Libya’da Dibeybe’nin görevinden uzaklaştırılması tartışılıyor

Menfi, Afrika Birliği’nden paralı askerlerin Libya’dan çıkarılması mekanizmasını desteklemesini istedi.

Bakanlar Kurulu dün Başbakan Abdulhamid Dibeybe başkanlığında, Trablus'ta toplandı. (UBH)
Bakanlar Kurulu dün Başbakan Abdulhamid Dibeybe başkanlığında, Trablus'ta toplandı. (UBH)
TT

Libya’da Dibeybe’nin görevinden uzaklaştırılması tartışılıyor

Bakanlar Kurulu dün Başbakan Abdulhamid Dibeybe başkanlığında, Trablus'ta toplandı. (UBH)
Bakanlar Kurulu dün Başbakan Abdulhamid Dibeybe başkanlığında, Trablus'ta toplandı. (UBH)

Libya Temsilciler Meclisi (TM), Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe’yi görevinden uzaklaştırma kapsamında, başbakanlık için aday isimlerin dosyalarını tartışmak amacıyla bugün toplanacak.
TM bugün Tobruk’ta, ülkedeki siyasi bölünmeyi artıracak bir hamleyle Başbakan Dibeybe henüz görevden alınmamışken yerine geçecek adayların dosyaları görüşeceği bir oturum gerçekleştirecek.
Ancak Dibeybe’ye yakın kaynaklara göre Başşbakan’ın TM’deki muhaliflerinin kendisini görevinden uzaklaştıracak yeter sayıya ulaşması kolay olmayacak. Dibeybe hükümetinin, TM’nin kararına açık bir şekilde meydan okuyarak çalışmalarını sürdürmeye devam edeceği belirtiliyor.
Batı ve güney bölgelerinden yaklaşık 40 milletvekili dün, TM Başkan Birinci Yardımcısı ve Başkan Vekili Fevzi en-Nuveyri’nin daveti üzerine başkent Trablus'taki bir otelde, hükümet değişikliği konusunu ve seçim sürecindeki sorunları görüşmek üzere gayri resmi bir toplantı gerçekleştirdiler.
Tüm bu gelişmeleri görmezden gelen Başbakan Dibeybe dün, Trablus'ta başkanlık ettiği Bakanlar Kurulu toplantısında siyasi, ekonomik ve vatandaşlara sunulan hizmetlerin yanı sıra geçtiğimiz yıl iki milyar dolar harcanan evliliği kolaylaştırmaya yönelik hibe projesi kapsamında üç milyar Libya dinarının dağıtılması gibi birçok konunun ve gelişmenin ele alındığını açıkladı.
Evlilikle ilgili hibe projesinin Libyalıların evlerine neşe ve mutluluk getirdiğini, ekonomik hareketliliği ve sosyal hayatı canlandırdığını savunan Dibeybe, hükümetinin, göreve geldiği günden bu yana sürdürdüğü şeffaflık ve açıklık çerçevesinde uygulanan tüm projelere ilişkin harcamalarının ayrıntılarını açıklayacağına söz verdi.
Ayrıca, tıp ve paramedikal alanlarında istihdama ilişkin yönetmeliğin bu ayın başlarından itibaren yürürlüğe girdiğini duyuran Dibeybe, hükümetinin tüm sağlık sektörü çalışanlarının haklarının sağlanması konusundaki isteğinin altını çizdi.
Diğer yandan Devlet Yüksek Konseyi (DYK) Başkanı Halid el-Mişri, Başkanlık Konseyi’nin olağanüstü hal ilan etme ve DYK ve TM’yi feshetme olasılığına ilişkin söylentileri yalanladı.
Bununla birlikte Mişri dün başkent Trablus’ta düzenlediği basın toplantısında, TM Başkanı Akile Salih ile Fas'ta gizli bir görüşme gerçekleştirdiğini duyurarak sürpriz yaptı. Son zamanlarda, hükümetin düşürülmesi kararının riskli olduğunu belirten Mişri, “Eğer TM, hükümeti tek taraflı olarak değiştirmeye karar verirse, yerine kuracağı hükümet ölü doğar ve Trablus'tan çalışamaz” ifadelerini kullandı.
Mişri sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bizim için bir öncelik olmasa da hükümeti değiştirmek konusunda prensipte anlaştık. Siyasi olarak hükümete veya bazı bakanlara yöneltilen yolsuzluk suçlamalarına ilişkin bir takım gözlemlerimiz var.”
TM oturumunda seçimlerin yapılmasıyla ilgili bir yol haritasının belirlenmesini umduğunu belirten Mişri, TM’nin Tobruk kentindeki binasına dün gerçekleştirmesi planlanan ziyaretini, TM’den ‘olumlu sinyaller’ alana kadar ertelediğini açıklarken ‘devletin militarize edilmesini, aileler üzerindeki hakimiyeti ve despotizmi’ reddettiğini söyledi.

