Batı Afrika darbe dalgası Gine-Bissau’yu vurdu

ECOWAS, Batı Afrika’daki askeri darbe dalgasını görüşmek için Nijerya’da olağanüstü bir zirve düzenliyor

Gine-Bissau Cumhurbaşkanı Umaro Sissoco Embalo, başarısız darbe girişiminin ardından saldırıya karışanların ‘uyuşturucu kaçakçılığıyla bağlantılı kişiler’ olduğunu belirtti (AFP)
Gine-Bissau Cumhurbaşkanı Umaro Sissoco Embalo, başarısız darbe girişiminin ardından saldırıya karışanların ‘uyuşturucu kaçakçılığıyla bağlantılı kişiler’ olduğunu belirtti (AFP)
TT

Batı Afrika darbe dalgası Gine-Bissau’yu vurdu

Gine-Bissau Cumhurbaşkanı Umaro Sissoco Embalo, başarısız darbe girişiminin ardından saldırıya karışanların ‘uyuşturucu kaçakçılığıyla bağlantılı kişiler’ olduğunu belirtti (AFP)
Gine-Bissau Cumhurbaşkanı Umaro Sissoco Embalo, başarısız darbe girişiminin ardından saldırıya karışanların ‘uyuşturucu kaçakçılığıyla bağlantılı kişiler’ olduğunu belirtti (AFP)

