Süper Lig'in teknik direktör dönüşümü: "Yeni"ler, "eski"leri geride bırakabilir mi? Gökerman: Geç kalınmış bir süreç

Süper Lig'de bu sezon değiştirilen teknik direktör sayısı 18'e ulaştı / Fotoğraf: AA
Süper Lig'de bu sezon değiştirilen teknik direktör sayısı 18'e ulaştı / Fotoğraf: AA
TT

Süper Lig'in teknik direktör dönüşümü: "Yeni"ler, "eski"leri geride bırakabilir mi? Gökerman: Geç kalınmış bir süreç

Süper Lig'de bu sezon değiştirilen teknik direktör sayısı 18'e ulaştı / Fotoğraf: AA
Süper Lig'de bu sezon değiştirilen teknik direktör sayısı 18'e ulaştı / Fotoğraf: AA

Süper Lig'de 2021-22 sezonunda 23 hafta geride kalırken değiştirilen teknik direktör sayısı da dikkat çekti.
Son olarak Altay'da Mustafa Denizli'nin yerine göreve gelen Marcio Nobre'nin de 11 gün süren teknik direktörlük deneyiminin son bulmasıyla ligde görevine son verilen antrenör sayısı şimdiden 18'i buldu.
Bu sezon; Fatih Terim, Mustafa Denizli, Şenol Güneş, Ersun Yanal, Sergen Yaçın, Bülent Uygun, Yılmaz Vural gibi ligin deneyimli isimlerinin görevlerine son verilmesi veya takım çalıştırmadığı görüldü.
Diğer yandan İlhan Palut, Emre Belözoğlu, Önder Karaveli, Ömer Erdoğan, Nestor El Maestro, Francesco Farioli, Volkan Demirel ve Nuri Şahin gibi antrenörler genç neslin başarılı temsilcileri olarak ön plana çıktı.
Şu ana kadar ligde Abdullah Avcı, Hikmet Karaman ve Rıza Çalımbay ise sezon başından bu yana aynı takımda görevlerine devam ediyor.
Bu sezon Süper Lig'in kariyerli antrenörleri takımlarını başarıya ulaştırmaktan uzak kalırken, İlhan Palut, Emre Belözoğlu, Ömer Erdoğan gibi yeni nesil antrenörlerin takımları şimdiden lige damga vurmuş durumda.
Türkiye'nin yeni yeni tanıdığı veya son dönemde yıldızı paylayan isimlerin kulüpler tarafından tercih edilmesi, kulüplerin eski alışkanlıklarını değiştirmek için yaptığı bir yenilik olup olmayacağı ise tartışma konusu.
Akıllardaki soru ise yenilerin, eskilerin yerini doldurup dolduramayacağı?

