Güvenlik Konseyi: Lübnan'ın acilen reformları uygulaması ve özgür seçimler yapması gerekiyor

Lübnan'ın başkenti Beyrut'tan genel bir görünüm (AFP)
Lübnan'ın başkenti Beyrut'tan genel bir görünüm (AFP)
TT

Güvenlik Konseyi: Lübnan'ın acilen reformları uygulaması ve özgür seçimler yapması gerekiyor

Lübnan'ın başkenti Beyrut'tan genel bir görünüm (AFP)
Lübnan'ın başkenti Beyrut'tan genel bir görünüm (AFP)

Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, Lübnan'ın 2022 için uygun bir bütçeyi hızla kabul etmesi, somut reformları uygulaması ve zamanında özgür ve adil seçimler yapması gerektiğini vurguladı. Konsey açıklamasında, ülkede tüm tarafların Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü’nün (UNIFIL) güvenliğini ve özgürlüğünü sağlaması gerektiğinin altı çizildi.
Güvenlik Konseyi üyeleri dün (Cuma) yaptıkları açıklamada, 24 Ocak'taki Lübnan Bakanlar Kurulu toplantısını ‘olumlu’ değerlendirdiklerini belirttiler. DPA’nın aktardığına göre, yetkililer düzenli toplantılarına hızlı bir şekilde yeniden başlama gereğini vurguladılar.
Güvenlik Konseyi üyeleri, tüm Lübnanlı taraflara, öncelik olarak, özellikle 2012 Baabda Deklarasyonu’nda olmak üzere herhangi bir dış çatışmadan uzak durma politikası uygulamaları çağrısında bulundu. Ayrıca, etkili uluslararası destek sağlamak için reformların uygulanmasının önemini vurguladılar.
Öte yandan Güvenlik Konseyi üyeleri, Lübnan'da 15 Mayıs 2022'de planlandığı gibi özgür, adil, şeffaf ve kapsayıcı seçimlerin yapılmasının ve kadınların seçimlere adaylar ve seçmenler olarak tam ve eşit katılımının sağlanmasının önemine dikkati çektiler.
Güvenlik Konseyi, Lübnan hükümetine, özellikle yeterli kaynakları sağlayarak ve adayları belirleme sürecini başlatarak Seçim Denetleme Komitesi'nin görevini yerine getirmesini sağlama çağrısında bulundu.
Güvenlik Konseyi üyeleri, Lübnan makamlarını UNIFIL ve personeline yönelik tüm saldırıları soruşturmaya ve bu olayların faillerini Lübnan yasalarına uygun olarak ve Güvenlik Konseyi'nin 2589 sayılı kararı uyarınca adalete teslim etmeye çağırdı. Üyeler ayrıca Beyrut Limanı'nda 4 Ağustos 2020'de meydana gelen patlamaya ilişkin hızlı, bağımsız, tarafsız, kapsamlı ve şeffaf bir soruşturmanın gerekliliğini bir kez daha dile getirdiler.



Lübnan'daki ateşkes, İsrail ve Hizbullah arasında bir sınavla karşı karşıya

İsrail'in bombalamalarının ardından Lübnan'ın güneyindeki bir kasabadan duman yükseliyor (Reuters)
İsrail'in bombalamalarının ardından Lübnan'ın güneyindeki bir kasabadan duman yükseliyor (Reuters)
TT

Lübnan'daki ateşkes, İsrail ve Hizbullah arasında bir sınavla karşı karşıya

İsrail'in bombalamalarının ardından Lübnan'ın güneyindeki bir kasabadan duman yükseliyor (Reuters)
İsrail'in bombalamalarının ardından Lübnan'ın güneyindeki bir kasabadan duman yükseliyor (Reuters)

Güney Lübnan’da üç hafta daha uzatılan ateşkes, İsrail ile Hizbullah arasında sınanmaya başladı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hizbullah’ı İsrail’in Lübnan’la bir barış anlaşmasına ulaşma çabalarını baltalamaya çalışmakla suçlayarak, “Her türlü tehdide karşı tam hareket özgürlüğümüzü koruyoruz” ifadesini kullandı.

Buna karşılık Hizbullah, “Herhangi bir Lübnan hedefine yönelik her İsrail saldırısı, niteliği ne olursa olsun, sahadaki koşullara göre orantılı şekilde karşılık verme hakkını direnişe tanır” açıklamasında bulundu.

Bu arada, “Şarku’l Avsat”ın edindiği bilgilere göre ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin yetkilileri, geçen hafta ön görüşmelerin ilk turunun sonunda ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından dağıtılan mutabakatları “genişletmeye” yönelik yeni bir belge hazırlamaya başladı. Söz konusu belgenin, Lübnan ve İsrail hükümetlerinin barış anlaşmasına ulaşmak için atması gereken “uygulama adımlarına ilişkin bir yol haritası”nın oluşturulmasına zemin hazırlaması hedefleniyor.