Gine-Bissau’da geçen salı günü ordunun Cumhurbaşkanı Umaro Sissoco Embalo’nun yer aldığı hükümet toplantısını kuşatması sonucu meydana gelen başarısız darbe girişimi sonucu en az 8 kişi hayatını kaybetti. Darbeciler ve Cumhurbaşkanına bağlı askerler arasında 5 saat boyunca çatışmalar yaşanırken, çok sayıda saldırgan teslim oldu ve bazı saldırganlar ise kaçtı. Bu darbe girişimi, başarısız olmasına rağmen, Mali ve Gine’deki iki darbenin ardından Burkina Faso’daki başarılı darbeden bir hafta sonra Batı Afrika’daki durumu karmaşık hale getirdi. 1974 yılında Portekiz’den bağımsızlığını ilan eden Gine-Bissau’nun uzun bir siyasi şiddet geçmişi var. Öyle ki bağımsızlığından bu yana 4 askeri darbeye tanık oldu. 2020’deki ilk barışçıl iktidar dönüşümünü kutluyordu ve bu durum, Atlantik Okyanusu kıyısındaki fakir Afrika ülkesinde benzeri görülmemiş cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra mevcut cumhurbaşkanının iktidara gelmesini sağladı.
Orduda eski bir general olan Embalo, iktidara geldikten sonra ülkede reformlar yapacağını açıklamıştı. Ancak birçok siyasi karmaşa ve askeri kuruluş içinde kanat çatışması ile karşı karşıya kaldı. Uyuşturucu kaçakçılığı çetelerinin on yıllardır köklü bir etkiye sahip olduğu bir ülkede, ‘kaçakçılara karşı savaş’ ilan etmesi de bu zorlukları artırdı. Burası, Güney Amerika’dan Avrupa ve ABD’ye uyuşturucu taşımak için önemli bir istasyon olarak sayılıyor. 2013 yılında ABD Deniz Kuvvetleri, Gine-Bissau’daki Deniz Kuvvetleri Komutanı José Tchuto’yu gözaltına aldı. Tchuto, Atlantik Okyanusu’nda büyük miktarlarda uyuşturucu kaçakçılığı yapıyordu. Yargılanarak 4 yıl hapis cezasına çarptırıldığı ABD’ye götürüldü. 2016’da serbest bırakılıp ülkesine geri döndü.
Cumhurbaşkanı Embalo, başarısız darbe girişiminin ardından düzenlediği basın toplantısında açıktı. Yaşananların ‘iyi organize edilmiş ve iyi planlanmış bir saldırı’ olduğunu söyledi ve açıkça darbe girişimine karışanların, ‘uyuşturucu kaçakçılığıyla bağlantılı kişiler’ olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı ayrıca, bu kişilerin ülkede uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele için alınan tedbirlerden rahatsız olduklarını vurguladı.
Gine Bissau, ağırlıklı olarak kokain ticaretiyle iştigal eden organize suç örgütlerinin, silahlı kuvvetler aracılığıyla siyaseti ve ülke yönetimini büyük oranda kontrol edebildikleri bir ülke haline gelmiş durumda.
Afrika'nın "narko devleti" olarak addedilen Gine Bissau, 2000'li yılların ortasında Güney Amerika'dan Avrupa'ya giden uyuşturucu ticaretinin ana transit arterlerinden biri haline geldi.
Yaklaşık 2 milyonluk nüfusa sahip olan ülkede 1974'te Portekiz'den bağımsızlığını kazanmasından bu yana 10 darbe veya darbe girişimi yaşandı.
Embalo, bazı yetkililer ve ordu liderleriyle çevrili cumhurbaşkanlığı sarayından konuşuyordu ve saldırının faillerinin, kendisini ortadan kaldırmak istediğini söyledi. Cumhurbaşkanı, “Sadece darbe yapmak istemediler, cumhurbaşkanını, başbakanı ve bakanları öldürmek istediler” dedi. Darbe girişimi, muhalifleri öfkelendiren bir kabine değişikliğinden birkaç gün sonra hükümetin düzenlediği toplantı sırasında gerçekleşti.  Kabine değişikliği, fırtınalı bir siyasi krize neden olmuştu. Ağır topların kullanıldığı ve şiddetli çatışmaların yaşandığı darbe girişimi, salı günü 5 saat sürdü. Sonuç olarak güvenlik ve askeri kaynakların açıklamalarına göre en az 6 kişi öldü ve birçok kişi yaralandı. Tüm ölü ve yaralılar, güvenlik güçlerinden oluşuyordu. Ancak başarısız darbe girişiminden 24 saat sonra resmi bilanço açıklanmadı. Öte yandan Portekiz Haber Ajansı’na göre Gine-Bissau’daki Genelkurmay Başkanlığı kaynakları, hükümete yönelik saldırıya karışan herkesi tutuklamak için tarama ve arama operasyonları düzenlendiğini duyurdu. Kaynaklar, darbe girişiminin arkasındaki tarafı ise belirtmedi. Bu çerçevede aralarında Gine-Bissau’nun da bulunduğu 15 ülkenin yer aldığı Batı Afrika Ülkeleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS), geçen hafta yaşanan Burkina Faso darbesi başta olmak üzere Batı Afrika bölgesindeki darbe dalgasını görüşmek üzere bugün Nijerya’da olağanüstü bir zirve düzenliyor. Tabi ki Gine-Bissau’daki darbe girişimi de zirve katılımcılarının gündeminde geniş bir yer kaplayacak. Gine-Bissau Cumhurbaşkanının zirveye katılıp katılmayacağı bilinmiyor. Askeri darbeler meselesi, Afrika Devlet Başkanları tarafından bu hafta sonu düzenlenecek Afrika Birliği Zirvesi’nin gündemine hazırlamak amacıyla, Afrika Birliği Yürütme Kurulu’nun 2 Şubat’ta Etiyopya’nın başkenti Addis Ababa’da düzenlediği olağan toplantıya da hakimdi.
Afrika Birliği Komisyonu Başkanı Musa Faki Muhammed, “Kıtanın birçok bölgesinde ve Afrika Birliği üyesi birçok ülkede güvenlik ve barış, ciddi şekilde tehdit ediliyor” dedi. Faki Muhammed, Afrika Birliği dışişleri bakanlarına hitaben yaptığı konuşmada, “Afrika’da barış ve güvenliğe yönelik tehditler birçok yüze sahip; kıtanın istikrarını büyük ölçüde tehdit etmek için açık bir irade ile, ülkeler arası çatışmalar, Sahel, Afrika Boynuzu ve Ekvatoral Afrika’daki Büyük Göller bölgesinde terörizmin ve organize suçun yaygınlaşması… Siyasi, ekonomik ve sosyal yönetimde gözlenen acizlik nedeniyle de kırılgan devletler var” ifadelerini kullandı.
Yetkili, askeri darbe tehlikesi konusunda da uyarı yaparken, “Hükümetin anayasaya aykırı değişiklikleri son aylarda tehlikeli bir şekilde arttı. Dün akşam Gine-Bissau’daki durumu takip ettiniz, uzun bir geceydi ve çok şükür oradaki darbe girişimi başarısız oldu” dedi.
Askeri darbeler dalgasının, siyasi iradedeki gerilemenin tehlikeli göstergelerini yansıttığını söyleyen Faki Muhammed ayrıca, ‘kıtayı tehdit eden koşulları caydırıcı Afrika araçlarının ve yasalarının canlandırılması gerektiği’ çağrısında bulundu.



