İslam İşbirliği Teşkilatı’ndan, Gine Bissau’da darbe karşıtı çağrı

İslam İşbirliği Teşkilatı, Gine Bissau’da yaşanan gelişmeleri endişe ile takip ettiğini açıkladı

İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreterliği (Şarku’l Avsat)
İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreterliği (Şarku’l Avsat)
TT

İslam İşbirliği Teşkilatı’ndan, Gine Bissau’da darbe karşıtı çağrı

İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreterliği (Şarku’l Avsat)
İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreterliği (Şarku’l Avsat)

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), Gine Bissau’da yaşanan gelişmeleri endişe ile takip ettiği açıklayarak dün (Salı) meydana gelen çatışmaların durdurulması için çağrıda bulundu.
İİT Genel Sekreterliği, ülkede barışın, güvenliğin ve istikrarın korunması için Gine Bissau ordusunu itidalli olmaya ve yasalara saygı göstermeye çağırdı. Yapılan açıklamada Gine Bissau Cumhurbaşkanı Umaro Sissoco Embalo ve tüm meclis üyelerine zarar verilmemesinin yanı sıra anayasaya saygı gösterilmesi gerektiği belirtildi.
Yerel basında çıkan haberlerde, Cumhurbaşkanı Embalo'nun Kabine Toplantısı yaptığı esnada Cumhurbaşkanlığı Sarayı etrafında silah sesleri duyulduğu kaydedildi.
Olayın ardından okullarda eğitime ara verildiği ve öğrencilerin evlerine gönderildiği belirtildi.
Görgü tanıklarının ifadelerinde, şehir merkezinde çok sayıda asker bulunduğu ve bazı resmi kurumların da asker tarafından kordon altına alındığı aktarıldı.

"Genelkurmay Başkanı Öldü" İddiası
Cumhurbaşkanı Embalo'nun askerin elinde olduğu iddia edilirken, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın asker tarafından çember içine alındığı öne sürüldü.
Sosyal medyada ise Genelkurmay Başkanı Biague na Ntan'ın dün yaşamını yitirdiği ve darbe girişimine de bu gelişmenin sebep olduğu iddiaları yer aldı.
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in sözcülerinden Farhan Haq, "Genel Sekreter Guterres, Bissau'daki şiddetli çatışma haberlerinden derin endişe duyuyor. Guterres, çatışmanın bir an önce sona ermesini ve ülkenin demokratik kurumlarına tam saygı gösterilmesini istiyor" dedi.
ECOWAS'tan yapılan yazılı açıklamada, Gine Bissau'da silah seslerinin duyulmasıyla başlayan süreci endişeyle izledikleri belirtildi.
ECOWAS'ın tüm darbe girişimlerini kınadığı kaydedilen açıklamada, Cumhurbaşkanı Umaro Sissoco Embalo'nun fiziksel bütünlüğünden askerin sorumlu olduğu bildirildi.
Açıklamada, askere "kışlana dön" çağrısı da yapıldı.
Görgü tanıkları, şehir merkezinde çok sayıda asker bulunduğu ve bazı resmi kurumların da asker tarafından kordon altına alındığını aktardı.

Cumhurbaşkanından Mesaj
Darbe girişiminde bulunulan Gine Bissau'da Cumhurbaşkanı Umaro Sissoco Embalo, iyi olduğunu ve hükümetin durumu kontrol altına aldığını duyurdu.
Asker tarafından alıkonulduğu iddia edilen Cumhurbaşkanı Embalo, Twitter hesabından paylaşım yaptı.
Embalo, "Elhamdülillah ben iyiyim. Durum hükümetin kontrolü altında. Ben ve hükümetim için endişelenen Gine Bissau halkına ve ülkemizin dışındaki tüm kişilere teşekkür ederim. Yaşasın cumhuriyet. Tanrı, Gine Bissau'yu korusun" ifadelerini kullandı.
Embalo güvenlik güçlerinin "birçok" üyesinin "demokrasiye karşı başarısız bir saldırıda" öldürüldüğünü söyledi.
"Bu Bir Suikast Girişimiydi"
Ülkesindeki darbe girişiminin aslında bir suikast girişimi olduğunu söyleyen Embalo, darbe girişimiyle ilgili gözaltılara başlandığını kaydederek, bunun basit bir kalkışma olmadığını belirtti.
Embalo, "Bu, darbe girişiminden ziyade Gine Bissau Cumhurbaşkanını, Başbakanı ve tüm kabineyi öldürme girişimiydi." dedi.
Saldırının oldukça iyi planlandığına dikkati çeken Embalo, olayın içinde uyuşturucu kaçakçılığına karışan kişilerin de yer almış olabileceğini sözlerine ekledi.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.