"Bir dönüşüm yaşanıyor; aslında bu çok geç kalınmış bir süreç"
Spor yazarı Uzay Gökerman, Türkiye'de son dönemde yaşanan teknik direktör değişimlerini Independent Türkçe'ye değerlendirdi.
Son 15 yılda tüm spor branşlarında önemli değişimlerin yaşandığını dile getiren Gökerman, kulüpleri bu değişime nedenlerle ilgili şöyle konuştu:
"Özellikle son 10-15 yıldan itibaren tüm spor olaylarında teknik, taktik, bilgi gibi detaylar ön plana çıktı ve bunu kullanma başarısı ve becerisini gösteren kişiler fark yarattı. Premier Lig'de görev yapan Guardiola ve Klopp bu anlamda başı çeken, sürdürülebilir başarıyı yakalayan teknik direktörler olarak sayabiliriz. Ülkemizde de bir değişim dönüşüm yaşanıyor; aslında bu çok geç kalınmış bir süreç. 2010'lu yılların başında koşu mesafeleri tartışmalarını biraz da dalga geçercesine yapıyorduk veya 'teknik direktör takımı' olmak gibi kavramlar üzerinde konuşuyorduk. Kariyerli teknik direktör denilince de zaten bu anlaşılıyordu."
"Üç Büyüklerde başarılı olmuş, kupa kazanmış teknik direktörler 'tartışmasız' oluyordu" diyen Gökerman, "Ancak onların da oyunu teknik, taktik, bilgi, veri ile değil hep oyuncu tercihleriyle değiştirmeye çalıştıklarını gördük. İyi bir golcü, orta saha, savunma oyuncusu olmadan başarılı olunamayacağı algısı ile beslendi. Bunların işe yaramadığını da farklı tecrübelerle görmeye başladık. İşte o tecrübeler devreye girdiğinde de 'tartışmasız' olanlar bir anda devreden çıkmaya başladı" ifadelerini kullandı. 
Gökerman, "Türkiye'de son dönemde yıldızları parlayan İlhan Palut, Emre Belözoğlu, Önder Karaveli, Ömer Erdoğan, El Maestro, Farioli, Nuri Şahin, Çağdaş Atan vb... teknik adamların olduğunu ve bu isimlerin Türkiye'de teknik direktörlük devrimini gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceklerini" sorusuna "Öncelikle bir zihniyet değişimi yaşaması gerekir diye cevap vererek şunları kaydetti: 
"Bunun için de sadece futbolun teknik direktörlerin değişimi değil, oyunu yöneten, planlayan ve tabii yorumlayanların da değişmesi önemli. Çünkü kamuoyunun kafasındaki tartışmayı belirleyen paradigmayı onlar şekillendiriyor. Sanıldığının aksine ülkemizde futbol ne çok seviliyor ne de biliniyor. Tutkuyla bağlı olunan bir spor olayında tribünler bu kadar boş kalır mı ya da 'yenilsen de yensen de' tezahüratlarına rağmen üst üste alınan üç yenilgiden sonra ortalık 'istifa' diye inler mi?"

"Yetiştirenler de değişmeli ki alttan gelenler bu farkındalıkla sisteme dahil olsun"
Bir süredir spor kamuoyunda Türkiye'deki teknik direktör ve teknik direktör adaylarının yurtdışında kariyerli antrenörlerin yanlarında ya da antrenörlük kurslarında eğitim almadıkları yönünde eleştiriler hakim.
Gökerman, günümüzde bilginin hemen her alanda ulaşılabilir olduğuna değinerek, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Çağımızda bilgi o kadar yaygınlaştı ve kolay ulaşılabilir oldu ki artık mesele usta-kalfa-çırak ilişkisini aştı. Önemli olan bilgiye, tekniğe ve bunun araçlarını doğru yerde arıyor musun, ulaşabiliyor musun ve bunları işine ne kadar dahil edip, ne kadar kullanıyorsun? Az önce oyunu yorumlayanlardan söz ettik; elbette eğitim verenler, yetiştirenler de değişmeli ki alttan gelenler bu farkındalıkla sisteme dahil olsunlar. Bugün pro-lisans sahibi olan teknik direktörlerin işsiz, olmayanların da kiralık belgelerle gayri meşru yollardan teknik direktörlük yaptıkları bir dönemden geçiyoruz. Demek ki ortada yine bir çarpıklık var."

"...Ya futbol? Sürdürülebilir hangi başarı söz konusu?" 
Son dönemlerde Şenol Güneş ve Fatih Terim gibi kariyerli teknik adamlar, yardımcıları üzerinden sık sık eleştiriye maruz kaldı.
Öyle ki EURO 2020 finallerinde ve sonrasında 2022 Dünya Kupası Elemeleri'nde alınan başarısızlık Güneş'in görevinin son bulmasıyla sonuçlandı.
Galatasaray'da ise alınan başarısız sonuçlarda Terim'in yardımcıları üzerinden bir tartışma başladı ve yönetim Domenec Torrent'i deneyimli teknik adamın yardımcısı olması için Türkiye'ye davet etti. Bu durumdan bilgisi olmadığını söyleyen Terim ise yaşananlar üzerine Galatasaray'dan gönderildi.