ABD Hazine Bakanlığı'ndan İran'la bağlantılı işlemler nedeniyle Kanadalı şirketlere yaptırım

ABD Hazine Bakanlığı binası. (Arşiv-Reuters)
ABD Hazine Bakanlığı binası. (Arşiv-Reuters)
TT

ABD Hazine Bakanlığı'ndan İran'la bağlantılı işlemler nedeniyle Kanadalı şirketlere yaptırım

ABD Hazine Bakanlığı binası. (Arşiv-Reuters)
ABD Hazine Bakanlığı binası. (Arşiv-Reuters)

ABD Hazine Bakanlığının internet sitesinde yayımlanan bir duyuruya göre, Washington yönetimi dün İran'la bağlantılı yeni yaptırım kararları aldı.

ABD Hazine Bakanlığı yaptığı açıklamada, “Bakanlığa bağlı Yabancı Varlıkların Kontrolü Ofisi (OFAC), İran rejiminin, yaptırım kapsamındaki bağlantılı kuruluşların ve diğer aktörlerin İran'a para transferi yapmasını ve İran'dan varlık çıkarmasını sağlayan, Kanada merkezli sekiz para transfer şirketini yaptırım listesine aldı” ifadelerini kullandı.

Yaptırımlar, söz konusu şirketlerin dolar merkezli finans sisteminden fiilen dışlanmasını, ABD'de bulunabilecek varlıklarının dondurulmasını ve ABD'li kişi veya kuruluşlarla her türlü işlem yapmalarının yasaklanmasını öngörüyor.

Bu karar, Washington yönetiminin Tahran üzerindeki baskıyı sürdürdüğü bir dönemde, ABD Hazine Bakanlığının İran'ın Amerikan yaptırımlarını aşmasına yardımcı olmakla suçladığı ABD dışındaki şirketlere yönelik son adımı oldu.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, “Kanada, İran rejimine ve vekil unsurlarına yaptırımları delme hizmeti sunan yasa dışı finansal aracılar için güvenli bir liman olamaz. Hazine Bakanlığı, İran rejiminin finansal kanallarını dünyanın neresinde olursa olsun tespit etmek ve devre dışı bırakmak için çalışacaktır” dedi.

ABD Hazine Bakanlığı, Ontario ve Britanya Kolumbiyası eyaletlerinde faaliyet gösteren ve yaptırım listesine alınan şirketleri şöyle sıraladı:

Divers Trade (Million Exchange adıyla faaliyet gösteriyor)

1380079 BC Ltd.

Top BC Technician

Nia Nations Currency

2397639 Ontario Ltd. (Farah Exchange adıyla faaliyet gösteriyor)

CCC

B Galaxy

Darwish Exchange

ABD Hazine Bakanlığı ayrıca, Mali Suçları Araştırma Ağı'nın (FinCEN), kripto para borsası MEXC'nin de İran, Kuzey Kore ve Rusya'ya yönelik yaptırımların aşılmasıyla bağlantılı işlemler nedeniyle ABD finans sisteminden çıkarılmasına yönelik bir karar aldığını bildirdi.

Hazine Bakanlığının kara para aklamayla mücadeleden sorumlu birimi olan FinCEN, bu kararın ABD finans kuruluşlarının Seyşeller'de kayıtlı MEXC Global'i içeren para transferlerini gerçekleştirmesini yasakladığını açıkladı.

FinCEN'e göre MEXC Global, İran, Kuzey Kore ve Rusya ile bağlantılı en az 16 milyar dolar tutarında yasa dışı işlemi ve yaptırım kapsamındaki diğer taraflarla gerçekleştirilen para transferlerini kolaylaştırdı.


