Süper Lig'in teknik direktör dönüşümü: "Yeni"ler, "eski"leri geride bırakabilir mi? Gökerman: Geç kalınmış bir süreç

Süper Lig'de bu sezon değiştirilen teknik direktör sayısı 18'e ulaştı / Fotoğraf: AA
Süper Lig'de bu sezon değiştirilen teknik direktör sayısı 18'e ulaştı / Fotoğraf: AA
TT

Süper Lig'in teknik direktör dönüşümü: "Yeni"ler, "eski"leri geride bırakabilir mi? Gökerman: Geç kalınmış bir süreç

Süper Lig'de bu sezon değiştirilen teknik direktör sayısı 18'e ulaştı / Fotoğraf: AA
Süper Lig'de bu sezon değiştirilen teknik direktör sayısı 18'e ulaştı / Fotoğraf: AA

Süper Lig'de 2021-22 sezonunda 23 hafta geride kalırken değiştirilen teknik direktör sayısı da dikkat çekti.
Son olarak Altay'da Mustafa Denizli'nin yerine göreve gelen Marcio Nobre'nin de 11 gün süren teknik direktörlük deneyiminin son bulmasıyla ligde görevine son verilen antrenör sayısı şimdiden 18'i buldu.
Bu sezon; Fatih Terim, Mustafa Denizli, Şenol Güneş, Ersun Yanal, Sergen Yaçın, Bülent Uygun, Yılmaz Vural gibi ligin deneyimli isimlerinin görevlerine son verilmesi veya takım çalıştırmadığı görüldü.
Diğer yandan İlhan Palut, Emre Belözoğlu, Önder Karaveli, Ömer Erdoğan, Nestor El Maestro, Francesco Farioli, Volkan Demirel ve Nuri Şahin gibi antrenörler genç neslin başarılı temsilcileri olarak ön plana çıktı.
Şu ana kadar ligde Abdullah Avcı, Hikmet Karaman ve Rıza Çalımbay ise sezon başından bu yana aynı takımda görevlerine devam ediyor.
Bu sezon Süper Lig'in kariyerli antrenörleri takımlarını başarıya ulaştırmaktan uzak kalırken, İlhan Palut, Emre Belözoğlu, Ömer Erdoğan gibi yeni nesil antrenörlerin takımları şimdiden lige damga vurmuş durumda.
Türkiye'nin yeni yeni tanıdığı veya son dönemde yıldızı paylayan isimlerin kulüpler tarafından tercih edilmesi, kulüplerin eski alışkanlıklarını değiştirmek için yaptığı bir yenilik olup olmayacağı ise tartışma konusu.
Akıllardaki soru ise yenilerin, eskilerin yerini doldurup dolduramayacağı?

"Bir dönüşüm yaşanıyor; aslında bu çok geç kalınmış bir süreç"
Spor yazarı Uzay Gökerman, Türkiye'de son dönemde yaşanan teknik direktör değişimlerini Independent Türkçe'ye değerlendirdi.
Son 15 yılda tüm spor branşlarında önemli değişimlerin yaşandığını dile getiren Gökerman, kulüpleri bu değişime nedenlerle ilgili şöyle konuştu:
"Özellikle son 10-15 yıldan itibaren tüm spor olaylarında teknik, taktik, bilgi gibi detaylar ön plana çıktı ve bunu kullanma başarısı ve becerisini gösteren kişiler fark yarattı. Premier Lig'de görev yapan Guardiola ve Klopp bu anlamda başı çeken, sürdürülebilir başarıyı yakalayan teknik direktörler olarak sayabiliriz. Ülkemizde de bir değişim dönüşüm yaşanıyor; aslında bu çok geç kalınmış bir süreç. 2010'lu yılların başında koşu mesafeleri tartışmalarını biraz da dalga geçercesine yapıyorduk veya 'teknik direktör takımı' olmak gibi kavramlar üzerinde konuşuyorduk. Kariyerli teknik direktör denilince de zaten bu anlaşılıyordu."
"Üç Büyüklerde başarılı olmuş, kupa kazanmış teknik direktörler 'tartışmasız' oluyordu" diyen Gökerman, "Ancak onların da oyunu teknik, taktik, bilgi, veri ile değil hep oyuncu tercihleriyle değiştirmeye çalıştıklarını gördük. İyi bir golcü, orta saha, savunma oyuncusu olmadan başarılı olunamayacağı algısı ile beslendi. Bunların işe yaramadığını da farklı tecrübelerle görmeye başladık. İşte o tecrübeler devreye girdiğinde de 'tartışmasız' olanlar bir anda devreden çıkmaya başladı" ifadelerini kullandı. 
Gökerman, "Türkiye'de son dönemde yıldızları parlayan İlhan Palut, Emre Belözoğlu, Önder Karaveli, Ömer Erdoğan, El Maestro, Farioli, Nuri Şahin, Çağdaş Atan vb... teknik adamların olduğunu ve bu isimlerin Türkiye'de teknik direktörlük devrimini gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceklerini" sorusuna "Öncelikle bir zihniyet değişimi yaşaması gerekir diye cevap vererek şunları kaydetti: 
"Bunun için de sadece futbolun teknik direktörlerin değişimi değil, oyunu yöneten, planlayan ve tabii yorumlayanların da değişmesi önemli. Çünkü kamuoyunun kafasındaki tartışmayı belirleyen paradigmayı onlar şekillendiriyor. Sanıldığının aksine ülkemizde futbol ne çok seviliyor ne de biliniyor. Tutkuyla bağlı olunan bir spor olayında tribünler bu kadar boş kalır mı ya da 'yenilsen de yensen de' tezahüratlarına rağmen üst üste alınan üç yenilgiden sonra ortalık 'istifa' diye inler mi?"