"'Ders almam, veririm' şeklinde egoların ön plana çıktığı ortamda yanınızda yardımcı olsa ne olur?"
Gökerman, "Kariyerli hocalar, sık sık 'kendilerini güncellemedikleri' ve 'yeniliğe kapalı oldukları' iddialarıyla eleştiriliyor. Teknik adamlar yenilenme konusunda neden bir adım atmaz? Bu yaklaşım yanlış mıdır, doğru mudur" sorumu şöyle yanıtladı:
"'Ben ders almam, veririm' şeklinde egoların ön plana çıktığı bir ortamda yanınızda yardımcı olsa ne olur ya da hangi seviyede bir yardımcı olabilir? Ülkemizde hep raconlar konuşur. Bu tarza sahip bir futbol ikliminde bilgi, birikim, teknik, taktik konuşmak ne kadar mümkündür? İsim yapan teknik adamların yakın oldukları bir futbol kamuoyu var ve onlar sürekli birbirlerini besliyorlar. Kısır bir döngü söz konusu. Fatih Terim ve Şenol Güneş'in Milli Takım için neredeyse sonsuz derecede imkanları bulunuyordu. Yıllarca her şey ellerinin altındaydı. Sonuç bu olmamalıydı."

"Bu sezon üç büyükler dibe battı, başarısızlığı besleyen temel etken rekabet anlayışları"
Türkiye'de başarıya odaklı futbol iklimi, kulüpleriyle efsaneleşen isimlerin ilk kötü skorlarda görevden alınması için yeterli bir gerekçe olarak görülmesine neden oluyor.
Zira Beşiktaş'ta geçen sezon çift kupa kazanan Sergen Yalçın'ın, Altay'ı Süper Lig'e çıkaran Mustafa Denizli'nin kötü skorlar sonrası görevlerine son verilmesinin gerekçeleri oldu.
"Türkiye'nin başarı odaklı futbol iklimi, yeni isimlerin parlamasına müsaade edebilecek mi" sorusunu sorduğum Gökerman, "Bu sezon üç büyükler dibe battılar. Buradaki başarısızlığı besleyen temel etken onların aynı zamanda rekabet anlayışlarıydı" diyerek, şu görüşü paylaştı:
"Marka değerini yükseltmek yerine birbirlerininkini hep aşağı çeken zihniyetten söz ediyorum. Şimdi bu bataklıktan kurtulmak için sürekli inanmadıkları reçetelerle insanları harcıyorlar. Bu yine bir süreç alacak gibi görünüyor. Gençlere yatırım yapmak ve onlara inanmak çok önemli. Bunun için de onlara çalışacakları, işlerini yapacakları bir ortam hazırlamak ve onu korumak gerekiyor. Taraftar kısmı zaten en büyük problemlerden biri ancak bunu düzeltmek için işe futbolu yorumlayanlardan başlamak gerekiyor. 50 yıldır her sezon aynı yorumu yapan ve adına duayen denilen yorumcular var bu ülkede. Onların dinledikleriyle maç izleyen ve arkadaşlarıyla değerlendirenler de taraftar oluyor. TV'lerde futbol yorumlanmıyor kelimenin tam anlamıyla goygoy yapılıyor. Saatlerce... Adam futbolu anlatmak için yemek tarifi yapıyor. İnsanlar bayılıyor. Cem Yılmaz diyor ya hani 'en büyük olayım budur, şimdi yerlere yatarsın gülmekten ama buradan çıktığında aklında hiçbir şey kalmaz!' O kadar konuşuyorsun ama akıllarda ne kalıyor?" 

"Her tarafı görecek biz vizyona sahip olunmalı, neler olup bitiyor takip edilmeli"
Son yıllarda adından söz ettiren, henüz yolun başında olan antrenörlere tavsiyelerde de bulunan Gökerman, sözlerini şöyle noktaladı:
"Zor bir ülke burası. Kariyeri belirleyen şey liyakat değil. Bu nedenle hep birilerine yakın olmak, onların adamı gibi görünmek gerekiyor. Bir gruba ait değilsen yandın. Kimse koruyup kollamıyor seni. Buradan doğru bir iş üretmek çok zor gerçekten. Ancak her şeyin altından kalkacak da bir jenerasyonumuz var. Kısa vadeli planlar yapmamak çok önemli. Çağımız öylesine fırsatlar sunuyor ki kendini ifade edebilmenin, geliştirmenin yolları sınırsız. Bunları kullanmayı bilmek, becermek gerekiyor. 360 derece her tarafı görecek biz vizyona sahip olunmalı. Etrafta neler olup bitiyor takip etmeli. Özellikle de doğru örneklerin olduğu ülkeleri..."
Independent Türkçe 



