Süper Lig'in teknik direktör dönüşümü: "Yeni"ler, "eski"leri geride bırakabilir mi? Gökerman: Geç kalınmış bir süreç

Süper Lig'de bu sezon değiştirilen teknik direktör sayısı 18'e ulaştı / Fotoğraf: AA
Süper Lig'de bu sezon değiştirilen teknik direktör sayısı 18'e ulaştı / Fotoğraf: AA
TT

Süper Lig'in teknik direktör dönüşümü: "Yeni"ler, "eski"leri geride bırakabilir mi? Gökerman: Geç kalınmış bir süreç

Süper Lig'de bu sezon değiştirilen teknik direktör sayısı 18'e ulaştı / Fotoğraf: AA
Süper Lig'de bu sezon değiştirilen teknik direktör sayısı 18'e ulaştı / Fotoğraf: AA

Süper Lig'de 2021-22 sezonunda 23 hafta geride kalırken değiştirilen teknik direktör sayısı da dikkat çekti.
Son olarak Altay'da Mustafa Denizli'nin yerine göreve gelen Marcio Nobre'nin de 11 gün süren teknik direktörlük deneyiminin son bulmasıyla ligde görevine son verilen antrenör sayısı şimdiden 18'i buldu.
Bu sezon; Fatih Terim, Mustafa Denizli, Şenol Güneş, Ersun Yanal, Sergen Yaçın, Bülent Uygun, Yılmaz Vural gibi ligin deneyimli isimlerinin görevlerine son verilmesi veya takım çalıştırmadığı görüldü.
Diğer yandan İlhan Palut, Emre Belözoğlu, Önder Karaveli, Ömer Erdoğan, Nestor El Maestro, Francesco Farioli, Volkan Demirel ve Nuri Şahin gibi antrenörler genç neslin başarılı temsilcileri olarak ön plana çıktı.
Şu ana kadar ligde Abdullah Avcı, Hikmet Karaman ve Rıza Çalımbay ise sezon başından bu yana aynı takımda görevlerine devam ediyor.
Bu sezon Süper Lig'in kariyerli antrenörleri takımlarını başarıya ulaştırmaktan uzak kalırken, İlhan Palut, Emre Belözoğlu, Ömer Erdoğan gibi yeni nesil antrenörlerin takımları şimdiden lige damga vurmuş durumda.
Türkiye'nin yeni yeni tanıdığı veya son dönemde yıldızı paylayan isimlerin kulüpler tarafından tercih edilmesi, kulüplerin eski alışkanlıklarını değiştirmek için yaptığı bir yenilik olup olmayacağı ise tartışma konusu.
Akıllardaki soru ise yenilerin, eskilerin yerini doldurup dolduramayacağı?

