Süper Lig'in teknik direktör dönüşümü: "Yeni"ler, "eski"leri geride bırakabilir mi? Gökerman: Geç kalınmış bir süreç

Süper Lig'de bu sezon değiştirilen teknik direktör sayısı 18'e ulaştı / Fotoğraf: AA
Süper Lig'de bu sezon değiştirilen teknik direktör sayısı 18'e ulaştı / Fotoğraf: AA
TT

Süper Lig'in teknik direktör dönüşümü: "Yeni"ler, "eski"leri geride bırakabilir mi? Gökerman: Geç kalınmış bir süreç

Süper Lig'de bu sezon değiştirilen teknik direktör sayısı 18'e ulaştı / Fotoğraf: AA
Süper Lig'de bu sezon değiştirilen teknik direktör sayısı 18'e ulaştı / Fotoğraf: AA

Süper Lig'de 2021-22 sezonunda 23 hafta geride kalırken değiştirilen teknik direktör sayısı da dikkat çekti.
Son olarak Altay'da Mustafa Denizli'nin yerine göreve gelen Marcio Nobre'nin de 11 gün süren teknik direktörlük deneyiminin son bulmasıyla ligde görevine son verilen antrenör sayısı şimdiden 18'i buldu.
Bu sezon; Fatih Terim, Mustafa Denizli, Şenol Güneş, Ersun Yanal, Sergen Yaçın, Bülent Uygun, Yılmaz Vural gibi ligin deneyimli isimlerinin görevlerine son verilmesi veya takım çalıştırmadığı görüldü.
Diğer yandan İlhan Palut, Emre Belözoğlu, Önder Karaveli, Ömer Erdoğan, Nestor El Maestro, Francesco Farioli, Volkan Demirel ve Nuri Şahin gibi antrenörler genç neslin başarılı temsilcileri olarak ön plana çıktı.
Şu ana kadar ligde Abdullah Avcı, Hikmet Karaman ve Rıza Çalımbay ise sezon başından bu yana aynı takımda görevlerine devam ediyor.
Bu sezon Süper Lig'in kariyerli antrenörleri takımlarını başarıya ulaştırmaktan uzak kalırken, İlhan Palut, Emre Belözoğlu, Ömer Erdoğan gibi yeni nesil antrenörlerin takımları şimdiden lige damga vurmuş durumda.
Türkiye'nin yeni yeni tanıdığı veya son dönemde yıldızı paylayan isimlerin kulüpler tarafından tercih edilmesi, kulüplerin eski alışkanlıklarını değiştirmek için yaptığı bir yenilik olup olmayacağı ise tartışma konusu.
Akıllardaki soru ise yenilerin, eskilerin yerini doldurup dolduramayacağı?