Mourinho, Barcelona’nın şifresini çözdü ve Real Madrid’i yeniden şampiyonluk yarışına soktu

Mourinho, büyük El Clasico’da Barcelona’nın şifresini çözdü (AP)
Mourinho, büyük El Clasico’da Barcelona’nın şifresini çözdü (AP)
TT

Mourinho, Barcelona’nın şifresini çözdü ve Real Madrid’i yeniden şampiyonluk yarışına soktu

Mourinho, büyük El Clasico’da Barcelona’nın şifresini çözdü (AP)
Mourinho, büyük El Clasico’da Barcelona’nın şifresini çözdü (AP)

Fransız yıldız Kylian Mbappe’nin attığı iki gol, Real Madrid’in ezeli rakibi Barcelona’yı La Liga’daki El Clásico’da 2-1 mağlup etmesini sağlayan tek unsur değildi. Portekizli teknik direktör Jose Mourinho, baskı sistemini değiştirerek ve Barcelona’nın hücum organizasyonundaki kilit oyunculara hareket alanı bırakmayarak Katalan ekibinin taktiksel şifresini çözmeyi başardı. Böylece Real Madrid, ezeli rakibi karşısında yaşadığı olumsuz sonuçlar serisine son verirken şampiyonluk yarışına da yeniden ortak oldu.

Lamine Yamal, Barcelona’nın beklentilerini karşılayamadı (Reuters)
Lamine Yamal, Barcelona’nın beklentilerini karşılayamadı (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın The Athletic’ten aktardığı analize göre Mourinho, Real Madrid’in başına yeniden geçmesinden bu yana en dikkat çekici taktik performanslarından birini sergiledi. Deneyimli teknik adam, takımının Barcelona karşısında alışılmış oyun anlayışını değiştirerek orta saha oyuncularına sıkı bire bir markaj uyguladı. Daha önde, daha agresif ve daha organize bir baskı sistemi kuran Real Madrid, rakibinin hücum etkinliğini sınırlandırırken savunma arkasında oluşan boşlukları değerlendirme fırsatı buldu.

Real Madrid, karşılaşmaya Barcelona karşısındaki olumsuz geçmişinin baskısı altında çıktı. Eflatun-beyazlılar, iki takım arasında oynanan son yedi resmî maçın altısını kaybetmiş ve bu karşılaşmalarda kalesinde 24 gol görmüştü. Bu tablo, Alman teknik direktör Hansi Flick yönetimindeki Barcelona’nın hücum sistemi karşısında yaşanan savunma sorunlarını gözler önüne seriyordu.

Real Madridli oyuncuların büyük sevinci (Reuters)
Real Madridli oyuncuların büyük sevinci (Reuters)

Barcelona ise sezonun en iyi dönemlerinden birini geçiriyordu. Katalan ekibi, La Liga’da üst üste dokuz galibiyet almış ve 1968-1969 sezonunda Real Madrid’in kırdığı, lig tarihinin en iyi başlangıç rekorunu geride bırakmak için bir galibiyete daha ihtiyaç duyuyordu. Barcelona ayrıca ezeli rakibiyle arasındaki puan farkını dokuz puana çıkarma fırsatına sahipti.

Ancak Mourinho, özellikle Mbappe’nin takıma katılmasından bu yana Real Madrid’in benimsediği savunma anlayışından farklı bir planla sahaya çıktı. Madrid ekibi, topu kaybettiğinde çoğunlukla 4-4-2 dizilişinde savunma yapıyordu. Önceki karşılaşmalarda bu sistem, başta Pedri olmak üzere Barcelona’nın orta saha oyuncularının ilk baskı hattını kolaylıkla aşmasına imkân tanımıştı.

Mbappe gol sevincini yaşarken (EPA)
Mbappe gol sevincini yaşarken (EPA)

Portekizli teknik adam bu kez 4-2-3-1 dizilişini tercih etti. Jude Bellingham, Bernardo Silva ve Aurelien Tchouameni’ye sırasıyla Rodri, Pedri ve Fermín Lopez’i takip etme görevi verildi. Bu bire bir markaj düzeniyle Barcelona’nın hücumlarını şekillendirmek için ihtiyaç duyduğu boşlukların kapatılması hedeflendi.