"Bir dönüşüm yaşanıyor; aslında bu çok geç kalınmış bir süreç"
Spor yazarı Uzay Gökerman, Türkiye'de son dönemde yaşanan teknik direktör değişimlerini Independent Türkçe'ye değerlendirdi.
Son 15 yılda tüm spor branşlarında önemli değişimlerin yaşandığını dile getiren Gökerman, kulüpleri bu değişime nedenlerle ilgili şöyle konuştu:
"Özellikle son 10-15 yıldan itibaren tüm spor olaylarında teknik, taktik, bilgi gibi detaylar ön plana çıktı ve bunu kullanma başarısı ve becerisini gösteren kişiler fark yarattı. Premier Lig'de görev yapan Guardiola ve Klopp bu anlamda başı çeken, sürdürülebilir başarıyı yakalayan teknik direktörler olarak sayabiliriz. Ülkemizde de bir değişim dönüşüm yaşanıyor; aslında bu çok geç kalınmış bir süreç. 2010'lu yılların başında koşu mesafeleri tartışmalarını biraz da dalga geçercesine yapıyorduk veya 'teknik direktör takımı' olmak gibi kavramlar üzerinde konuşuyorduk. Kariyerli teknik direktör denilince de zaten bu anlaşılıyordu."
"Üç Büyüklerde başarılı olmuş, kupa kazanmış teknik direktörler 'tartışmasız' oluyordu" diyen Gökerman, "Ancak onların da oyunu teknik, taktik, bilgi, veri ile değil hep oyuncu tercihleriyle değiştirmeye çalıştıklarını gördük. İyi bir golcü, orta saha, savunma oyuncusu olmadan başarılı olunamayacağı algısı ile beslendi. Bunların işe yaramadığını da farklı tecrübelerle görmeye başladık. İşte o tecrübeler devreye girdiğinde de 'tartışmasız' olanlar bir anda devreden çıkmaya başladı" ifadelerini kullandı. 
Gökerman, "Türkiye'de son dönemde yıldızları parlayan İlhan Palut, Emre Belözoğlu, Önder Karaveli, Ömer Erdoğan, El Maestro, Farioli, Nuri Şahin, Çağdaş Atan vb... teknik adamların olduğunu ve bu isimlerin Türkiye'de teknik direktörlük devrimini gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceklerini" sorusuna "Öncelikle bir zihniyet değişimi yaşaması gerekir diye cevap vererek şunları kaydetti: 
"Bunun için de sadece futbolun teknik direktörlerin değişimi değil, oyunu yöneten, planlayan ve tabii yorumlayanların da değişmesi önemli. Çünkü kamuoyunun kafasındaki tartışmayı belirleyen paradigmayı onlar şekillendiriyor. Sanıldığının aksine ülkemizde futbol ne çok seviliyor ne de biliniyor. Tutkuyla bağlı olunan bir spor olayında tribünler bu kadar boş kalır mı ya da 'yenilsen de yensen de' tezahüratlarına rağmen üst üste alınan üç yenilgiden sonra ortalık 'istifa' diye inler mi?"

"Yetiştirenler de değişmeli ki alttan gelenler bu farkındalıkla sisteme dahil olsun"
Bir süredir spor kamuoyunda Türkiye'deki teknik direktör ve teknik direktör adaylarının yurtdışında kariyerli antrenörlerin yanlarında ya da antrenörlük kurslarında eğitim almadıkları yönünde eleştiriler hakim.
Gökerman, günümüzde bilginin hemen her alanda ulaşılabilir olduğuna değinerek, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Çağımızda bilgi o kadar yaygınlaştı ve kolay ulaşılabilir oldu ki artık mesele usta-kalfa-çırak ilişkisini aştı. Önemli olan bilgiye, tekniğe ve bunun araçlarını doğru yerde arıyor musun, ulaşabiliyor musun ve bunları işine ne kadar dahil edip, ne kadar kullanıyorsun? Az önce oyunu yorumlayanlardan söz ettik; elbette eğitim verenler, yetiştirenler de değişmeli ki alttan gelenler bu farkındalıkla sisteme dahil olsunlar. Bugün pro-lisans sahibi olan teknik direktörlerin işsiz, olmayanların da kiralık belgelerle gayri meşru yollardan teknik direktörlük yaptıkları bir dönemden geçiyoruz. Demek ki ortada yine bir çarpıklık var."

"...Ya futbol? Sürdürülebilir hangi başarı söz konusu?" 
Son dönemlerde Şenol Güneş ve Fatih Terim gibi kariyerli teknik adamlar, yardımcıları üzerinden sık sık eleştiriye maruz kaldı.
Öyle ki EURO 2020 finallerinde ve sonrasında 2022 Dünya Kupası Elemeleri'nde alınan başarısızlık Güneş'in görevinin son bulmasıyla sonuçlandı.
Galatasaray'da ise alınan başarısız sonuçlarda Terim'in yardımcıları üzerinden bir tartışma başladı ve yönetim Domenec Torrent'i deneyimli teknik adamın yardımcısı olması için Türkiye'ye davet etti. Bu durumdan bilgisi olmadığını söyleyen Terim ise yaşananlar üzerine Galatasaray'dan gönderildi.