"Bir dönüşüm yaşanıyor; aslında bu çok geç kalınmış bir süreç"
Spor yazarı Uzay Gökerman, Türkiye'de son dönemde yaşanan teknik direktör değişimlerini Independent Türkçe'ye değerlendirdi.
Son 15 yılda tüm spor branşlarında önemli değişimlerin yaşandığını dile getiren Gökerman, kulüpleri bu değişime nedenlerle ilgili şöyle konuştu:
"Özellikle son 10-15 yıldan itibaren tüm spor olaylarında teknik, taktik, bilgi gibi detaylar ön plana çıktı ve bunu kullanma başarısı ve becerisini gösteren kişiler fark yarattı. Premier Lig'de görev yapan Guardiola ve Klopp bu anlamda başı çeken, sürdürülebilir başarıyı yakalayan teknik direktörler olarak sayabiliriz. Ülkemizde de bir değişim dönüşüm yaşanıyor; aslında bu çok geç kalınmış bir süreç. 2010'lu yılların başında koşu mesafeleri tartışmalarını biraz da dalga geçercesine yapıyorduk veya 'teknik direktör takımı' olmak gibi kavramlar üzerinde konuşuyorduk. Kariyerli teknik direktör denilince de zaten bu anlaşılıyordu."
"Üç Büyüklerde başarılı olmuş, kupa kazanmış teknik direktörler 'tartışmasız' oluyordu" diyen Gökerman, "Ancak onların da oyunu teknik, taktik, bilgi, veri ile değil hep oyuncu tercihleriyle değiştirmeye çalıştıklarını gördük. İyi bir golcü, orta saha, savunma oyuncusu olmadan başarılı olunamayacağı algısı ile beslendi. Bunların işe yaramadığını da farklı tecrübelerle görmeye başladık. İşte o tecrübeler devreye girdiğinde de 'tartışmasız' olanlar bir anda devreden çıkmaya başladı" ifadelerini kullandı. 
Gökerman, "Türkiye'de son dönemde yıldızları parlayan İlhan Palut, Emre Belözoğlu, Önder Karaveli, Ömer Erdoğan, El Maestro, Farioli, Nuri Şahin, Çağdaş Atan vb... teknik adamların olduğunu ve bu isimlerin Türkiye'de teknik direktörlük devrimini gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceklerini" sorusuna "Öncelikle bir zihniyet değişimi yaşaması gerekir diye cevap vererek şunları kaydetti: 
"Bunun için de sadece futbolun teknik direktörlerin değişimi değil, oyunu yöneten, planlayan ve tabii yorumlayanların da değişmesi önemli. Çünkü kamuoyunun kafasındaki tartışmayı belirleyen paradigmayı onlar şekillendiriyor. Sanıldığının aksine ülkemizde futbol ne çok seviliyor ne de biliniyor. Tutkuyla bağlı olunan bir spor olayında tribünler bu kadar boş kalır mı ya da 'yenilsen de yensen de' tezahüratlarına rağmen üst üste alınan üç yenilgiden sonra ortalık 'istifa' diye inler mi?"

"Yetiştirenler de değişmeli ki alttan gelenler bu farkındalıkla sisteme dahil olsun"
Bir süredir spor kamuoyunda Türkiye'deki teknik direktör ve teknik direktör adaylarının yurtdışında kariyerli antrenörlerin yanlarında ya da antrenörlük kurslarında eğitim almadıkları yönünde eleştiriler hakim.
Gökerman, günümüzde bilginin hemen her alanda ulaşılabilir olduğuna değinerek, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Çağımızda bilgi o kadar yaygınlaştı ve kolay ulaşılabilir oldu ki artık mesele usta-kalfa-çırak ilişkisini aştı. Önemli olan bilgiye, tekniğe ve bunun araçlarını doğru yerde arıyor musun, ulaşabiliyor musun ve bunları işine ne kadar dahil edip, ne kadar kullanıyorsun? Az önce oyunu yorumlayanlardan söz ettik; elbette eğitim verenler, yetiştirenler de değişmeli ki alttan gelenler bu farkındalıkla sisteme dahil olsunlar. Bugün pro-lisans sahibi olan teknik direktörlerin işsiz, olmayanların da kiralık belgelerle gayri meşru yollardan teknik direktörlük yaptıkları bir dönemden geçiyoruz. Demek ki ortada yine bir çarpıklık var."

"...Ya futbol? Sürdürülebilir hangi başarı söz konusu?" 
Son dönemlerde Şenol Güneş ve Fatih Terim gibi kariyerli teknik adamlar, yardımcıları üzerinden sık sık eleştiriye maruz kaldı.
Öyle ki EURO 2020 finallerinde ve sonrasında 2022 Dünya Kupası Elemeleri'nde alınan başarısızlık Güneş'in görevinin son bulmasıyla sonuçlandı.
Galatasaray'da ise alınan başarısız sonuçlarda Terim'in yardımcıları üzerinden bir tartışma başladı ve yönetim Domenec Torrent'i deneyimli teknik adamın yardımcısı olması için Türkiye'ye davet etti. Bu durumdan bilgisi olmadığını söyleyen Terim ise yaşananlar üzerine Galatasaray'dan gönderildi.