Mourinho’nun değişiklikleri orta saha oyuncularıyla sınırlı kalmadı. Savunmacılar Dean Huijsen ve Ibrahima Konate’ye, baskı hattının arkasına doğru çıkarak, Barcelona oyuncularını ileri bölgelerde de takip etmeleri talimatı verildi. Böylece savunmacılar, ceza sahası çevresinde beklemek yerine rakiplerini topu rahatça kullanabilecekleri alanlardan uzak tutmaya çalıştı.

Karşılaşmadaki pozisyonlardan birinde Huijsen’in, Barcelona geriden oyun kurarken Fermín Lopez’i rakip ceza sahasının yakınlarına kadar takip ettiği görüldü. Bu müdahale, Real Madrid oyuncularının yeni taktik plana ne ölçüde bağlı kaldığını ve rakibin topu kontrol etmesine izin vermemekte ne kadar kararlı olduklarını ortaya koydu.

Real Madrid’in planındaki en önemli başarılardan biri de Lamine Yamal’ın etkisizleştirilmesiydi. Sol bek Marc Cucurella, İspanyol kanat oyuncusuna yakın markaj uygularken Tchouameni de Yamal’ın kanattan merkeze yöneldiği anlarda boşlukları kapatmak için devreye girdi.

Mourinho, Barcelona’nın hücum gücünü sınırlamayı başardı (AP)
Mourinho, Barcelona’nın hücum gücünü sınırlamayı başardı (AP)

Cucurella, İspanyol millî takımından takım arkadaşına karşı fiziksel açıdan etkili bir savunma sergiledi. Üç kez faul yapmasına rağmen sarı kart görmedi. Yamal ise bazı fırsatlar yakalasa da maçın kaderini değiştirmekte zorlandı. Genç yıldızın ilk yarının sonlarına doğru yakın mesafeden çektiği şutun dışarı gitmesi, bu etkisizliğin öne çıkan örneklerinden biri oldu.

Real Madrid, savunma alanlarını kapatmaya odaklanmasına rağmen hücumdaki tehlikesini korudu. Madrid ekibi, Barcelona’nın sağ savunma bölgesini hedef alarak Joao Cancelo’nun geride bıraktığı boşluklardan yararlanmaya çalıştı. Mbappe’nin 41. dakikada attığı ilk gol, bu stratejinin sonuçlarından biri oldu.

Atak, Bernardo Silva’nın Cucurella’ya gönderdiği uzun pasla başladı. Cucurella topu Yan Diomande’ye aktardı. Diomande’nin ceza sahasına gönderdiği yerden ortayı Gerard Martín uzaklaştırmaya çalıştı ancak top Mbappe’ye çarparak ağlarla buluştu.

Golde şans faktörü etkili olsa da hücumun başlangıcı, Barcelona savunmasının belirli bir bölgesindeki boşlukları değerlendirmeye yönelik organize bir girişime dayanıyordu. Bu atak, Real Madrid’e ilk yarının bitimine kısa süre kala üstünlüğü getirdi.

Karşılaşmanın seyri, Raphinha’nın 61. dakikada attığı beraberlik golünün ardından kısmen değişti. Brezilyalı oyuncu, Pedri’nin ceza sahasına gönderdiği pası değerlendirerek skoru 1-1’e getirdi. Barcelona bu golün ardından daha fazla oyuncuyla ileri çıkmaya ve oyunun kontrolünü ele almaya başladı. Real Madrid ise artan baskı karşısında geriye çekildi.

Buna rağmen Mourinho’nun takımı, savunmadan hücuma hızlı geçiş yapma becerisini korudu. Bellingham, Mbappe ve Diomande, kontraataklarda verdikleri bazı yanlış kararlar nedeniyle yeni gol fırsatlarını değerlendiremedi.

87. dakikada ise Real Madrid’in hızlı hücum anlayışı bir kez daha sonuç verdi. Arda Güler’in isabetli pasını alan oyuna sonradan giren Eduardo Camavinga, Pau Cubarsí’yi geçerek topu Mbappe’ye gönderdi. Fransız yıldızın golü, Real Madrid’e galibiyeti ve üç puanı getirdi.