"Yetiştirenler de değişmeli ki alttan gelenler bu farkındalıkla sisteme dahil olsun"
Bir süredir spor kamuoyunda Türkiye'deki teknik direktör ve teknik direktör adaylarının yurtdışında kariyerli antrenörlerin yanlarında ya da antrenörlük kurslarında eğitim almadıkları yönünde eleştiriler hakim.
Gökerman, günümüzde bilginin hemen her alanda ulaşılabilir olduğuna değinerek, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Çağımızda bilgi o kadar yaygınlaştı ve kolay ulaşılabilir oldu ki artık mesele usta-kalfa-çırak ilişkisini aştı. Önemli olan bilgiye, tekniğe ve bunun araçlarını doğru yerde arıyor musun, ulaşabiliyor musun ve bunları işine ne kadar dahil edip, ne kadar kullanıyorsun? Az önce oyunu yorumlayanlardan söz ettik; elbette eğitim verenler, yetiştirenler de değişmeli ki alttan gelenler bu farkındalıkla sisteme dahil olsunlar. Bugün pro-lisans sahibi olan teknik direktörlerin işsiz, olmayanların da kiralık belgelerle gayri meşru yollardan teknik direktörlük yaptıkları bir dönemden geçiyoruz. Demek ki ortada yine bir çarpıklık var."

"...Ya futbol? Sürdürülebilir hangi başarı söz konusu?" 
Son dönemlerde Şenol Güneş ve Fatih Terim gibi kariyerli teknik adamlar, yardımcıları üzerinden sık sık eleştiriye maruz kaldı.
Öyle ki EURO 2020 finallerinde ve sonrasında 2022 Dünya Kupası Elemeleri'nde alınan başarısızlık Güneş'in görevinin son bulmasıyla sonuçlandı.
Galatasaray'da ise alınan başarısız sonuçlarda Terim'in yardımcıları üzerinden bir tartışma başladı ve yönetim Domenec Torrent'i deneyimli teknik adamın yardımcısı olması için Türkiye'ye davet etti. Bu durumdan bilgisi olmadığını söyleyen Terim ise yaşananlar üzerine Galatasaray'dan gönderildi.

"'Ders almam, veririm' şeklinde egoların ön plana çıktığı ortamda yanınızda yardımcı olsa ne olur?"
Gökerman, "Kariyerli hocalar, sık sık 'kendilerini güncellemedikleri' ve 'yeniliğe kapalı oldukları' iddialarıyla eleştiriliyor. Teknik adamlar yenilenme konusunda neden bir adım atmaz? Bu yaklaşım yanlış mıdır, doğru mudur" sorumu şöyle yanıtladı:
"'Ben ders almam, veririm' şeklinde egoların ön plana çıktığı bir ortamda yanınızda yardımcı olsa ne olur ya da hangi seviyede bir yardımcı olabilir? Ülkemizde hep raconlar konuşur. Bu tarza sahip bir futbol ikliminde bilgi, birikim, teknik, taktik konuşmak ne kadar mümkündür? İsim yapan teknik adamların yakın oldukları bir futbol kamuoyu var ve onlar sürekli birbirlerini besliyorlar. Kısır bir döngü söz konusu. Fatih Terim ve Şenol Güneş'in Milli Takım için neredeyse sonsuz derecede imkanları bulunuyordu. Yıllarca her şey ellerinin altındaydı. Sonuç bu olmamalıydı."