"'Ders almam, veririm' şeklinde egoların ön plana çıktığı ortamda yanınızda yardımcı olsa ne olur?"
Gökerman, "Kariyerli hocalar, sık sık 'kendilerini güncellemedikleri' ve 'yeniliğe kapalı oldukları' iddialarıyla eleştiriliyor. Teknik adamlar yenilenme konusunda neden bir adım atmaz? Bu yaklaşım yanlış mıdır, doğru mudur" sorumu şöyle yanıtladı:
"'Ben ders almam, veririm' şeklinde egoların ön plana çıktığı bir ortamda yanınızda yardımcı olsa ne olur ya da hangi seviyede bir yardımcı olabilir? Ülkemizde hep raconlar konuşur. Bu tarza sahip bir futbol ikliminde bilgi, birikim, teknik, taktik konuşmak ne kadar mümkündür? İsim yapan teknik adamların yakın oldukları bir futbol kamuoyu var ve onlar sürekli birbirlerini besliyorlar. Kısır bir döngü söz konusu. Fatih Terim ve Şenol Güneş'in Milli Takım için neredeyse sonsuz derecede imkanları bulunuyordu. Yıllarca her şey ellerinin altındaydı. Sonuç bu olmamalıydı."

"Bu sezon üç büyükler dibe battı, başarısızlığı besleyen temel etken rekabet anlayışları"
Türkiye'de başarıya odaklı futbol iklimi, kulüpleriyle efsaneleşen isimlerin ilk kötü skorlarda görevden alınması için yeterli bir gerekçe olarak görülmesine neden oluyor.
Zira Beşiktaş'ta geçen sezon çift kupa kazanan Sergen Yalçın'ın, Altay'ı Süper Lig'e çıkaran Mustafa Denizli'nin kötü skorlar sonrası görevlerine son verilmesinin gerekçeleri oldu.
"Türkiye'nin başarı odaklı futbol iklimi, yeni isimlerin parlamasına müsaade edebilecek mi" sorusunu sorduğum Gökerman, "Bu sezon üç büyükler dibe battılar. Buradaki başarısızlığı besleyen temel etken onların aynı zamanda rekabet anlayışlarıydı" diyerek, şu görüşü paylaştı:
"Marka değerini yükseltmek yerine birbirlerininkini hep aşağı çeken zihniyetten söz ediyorum. Şimdi bu bataklıktan kurtulmak için sürekli inanmadıkları reçetelerle insanları harcıyorlar. Bu yine bir süreç alacak gibi görünüyor. Gençlere yatırım yapmak ve onlara inanmak çok önemli. Bunun için de onlara çalışacakları, işlerini yapacakları bir ortam hazırlamak ve onu korumak gerekiyor. Taraftar kısmı zaten en büyük problemlerden biri ancak bunu düzeltmek için işe futbolu yorumlayanlardan başlamak gerekiyor. 50 yıldır her sezon aynı yorumu yapan ve adına duayen denilen yorumcular var bu ülkede. Onların dinledikleriyle maç izleyen ve arkadaşlarıyla değerlendirenler de taraftar oluyor. TV'lerde futbol yorumlanmıyor kelimenin tam anlamıyla goygoy yapılıyor. Saatlerce... Adam futbolu anlatmak için yemek tarifi yapıyor. İnsanlar bayılıyor. Cem Yılmaz diyor ya hani 'en büyük olayım budur, şimdi yerlere yatarsın gülmekten ama buradan çıktığında aklında hiçbir şey kalmaz!' O kadar konuşuyorsun ama akıllarda ne kalıyor?" 

"Her tarafı görecek biz vizyona sahip olunmalı, neler olup bitiyor takip edilmeli"
Son yıllarda adından söz ettiren, henüz yolun başında olan antrenörlere tavsiyelerde de bulunan Gökerman, sözlerini şöyle noktaladı:
"Zor bir ülke burası. Kariyeri belirleyen şey liyakat değil. Bu nedenle hep birilerine yakın olmak, onların adamı gibi görünmek gerekiyor. Bir gruba ait değilsen yandın. Kimse koruyup kollamıyor seni. Buradan doğru bir iş üretmek çok zor gerçekten. Ancak her şeyin altından kalkacak da bir jenerasyonumuz var. Kısa vadeli planlar yapmamak çok önemli. Çağımız öylesine fırsatlar sunuyor ki kendini ifade edebilmenin, geliştirmenin yolları sınırsız. Bunları kullanmayı bilmek, becermek gerekiyor. 360 derece her tarafı görecek biz vizyona sahip olunmalı. Etrafta neler olup bitiyor takip etmeli. Özellikle de doğru örneklerin olduğu ülkeleri..."
Independent Türkçe 



