Libyalı temsilcilere bölünme uyarısı

Herhangi bir paralel hükümet seçilmesinin, kaçınılmaz bir şekilde savaşa dönüşe yol açacağını söylediler

Libya Temsilciler Meclisi’nin dünkü toplantısından bir kare (Meclis Başkanı Medya Merkezi)
Libya Temsilciler Meclisi’nin dünkü toplantısından bir kare (Meclis Başkanı Medya Merkezi)
TT

Libyalı temsilcilere bölünme uyarısı

Libya Temsilciler Meclisi’nin dünkü toplantısından bir kare (Meclis Başkanı Medya Merkezi)
Libya Temsilciler Meclisi’nin dünkü toplantısından bir kare (Meclis Başkanı Medya Merkezi)

Siyasi gençlik örgütleri ve hareketleri, Libya Temsilciler Meclisi’nin yarın yeni bir hükümet başbakanı seçmek üzere oylama yapacak olmasını eleştirdi ve Meclisi’nin, ülkeyi bölme ve çatışmalara yeniden dönmeye neden olmaktan sorumlu olacağını belirtti.
Batı Libya’daki 4 gençlik örgütü ve hareketi, Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe azledilmesi karşı olan tarafta yerlerini aldılar. Söz konusu örgüt ve hareketler, geçen yıl Mart ortasından itibaren göreve başlayan bu hükümetin “üzerinde anlaşmaya varılan bir yürütme yetkisini temsil ettiğini” düşünüyorlar ve seçimler yapılana ve ön aşama tamamlanana kadar göreve devam etmesi çağrısında bulunuyorlar.
Bu örgütlerden yapılan açıklamada, herhangi bir paralel hükümetin getirilmesinin, Batı Libya’da, ‘güç takıntılı bazı kişilerin istekleri ve kaprisleri’ olarak tanımladıkları durumun uygulamaya konulması ile çatışmalara tekrar yol açabileceği belirtildi. Yeni hükümetin başbakanlık görevi adaylarına dikkat çekerek, vatandaşların geçmişi geride bırakmak ve Libya halkının iradesi ile sandık yoluyla başa gelen güçlü bir ulus devletine doğru ilerlemek için beklediklerini belirtti.
Açıklamada imzası bulunan taraflar, Libya Temsilciler Meclisi’nin Libyalıların isteklerini karşılamayan bir yol haritasını benimseyerek ülkeyi yeniden bölünmesinden sorumlu olacağını belirttiler.
Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih tüm üyelere istisnasız görevlerini yerine getirmeye çağrısında bulunmuş ve Meclis’in, bir an önce cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerine ulaşması için, Fethi Başağa ve Halid el-Beybas olmak üzere iki aday arasından bir başbakan seçilmesi için oylama yapılacağını duyurmuştu.
Parlamentonun sahip olduğu yol haritası, Temsilciler Meclisi ve Devlet Yüksek Konseyi’nin, ilk önce 2011 Devrimi’nden bu yana, Libya’da fiili bir geçici anayasa işlevi gören anayasa bildirgesi üzerinden değişiklik yapılmasını ve ardından bir referandum düzenlemesini şart koşuyor. Bu durum, cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin yapılmasını 14 ay daha ertelenmesini gerektiriyor ve böyle bir adım ülkedeki birçok siyasi güç tarafından reddediliyor.
Ulusal Birlik Hükümetini savunmalarını sunarken, Mısrata Gençlik Hareketi ve ‘Seçim Hakkımdır’ Hareketi, Libya’nın Geleceği ve Kültürel Bağlam Örgütleri, “Tüm Libyalıların, yönetime ulaşma aracı olarak yalnızca şiddet ve baskı kullanılmasına güvenen mevcut yapıların egemenliğine son vermeyi umarak, sivil devlet, adalet değerleri ve hukukun üstünlüğüne verdiği desteğe ilişkin son duruma bakarak, Temsilciler Meclisi’nin Başbakanı azletme hareketlerini reddediyoruz” ifadelerine yer verdiler.
Bu örgütler, Ulusal Yüksek Seçim Komisyonu’ndan sorumluluklarını üstlenmesini ve seçimler teklifini sunmasını talep etmesinin ardından, Libya seçimlerinin Haziran ayından önce yapılması çağrısında bulundu.
Diğer yandan, Libyalı politikacılar, ülkenin rakip olan ve savaşan iki yönetimi arasında yeni bir bölünmeye veya müzakerelerde başka bir aşamaya girebileceği konusunda uyarıyor. Siyasi ve askeri seçkinler ise, iktidarı korumak için ittifaklarını yeniden şekillendiriyor.
Bununla birlikte, hükümetin meşruiyetinin yanı sıra seçimlerin nasıl ve ne zaman yapılması gerektiğine ilişkin anlaşmazlıklar, ülkede ateşkesin ilan edilmesinden ilanından bu yana, Libya’daki kırılgan ve sarsılmaz barışın sağlanmasına tehdit eden engeller teşkil etmeye devam ediyorlar. Bu bağlamda, Aralık ayından bu yana, Birleşmiş Milletler (BM) Libya Özel Danışmanı Stephanie Williams ve bazı Batılı ülkeler, siyasi kurumlara seçimler için bir tarih belirlemeye öncelik vererek, yeni bir geçiş dönemine girme çağrısında bulunuyor.
Anayasanın Hazırlanmasından Sorumlu Kurucu Heyet üyesi Dav el-Mansuri Temsilciler Meclisi’nin önerdiği anayasal değişikliklerle ilgili olarak “Danıştay ile yetki paylaşımından öteye geçmediğini” belirtti. Mansuri Libya el-Ahrar kanalına yaptığı açıklamalarda, “İki kurumun yönetime tutunmaya yönelik çıkarları, zorunlu olarak anayasa taslağı üzerinde yapılan referandumdan vazgeçilmesini, Temsilciler Meclisi ve Danıştay’ın görev süresinin ve geçiş döneminin uzatılması için yeni yolların oluşturulmasını gerektiriyor” ifadelerini kullandı.
El-Mansuri Kurucu Heyet’in 2017 yılında görevlerini yerine getirdiğini ve anayasa taslağı Temsilciler Meclisi’ne sunduğunu ifade etti. Kurucu heyetinin, parlamento tarafından yürütülen ‘yasama dönüşümü’ olarak adlandırdığı duruma cevap vermeyeceğine söz verdiğini, ayrıca Heyet’in milletvekilleri tarafından oluşturulan yol haritasına konusunda, anayasal bildirgede yer alan hükümler gereğince anayasal yolu tamamlamaya kararlı olduğunu belirttiğini aktardı.
Bu, Dibeybe’nin Libya seçimlerine kadar hükümetin çalışma süresini uzatma imkanı arayışı kapsamında geçen hafta ortasında Kahire’ye gizli bir ziyarette bulunduğuna dair ancak herhangi bir yanıt alamadığına yönelik dolaşan bilgiler arasında geldi.
Libya yerel medyasının Africa Intelligence sitesinden aktardığına göre, Dibeybe Mısır Dışişleri Bakanı Semih Şükri veya Libya’daki durumun yönetiminde yoğun bir şekilde yer alan Mısır İstihbarat Müdürlüğü (GID) Başkanı Abbas Kamil ile görüşmek için randevu alamadı ve sadece mevkidaşı Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli ile görüştü.