"'Ders almam, veririm' şeklinde egoların ön plana çıktığı ortamda yanınızda yardımcı olsa ne olur?"
Gökerman, "Kariyerli hocalar, sık sık 'kendilerini güncellemedikleri' ve 'yeniliğe kapalı oldukları' iddialarıyla eleştiriliyor. Teknik adamlar yenilenme konusunda neden bir adım atmaz? Bu yaklaşım yanlış mıdır, doğru mudur" sorumu şöyle yanıtladı:
"'Ben ders almam, veririm' şeklinde egoların ön plana çıktığı bir ortamda yanınızda yardımcı olsa ne olur ya da hangi seviyede bir yardımcı olabilir? Ülkemizde hep raconlar konuşur. Bu tarza sahip bir futbol ikliminde bilgi, birikim, teknik, taktik konuşmak ne kadar mümkündür? İsim yapan teknik adamların yakın oldukları bir futbol kamuoyu var ve onlar sürekli birbirlerini besliyorlar. Kısır bir döngü söz konusu. Fatih Terim ve Şenol Güneş'in Milli Takım için neredeyse sonsuz derecede imkanları bulunuyordu. Yıllarca her şey ellerinin altındaydı. Sonuç bu olmamalıydı."

"Bu sezon üç büyükler dibe battı, başarısızlığı besleyen temel etken rekabet anlayışları"
Türkiye'de başarıya odaklı futbol iklimi, kulüpleriyle efsaneleşen isimlerin ilk kötü skorlarda görevden alınması için yeterli bir gerekçe olarak görülmesine neden oluyor.
Zira Beşiktaş'ta geçen sezon çift kupa kazanan Sergen Yalçın'ın, Altay'ı Süper Lig'e çıkaran Mustafa Denizli'nin kötü skorlar sonrası görevlerine son verilmesinin gerekçeleri oldu.
"Türkiye'nin başarı odaklı futbol iklimi, yeni isimlerin parlamasına müsaade edebilecek mi" sorusunu sorduğum Gökerman, "Bu sezon üç büyükler dibe battılar. Buradaki başarısızlığı besleyen temel etken onların aynı zamanda rekabet anlayışlarıydı" diyerek, şu görüşü paylaştı:
"Marka değerini yükseltmek yerine birbirlerininkini hep aşağı çeken zihniyetten söz ediyorum. Şimdi bu bataklıktan kurtulmak için sürekli inanmadıkları reçetelerle insanları harcıyorlar. Bu yine bir süreç alacak gibi görünüyor. Gençlere yatırım yapmak ve onlara inanmak çok önemli. Bunun için de onlara çalışacakları, işlerini yapacakları bir ortam hazırlamak ve onu korumak gerekiyor. Taraftar kısmı zaten en büyük problemlerden biri ancak bunu düzeltmek için işe futbolu yorumlayanlardan başlamak gerekiyor. 50 yıldır her sezon aynı yorumu yapan ve adına duayen denilen yorumcular var bu ülkede. Onların dinledikleriyle maç izleyen ve arkadaşlarıyla değerlendirenler de taraftar oluyor. TV'lerde futbol yorumlanmıyor kelimenin tam anlamıyla goygoy yapılıyor. Saatlerce... Adam futbolu anlatmak için yemek tarifi yapıyor. İnsanlar bayılıyor. Cem Yılmaz diyor ya hani 'en büyük olayım budur, şimdi yerlere yatarsın gülmekten ama buradan çıktığında aklında hiçbir şey kalmaz!' O kadar konuşuyorsun ama akıllarda ne kalıyor?" 

"Her tarafı görecek biz vizyona sahip olunmalı, neler olup bitiyor takip edilmeli"
Son yıllarda adından söz ettiren, henüz yolun başında olan antrenörlere tavsiyelerde de bulunan Gökerman, sözlerini şöyle noktaladı:
"Zor bir ülke burası. Kariyeri belirleyen şey liyakat değil. Bu nedenle hep birilerine yakın olmak, onların adamı gibi görünmek gerekiyor. Bir gruba ait değilsen yandın. Kimse koruyup kollamıyor seni. Buradan doğru bir iş üretmek çok zor gerçekten. Ancak her şeyin altından kalkacak da bir jenerasyonumuz var. Kısa vadeli planlar yapmamak çok önemli. Çağımız öylesine fırsatlar sunuyor ki kendini ifade edebilmenin, geliştirmenin yolları sınırsız. Bunları kullanmayı bilmek, becermek gerekiyor. 360 derece her tarafı görecek biz vizyona sahip olunmalı. Etrafta neler olup bitiyor takip etmeli. Özellikle de doğru örneklerin olduğu ülkeleri..."
Independent Türkçe 



Manchester United'ı yükselişe geçiren Carrick'ten şampiyonluk açıklaması

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Manchester United'ı yükselişe geçiren Carrick'ten şampiyonluk açıklaması

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Michael Carrick, Manchester United'ın gelecek birkaç yıl içinde Premier Lig'de şampiyonluğa ulaşarak 150. Yıl Projesi'ni tamamlamak için "aç" olduğunu söyledi.