Çocukları istismara açık hâle getirebilecek risklere karşı... Snapchat, İngiltere'de çocuklara yönelik bir özelliğini devre dışı bıraktı

Snapchat uygulamasının logosu. (Reuters)
Snapchat uygulamasının logosu. (Reuters)
TT

Çocukları istismara açık hâle getirebilecek risklere karşı... Snapchat, İngiltere'de çocuklara yönelik bir özelliğini devre dışı bıraktı

Snapchat uygulamasının logosu. (Reuters)
Snapchat uygulamasının logosu. (Reuters)

İngiltere İletişim Düzenleme Kurumu (Ofcom) dün yaptığı açıklamada, Snapchat platformunun İngiltere'deki çocuk kullanıcılar için “Arkadaş Bul” özelliğini varsayılan olarak devre dışı bırakmaya başladığını bildirdi. Ofcom, bu adımı çevrim içi ortamda çocukların istismara yönelik tuzaklara çekilmesi riskini azaltma açısından önemli bir gelişme olarak nitelendirdi.

Söz konusu özellik, kullanıcıların yeni arkadaşlar bulmasına ve onları arkadaş listelerine eklemesine imkân tanıyor.

Ofcom, bu değişikliğin yabancı kişilerin platform üzerinden çocuklarla iletişim kurmasını zorlaştıracağını belirtti. Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre Snapchat, İngiltere'de çocuklar arasında en yaygın kullanılan çevrim içi hizmetlerden biri olarak değerlendiriliyor.

Kurum, mayıs ayında yaptığı açıklamada, İngiltere'de 8-12 yaş arasındaki çocukların yüzde 32'sinin Snapchat kullandığını bildirmişti. Oysa platformun kullanımına izin verilen asgari yaş sınırı 13.

Ofcom'un Çevrim İçi Güvenlik Grubu Direktörü Oliver Griffiths, söz konusu değişikliğin “çok daha önce yapılmış olması gerektiğini” belirterek, kurumun Snapchat'in yeni güvenlik önlemlerini bu ay boyunca yakından takip edeceğini söyledi.

Snapchat, söz konusu değişikliği mayıs ayında hayata geçirme taahhüdünde bulunmuştu. Platform ayrıca kısa süre önce Ofcom'a, 18 yaşın altındaki kullanıcılar için etkili yaş doğrulama uygulamalarının yıl sonuna kadar devreye alınacağını bildirdi.

Snapchat sözcüsü, platformun yaptığı açıklamada, “Riskler değiştikçe güvenlik önlemlerimizi güçlendirmeye devam edeceğiz. Snapchat'in iletişim ve kendini ifade etme açısından güvenli bir ortam olmasını sağlamak amacıyla Ofcom, güvenlik uzmanları, aileler ve gençlerle yapıcı iş birliğimizi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

Sosyal medya üzerinden çocukların istismara yönelik tuzaklara çekilmesi uzun süredir endişe konusu.

Çocuklara Yönelik Şiddetin Önlenmesi Ulusal Derneği (NSPCC), 2025 yılında İngiliz polisinin verileri üzerinde yaptığı analizde, kullanılan platformun tespit edilebildiği ve çocuklarla cinsel iletişim kurulmasını içeren kayıtlı suçların yüzde 40'ının Snapchat üzerinden gerçekleştirildiğini ortaya koydu.

Ofcom, teknoloji devlerine çocukların istismara yönelik tuzaklara çekilmesini önlemek için daha güçlü tedbirler almaları yönünde baskı yapıyor. Kurum, çevrim içi istismarın çocuklar üzerinde yaşam boyu sürebilecek yıkıcı sonuçlara yol açabileceğine dikkat çekiyor.

Ofcom, bu risklere karşı yeterli önlem almayan diğer teknoloji şirketlerine de yeniden uyarıda bulundu. Kurum, yükümlülüklerini yerine getirmeyen şirketlerin küresel toplam gelirlerinin yüzde 10'una kadar para cezasıyla karşı karşıya kalabileceğini bildirdi.


Stephen Miller, Beyaz Saray Genel Sekreteri oluyor: Trump'ın konuşma metinlerini yazdı ve gölgesi, kritik dönemde Beyaz Saray'ın yönetimini devralıyor. Stephen Miller kim kimdir?

Beyaz Saray Genel Sekreteri Stephen Miller (AFP)
Beyaz Saray Genel Sekreteri Stephen Miller (AFP)
TT

Stephen Miller, Beyaz Saray Genel Sekreteri oluyor: Trump'ın konuşma metinlerini yazdı ve gölgesi, kritik dönemde Beyaz Saray'ın yönetimini devralıyor. Stephen Miller kim kimdir?