"Bu sezon üç büyükler dibe battı, başarısızlığı besleyen temel etken rekabet anlayışları"
Türkiye'de başarıya odaklı futbol iklimi, kulüpleriyle efsaneleşen isimlerin ilk kötü skorlarda görevden alınması için yeterli bir gerekçe olarak görülmesine neden oluyor.
Zira Beşiktaş'ta geçen sezon çift kupa kazanan Sergen Yalçın'ın, Altay'ı Süper Lig'e çıkaran Mustafa Denizli'nin kötü skorlar sonrası görevlerine son verilmesinin gerekçeleri oldu.
"Türkiye'nin başarı odaklı futbol iklimi, yeni isimlerin parlamasına müsaade edebilecek mi" sorusunu sorduğum Gökerman, "Bu sezon üç büyükler dibe battılar. Buradaki başarısızlığı besleyen temel etken onların aynı zamanda rekabet anlayışlarıydı" diyerek, şu görüşü paylaştı:
"Marka değerini yükseltmek yerine birbirlerininkini hep aşağı çeken zihniyetten söz ediyorum. Şimdi bu bataklıktan kurtulmak için sürekli inanmadıkları reçetelerle insanları harcıyorlar. Bu yine bir süreç alacak gibi görünüyor. Gençlere yatırım yapmak ve onlara inanmak çok önemli. Bunun için de onlara çalışacakları, işlerini yapacakları bir ortam hazırlamak ve onu korumak gerekiyor. Taraftar kısmı zaten en büyük problemlerden biri ancak bunu düzeltmek için işe futbolu yorumlayanlardan başlamak gerekiyor. 50 yıldır her sezon aynı yorumu yapan ve adına duayen denilen yorumcular var bu ülkede. Onların dinledikleriyle maç izleyen ve arkadaşlarıyla değerlendirenler de taraftar oluyor. TV'lerde futbol yorumlanmıyor kelimenin tam anlamıyla goygoy yapılıyor. Saatlerce... Adam futbolu anlatmak için yemek tarifi yapıyor. İnsanlar bayılıyor. Cem Yılmaz diyor ya hani 'en büyük olayım budur, şimdi yerlere yatarsın gülmekten ama buradan çıktığında aklında hiçbir şey kalmaz!' O kadar konuşuyorsun ama akıllarda ne kalıyor?" 

"Her tarafı görecek biz vizyona sahip olunmalı, neler olup bitiyor takip edilmeli"
Son yıllarda adından söz ettiren, henüz yolun başında olan antrenörlere tavsiyelerde de bulunan Gökerman, sözlerini şöyle noktaladı:
"Zor bir ülke burası. Kariyeri belirleyen şey liyakat değil. Bu nedenle hep birilerine yakın olmak, onların adamı gibi görünmek gerekiyor. Bir gruba ait değilsen yandın. Kimse koruyup kollamıyor seni. Buradan doğru bir iş üretmek çok zor gerçekten. Ancak her şeyin altından kalkacak da bir jenerasyonumuz var. Kısa vadeli planlar yapmamak çok önemli. Çağımız öylesine fırsatlar sunuyor ki kendini ifade edebilmenin, geliştirmenin yolları sınırsız. Bunları kullanmayı bilmek, becermek gerekiyor. 360 derece her tarafı görecek biz vizyona sahip olunmalı. Etrafta neler olup bitiyor takip etmeli. Özellikle de doğru örneklerin olduğu ülkeleri..."
Independent Türkçe 



Messi kas yorgunluğu yaşıyor ve ne zaman sahalara döneceği belirsiz

Lionel Messi (Reuters)
Lionel Messi (Reuters)
TT

Messi kas yorgunluğu yaşıyor ve ne zaman sahalara döneceği belirsiz

Lionel Messi (Reuters)
Lionel Messi (Reuters)

ABD ekibi Inter Miami, Arjantinli yıldız Lionel Messi’nin sol arka uyluk kasında ‘kas yorgunluğuna bağlı aşırı zorlanma’ yaşadığını açıkladı. Açıklama, Dünya Kupası’nın başlamasına üç haftadan az bir süre kala geldi.