CEO Omar Berrada, kulübün 150. yıldönümü 2028'de yeniden şampiyonluk hedefini taşıyan "150. Yıl Projesi"ni Eylül 2024'te başlatmıştı.

United, eski teknik direktör Ruben Amorim'le geçen sezonu ancak 15. sırada bitirebilse de Carrick yönetiminde tekrar yükselişe geçtiler ve Şampiyonlar Ligi'ne katılma yolundalar.

Carrick, bu güzel başlangıçtan dolayı fazla heyecanlanmayacağını ve United'ın daha yakın hedeflere odaklanması gerektiğine inandığını belirtirken, bu amaçlara ulaşmalarını çok istediğini de dile getirdi.

"Bence adım adım ilerlemek gerekiyor" dedi.

Elbette gelişmeye devam etmek ve ligde yukarı tırmanmak istiyoruz. Bunu burada otururken de söyledim, daha önce de söyledim. Şu an bulunduğumuz yerde olmak heyecan verici çünkü uğruna oynadığımız bir hedef var. Daha fazlası ve daha yüksek sıralar için oynamayı ve gerçekten şampiyonluk için mücadele etmeyi çok isterdik. Bunun olacağını söyleyip olacağını varsayamayız. Bunun için çok çalışmak ve oyunculara çok şey katmak gerekiyor. Premier Lig'i kazanmak zor ve bunu anlıyoruz ancak kesinlikle bunun için çalışıyoruz, olmak istediğimiz yerin orası olduğunu düşünüyoruz. Geçmişte oradaydık ve tekrar oraya ulaşmak istiyoruz ancak bu kesinlikle kolay değil ve bence hepimiz bunu anlıyoruz, ama kesinlikle bunu başarmaya çok açız.

United, bugün Aston Villa'da Şampiyonlar Ligi eleme mücadelesindeki rakipleriyle karşılaşacak. 5. sıranın Avrupa'nın elit ligine dönüş için neredeyse kesinlikle yeterli olmasına rağmen Carrick, şu anda lig tablosuna takılıp kalmıyor.

"Kelimenin tam anlamıyla maç maç ilerliyoruz ve kazanmaya çalışıyoruz" dedi.

Kulağa çok bariz geliyor ama 4. veya 5. sırada bitirmeyi planlayamayız, gerçekten. Bir sonraki maça gidiyoruz, hepimiz bu maça odaklanmış durumdayız.

İngiliz kulüpleri bu hafta Avrupa'da kötü sonuçlar alsa da UEFA katsayısı onlara gelecek sezon Şampiyonlar Ligi'ne 5 takımla katılma hakkı veriyor.

Carrick şunları ekledi:

5. sıranın yetmemesi için tablonun ciddi biçimde değişmesi gerekiyor ancak sonuçta bu bizim kontrol edebileceğimiz bir şey değil ve her halükarda daha üst sıralar için mücadele etmek istiyoruz, ideal olan da bu.

Independent Türkçe


Francis Ngannou, MMA'e geri dönüyor

Eski UFC ve PFL ağırsıklet şampiyonu Francis Ngannou (Louis Grasse/PFL)
Eski UFC ve PFL ağırsıklet şampiyonu Francis Ngannou (Louis Grasse/PFL)
TT

Francis Ngannou, MMA'e geri dönüyor

Eski UFC ve PFL ağırsıklet şampiyonu Francis Ngannou (Louis Grasse/PFL)
Eski UFC ve PFL ağırsıklet şampiyonu Francis Ngannou (Louis Grasse/PFL)

Francis Ngannou, PFL'den ayrıldıktan sonra vakit kaybetmeden bir maç ayarladı ve Ronda Rousey'nin karma dövüş sanatlarına (MMA) şoke edici dönüşünün alt kartında yer almaya hazırlanıyor.

