Moritanya hükümeti, bazı yetkilileri "yolsuzluk şüpheleri" nedeniyle görevden aldı

Moritanya hükümeti, bazı yetkilileri "yolsuzluk şüpheleri" nedeniyle görevden aldı
TT

Moritanya hükümeti, bazı yetkilileri "yolsuzluk şüpheleri" nedeniyle görevden aldı

Moritanya hükümeti, bazı yetkilileri "yolsuzluk şüpheleri" nedeniyle görevden aldı

Moritanya hükümeti, dün başkent Nuakşot'ta düzinelerce gayrimenkul satışıyla ilgili bir "yolsuzluk" vakasına karıştıkları şüphesiyle iki idari yetkiliyi görevlerinden aldı.  Görevden alma kararı, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından, Moritanya Cumhurbaşkanı Muhammed Veled Gazvani'nin huzurunda verildi.
Yolsuzluğa karıştığı iddiasıyla görevden alınan yetkililer arasında Emlak ve Devlet Mülkiyet Dairesi Genel Müdürü Şeyh Velid Habib er-Rahman ve İskân Bakanlığı İskân ve Şehircilik Genel Müdürü Yahya Velid Babane yer aldı.
Görevden almalar, genellikle Moritanya hükümeti tarafından yolsuzluk davalarına karıştığından şüphelenilen yetkililere karşı alınan cezai bir önlemdir; özellikle ulusal kamuoyunda bir tartışma dalgası yaratanlar bu cezai önlemle karşı karşıya kalırlar. 
Yerel gazetelere göre, yetkililer Nuakşot şehrinin çeşitli bölgelerinde "gayrimenkul" elde etmek için bir dolandırıcılık ve sahtecilik sürecine dahil oldular. 
Resmi makamlar konuyla ilgili herhangi bir açıklama yapmadı, ancak haberin yayılmasının ardından Moritanya Maliye Bakanı Emlak ve Devlet Mülkleri Genel Müdürü'nün imzasının geçerliliğinin askıya alınmasına karar verdi.
Moritanya Cumhurbaşkanı Muhammed Veled Gazvani daha önce yolsuzlukla mücadele edeceğini açıklamış ve herhangi bir yolsuzluk olayına karışan hiçbir yetkiliyi korumayacağını vurgulamıştı. Ancak birkaç ay önce yolsuzluk operasyonlarını tespit etme konusunda uzmanlaşmış bir kurum olan Devlet Genel Müfettişliğine bağlı uzman ekipler tarafından bir dizi bakanlık ve kamu kurumunun teftişi başladı.
Bu inceleme kapsamında Ekonomik Suçlar Polisi, ülkenin ekonomi başkenti Nuakşat'taki geleneksel balıkçı limanının müdürünü ifadeye çağırdı. Polis söz konusu kişiyi liman bütçesinden büyük miktarda paranın kaybolması üzerine birkaç saat sorguladı. Bu sorgulama haftalar önce gerçekleşti.
Moritanya Cumhurbaşkanı, Devlet Müfettişliği'nin doğrudan Cumhurbaşkanlığına bağlanmasına karar vermişti.
Hükümet Sözcüsü Muhtar Velid Dahi, "yolsuzluğa karşı savaş ve hesap verebilirlik ilkesini güçlendirme" vurgusu yaptı.
Çok sayıda rapor Moritanya'da yolsuzluğun yayılmasından bahsediyor. Devlet bu iddiaları kabul ediyor ve bunun üzerine 2016'da sıkı bir yolsuzlukla mücadele yasasını onayladı. Buna göre, Moritanya Eski Cumhurbaşkanı Muhammed Veled Abdulaziz, “yolsuzluk, kara para aklama, yasadışı zenginleşme ve nüfuzu kötüye kullanma” da dahil olmak üzere çeşitli suçlamalarla soruşturuluyor.