Motor sesleri geri dönüyor: Formula 1 2026 sezonu başlıyor

2016'dan beri ilk kez pistte 11 takım izleyeceğiz (Reuters)
2016'dan beri ilk kez pistte 11 takım izleyeceğiz (Reuters)
TT

Motor sesleri geri dönüyor: Formula 1 2026 sezonu başlıyor

2016'dan beri ilk kez pistte 11 takım izleyeceğiz (Reuters)
2016'dan beri ilk kez pistte 11 takım izleyeceğiz (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba, bu hafta Formula 1 2026 sezonu başlıyor ve biz de ilk yarış öncesinde takımların son durumunu inceliyoruz.

Formula 1'de yeni sezon başladı ve bu yıl pistlerde sadece rekabet değil, aynı zamanda köklü bir dönüşüm de göreceğiz.

2026 sezonu, motor teknolojisinden aerodinamik kurallara kadar birçok alanda yapılan değişikliklerle sporun yakın tarihindeki en büyük yenilenmelerden birini temsil ediyor.

Yeni teknik düzenlemeler, farklı güç dengeleri ve güncellenen pilot kadrolarıyla birlikte bu sezon, hem taraftarlar hem de takımlar için yeni bir başlangıç.

Uluslararası Otomobil Federasyonu’nun (FIA) hazırladığı yeni teknik paket, Formula 1’in daha sürdürülebilir ve rekabetçi bir geleceğe yönelmesini amaçlıyor. 

Motorların elektrik gücü önemli ölçüde artırılıyor ve yakıtlar tamamen sürdürülebilir kaynaklardan elde ediliyor. 

Bu değişiklikler yalnızca çevresel hedeflere hizmet etmiyor, aynı zamanda üretici markaların spora olan ilgisini de artırıyor. 

Audi’nin spora resmen giriş yapması ve bazı üreticilerin motor projelerini büyütmesi, Formula 1’in yeni teknolojinin vitrini olma özelliğini koruduğunu gösteriyor.

Aerodinamik kurallar da ciddi biçimde değişiyor. Daha hafif araçlar, aktif aerodinamik parçalar ve sürtünmeyi azaltan tasarımlar sayesinde araçların düzlüklerde daha hızlı, virajlardaysa daha dengeli olması hedefleniyor. 

Bu düzenlemeler, özellikle geçişlerin daha sık yaşandığı bir yarış ortamı yaratmayı amaçlıyor. Son yıllarda zaman zaman eleştirilen "takip edememe" sorununun bu yeni araçlarla önemli ölçüde azalması bekleniyor.
 

hy
 (F1)

Son yılların en baskın takımlarından Red Bull, yeni döneme de favorilerden biri olarak giriyor. Max Verstappen hâlâ pistlerin en dominant pilotlarından biri ve takımın teknik istikrarı büyük avantaj sağlıyor. 

Ancak yeni motor kuralları, Red Bull’un üstünlüğünü sınayabilir. Takım bu sezon kendi güç ünitesi projesini geliştirmeye devam ederken, rekabetin daha sıkı olması bekleniyor.

Red Bull’un en büyük avantajı, teknik ekibin uzun süredir birlikte çalışıyor olması. Aerodinamik departmanın yaratıcılığı ve Verstappen’in yarış zekası birleştiğinde takım hâlâ şampiyonluk denkleminde güçlü bir konumda duruyor.

Red Bull'daki en büyük beklenti, ikinci pilot Isack Hadjar'ın geçmiş yıllarda yaşananların aksine Max Verstappen'in hızını yakalayıp takıma daha fazla puan kazandırması. 

Ferrari cephesinde beklentiler yine yüksek. Charles Leclerc ve Lewis Hamilton, Maranello’nun yeni teknik paketiyle şampiyonluk yarışına geri dönmesini hedefliyor. 

Ferrari son yıllarda hız açısından rekabetçi olsa da stratejik hatalar ve tutarsız performanslar nedeniyle aradığı istikrarı bulmakta zorlanıyor.