16 Mayıs'ta, eski UFC şampiyonu Rousey 10 yıl sonra ilk kez oktagona çıkacak ve 2009'dan beri dövüşmeyen bir diğer öncü isim Gina Carano'yla karşı karşıya gelecek. İkili, fenomen Jake Paul'la şirketi Most Valuable Promotions (MVP) tarafından düzenlenen ve Netflix'te yayımlanacak etkinliğin ana maçında yer alacak. Şimdiyse Ngannou da alt karta eklendi.

Geçen hafta, Ngannou'nun üç yıl ve sadece bir maçın ardından PFL'den ayrıldığı doğrulanmıştı ve eski UFC ağırsıklet şampiyonunun bir sonraki maçı Philipe Lins'le olacak.

Ngannou gibi Lins de eski bir UFC dövüşçüsü ve PFL şampiyonu ancak UFC'de "Predator" kadar yüksek seviyeye ulaşamadı.

18 galibiyet ve üç mağlubiyetlik karneye sahip 39 yaşındaki Ngannou, spor tarihinin en yıkıcı yumruk atan ismi olarak kabul ediliyor. Son yıllarda boks da yaptı ve Ekim 2023'te o zamanki dünya şampiyonu Tyson Fury'ye tartışmalı bir kararla kaybetti, ardından Mart 2024'te Anthony Joshua tarafından acımasız bir nakavtla mağlup edildi.

Öte yandan Lins'in 18 galibiyet ve 5 mağlubiyetlik bir karnesi var ve 4 maçlık bir galibiyet serisinde. Ancak 40 yaşındaki Brezilyalı, Mart 2024'teki son UFC maçından beri dövüşmedi. UFC kariyeri, PFL'deki şampiyonluk döneminin ardından geldi; Ngannou'nun PFL kariyeriyse kendi UFC döneminden sonra gelmişti.

ABD'nin Kaliforniya eyaletindeki Intuit Dome'da yapılacak müsabaka, Kamerunlu Ngannou'nun Ekim 2024'te Renan Ferreira'yı nakavt ederek PFL Süper Dövüşler ağırsıklet şampiyonluğunu kazanmasından bu yana ilk maçı olacak.

Ngannou pazartesi günü yaptığı açıklamada, "Dünya konuşmakla meşgulken ben gelişmekle meşguldüm" dedi.

Sessizlik yoklukla karıştırılmamalı; bu, mesafeyi kapatan bir avcının sesi. Kafese yeniden adım atmak sadece bir dönüş değil; bir geri alma. MMA'e dönüşüm, hırsımın boyutuna uygun bir sahne gerektiriyordu ve bu etkinliği Netflix'e getirmek için MVP'yle ortaklık kurmak, tüm dünyanın izlemesini sağlıyor. Bu yeni bölüme hazırım. Hayranlarımı tekrar eğlendirip dünyaya tam olarak kim olduğumu ve en yüksek sahnede neler yapabileceğimi hatırlatmak için sabırsızlanıyorum.

"Francis Ngannou tartışmasız dünyanın en iyi ağırsıklet MMA dövüşçüsü" diyen Paul ve iş ortağı Nakisa Bidarian müşterek bir açıklamada, "Onun katılımı, bu kartta sporda daha önce hiç görülmemiş bir yıldız gücü yaratıyor. Francis, sporun gördüğü en korkulan nakavt ustalarından biri ve MMA'e dönüşü bu geceyi anında tarihi bir gece haline getiriyor" ifadelerini kullandı.

Independent Türkçe


Motor sesleri geri dönüyor: Formula 1 2026 sezonu başlıyor

2016'dan beri ilk kez pistte 11 takım izleyeceğiz (Reuters)
2016'dan beri ilk kez pistte 11 takım izleyeceğiz (Reuters)
TT

Motor sesleri geri dönüyor: Formula 1 2026 sezonu başlıyor

2016'dan beri ilk kez pistte 11 takım izleyeceğiz (Reuters)
2016'dan beri ilk kez pistte 11 takım izleyeceğiz (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba, bu hafta Formula 1 2026 sezonu başlıyor ve biz de ilk yarış öncesinde takımların son durumunu inceliyoruz.