Bu sonuçla Barcelona ile Real Madrid arasındaki puan farkı üçe düştü. Atletico Madrid ise Katalan ekibinin iki puan gerisinde ikinci sıraya yükseldi. Barcelona, karşılaşma öncesinde Real Madrid ile arasındaki farkı dokuz puana çıkarma şansına sahipti.

Mourinho’nun galibiyeti, Real Madrid’in yalnızca Mbappe’nin bireysel performansına dayanmadığını göstermesi bakımından da önem taşıyor. Madrid ekibi, önceki Barcelona maçlarında eksikliği hissedilen takım disiplinini ortaya koydu. Bire bir markaj ve önde baskı, rakibin hücum gücünü sınırlayan temel unsurlara dönüştü.

Barcelona topa daha fazla sahip olmasına ve beraberlik golünün ardından rakip kalede tehlikeler yaratmasına rağmen, Real Madrid oyun dengesini korudu. Eflatun-beyazlılar, teknik direktörlerinin planını maçın son anlarına kadar uygulayarak sahadan galibiyetle ayrıldı. Bu sonuç, Mourinho’nun Real Madrid’e dönüşünün ilk sezonunda önemli bir dönüm noktası olabilir.

Galibiyet, Mourinho’nun Real Madrid’deki ikinci dönemine de önemli bir ivme kazandırdı. Takımını zirveden dokuz puan uzaklaşma tehlikesiyle karşı karşıya bırakan mücadeleden galibiyetle çıkaran Portekizli teknik adam, Barcelona’nın ligdeki kusursuz başlangıcını da durdurdu.

Mbappe iki golüyle gecenin yıldızı olsa da El Clásico’nun belirleyici unsuru, Mourinho’nun Real Madrid’in oyun anlayışını Barcelona karşısında değiştirebilmesiydi. Rakibinin daha önce üstünlük kurduğu eşleşmede uyguladığı taktiksel plan, galibiyetin en önemli unsuru olarak öne çıktı.


Islam Makhachev'in UFC kararı: Beklenmedik kemer maçı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Islam Makhachev'in UFC kararı: Beklenmedik kemer maçı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Islam Makhachev, yarı ortasıklet kemerini yakın zamanda savunmayacak. Ocak ayında düzenlenecek UFC 336 etkinliğinde geçici şampiyonluk maçı yapılacağı duyuruldu.

Cumartesi günü gelen beklenmedik bir haberle, Kanada'nın Toronto kentinde gerçekleştirilecek etkinlikte Carlos Prates ve Michael Morales'in geçici yarı ortasıklet kemeri için karşı karşıya geleceği açıklandı.

Daha önce, 30 Ocak'ta Scotiabank Arena'da yapılacak etkinliğin ana maçında Makhachev'in yer alacağı ve rakibinin de büyük olasılıkla Prates olacağı konuşuluyordu.

Ancak 34 yaşındaki Rus dövüşçünün oktagona dönmeden önce biraz daha zamana ihtiyaç duyduğu anlaşılıyor. Bu durum üzerine UFC, cumartesi günü gerçekleştirilen UFC 333 etkinliğinde Prates-Morales karşılaşmasını duyurdu.

UFC 336'da yardımcı ana maç olarak gerçekleşecek bu mücadelenin ardından, Joshua Van sinek sıklet şampiyonluk unvanını Manel Kape'ye karşı korumaya çalışacak.

UFC'nin tüm sıkletler genelindeki bir numaralı dövüşçüsü Makhachev, en son ağustosta İrlandalı Ian Machado Garry'yi puanla mağlup etmişti. Bu galibiyetle, eski hafifsıklet şampiyonu Makhachev, yarı ortasıklet kemerini ilk kez başarıyla korumuş ve UFC rekoru olan 17 maçlık galibiyet serisine ulaşmıştı. Makhachev'in galibiyet serisi 2015'e kadar uzanıyor.

Öte yandan UFC'deki karnesi 7-1 olan Prates, galibiyetlerinin tamamını nakavtla elde etti. Yendiği isimler arasında eski şampiyonlar Jack Della Maddalena ve Leon Edwards da var. Brezilyalı dövüşçünün UFC'deki tek mağlubiyeti ise Machado Garry karşısında hakem kararıyla gelmişti. 33 yaşındaki dövüşçünün kariyerinde 24 galibiyet ve 7 mağlubiyet var.