2026 kuralları, Ferrari için yeni bir başlangıç fırsatı sunuyor. Takımın motor geliştirme konusundaki tarihi gücü düşünüldüğünde, hibrit güç ünitesindeki değişikliklerin Ferrari’ye avantaj sağlayabileceği konuşuluyor. 

Taraftarların beklentisi ise her zamanki gibi net: Şampiyonluk.

Mercedes, uzun süre dominasyon kurduğu yılların ardından son sezonlarda yeniden yapılanma sürecine girdi. Ancak takımın mühendislik kapasitesi hâlâ organizasyonun en güçlülerinden biri olarak kabul ediliyor. 2026 düzenlemeleri, özellikle motor teknolojisindeki değişiklikler nedeniyle Mercedes’e yeniden zirveye oynama fırsatı sunabilir.

Takımın stratejik yaklaşımı son yıllarda daha sabırlı bir yapıya evrildi. Mercedes yönetimi, yeni kurallarla birlikte sporun güç dengesinin yeniden şekillenebileceğine inanıyor.

Son yıllarda istikrarlı biçimde gelişen, bunu takım ve pilotlar şampiyonluğuyla taçlandıran McLaren, artık orta sıraların değil üst grubun kalıcı takımlarından biri olarak görülüyor. 

Son şampiyon Lando Norris ve Oscar Piastri'den oluşan genç ve hızlı pilot kadrosu, aerodinamik anlamda güçlü araçlarıyla birleşince birincilik mücadelesi verebiliyor.

Aston Martin ise yatırım gücüyle dikkat çeken takımlar arasında olsa da 2026 sezonu öncesinde tam bir kabus yaşıyor. Tasarım dehası Adrian Newey'nin bu üretici için tasarladığı ilk araba ve Honda'nın motoru, sezonun ilk yarışını büyük ihtimalle tamamlayamayacak. 

Fernando Alonso ve Lance Stroll'la mücadele eden takım, yeni sezon öncesinde büyük umutlara sahipti ancak artık hatalarını kabullenmiş durumda ve istedikleri hıza en kısa sürede ulaşmanın yollarını arıyor.

2026 sezonunun en dikkat çekici gelişmelerinden biri Audi’nin Formula 1’e resmen katılması. 

Alman üretici, sporun hibrit ve sürdürülebilir teknoloji yönelimini fırsat olarak görüyor. Audi’nin gelişi yalnızca yeni bir takımın katılması anlamına gelmiyor; aynı zamanda üretici rekabetini de ciddi biçimde artırıyor.

Motor teknolojisi konusunda güçlü bir geçmişe sahip olan Audi’nin kısa sürede rekabetçi hale gelip gelemeyeceğiyse sezonun en büyük merak konularından biri.

Orta sıralardaki mücadele her zaman Formula 1’in en hareketli alanlarından biri oluyor. Alpine, Mercedes motoruyla yeniden yükselme hedefinde. 

Pierre Gasly ve Franco Colapinto'yla yarışan Alpine, son sezonlardaki kötü performanslarını geçmişte bırakıp artık toparlanmak istiyor. 

Alexander Albon ve Carlos Sainz Jr.'lı Williams ise son yıllarda yaptığı teknik yatırımlarla yavaş yavaş rekabetçi bir yapıya kavuşuyor. 

Geçen sezonu 5. bitirerek büyük bir sürprize imza atan köklü takım, bu sene de aynı başarıyı tekrarlamak ve hatta geliştirme peşinde. 

Start gridinin alt sıralarındaysa finansal ve teknik kaynaklar büyük önem taşıyor. Haas, mali açıdan dengeli bir yapı kurmaya çalışırken aynı zamanda performansını artırmanın yollarını arıyor.

Esteban Ocon ve Oliver Bearman'a güvenen Amerikan takımı, bu sezon yukarı sıralara tırmanma peşinde. Ferrari motoru kullanan ekibin sezonu güçlü başlaması bekleniyor.

Racing Bulls ise Red Bull ailesinin genç pilot yetiştirme projesi olarak varlığını sürdürüyor. Takım zaman zaman sürpriz sonuçlar alabilse de genellikle orta grubun gerisinde mücadele ediyor. 