Irak'ta düzenlenen hava saldırılarında 10 Haşdi Şabi üyesi öldürüldü

Irak Haşdi Şabi Güçleri'ne bağlı savaşçılar, askeri eğitim sırasında " Haşdi Şabi" bayrağını dalgalandırıyor (Haşdi Şabi Güçleri)
Irak Haşdi Şabi Güçleri'ne bağlı savaşçılar, askeri eğitim sırasında " Haşdi Şabi" bayrağını dalgalandırıyor (Haşdi Şabi Güçleri)
TT

Irak'ta düzenlenen hava saldırılarında 10 Haşdi Şabi üyesi öldürüldü

Irak Haşdi Şabi Güçleri'ne bağlı savaşçılar, askeri eğitim sırasında " Haşdi Şabi" bayrağını dalgalandırıyor (Haşdi Şabi Güçleri)
Irak Haşdi Şabi Güçleri'ne bağlı savaşçılar, askeri eğitim sırasında " Haşdi Şabi" bayrağını dalgalandırıyor (Haşdi Şabi Güçleri)

Güvenlik ve sağlık kaynakları, bugün Irak'ın batısındaki Anbar vilayetinde “Haşdi Şabi” güçlerinin karargahını hedef alan hava saldırıları sonucu, 30 kişinin de yaralandığını bildirdi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığı habere göre « Haşdi Şabi güçleri, yaptıkları açıklamada, Anbar Operasyonları Komutanı Saad Baici ile bazı yardımcılarını öldürüldüğünü doğruladı ve saldırıyı gerçekleştirmekle ABD’yi suçlayarak, «vatan görevlerini yerine getirirken komuta merkezinin» bir ABD hava saldırısı hedef alındığını belirtti.

Açıklamada, bu saldırıların “Irak'ın egemenliğinin açık bir ihlali ve Iraklıların kanına ciddi bir saygısızlık” olduğu belirtildi ve “uluslararası hukuka ve insani normlara hiç önem vermeyen saldırgan yaklaşımın doğasını bir kez daha ortaya koyduğu” ifade edildi.

Kaynaklar, “siyasi güçlerin, ABD’nin tekrarlanan bu ihlallerine karşı durma ve ülkenin egemenliğini koruyacak ve bu ciddi ihlallere son verecek açık ve kararlı tutumlar sergileme konusunda tam sorumluluk taşıdıklarını” belirtti.

Kaynaklar, saldırıların bir dizi üst düzey komutanın katıldığı güvenlik toplantısı sırasında “Haşdi Şabi” karargahını hedef aldığını ifade etti.

«Haşdi Şabi» güçleri, çoğu Şii olan yarı askeri grupları bünyesinde barındırmaktadır ve bu gruplar resmi olarak Irak güvenlik güçlerine dahil edilmiştir; bu gruplar arasında İran'a bağlı birçok örgüt de bulunmaktadır.

Şubat ayında ABD-İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaşın ardından Tahran destekli silahlı gruplar Irak'taki ABD üslerine saldırılar düzenliyor ve bu durum bölgede daha geniş çaplı bir tırmanma korkusunu artırıyor.


Berri: Bize karşı yürütülen savaşı durduracak bir anlaşmaya varılmasını umuyoruz

İsrail füze saldırısının hedefi olan, güneydeki Litani Nehri'ni Sur şehrine bağlayan Kasımiye Köprüsü (EPA)
İsrail füze saldırısının hedefi olan, güneydeki Litani Nehri'ni Sur şehrine bağlayan Kasımiye Köprüsü (EPA)
TT

Berri: Bize karşı yürütülen savaşı durduracak bir anlaşmaya varılmasını umuyoruz

İsrail füze saldırısının hedefi olan, güneydeki Litani Nehri'ni Sur şehrine bağlayan Kasımiye Köprüsü (EPA)
İsrail füze saldırısının hedefi olan, güneydeki Litani Nehri'ni Sur şehrine bağlayan Kasımiye Köprüsü (EPA)