Birleşmiş Milletler: Savaş nedeniyle yerinden edilen 3 milyon Sudanlı evlerine döndü

Yerinden edilmiş ailelerin kişisel eşyalarıyla dolu bir kamyon, Güney Sudan'ın Renk bölgesindeki bir sınır noktasından ayrılmayı bekliyor (Arşiv- AFP)
Yerinden edilmiş ailelerin kişisel eşyalarıyla dolu bir kamyon, Güney Sudan'ın Renk bölgesindeki bir sınır noktasından ayrılmayı bekliyor (Arşiv- AFP)
TT

Birleşmiş Milletler: Savaş nedeniyle yerinden edilen 3 milyon Sudanlı evlerine döndü

Yerinden edilmiş ailelerin kişisel eşyalarıyla dolu bir kamyon, Güney Sudan'ın Renk bölgesindeki bir sınır noktasından ayrılmayı bekliyor (Arşiv- AFP)
Yerinden edilmiş ailelerin kişisel eşyalarıyla dolu bir kamyon, Güney Sudan'ın Renk bölgesindeki bir sınır noktasından ayrılmayı bekliyor (Arşiv- AFP)

Birleşmiş Milletler Uluslararası Göç Örgütü (IOM), dün yaptığı açıklamada, ülkenin bazı bölgelerinde devam eden şiddetli çatışmalara rağmen üç milyondan fazla yerinden edilmiş Sudanlının evlerine döndüğünü bildirdi.

Sudan, Nisan 2023'ten bu yana ordu ve Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında yıkıcı bir savaşın içine sürüklenmiş durumda; bu savaş on binlerce insanın ölümüne ve ciddi bir insani krize yol açtı.

Çatışmalar, yaklaşık 14 milyon insanı ülke içindeki veya dışındaki bölgelere kaçmaya zorladı.

Örgüt, bir raporda, Kasım 2025 sonu itibarıyla yaklaşık 3,3 milyon Sudanlının evlerine döndüğünü tahmininde bulundu.