Liam Lawson ve Formula 1'de ilk sezonuna başlayacak Arvid Lindblad, bu sezon Racing Bulls adına yarışıyor.

Cadillac da 2026 sezonunda piste ilk kez çıkacak takımlardan. Valtteri Bottas ve Sergio Perez'le anlaşan Amerikan ekibi, bu sezonu tamamen öğrenmeye ayıracak. 

Puan mücadelesine girmesi ise onlar için son derece mutluluk verici bir sürpriz olur.

BeIN Sports’ta yayımlanacak 2026 Formula 1 Avustralya Grand Prix'sinde yarış programı şöyle: 

Sıralama turları: 7 Mart 08.00

Yarış: 8 Mart 07.00

Kaynaklar: The Guardian, BBC, NBC


UFC'de şok karar: Kemeri boşaltan Pereira ağırsıklete mı çıkıyor?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

UFC'de şok karar: Kemeri boşaltan Pereira ağırsıklete mı çıkıyor?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Alex Pereira, şoke edici bir hamleyle UFC hafif ağırsıklet şampiyonluğunu bıraktı.

Pereira, martta Magomed Ankalaev'den geri aldığından beri unvanını savunmamıştı. O maçta bir üst sıklete çıktıktan sonra hanesine yazılan ilk yenilgisinin öcünü almıştı.

Ancak UFC Başkanı Dana White, "Poatan"ın artık 93 kiloda şampiyon olmadığını ve Jiri Prochazka'yla Carlos Ulberg'in 11 Nisan'da UFC 327'de boş kemer için ana maçta karşı karşıya geleceğini doğruladı.

Brezilyalı dövüşçünün neden unvanını bıraktığına dair açıklama yapılmadı ancak bir sakatlık sözkonusu değilse bu gelişme, Pereira'nın bu sıkleti terk edip çok beklenen ağırsıklete çıkma hamlesini gerçekleştireceğine işaret ediyor.

Bu gelişme, White'ın bu yazki Beyaz Saray etkinliğinin maçlarının "bu hafta" açıklanması "gerektiğini" doğruladığı zamanda geldi. Bu da Pereira'nın etkinlikte geçici ağırsıklet şampiyonluğu için, belki de Ciryl Gane'le karşılaşabileceği yönündeki spekülasyonları artırdı.

Mevcut şampiyon Tom Aspinall, ekimde Fransız Gane'le karşılaşmasında yaşadığı ciddi göz sakatlığı nedeniyle ringlerden uzak. Birden fazla ameliyat geçirdiği için iyileşme süreci ve dövüş geleceği belirsizliğini koruyor.

fvfevf
Ağırsıklete geçiş ve Ciryl Gane'le bir dövüş Pereira'yı bekliyor olabilir (AFP)

Pereira'nın bir üst sıklete geçmesi, ortasıklet şampiyonu Khamzat Chimaev'le yapacağı konuşulan karşılaşmanın gerçekleşmesi ihtimalini de ortadan kaldırıyor. Eğer yapılsaydı bu maç kesinlikle "şampiyon, şampiyona karşı" diye planlanacaktı.

Miami'deki Kaseya Centre'da düzenlenecek UFC 327 kartının tamamını açıklayan White'tan devasa bir duyuru geldi.

Yan ana maçta sineksiklet şampiyonu Joshua Van, aralık ayında Alexandre Pantoja'yı tahtından indirdikten sonra kemerini ilk kez savunurken şampiyonluğu gerçekten hak ettiğini kanıtlama fırsatı bulacak. O maçta Pantoja'nın kolu 26. saniyede kırılmış ve Van, Jon Jones'un arkasında en genç ikinci UFC şampiyonu olmuştu.

24 yaşındaki Van, aralık ayında eski şampiyon Brandon Moreno'yu nakavt eden Japon Tatsuro Taira'yla karşı karşıya gelecek.

Ana kartın diğer maçlarındaysa Dominick Reyes, uzun süredir hafif ağırsıklet kategorisinde iddialı olan Johnny Walker'la karşı karşıya gelecek; ayrıca Beneil Dariush ve Curtis Blaydes de ringe çıkacak.