Beyaz Saray Genel Sekreteri Stephen Miller (AFP)
Beyaz Saray Genel Sekreteri Stephen Miller (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, siyasi kadrosunu yeniden şekillendirmek ve yönetiminde yeni bir dönemin kapısını aralamak amacıyla “Stephen Miller Beyaz Saray Genel Sekreteri oluyor” başlığını öne çıkardı.

2026 ara seçimlerinde Cumhuriyetçi Partinin ağır yenilgiye uğrayarak Kongre'nin her iki kanadındaki kontrolünü kaybetmesinin hemen ardından gelen sürpriz adımla Trump, Batı Kanadı'nın yönetiminde köklü bir değişikliğe gitti. Başkanın en sert ve sadık ideolojik yol arkadaşlarından Miller'ı başkanlık ekibinin başına getirdi.

Truth Social üzerinden yapılan resmî açıklama.

Truth Social üzerinden yapılan resmî açıklamayla, bu göreve tarihindeki ilk kadın olarak getirilen Susie Wiles'ın ayrılacağı ve Trump'ın yurt dışındaki siyasi operasyonlarını yöneteceği doğrulandı. Wiles'ın yerini, sert politikaların mimarı ve Trump'ın iktidara yürüyüşünün başlangıcından bu yana yanında bulunan konuşma metni yazarı Miller alacak.

Bu tercih, yalnızca yönetimdeki isimleri değiştirme arzusunu yansıtmıyor. Aynı zamanda Washington'da Demokratların başlatması beklenen baskılara karşı yönetimin, sadık ve sertlik yanlısı isimlere dayanacağı yeni bir döneme geçiş anlamına geliyor.

Stephen Miller ve Susie Wiles, 16 Haziran 2025 (AFP).
Stephen Miller ve Susie Wiles, 16 Haziran 2025 (AFP).

Santa Monica'dan Duke Üniversitesine

Stephen Miller, 23 Ağustos 1985'te Kaliforniya eyaletinin Santa Monica kentinde dünyaya geldi. Son derece liberal bir çevrede yetişmesine rağmen, ilerleyen yıllarda benimsediği siyasi görüşler bu ortamdan oldukça farklılaştı.

Reformist Yahudi geleneğine bağlı bir ailede büyüyen Miller, lise yıllarından itibaren sert ve tartışmalı muhafazakâr eğilimler sergilemeye başladı. Çevresindeki hâkim liberal düşünceleri eleştiren radikal bir ses olarak öne çıktı.

Daha sonra prestijli Duke Üniversitesine giren Miller, 2007 yılında felsefe alanında lisans derecesi aldı. Üniversite yıllarında, tartışmalı kültürel ve siyasi meselelerde öne çıkan bir konuşmacı ve savunucu olarak yerel ve ulusal medyanın dikkatini çekti.

Bu dönemde, üniversitenin lakros takımı oyuncularının haksız yere suçlandığı ünlü cinsel saldırı davasında oyuncuları medya önünde savundu. Olayı, “politik doğruculuk” olarak nitelendirdiği anlayışa ve liberal akademik elitlere yönelik eleştirilerini dile getirmek için kullandı.

Kongre çatısı altında fikirlerin mimarlığı

Miller, Washington'daki meslek hayatına Cumhuriyetçi muhafazakâr siyasetçilerin ve Kongre'deki Çay Partisi hareketinin bazı önde gelen isimlerinin danışmanı ve medya temsilcisi olarak başladı.

Sert sağ görüşleriyle tanınan Temsilciler Meclisi üyesi Michele Bachmann'ın basın sekreterliğini yaptıktan sonra kariyerinin en önemli yasama dönüm noktalarından birine geçti: Cumhuriyetçi Senatör Jeff Sessions'ın iletişim direktörlüğünü üstlendi.

Beyaz Saray Genel Sekreteri Stephen Miller (AFP).
Beyaz Saray Genel Sekreteri Stephen Miller (AFP).

Senato çatısı altında Miller, Sessions'ı milliyetçi fikirlerinin siyasi öncüsü olarak gördü. 2013 yılında iki partinin ortaklaşa hazırladığı göç reformu tasarısının engellenmesine yönelik siyasi ve iletişim stratejilerinin oluşturulmasında rol aldı.

