde suç davalarında ele geçirilen 2,16 milyon riyali zimmetine geçirmekten; Sivil Savunma'da görevli bir astsubay, ticari kuruluşlardan güvenlik yönetmeliklerine uymama nedeniyle ceza kesmemek karşılığında para talep etmekten; ve bir polis karakolunda görevli bir asker ile iki vatandaş, bir vatandaştan 1,4 milyon riyali zimmetine geçirmek ve bu olaya katılmaktan tutuklandı.

Açıklamada, Nüfus Müdürlüğü'nde çalışan 3 kişinin, gözaltına alınan bir vatandaştan, usulsüz bir şekilde doğum kaydı yaptırmak ve ulusal kimlik kartı çıkarmak karşılığında taksitler halinde 850 bin riyal aldıkları gerekçesiyle tutuklandığı belirtildi. Ayrıca, belediyelerde çalışan 3 kişiden ilkinin, arsa ruhsatı ve imar planı işlemlerinin kolaylaştırılması ve tamamlanması karşılığında kararlaştırılan 800 bin riyalden 300 bin riyal aldığı, ikincisinin, ihale değerlendirme komitesi üyesi olması nedeniyle belediye binası inşaatı ve geliştirme projesi ihalesinin kolaylaştırılması karşılığında gözaltına alınan bir vatandaştan 20 bin riyal aldığı, üçüncüsünün ise bir müteahhit firmada çalışan ve gözaltına alınan bir vatandaşla iş birliği içinde usulsüz bir şekilde inşaat ruhsatı ve inşaat tamamlama belgesi düzenlemek karşılığında para aldığı belirtildi.

Çevre, Su ve Tarım Bakanlığı çalışanı ve bir bölge sakini, vatandaşlardan para alarak, var olmayan hayvanlar için hayali kayıt numaraları oluşturarak tarımsal hayvancılık desteği konusunda dosya açma ve uygunluk güncellemesi yapma suçundan tutuklandı. Bölgesel kalkınma otoritesinin bir başka çalışanı ise eşini işvereninin sözleşme yaptığı şirketlerde çalışıyor gibi gösterip, çalışmadığı halde aylık maaşını ödemesi nedeniyle tutuklandı. Otorite, kamu fonlarını zimmete geçiren veya konumunu kişisel kazanç veya kamu yararına zarar vermek için kullanan herkesi izleme ve yakalama konusundaki kararlılığını teyit etti ve bu kişilerin işlerine son verildikten sonra bile hesap vereceklerini belirtti. Mali ve idari yolsuzluk suçlarının zaman aşımı olmadığını vurgulayan otorite, ihlal edenlere karşı kanunun tüm gücünü hoşgörü göstermeden uygulama kararlılığını dile getirdi.


Suudi Arabistan Veliaht Prensi’nden Fas Kralı'na geçmiş olsun telefonu

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdulaziz (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdulaziz (SPA)
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prensi’nden Fas Kralı'na geçmiş olsun telefonu

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdulaziz (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdulaziz (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdulaziz, Başbakan sıfatıyla dün Fas Kralı VI. Muhammed ile telefon görüşmesi yaptı.

Görüşme sırasında Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Fas Kralı'nın sağlık durumunu sordu ve kendisine geçmiş olsun dileklerini iletti.

Kral VI. Muhammed ise Prens Muhammed bin Salman'a asil kardeşlik duygularından dolayı minnettarlığını ifade etti.


Suudi Arabistan: Hac ve Umre Bakanlığı, düşük performans nedeniyle bin 800 yabancı seyahat acentesiyle olan sözleşmelerini askıya aldı

Mekke-i Mükerreme (Şarku’l Avsat)
Mekke-i Mükerreme (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan: Hac ve Umre Bakanlığı, düşük performans nedeniyle bin 800 yabancı seyahat acentesiyle olan sözleşmelerini askıya aldı

Mekke-i Mükerreme (Şarku’l Avsat)
Mekke-i Mükerreme (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı, yaklaşık 5 bin 800 yabancı seyahat acentesinden bin 800’ü ile mevcut sözleşmeleri askıya aldığını açıkladı. Bakanlık, acentelere eksikliklerini gidermeleri için 10 günlük süre tanındığını bildirdi. Karar, düzenli değerlendirme sonuçları ve hizmet kalitesindeki yetersizlikler ile performans düşüklüğüne dayanıyor.

Bakanlık, durdurmanın yalnızca yeni vize başvurularını kapsadığını, bu adımın acentelerin sınıflandırma notlarını iyileştirmesi ve belirlenen standartlara uyum sağlamasına yönelik düzenleyici bir uygulama olduğunu belirtti. Sözleşmeler, verilen süre sonunda gerekli düzeltmeler yapıldıktan sonra yeniden aktif hale getirilecek.

Bakanlık, mevcut vizesi veya rezervasyonu bulunan hacı adayları ve umrecilerin bu uygulamadan etkilenmeyeceğini, hizmetlerin kesintisiz şekilde devam edeceğini bildirdi. Bakanlık, onaylanmış sınıflandırma ve performans göstergelerinin, hizmet sağlayıcıların standartlara uyumunu artırmaya ve kaliteli hizmet sunulmasını sağlamaya yönelik temel bir düzenleyici önlem olduğunu vurguladı. Bakanlık ayrıca, hacı adayları ve umrecilerin haklarının korunması ve hizmet sürekliliğinin sağlanmasının tüm düzenleyici adımlarda öncelik olduğunu belirtti.

Hac ve Umre Bakanlığı Sözcüsü Dr. Gassan en-Nuymi, verilen süre sonunda eksikliklerini gidermeyen acentelere karşı tüm yasal işlemlerin uygulanacağını açıkladı.

En-Nuymi, denetim ve değerlendirme araçlarının uygulanmaya devam edeceğini, böylece sistemin güvenilirliğinin artırılacağını ve hacı adayları ile umrecilerin haklarının korunacağını ifade etti.