Messi, Inter Miami’nin pazar günü Philadelphia Union ile oynadığı MLS karşılaşmasının 73. dakikasında sol bacağının arka kısmını tutarak oyundan çıkmak istedi.

38 yaşındaki futbolcunun, daha sonra Miami’nin 6-4 kazandığı maçtan ayrılırken soyunma odasına normal şekilde yürüdüğü görüldü.

Inter Miami’nin dün yayımladığı sağlık raporunda, “Bugün gerçekleştirilen ek tetkiklerin ardından ilk değerlendirmeler, sol arka uyluk kasında kas yorgunluğuna bağlı aşırı zorlanma olduğunu ortaya koydu” ifadesine yer verildi.

Kulüp ayrıca, “Sahalara dönüş süreci, oyuncunun klinik ve fonksiyonel durumundaki gelişmelere bağlı olacak” açıklamasını yaptı.

Sekiz kez Ballon d’Or kazanan Messi açısından açıklamanın nispeten olumlu olduğu değerlendiriliyor. Kulüp açıklamasında kas yırtığı ya da ciddi bir sakatlıktan söz edilmemesi, Arjantin için de önemli bir rahatlama olarak yorumlandı.

Lionel Messi, 2023 yılında Inter Miami’ye katılmasından bu yana fiziksel durumunu dikkatli şekilde yönetiyor. Teknik heyetin, yoğun maç takvimlerinde yıldız oyuncuyu düzenli olarak dinlendirdiği belirtiliyor.

Messi ayrıca son yıllarda arka adale sorunları nedeniyle birçok kez sahalardan uzak kaldı. Bu sakatlıklar, mevcut sezon öncesi hazırlık döneminin bir bölümünü de kaçırmasına neden olmuştu.

Bununla birlikte, yaşayabileceği ciddi bir sakatlığın; ABD, Kanada ve Meksika’nın ev sahipliğinde düzenlenecek Dünya Kupası’nda şampiyon unvanını korumayı hedefleyen Arjantin için büyük darbe olacağı değerlendiriliyor.

Turnuva, 11 Haziran’da Mexico City’de başlayacak. Son dünya şampiyonu Arjantin ise açılış maçını beş gün sonra Kansas City’de Cezayir karşısında oynayacak.

Inter Miami’nin pazar günü oynadığı karşılaşma, MLS’in Dünya Kupası nedeniyle vereceği aradan önceki son maç oldu.

Messi, Dünya Kupası’nda forma giyeceğini henüz resmen açıklamasa da yıldız futbolcunun kariyerindeki altıncı ve son Dünya Kupası’nda yer alması bekleniyor.

Teknik direktör Lionel Scaloni yönetimindeki Arjantin Milli Takımı’nın kadrosunun gelecek hafta açıklanacağı bildirildi. Ekibin daha sonra Dünya Kupası öncesi iki hazırlık maçı için ABD’ye gideceği, ilk maçta 6 Haziran’da Honduras ile Texas’ta, ikinci maçta ise 9 Haziran’da İzlanda ile Alabama’da karşılaşacağı kaydedildi.


Suudi kahvesi ve ud kokusu... Veliaht Prens’in Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı’na Dünya Kupası’nda başarı dilekleri

Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı heyeti ile Spor Bakanlığı ve Futbol Federasyonu yetkililerinin ABD’ye hareket etmeden önce çekilmiş toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı)
Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı heyeti ile Spor Bakanlığı ve Futbol Federasyonu yetkililerinin ABD’ye hareket etmeden önce çekilmiş toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı)
TT

Suudi kahvesi ve ud kokusu... Veliaht Prens’in Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı’na Dünya Kupası’nda başarı dilekleri

Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı heyeti ile Spor Bakanlığı ve Futbol Federasyonu yetkililerinin ABD’ye hareket etmeden önce çekilmiş toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı)
Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı heyeti ile Spor Bakanlığı ve Futbol Federasyonu yetkililerinin ABD’ye hareket etmeden önce çekilmiş toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı)