Formula 1'de yeni sezon başladı ve bu yıl pistlerde sadece rekabet değil, aynı zamanda köklü bir dönüşüm de göreceğiz.

2026 sezonu, motor teknolojisinden aerodinamik kurallara kadar birçok alanda yapılan değişikliklerle sporun yakın tarihindeki en büyük yenilenmelerden birini temsil ediyor.

Yeni teknik düzenlemeler, farklı güç dengeleri ve güncellenen pilot kadrolarıyla birlikte bu sezon, hem taraftarlar hem de takımlar için yeni bir başlangıç.

Uluslararası Otomobil Federasyonu’nun (FIA) hazırladığı yeni teknik paket, Formula 1’in daha sürdürülebilir ve rekabetçi bir geleceğe yönelmesini amaçlıyor. 

Motorların elektrik gücü önemli ölçüde artırılıyor ve yakıtlar tamamen sürdürülebilir kaynaklardan elde ediliyor. 

Bu değişiklikler yalnızca çevresel hedeflere hizmet etmiyor, aynı zamanda üretici markaların spora olan ilgisini de artırıyor. 

Audi’nin spora resmen giriş yapması ve bazı üreticilerin motor projelerini büyütmesi, Formula 1’in yeni teknolojinin vitrini olma özelliğini koruduğunu gösteriyor.

Aerodinamik kurallar da ciddi biçimde değişiyor. Daha hafif araçlar, aktif aerodinamik parçalar ve sürtünmeyi azaltan tasarımlar sayesinde araçların düzlüklerde daha hızlı, virajlardaysa daha dengeli olması hedefleniyor. 

Bu düzenlemeler, özellikle geçişlerin daha sık yaşandığı bir yarış ortamı yaratmayı amaçlıyor. Son yıllarda zaman zaman eleştirilen "takip edememe" sorununun bu yeni araçlarla önemli ölçüde azalması bekleniyor.
 

hy
 (F1)

Son yılların en baskın takımlarından Red Bull, yeni döneme de favorilerden biri olarak giriyor. Max Verstappen hâlâ pistlerin en dominant pilotlarından biri ve takımın teknik istikrarı büyük avantaj sağlıyor. 

Ancak yeni motor kuralları, Red Bull’un üstünlüğünü sınayabilir. Takım bu sezon kendi güç ünitesi projesini geliştirmeye devam ederken, rekabetin daha sıkı olması bekleniyor.

Red Bull’un en büyük avantajı, teknik ekibin uzun süredir birlikte çalışıyor olması. Aerodinamik departmanın yaratıcılığı ve Verstappen’in yarış zekası birleştiğinde takım hâlâ şampiyonluk denkleminde güçlü bir konumda duruyor.

Red Bull'daki en büyük beklenti, ikinci pilot Isack Hadjar'ın geçmiş yıllarda yaşananların aksine Max Verstappen'in hızını yakalayıp takıma daha fazla puan kazandırması. 

Ferrari cephesinde beklentiler yine yüksek. Charles Leclerc ve Lewis Hamilton, Maranello’nun yeni teknik paketiyle şampiyonluk yarışına geri dönmesini hedefliyor. 

Ferrari son yıllarda hız açısından rekabetçi olsa da stratejik hatalar ve tutarsız performanslar nedeniyle aradığı istikrarı bulmakta zorlanıyor.

2026 kuralları, Ferrari için yeni bir başlangıç fırsatı sunuyor. Takımın motor geliştirme konusundaki tarihi gücü düşünüldüğünde, hibrit güç ünitesindeki değişikliklerin Ferrari’ye avantaj sağlayabileceği konuşuluyor. 

Taraftarların beklentisi ise her zamanki gibi net: Şampiyonluk.

Mercedes, uzun süre dominasyon kurduğu yılların ardından son sezonlarda yeniden yapılanma sürecine girdi. Ancak takımın mühendislik kapasitesi hâlâ organizasyonun en güçlülerinden biri olarak kabul ediliyor. 2026 düzenlemeleri, özellikle motor teknolojisindeki değişiklikler nedeniyle Mercedes’e yeniden zirveye oynama fırsatı sunabilir.