Ayrıca, Paulo Costa, Kevin Holland, Kelvin Gastelum ve Patricio Pitbull gibi isimlerle alt kart da dolu dolu.

Independent Türkçe


El Mencho'nun ölümü Dünya Kupası'nı da riske attı

(AP)
(AP)
TT

El Mencho'nun ölümü Dünya Kupası'nı da riske attı

(AP)
(AP)

Will Castle Spor Muhabiri 

FIFA, Dünya Kupası'na ev sahipliği yapacak Guadalajara kentinde kartel lideri Nemesio Oseguera Cervantes'in (diğer adıyla "El Mencho") ölümüyle kargaşa çıkmasının ardından durumu "yakından takip ediyor".

Pazar günü Jalisco eyaletinde Meksika ordusunun düzenlediği operasyonda Jalisco Yeni Nesil Karteli (CJNG) liderinin ölümü, yaygın şiddete yol açtı ve kartel üyeleri 20 eyalette kaos yarattı.

Yollar yanan araçlarla kapatıldı, havaya duman bulutları yükseldi; bankalar ve yerel işletmeler de ateşe verildi. Guadalajara'da, havalimanındaki yolcuların, yakındaki bir otoyoldan gelen silah seslerini duyduktan sonra koşup yere çömeldiği görüldü.

Bu kargaşa, şehrin Dünya Kupası finali için dünyanın dört bir yanından taraftarları ağırlamasına sadece 4 ay kala başladı; Zapopan'daki Estadio Akron, bu yaz maçlara ev sahipliği yapacak üç Meksika stadyumundan biri.

Stadyum ayrıca mart sonunda Kongo, Jamaika ve Yeni Kaledonya arasında oynanacak play-off maçlarına da ev sahipliği yapacak. Ancak kartel öfkesi nedeniyle taraftar güvenliğinin sağlanıp sağlanamayacağı konusunda endişeler dile getiriliyor.

FIFA Sözcüsü, Reuters'a yaptığı açıklamada, "FIFA Meksika olarak Jalisco'daki durumu yakından takip ediyoruz ve yetkililerle sürekli iletişim halindeyiz" dedi.

Kamu güvenliğini sağlamayı ve normale dönmeyi amaçlayan çeşitli hükümet kurumlarının eylemlerini ve talimatlarını takip etmeyi sürdüreceğiz ve federal, eyalet ve yerel yetkililerle yakın işbirliği içinde olduğumuzu yineliyoruz.

Meksika'nın futbol ortamı da bu gelişmelerden etkilendi; ülkenin en üst ligi, pazar günü oynanması planlanan iki maçın (erkekler liginde Queretaro - Juarez FC ve kadınlar liginde Chivas - Club America) süresiz olarak ertelendiğini doğrularken, ikinci ligdeki iki maç da iptal edildi.
 

Guadalajara genelinde duman bulutları görülüyor (X/@RaulFierroZ/REUTERS)Guadalajara genelinde duman bulutları görülüyor (X/@RaulFierroZ/REUTERS)

Öte yandan pazar günü Aguascalientes'te Necaxa ile Queretaro arasında oynanması planlanan kadınlar maçı, oyuncuların Estadio Victoria etrafında silah sesi olduğuna inanılan yüksek sesler duyup sahadan kaçması üzerine askıya alındı.

Meksika milli takımı, çarşamba günü Queretaro'daki Corregidora Stadyumu'nda İzlanda'yla dostluk maçına çıkacak.

Öte yandan, Meksika Açık turnuvası pazartesi günü planlandığı gibi başladı ve Britanyalı Cameron Norrie, genç Rafael Jodar'a karşı bir saatten kısa sürede şok bir yenilgi aldı.

Ülkenin doğusundaki Merida Açık kadınlar turnuvası da planlandığı gibi devam etti ve WTA, turnuva alanı çevresindeki polis varlığının artırılmasına rağmen, "oyuncuların, personelin ve seyircilerin güvenliği en büyük önceliğimiz olmaya devam ediyor" diye yineledi.

Katie Boulter, Yucatan Country Club'da mücadele ediyor ve Brezilyalı Beatriz Haddad Maia'yı set kaybetmeden yenerek ilk turu geçti.

Independent Türkçe, independent.co.uk/sport/football