Suudi Arabistan Spor Bakanı Prens Abdulaziz bin Turki el-Faysal, 2026 Dünya Kupası için ABD’ye hareket eden Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı kafilesine moral verdi. Faysal, oyunculara Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın mesajını aktardı. Veliaht Prens Muhammed bin Selman mesajında futbolcuları selamlarken, Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı’na Dünya Kupası’nda başarı dileklerini iletti.

dfvfe
Suudi Arabistan Spor Bakanı Prens Abdulaziz bin Turki el-Faysal, oyunculara motivasyon konuşması yaptı. (SPA)

Faysal, Suudi Arabistan Futbol Federasyonu Başkanı Yasir el-Meshal’in de katıldığı buluşmada, Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı’nın Dünya Kupası’na katılımının Suudi sporunun büyük organizasyonlardaki varlığının devamı niteliğinde olduğunu söyledi. Faysal, futbolculardan uluslararası turnuvada yüksek mücadele ruhu ortaya koymalarını ve tüm potansiyellerini sahaya yansıtmalarını istedi.

Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı kafilesi, uçuş saatine yarım saatten az bir süre kala havaalanındaki gidiş terminaline ulaştı. Kafileye kısa süre önce milli takım icra direktörlüğüne getirilen Fahd el-Mufarric başkanlık etti. El-Mufarric’in gazetecilerle selamlaştığı ve salonda bulunan 14 yaş altı milli takım oyuncularına özel olarak hitap ettiği belirtildi. Genç futbolculara “Şampiyonlar... İnşallah sizi de ileride bizim karşılandığımız gibi karşılarız” dediği aktarıldı.

Salonda, farklı kulüplerden gelen 2011 doğumlu genç oyuncular da yer aldı. Milli takım futbolcularının genç sporcularla yakından ilgilendiği, fotoğraf çektirip formalarını imzaladığı gözlendi.

Milli takım oyuncularını karşılayan ilk isimlerden birinin kaleci Muhammed el-Uveys olduğu belirtilirken, takım kaptanı Salem ed-Davsari’nin de genç oyuncular için çok sayıda forma ve hatıra eşyası imzaladığı kaydedildi.

Öte yandan, daha önce Al Hilal formasıyla birlikte oynayan forvetler Salih eş-Şehri ile Abdullah el-Hamdan arasında samimi bir karşılaşma yaşandığı, kafilede yolculuk öncesinde sıcak bir atmosferin hâkim olduğu ifade edildi.

sacsdc
Havaalanının gidiş salonunda bekleyen Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı futbolcuları (Şarku’l Avsat)

El-Meshal, kafileye katılan son isim oldu. El-Meshal’in de genç futbolcular ve basın mensuplarıyla selamlaştığı ancak açıklama yapmadığı belirtildi. Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı kafilesinin, geleneksel kutlama atmosferi içinde Suudi kahvesi ve ud kokusu ikramıyla uğurlandığı aktarıldı.

fgthy
Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Georgios Donis ve kaptan Salem ed-Davsari, Riyad Havalimanı’nda (Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı)

Suudi Arabistan Futbol Federasyonu, futbolcu Suud Abdulhamid’in, 2026 Dünya Kupası hazırlıkları kapsamında düzenlenen son kamp dönemine planlanandan geç katılacağını açıkladı. Federasyondan yapılan resmî açıklamada, Abdulhamid’in Amsterdam’da hırsızlık olayına maruz kaldığı belirtildi.

Açıklamaya göre oyuncu, ailesiyle birlikte tatilde bulunduğu sırada özel aracının çalınması nedeniyle kişisel eşyalarını kaybetti. Kayıp eşyalar arasında pasaportunun da bulunduğu ifade edildi. Federasyon, futbolcunun bu nedenle daha önce onaylanan rezervasyona rağmen dün Riyad’a ulaşamadığını bildirdi.

Ayrıca Suudi Arabistan Futbol Federasyonu’nun, Suudi Arabistan Spor Bakanlığı ve ilgili kurumlarla koordinasyon içinde süreci takip ettiği, bunun yanında Suudi Arabistan’ın Hollanda Büyükelçiliği ile temas kurularak gerekli belgelerin çıkarılması ve oyuncunun önümüzdeki süreçte milli takım kampına katılımının sağlanması için çalışmalar yürütüldüğü kaydedildi.