Morales ise UFC'de çıktığı 7 maçın tamamını kazandı ve bunların 5'i nakavtla geldi. 27 yaşındaki Ekvadorlu dövüşçünün 19 galibiyet aldığı kariyerinde yenilgisi yok.

Independent Türkçe


Kane, Londra’daki tarihi tören öncesinde Altın Top adayları arasında ilk sırada

Harry Kane (DPA)
Harry Kane (DPA)
TT

Kane, Londra’daki tarihi tören öncesinde Altın Top adayları arasında ilk sırada

Harry Kane (DPA)
Harry Kane (DPA)

Alman ekibi Bayern Münih’in İngiliz golcüsü Harry Kane, Fransa’nın başkenti Paris’te düzenlenmesi gelenek haline gelen Altın Top ödül töreninin ilk kez Londra’da gerçekleştirilecek olmasıyla tarihi bir geceye hazırlanıyor. 2026 Altın Top ödülünün sahibi, yarın (pazartesi) İngiltere’nin başkentinde düzenlenecek törenle açıklanacak.

Tören, 1956 yılından bu yana France Football dergisi tarafından verilen ve dünya futbolunun en prestijli bireysel ödüllerinden biri kabul edilen Altın Top’un 70’inci yılı dolayısıyla Londra Palladium Tiyatrosu’nda gerçekleştirilecek. Törenin Londra’da düzenlenmesi, ödülün ilk sahibi olan İngiliz futbolcu Stanley Matthews’a bir saygı niteliği taşıyor.

Kane, Bayern Münih formasıyla gösterdiği olağanüstü performansın ardından ödülün en güçlü adaylarından biri olarak öne çıkıyor. İngiliz yıldız, 2025-2026 sezonunda kulüp ve milli takım formalarıyla tüm kulvarlarda toplam 73 gol kaydetti.

Bundesliga şampiyonluğu yaşayan ve ligin gol kralı olan Kane, Almanya Kupası’nı da kazanırken bu organizasyonda da gol krallığı sıralamasının zirvesinde yer aldı. Bayern Münih ayrıca UEFA Şampiyonlar Ligi’nde yarı finale yükseldi.

Kane’in 2026-2027 sezonuna güçlü başlaması da ödül şansını artıran unsurlar arasında gösteriliyor. Bununla birlikte Bayern Münih’in Şampiyonlar Ligi yarı finalinde elenmesi ve İngiltere Milli Takımı’nın Dünya Kupası’nı üçüncü sırada tamamlaması, değerlendirmelerde dikkate alınan sonuçlar arasında bulunuyor.

Kane, 33 yaşında kariyerinin en önemli bireysel ödüllerinden biri olan Altın Top’u kazanmayı hedefliyor. Bayern Münih formasıyla bu ödülü en son 1981’de Karl-Heinz Rummenigge kazanmıştı. İngiliz yıldızın ödüle uzanması, Michael Owen’ın 2001’deki başarısından 25 yıl sonra Altın Top’un yeniden bir İngiliz futbolcuya verilmesi anlamına gelecek.

Yamal ve Mbappe de iddialı

Kane’in önündeki rekabetin kolay olmayacağı belirtiliyor. Barcelona ve İspanya Milli Takımı formasıyla başarılı bir sezon geçiren genç yıldız Lamine Yamal da ödülün güçlü adayları arasında yer alıyor.

Yamal, adaylık değerlendirmesine konu olan dönemde 25 gol atıp 20 asist yaptı. Barcelona’nın İspanya Ligi şampiyonluğuna katkıda bulunan genç futbolcu, ligde asist krallığında da zirvede yer aldı. İspanya’nın Dünya Kupası zaferinde de önemli rol oynadı.

hyju
Lamine Yamal (EPA)

Real Madrid ve Fransa Milli Takımı’nın yıldızı Kylian Mbappe ise 58 gol ve 13 asistlik performans sergiledi. İspanya Ligi ile UEFA Şampiyonlar Ligi’nde gol krallığına ulaşan Mbappe, Dünya Kupası’nda da 10 golle en skorer oyuncu oldu.

