Rusya'da liberal öğretmenlerden kurtulmak için hazır bahane: 'Ahlaka aykırı davranışlar sergiliyor'

Ortodoks Kilisesi müttefiki Başkan Putin, Rusya'da artan muhafazakarlıkta bir toplumsal atmosfere sebebiyet veriyor

Öğretmen Olga Shchyogoleva'nın okul yönetimi, yetişkinlere yönelik cinsel eğitim bloğu dolayısıyla istifasını sunması yönünde baskı kurdu (AFP)
Öğretmen Olga Shchyogoleva'nın okul yönetimi, yetişkinlere yönelik cinsel eğitim bloğu dolayısıyla istifasını sunması yönünde baskı kurdu (AFP)
TT

Rusya'da liberal öğretmenlerden kurtulmak için hazır bahane: 'Ahlaka aykırı davranışlar sergiliyor'

Öğretmen Olga Shchyogoleva'nın okul yönetimi, yetişkinlere yönelik cinsel eğitim bloğu dolayısıyla istifasını sunması yönünde baskı kurdu (AFP)
Öğretmen Olga Shchyogoleva'nın okul yönetimi, yetişkinlere yönelik cinsel eğitim bloğu dolayısıyla istifasını sunması yönünde baskı kurdu (AFP)

Biyoloji öğretmeni Olga Shchegoleva, Saint Petersburg'da prestijli bir okulda işe başladıktan yalnızca birkaç ay sonra, artan muhafazakarlıkta bir toplumsal atmosfere sahip ülkesinde, yönettiği cinsel eğitim bloğu yüzünden istifa etmesi yönünde baskıyla karşılaştı.
Söz konusu bloğu yetişkinlere yönelik olsa da bazı endişeli velilerin okul yönetimine şikayette bulunması, Shchegoleva’ya kendi deyimiyle çok sevdiği işini bırakmaktan başka çare bırakmadı.
AFP’ye konuşan Shchegoleva, “Öğretmenlerin iş dışında bir yaşamları veya hobileri olmadığı, resmi olarak belirtilmemiş olsa da uymaları beklenen bazı etik standartlar olduğu inancı hakim” ifadelerine başvuruyor.

Muhafazakar politikalar
Bu tür durumlara maruz kalan yalnızca 31 yaşındaki Shchegoleva değil. Son zamanlarda yüzlerce öğretmenin ‘ahlaka aykırı’ davranış sergiledikleri iddialarıyla görevden alındığı veya istifaya zorlandığı biliniyor. Bu durum, Devlet Başkanı Vladimir Putin'in muhafazakar politikaları desteklemekten çekinmediği Rusya'da büyüyen hoşgörüsüzlük atmosferini somut hale getiriyor.
Rus Ortodoks Kilisesi müttefiki Başkan Putin, kendi deyimiyle Batı'nın teşvik ettiği sapkınlık karşısında geleneksel değerlerin savunucusu olduğunu söylüyor.
Rusya Eğitim Bakanlığı, AFP’nin bu yöndeki sorularını cevapsız bıraktı. Ancak öğretmenlere dair bir sendika başkanı Yuri Varlamov, son beş yılda mahkemelerin ahlaka aykırı davranışlarla bağlantılı en az 2 bin karara vardığını belirtiyor. Çoğu vakanın öğretmenlerle ilgili olduğunu söyleyen Varlamov, “Ahlaka aykırı davranış bahanesi, işverenler tarafından istenmeyen çalışanlara karşı giderek daha fazla başvurulan bir bahane hale geldi” diyor.
2018'de Sibirya'nın Omsk kentinde, aynı zamanda büyük beden mankenliği yapan bir öğretmene uygunsuz olarak nitelendirilen fotoğrafları nedeniyle istifa etmesi yönünde baskı yapılmıştı.
2021'de ise Sibirya'daki Novosibirsk şehrinden bir öğretmen, internette yayınladığı müstehcen görüntüler nedeniyle görevinden alınmıştı.
Aktivistler, onlarca öğretmenin cinsel yönelimleri veya siyasi muhalefetleri dolayısıyla işten çıkarıldığını söylüyor. 
Kuzeybatı Rusya'da eski Sovyet döneminden kalma cezai çalışma kampları ile bilinen Mikun'da tarih öğretmeni Nikita Tushkanov, kolundaki dövmeler ve uzun saçlarıyla bazen yaşlı meslektaşlarını rahatsız edebildiğini söylüyor.
Okullarda Ortodoks din eğitiminin teşvik edilmesine karşı olduğunu vurgulayan Tushkanov, Putin'in geçen yıldan beri hapiste bulunan rakibi Alexei Navalny'ye desteğini gizlemiyor. Navalny'nin destekçileri, tutuklanmasına karşı Ocak 2021’de sokaklara döküldüğünde, Tushkanov ise elinde “Sus ya da öl!” yazılı pankartıyla Mikun'da tek kişilik bir miting düzenlemişti.
Düzenlediği bu protestonun ‘bardağı taşıran son damla olduğunu’ söyleyen Tushkanov, iki ay sonra işten atıldığını, bu yöndeki adli dilekçelerinin ise sonuç vermediğini söylüyor.
Hatta başvuruda bulunduğu bir okul müdürünün bir adli yetkiliden “Tushkanov’u işe alırsanız başınız belaya girer” tehdidi aldığını da ekliyor.

Toplum ‘cansız hale geldi’
Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığı habere göre Navalny ile bağlantılı bir öğretmenler sendikasının başında yer alan Daniil Ken, radikal liberal veya muhalefeti destekleyen öğretmenler üzerindeki baskının arttığını söylüyor. ‘Ahlaka aykırı’ davranış sergiledikleri iddialarının aslında sağlam kanunlarla korunan öğretmenlerden kurtulma yollarından biri olduğunu belirten Ken, yetkililerin, iktidar değişikliği çağrısında bulunan muhalif öğretmenlerden çekindiğini düşünüyor. 
AFP’ye konuşan Ken, “Bu durum, kırsal kesimdeki alt düzey bürokratlardan Başkan Putin'e kadar tüm güçlerin refahını tehdit edebilir” diyor.
Şu anda bir sivil toplum örgütünde çalışan Shchegoleva ise mevcut iklimin toplumda cansızlığa yol açtığını söylüyor. Aynı zamanda “İlerlemenin, gelişmenin, daha modern hale gelmenin, vefalı, anlayışlı ve hoşgörünün olmanın mümkün olmadığı izlenimi var” ifadelerini kullanıyor.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.