Suriye halkı "Tedamun Katliamı" şüphelisinin yakalanmasıyla sevinç yaşadı

Suriye halkı, dün Şam'ın Tedamun mahallesinde "Tedamun katliamı" şüphelisinin yakalanmasını kutladı (EPA)
Suriye halkı, dün Şam'ın Tedamun mahallesinde "Tedamun katliamı" şüphelisinin yakalanmasını kutladı (EPA)
TT

Suriye halkı "Tedamun Katliamı" şüphelisinin yakalanmasıyla sevinç yaşadı

Suriye halkı, dün Şam'ın Tedamun mahallesinde "Tedamun katliamı" şüphelisinin yakalanmasını kutladı (EPA)
Suriye halkı, dün Şam'ın Tedamun mahallesinde "Tedamun katliamı" şüphelisinin yakalanmasını kutladı (EPA)

Şam'ın "El-Tedamun" mahallesinin sokaklarında bayram tekbirlerinin sesleri yankılanırken, kadınlar tatlı dağıttılar. Bu sırada yetkililer, devrimin ilk yıllarındaki "El-Tedamun katliamı"nın baş şüphelisi, Beşşar Esed döneminde askeri istihbaratın eski bir üyesi olan "suçlu Emced Yusuf’un (40 yaşında) yakalandığını duyurdu.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre katılımcılar, ellerinde "Allah büyüktür" yazılı pankartlar ve Suriye milli bayraklarıyla birlikte camiden mahallenin en doğu kesimindeki katliam alanına doğru yürüdüler. Kutlamalar diğer illere de yayıldı.

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Yusuf’un yakalanmasının "hesap verebilirliğe doğru ve cezasızlığın ortadan kaldırılması yönünde güçlü bir adım olduğunu ve Esed sonrası Suriye'de ortaya çıkan yeni adalet modelini somutlaştırdığını" söyledi.


Irak'ta yeni başbakanın seçimi konusunda çıkmaz devam ediyor

Nuri el-Maliki (Arşiv- DPA)
Nuri el-Maliki (Arşiv- DPA)
TT

Irak'ta yeni başbakanın seçimi konusunda çıkmaz devam ediyor

Nuri el-Maliki (Arşiv- DPA)
Nuri el-Maliki (Arşiv- DPA)

Irak’ta ana Şii ittifakı, dün yeni başbakan adayı üzerinde uzlaşmaya varamadı. ABD baskısının, daha önce en güçlü aday olarak öne çıkan Nuri el-Maliki’nin şansını zayıflattığı belirtildi.

İran’la farklı derecelerde ilişkileri bulunan Şii grupları bünyesinde barındıran ve başlangıçta Maliki’yi aday gösteren “Koordinasyon Çerçevesi” adlı iktidar koalisyonunun liderleri, başbakanlık dosyasını sonuçlandırmak amacıyla hafta boyunca yoğun görüşmeler gerçekleştirdi ancak bir sonuca ulaşamadı.

Şarku’l Avsat’ın Irak resmi haber ajansından aktardığına göre, dün gerçekleşen toplantının ardından liderler, başbakan adayını “netleştirmek” üzere bugün yeniden bir araya gelecekler.

ABD Başkanı Donald Trump’ın ocak ayında, iki dönem başbakanlık yapmış ve İran’la yakın ilişkileri bulunan Maliki’nin yeniden göreve gelmesi halinde Irak’a desteği durdurmakla tehdit ettiği hatırlatıldı.

Irak’ta en büyük Şii bloğun aday göstermesi, cumhurbaşkanının görevlendirmesiyle fiilen adayın başbakanlığa gelmesi anlamına geliyor. Ancak Trump’ın tehditleri Irak’ta siyasi dengeleri değiştirdi.

“Koordinasyon Çerçevesi” Maliki’ye verdiği desteği resmen geri çekmedi, buna rağmen liderlerin alternatif isimleri değerlendirdiği ifade edildi.

Bu isimler arasında mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, İstihbarat Teşkilatı Başkanı Hamid eş-Şatri ve eski Baas Partisi üyelerinin kamu görevlerine gelmesini engellemekle görevli komitenin başkanı (Yüksek Hesap Verebilirlik ve Adalet Komisyonu) Basim el-Bedri isimleri yer alıyor.

Irak’ın uzun süredir komşusu İran ile Tahran’ın başlıca rakibi olan ABD arasında denge politikası izlemeye çalıştığı vurgulandı.