Şarku’l Avsat’a bilgi veren, konuyu yakından takip eden Lübnanlı kaynaklar, İran'ın Beyrut'taki bazı liderlere, ABD ve İsrail ile süren savaşı sona erdirecek herhangi bir anlaşmada Lübnan'ın da yer alacağına dair “açık bir taahhüt” verdiğini belirtti. Kaynaklar, Lübnanlı yetkililerin “diplomatik olmayan” kanallar aracılığıyla, Tahran'ın Lübnan'daki bazı müttefiklerine, savaşı sona erdirecek herhangi bir anlaşmanın “kesinlikle Lübnan'ı da kapsayacağını” bildirdiğini söyledi.

Lübnan, İran ile savaşın sona ermesinin ardından İsrail’in askeri gücünü ülkeye kaydırmasından endişe duyuyor; zira İsrail ordusunun gerçekleştirdiği saha tatbikatları, Lübnan topraklarında daha geniş çaplı operasyonlar ve olası bir kara işgali için bir başlangıç noktası olabilecek “köprü başları” kurduğunu düşündürüyor.

Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri, Şarku’l Avsat ile yaptığı görüşmede, sızan bu bilgilerin doğru olmasını umduğunu belirterek, “İsrail'in Lübnan'a karşı savaşının sona ermesini içeren kapsamlı bir anlaşma” istediğini ifade etti.


İsrail, Litani köprülerinin yıkılması emrini verdi

İsrail bombardımanının hedefi olan Güney Lübnan'daki Kasımiye köprüsünden duman yükseliyor (AP)
İsrail bombardımanının hedefi olan Güney Lübnan'daki Kasımiye köprüsünden duman yükseliyor (AP)
TT

İsrail, Litani köprülerinin yıkılması emrini verdi

İsrail bombardımanının hedefi olan Güney Lübnan'daki Kasımiye köprüsünden duman yükseliyor (AP)
İsrail bombardımanının hedefi olan Güney Lübnan'daki Kasımiye köprüsünden duman yükseliyor (AP)

İsrail ordusu dün, Lübnan'ın güneyindeki sahil yolunda bulunan Kastmiye Köprüsü'nü hedef aldı. Bu saldırı, Litani Nehri üzerindeki köprülerin yıkılacağına dair yapılan açıkntehditlerin ardından gerçekleşti ve sınır şeridindeki köyleri Sur şehrine bağlayan en hayati arterlerden birini doğrudan etkiledi.

İsrail ordusu sözcüsü Avichaiy Adraee, "takviye birliklerinin ve savaş teçhizatının transferini engellemek için kıyı otoyolu köprüsü olan Kasımiye Köprüsü'ne saldırı düzenleneceğini" duyurdu ve bölge sakinlerini Zahrani Nehri'nin kuzeyine taşınmaya çağırdı. Cumhurbaşkanı Joseph Avn ise bunu "bir tampon bölge oluşturma ve işgalin gerçekliğini pekiştirme yönündeki şüpheli planlar çerçevesinde gerçekleşen tehlikeli bir tırmanış" olarak nitelendirdi.

Bu arada, Lübnan-Amerikan ateşkes görüşmeleri "uzun süreli askıya" alındı.

Bu bağlamda, emekli Tuğgeneral Halil el-Hilu, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, Güney Lübnan'daki köprüleri hedef almanın "kesin bir askeri hedef sağlamadığını" söyledi. "Hizbullah, mühimmatı karayolları veya köprüler üzerinden taşımaya güvenmez, bunun yerine İsrail'in hava üstünlüğü altında açık hareket etmenin tehlikesini bilerek, konuşlandığı bölgelerdeki yeraltı depolarında depolar" diye açıkladı. "Köprülerin yıkılmasının askeri ikmal hatlarını kestiği iddiası yanlıştır, çünkü parti kolayca bozulabilecek geleneksel bir ikmal hattı modeline göre hareket etmez" diye vurguladı.