Arjantinli yıldız Lionel Messi de adaylar arasında bulunuyor. Messi, 45 gol ve 30 asistlik performansının yanı sıra Inter Miami’yi ABD liginde şampiyonluğa taşırken Arjantin Milli Takımı’nın Dünya Kupası finaline yükselmesinde rol oynadı.

Aday listesinde ayrıca Michael Olise, Erling Haaland, Jude Bellingham, Vinicius Junior, Rodri, Khvicha Kvaratskhelia ve Ousmane Dembele gibi yıldızlar yer alıyor. 2025 yılında ödülü kazanan Dembele’nin yanı sıra 2024’te Altın Top’a layık görülen Rodri de adaylar arasında bulunuyor.

Kadınlar ve diğer kategorilerde de ödüller verilecek

Erkekler Altın Top ödülünün yanı sıra törende kadınlar Altın Top ödülü de sahibini bulacak. Ayrıca 21 yaş altındaki en iyi futbolculara verilen Kopa ödülleri, en iyi kalecilere verilen Yashin ödülleri, en golcü futbolculara verilen Gerd Müller ödülleri ve en iyi teknik direktörlere verilen Johan Cruyff ödülleri dağıtılacak.

Törende erkekler ve kadınlar kategorilerinde yılın en iyi kulüpleri ödüllendirilirken, futbolun insani ve toplumsal katkılarını öne çıkaran Socrates ödülü de verilecek. Böylece toplam 13 ödül sahibini bulacak.

cvfgbh
İspanyol futbolcu Alexia Putellas, öne çıkan adaylar arasında (AFP)

Kadınlar kategorisinde Barcelona’nın İspanyol yıldızı Alexia Putellas öne çıkan isimler arasında yer alıyor. Putellas, takımının İspanya Ligi, Kraliçe Kupası, İspanya Süper Kupası ve UEFA Kadınlar Şampiyonlar Ligi şampiyonluklarıyla tamamladığı sezonda önemli rol oynadı.

Altın Top’u iki kez kazanan Putellas, ödülü üç kez kazanan vatandaşı Aitana Bonmatí’nin rekoruna yaklaşmayı hedefliyor. Bonmatí, ödülü 2023, 2024 ve 2025 yıllarında kazanmıştı.

dgbhnj
Barcelona’nın Polonyalı golcüsü Ewa Pajor (EPA)

Manchester City’nin Jamaikalı golcüsü Khadija Shaw da kadınlar kategorisinde dikkat çeken adaylardan biri. İngiltere Kadınlar Süper Ligi’nde üst üste üçüncü sezon gol krallığına ulaşan Shaw, 21 gol kaydetti ve takımının lig ile Federasyon Kupası şampiyonluklarına katkıda bulundu.

Barcelona’nın Polonyalı forveti Ewa Pajor, UEFA Kadınlar Şampiyonlar Ligi’nde 11 golle gol krallığına ulaşırken, Lyon forması giyen Haitili futbolcu Melchie Dumornay da adaylar arasında yer aldı.

cdfgth
Manchester City’nin Jamaikalı golcüsü Khadija Shaw, gol sevinci yaşıyor (Reuters)

Diğer ödüller kapsamında genç yetenekler, kaleciler, golcüler ve teknik direktörler ile sezonun en başarılı takımları da ödüllendirilecek. Socrates ödülü ise futbol dünyasındaki insani ve toplumsal projelere odaklanacak.

Kazananı gazetecilerin oyları belirleyecek

Erkekler Altın Top ödülünün sahibi, dünyanın farklı ülkelerinden 100 gazetecinin oylarıyla belirlenecek. Jüri üyeleri, 30 futbolcudan oluşan aday listesini değerlendirirken öncelikle bireysel performansları ve oyuncuların maçlar üzerindeki etkisini dikkate alacak. Takım başarıları ve kazanılan kupalar ile sportif davranış ve fair play de değerlendirme ölçütleri arasında bulunuyor.

Tören yaklaşırken gözler, Bayern Münih ve İngiltere adına tarihi bir başarı elde etmeyi hedefleyen Kane’e çevrilmiş durumda. Ancak ödülün sahibi, dünya futbolunun önde gelen yıldızlarının yarıştığı mücadelede gazetecilerin oylarıyla belli olacak.