Aynı zamanda sağ eğilimli medya kuruluşlarıyla yakın ilişkiler geliştirdi. Böylece göç karşıtı milliyetçi söylemi uygulanabilir siyasi ve yasama stratejilerine dönüştürebilen radikal muhafazakâr çevrelerin önde gelen isimlerinden biri hâline geldi.

Stephen Miller ve ABD Başkanı Donald Trump, 29 Nisan 2025 (AFP)
Stephen Miller ve ABD Başkanı Donald Trump, 29 Nisan 2025 (AFP)

Başkanın gölgesi ve Trumpçılığın metin yazarı

Miller, 2016 yılının başlarında Donald Trump'ın ilk başkanlık kampanyasına katıldı. Kısa sürede Trump'ın konuşmalarının arkasındaki başlıca isimlerden biri hâline geldi. Trump'ın sınırlar ve ulusal kimlik konusundaki içgüdüsel yaklaşımını güçlü siyasi metinlere dönüştürdü.

Bu metinlerin en dikkat çekenleri arasında 2016 yazında düzenlenen tarihî Cumhuriyetçi Parti adaylık kabul konuşması ve Ocak 2017'deki ünlü başkanlık yemin töreni konuşması yer aldı.

Trump'ın Beyaz Saray'a girmesinin ardından Miller, kıdemli siyasi danışman ve başkanın konuşma metinlerinden sorumlu yönetici olarak atandı.

İlk dört yıllık dönemde, en tartışmalı başkanlık kararlarının arkasındaki tavizsiz isimlerden biri olarak öne çıktı.Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bunlar arasında Müslüman nüfusun çoğunlukta olduğu bazı ülkelere yönelik seyahat yasağı, göçmen ailelerin ayrılmasına yol açan sınırdaki “sıfır tolerans” politikası ve Meksika sınırına duvar inşa edilmesi girişimi bulunuyordu.

Trump'ın 2020 seçimlerini kaybetmesinin ardından Miller geri plana çekilmedi. Biden yönetimine karşı hukuki mücadele yürütmek amacıyla “America First Legal” adlı kuruluşu kurdu.

Trump'ın Ocak 2025'te yeniden iktidara gelmesiyle Miller da daha güçlü bir konumda Beyaz Saray'a döndü. Beyaz Saray Genel Sekreter Yardımcısı (Politika) ve İç Güvenlik Danışmanı görevlerini üstlendi.

Bu görevler, kitlesel sınır dışı operasyonlarını doğrudan denetlemesinin yanı sıra dış politika ve ulusal güvenlik dosyalarındaki etkisini de genişletmesine imkân sağladı.

Stephen Miller ve ABD Başkanı Donald Trump, 6 Ağustos 2026 (AFP).
Stephen Miller ve ABD Başkanı Donald Trump, 6 Ağustos 2026 (AFP).

Cumhuriyetçilerin yenilgisinin ardından gelen kritik atama

Trump'ın Stephen Miller'ı Beyaz Saray yönetiminin ve Batı Kanadı'nın başına getirme kararı, zamanlaması bakımından önemli siyasi mesajlar taşıyor.

Değişiklik, 2026 ara seçimlerinde Cumhuriyetçilerin Kongre'deki çoğunluğu tamamen Demokratlara kaptırmasından yalnızca üç gün sonra geldi.

Beyaz Saray Genel Sekreteri Stephen Miller (AFP).
Beyaz Saray Genel Sekreteri Stephen Miller (AFP).

ABD medyasına göre, yönetimde dengeli ve sakin yaklaşımıyla tanınan Susie Wiles'ın görevden ayrılması, Trump'ın pragmatik diplomasi anlayışından uzaklaşarak, yeni Kongre ile açık bir mücadeleye hazırlanmak istediğini gösteriyor.

Washington'da “Trump'ın düşüncelerini hayata geçiren beyin” olarak tanımlanan Miller'ın seçilmesi, ABD yönetiminin önümüzdeki iki yıl boyunca uzlaşmaya kapalı, mücadeleci bir anlayışla yönetileceğine işaret ediyor.

Trump, sadık yol arkadaşını yanına alarak Beyaz Saray'ı güçlü bir ideolojik çizgiyle tahkim etmek ve sert milliyetçi politikalarını başkanlık kararnameleri aracılığıyla sürdürmek istiyor.

Bu adım, Demokratların yönetimin politikaları ve hassas dosyaları hakkında kapsamlı soruşturmalar başlatmaya hazırlandığı bir dönemde geldi.