Takımın stratejik yaklaşımı son yıllarda daha sabırlı bir yapıya evrildi. Mercedes yönetimi, yeni kurallarla birlikte sporun güç dengesinin yeniden şekillenebileceğine inanıyor.

Son yıllarda istikrarlı biçimde gelişen, bunu takım ve pilotlar şampiyonluğuyla taçlandıran McLaren, artık orta sıraların değil üst grubun kalıcı takımlarından biri olarak görülüyor. 

Son şampiyon Lando Norris ve Oscar Piastri'den oluşan genç ve hızlı pilot kadrosu, aerodinamik anlamda güçlü araçlarıyla birleşince birincilik mücadelesi verebiliyor.

Aston Martin ise yatırım gücüyle dikkat çeken takımlar arasında olsa da 2026 sezonu öncesinde tam bir kabus yaşıyor. Tasarım dehası Adrian Newey'nin bu üretici için tasarladığı ilk araba ve Honda'nın motoru, sezonun ilk yarışını büyük ihtimalle tamamlayamayacak. 

Fernando Alonso ve Lance Stroll'la mücadele eden takım, yeni sezon öncesinde büyük umutlara sahipti ancak artık hatalarını kabullenmiş durumda ve istedikleri hıza en kısa sürede ulaşmanın yollarını arıyor.

2026 sezonunun en dikkat çekici gelişmelerinden biri Audi’nin Formula 1’e resmen katılması. 

Alman üretici, sporun hibrit ve sürdürülebilir teknoloji yönelimini fırsat olarak görüyor. Audi’nin gelişi yalnızca yeni bir takımın katılması anlamına gelmiyor; aynı zamanda üretici rekabetini de ciddi biçimde artırıyor.

Motor teknolojisi konusunda güçlü bir geçmişe sahip olan Audi’nin kısa sürede rekabetçi hale gelip gelemeyeceğiyse sezonun en büyük merak konularından biri.

Orta sıralardaki mücadele her zaman Formula 1’in en hareketli alanlarından biri oluyor. Alpine, Mercedes motoruyla yeniden yükselme hedefinde. 

Pierre Gasly ve Franco Colapinto'yla yarışan Alpine, son sezonlardaki kötü performanslarını geçmişte bırakıp artık toparlanmak istiyor. 

Alexander Albon ve Carlos Sainz Jr.'lı Williams ise son yıllarda yaptığı teknik yatırımlarla yavaş yavaş rekabetçi bir yapıya kavuşuyor. 

Geçen sezonu 5. bitirerek büyük bir sürprize imza atan köklü takım, bu sene de aynı başarıyı tekrarlamak ve hatta geliştirme peşinde. 

Start gridinin alt sıralarındaysa finansal ve teknik kaynaklar büyük önem taşıyor. Haas, mali açıdan dengeli bir yapı kurmaya çalışırken aynı zamanda performansını artırmanın yollarını arıyor.

Esteban Ocon ve Oliver Bearman'a güvenen Amerikan takımı, bu sezon yukarı sıralara tırmanma peşinde. Ferrari motoru kullanan ekibin sezonu güçlü başlaması bekleniyor.

Racing Bulls ise Red Bull ailesinin genç pilot yetiştirme projesi olarak varlığını sürdürüyor. Takım zaman zaman sürpriz sonuçlar alabilse de genellikle orta grubun gerisinde mücadele ediyor. 

Liam Lawson ve Formula 1'de ilk sezonuna başlayacak Arvid Lindblad, bu sezon Racing Bulls adına yarışıyor.

Cadillac da 2026 sezonunda piste ilk kez çıkacak takımlardan. Valtteri Bottas ve Sergio Perez'le anlaşan Amerikan ekibi, bu sezonu tamamen öğrenmeye ayıracak. 

Puan mücadelesine girmesi ise onlar için son derece mutluluk verici bir sürpriz olur.

BeIN Sports’ta yayımlanacak 2026 Formula 1 Avustralya Grand Prix'sinde yarış programı şöyle: 

Sıralama turları: 7 Mart 08.00

Yarış: 8 Mart 07.00

Kaynaklar: The Guardian, BBC, NBC