Menfi’den AfB’ye çağrı
Şarku’l Avsat’ın elde ettiği bilgilere göre Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi, Etiyopya’nın başkenti Addis Ababa'da düzenlenen 35. AfB Zirvesi öncesinde yaptığı konuşmada, Başkanlık Konseyi'nin Libya'da topraklarındaki tüm paralı askerleri ve yabancı güçleri sınır dışı etme mekanizması ve planları için AfB’nin desteğini istedi.
Libya'nın iç işlerine karışılmaması çağrısında da bulunan Menfi, bu tür müdahalelerin ülkesindeki krizi daha da derinleştirdiğine dikkat çekti. Menfi, geçtiğimiz aylarda ülkede kapsamlı bir ulusal uzlaşı ve sürdürülebilir bir istikrar sağlamak amacıyla Libya halkının tüm kesimlerini kapsayan ulusal bir konferans düzenlenmesi için Ulusal Uzlaşı Yüksek Komisyonu’nun kurulduğuna işaret etti.
Menfi konuşmasını şöyle sürdürdü:
“AfB’nin üst düzey komitesi aracılığıyla Libya'da uzlaşı konferansının düzenlenmesine destek vermesini ve Afrika’da benzer durumlardaki deneyimlerinden faydalanmayı bekliyoruz.”
Menfi’nin yardımcısı Abdullah el-Lafi de Sabratha'da bazı milletvekilleri, belediye başkanları tarafından temsil edilen batı yakasındaki bölgelerin bileşenleri ve bölge güvenlik müdürlükleri ile görüştü. Özellikle Cenzur’dan Ras Ecdir sınır geçişine kadar uzanan batı bölgesinde güvenliği sağlamak ve vatandaşların bölgeler arasında herhangi bir güvenlik engeli olmaksızın seyahat edebilmelerinin kolaylaştırılmak için ülke genelinde askeri ve güvenlik kurumlarının birleşmesinin önemini vurguladı.
Lafi, güvenlik birimleri ve ordu arasında ortak bir operasyon odasının oluşturulmasının, vatandaşların bölgelerinde ve şehirlerinde güvenliğin sağlanması taleplerine karşılık verme şansını artıracağına işaret etti.

Cumhuriyet Savcılığı’ndan gözaltı kararı
Libya Cumhuriyet Savcılığı, ülkenin doğusundaki Bingazi'de bulunan Askeri Kuveyfiye Cezaevi'deki bazı güvelik görevlileri ve gardiyanları için ‘ihmal, görevi kötüye kullanma ve yetkili makama rapor vermemek’ suçlamasıyla gözaltına alınması emri çıkardığını duyurdu.
Savcılık tarafından yapılan açıklamada, Bingazi'deki Cumhuriyet Savcılığı'nın firarilerin aranması, gözaltına alınması ve savcılığa getirilmesi için işlemlerin başlatılmasına karar verildiği belirtildi. Açıklamada, soruşturmanın dördü ölüm cezasına çarptırılan, diğerleri ise hapis cezası alan 8 mahkûmun firar etmesi ve hangi koşullarda firar ettikleriyle ilgili olduğuna işaret edildi.
Açıklamada ayrıca kararın, cezaevi yöneticilerinin ve çalışanlarının bir kısmının sorgulanması, firari mahkumların kaçmak için kullandıkları araçların incelenmesi, cezaevindeki diğer mahkumların ifadelerinin alınması ve güvenlik kameraları kayıtlarının incelenmesi sonrası verildiği vurgulandı.

Norland’dan ulusal uzlaşı çağrısı
ABD'nin Trablus Büyükelçisi Norland, Libya'da yıllardır devam eden çatışmaların ardından kalıcı barışı desteklemek için yerel arabuluculuk girişimlerine ihtiyaç duyulduğuna işaret ettiği açıklamasında Libya’nın güney bölgesi Fizan'daki istikrarın ulusal uzlaşı için çok önemli olduğunu vurguladı.
Cumartesi akşamı Tebu kabilesinden ve Murzuk sakinlerinden oluşan heyetletle görüştüğünü belirten Norland, Ulusal Arabulucular Ağı tarafından Libya'daki en büyük yerinden edilme krizlerinden birini çözmeye yönelik barış sürecini başlatmak için düzenlenen diyalog girişimi için kendilerini tebrik ettiğini söyledi. ABD’li diplomat, “Tebu kabilesi temsilcileri ve bu girişim için toplanan herkes, Libyalıların iyiliği için aralarında diyalog ve uzlaşının nasıl yürütülebileceği konusunda tüm Libya'ya gösterilecek iyi bir örnektir” ifadelerini kullandı.
Diğer yandan Libya Ulusal Ordusu (LUO) Manevi Rehberlik İdaresi Başkanı Tuğgeneral Halid el-Mahcub yaptığı açıklamada, ülkenin güneyinde yer alan Sebha kentindeki Menşiye bölgesindeki beton blokların kaldırılmasına övgüde bulundu. Mahcub, cumartesi akşamı yaptığı açıklamada, bu adımın Güney Harekat Odası ve Sebha Askeri Bölgesi Komutanı’nın bölgenin akil adamları ve ileri gelenleriyle yaptığı görüşmenin ardından atıldığına dikkat çekti.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.