Djokovic,Fransa Açık'ta Federer’in rekorunu kırarak açılış maçını kazandı

Sırp tenisçi Novak Djokovic, erkekler tekler ilk tur maçının ardından zaferini kutluyor. (AFP)
Sırp tenisçi Novak Djokovic, erkekler tekler ilk tur maçının ardından zaferini kutluyor. (AFP)
TT

Djokovic,Fransa Açık'ta Federer’in rekorunu kırarak açılış maçını kazandı

Sırp tenisçi Novak Djokovic, erkekler tekler ilk tur maçının ardından zaferini kutluyor. (AFP)
Sırp tenisçi Novak Djokovic, erkekler tekler ilk tur maçının ardından zaferini kutluyor. (AFP)

Sırp tenisçi Novak Djokovic, Fransa Açık Tenis Turnuvası’nda (Roland Garros) tarihi bir başarıya daha imza attı. Djokovic, turnuvanın ilk turunda Fransız rakibi Giovanni Mpetshi Perricard karşısında zorlu bir engeli aşmayı başardı.

Şarku’l Avsat’ın İngiliz haber ajansı PA Media’dan aktardığına göre, bu mücadele Djokovic’in profesyonel kariyerindeki 82’nci Grand Slam katılımı oldu. Sırp raket, bu maça 39’uncu yaş gününü kutlamasından yalnızca iki gün sonra çıktı.

Djokovic, böylece erkekler teklerde Grand Slam turnuvalarında en fazla maça çıkan oyuncu unvanını, daha önce İsviçreli Roger Federer ile paylaştığı rekoru kırarak tek başına ele geçirdi.

Bu yıl üst üste 22’nci kez Fransa Açık’ta mücadele eden Sırp yıldız, 2010’dan bu yana turnuvanın ilk turunda hiç set kaybetmemişti. Ancak bu kez 2,03 metre boyundaki Perricard karşısında geriden gelerek 5-7, 7-5, 6-1 ve 6-4’lük setlerle galibiyete ulaştı.

Djokovic’in maça tutuk başlaması sürpriz olarak değerlendirilmedi. Omuz sakatlığı nedeniyle mart ayı ortasından bu yana yalnızca bir karşılaşmaya çıkan Djokovic, ritim eksikliği yaşadı.

Turnuvanın 3 numaralı seri başı olan Djokovic, ilk setin 11’inci oyununda çizgi hakeminin hatalı çağrısı sonrası sayının tekrarlanmasına itiraz edince tribünlerden yuhalandı. Daha sonra eski tenisçi Greg Rusedski tarafından çalıştırılan Perricard, Sırp yıldızın servisini kırmayı başardı.

Kariyerinde 24 Grand Slam şampiyonluğu bulunan Djokovic, ikinci turda bir başka Fransız tenisçi Valentin Royer ile karşılaşacak.

Djokovic maçın ardından yaptığı açıklamada, “Giovanni’yi bu harika mücadeleden dolayı kutlamak istiyorum. Kariyerim boyunca çok nadiren bu kadar güçlü servislerle karşılaştım” dedi.

Djokovic, “İlk sette hiçbir şansım yoktu. İkinci sette işler biraz değişti. Böyle bir maçta konsantrasyonunuzu korumanız ve doğru anı beklemeniz gerekir. Biraz karmaşık bir mücadeleydi ancak en iyi seviyeme yeniden ulaştığımı söyleyebilirim. Servis karşılama konusunda doğru zamanda başarılı oldum” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Amerikalı tenisçi Taylor Fritz de bu sezon sakatlık sorunları yaşayan isimlerden biri oldu. Fritz, devam eden hamstring sakatlığı nedeniyle toprak kort sezonunun büyük bölümünü kaçırdı.

Fritz, vatandaşı Nishesh Basavareddy karşısında 7-6 (7-5), 7-6 (7-5), 6-7 (7-9) ve 6-1’lik setlerle mağlup olarak turnuvaya veda etti. Böylece Fritz, turnuvada elenen ilk ilk 10 seri başı oyuncu oldu.

Turnuvanın 2 numaralı seri başı Alexander Zverev ise Fransız rakibi Benjamin Bonzi karşısında zorlanmadı. Zverev, mücadeleyi 6-3, 6-4 ve 6-2’lik setlerle kazandı.