Geri dönenlerin sayısı, 2024 yılının sonlarında ülkenin merkezinde HDK’ne karşı düzenlenen büyük çaplı ordu saldırısının ardından arttı. Bu saldırı, Hartum'un Mart 2025'te geri alınmasını sağladı ve birçok ailenin geri dönmesine neden oldu.

dfrgt
Çad'ın doğusundaki el Faşir'den Sudanlı mülteci çocuklar, 22 Kasım 2025'te yerinden edilmiş kişiler için kurulan geçici bir kampta yemek yiyorlar (Reuters)

IOM, geri dönenlerin dörtte üçünden fazlasının ülke içinde yerinden edilmiş kişiler olduğunu bildirdi. Şarku’l Avsat’ı IOM’dan aktardığına göre Hartum, yaklaşık 1,4 milyon kişi ile en yüksek geri dönüş sayısını kaydetti, onu yaklaşık 1,1 milyon kişinin geri döndüğü el Cezire eyaleti izledi.

Bu ayın başlarında, ordu destekli hükümet, yaklaşık üç yıl boyunca doğudaki Port Sudan kentinden faaliyet gösterdikten sonra başkente dönme niyetini açıkladı.4

Hartum ve ülkenin orta ve doğusunda ordunun kontrolündeki diğer şehirlerde nispeten sakin bir ortam hakim olsa da HDK özellikle altyapıyı hedef alan insansız hava aracı (İHA) saldırılarına ara sıra devam ederken, diğer bölgelerde çatışmalar sürüyor.


ABD'nin Teksas eyaletinin valisi, çalışanlarının Çinli şirketlerden gelen ürünleri kullanmasını yasakladı

Teksas Valisi Greg Abbott (Reuters)
Teksas Valisi Greg Abbott (Reuters)
TT

ABD'nin Teksas eyaletinin valisi, çalışanlarının Çinli şirketlerden gelen ürünleri kullanmasını yasakladı

Teksas Valisi Greg Abbott (Reuters)
Teksas Valisi Greg Abbott (Reuters)

Teksas Valisi dün yaptığı açıklamada, eyaletin çalışanlarının Shein, Alibaba ve TP-Link gibi şirketlerin ürünlerini kullanmasını yasaklayacağını ve bu kararın Teksas sakinlerinin mahremiyetini Çin hükümetinden korumak için alındığını belirtti.

Reuters'a göre, Teksas Valisi Greg Abbott tarafından yapılan açıklamada, listeye e-ticaret platformu Temu ve pil şirketi Cattle'ın da dahil olduğu ifade edildi.

Abbott'ın yasağı, çalışanların devlet cihazlarında ve ağlarında bu şirketlerin “cihazlarını, yapay zekasını ve yazılımlarını” kullanmasını engelliyor.

Abbott'un yasağı, Çinli drone üreticisi UETech ve Çinli yapay zeka şirketi iFlytek'in ürünlerini de kapsamaktadır.

Amerika Birleşik Devletleri ve Çin, uzun süredir devam eden ticaret ve teknoloji savaşında ekim ayında bir atılım gerçekleştirdi.


Suriye Kürt Ulusal Konseyi: Şam ile savaş felaketle sonuçlanacak bir seçenek ve biz bunu desteklemeyeceğiz

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) birlikleri, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke bölgesine çekilme işlemlerini tamamladı. (Reuters)
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) birlikleri, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke bölgesine çekilme işlemlerini tamamladı. (Reuters)
TT

Suriye Kürt Ulusal Konseyi: Şam ile savaş felaketle sonuçlanacak bir seçenek ve biz bunu desteklemeyeceğiz

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) birlikleri, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke bölgesine çekilme işlemlerini tamamladı. (Reuters)
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) birlikleri, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke bölgesine çekilme işlemlerini tamamladı. (Reuters)

Suriye TV’ye konuşan bilgi sahibi bir kaynak, Suriye Kürt Ulusal Konseyi’nin (ENKS), Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi’yi Suriye hükümetiyle askeri çatışma yoluna gitmemesi konusunda uyardığını ve bu seçeneğin Suriyeli Kürtler açısından ‘felaket’ olacağını vurguladığını açıkladı.

Kaynak, ENKS’nin bu seçeneği desteklemediğini SDG liderine açıkça ilettiğini, taraflar arasında pazar günü Haseke’de yapılan toplantıda son siyasi gelişmelerin ele alındığını belirtti.

Toplantıda ENKS, Suriye hükümetiyle askeri çatışmaya başvurulmasını reddettiğini yineleyerek, 18 Ocak 2026 tarihli anlaşmanın başarıya ulaşması için yerel, bölgesel ve uluslararası tüm çabaların SDG tarafından desteklenmesi ve anlaşmazlıkların müzakere ve diyalog yoluyla çözülmesi gerektiğini vurguladı.

Kaynağa göre ENKS, ülkedeki doğu bölgelerinde gelinen noktadan SDG ile PYD’yi sorumlu tutarak, Kürtleri ilgilendiren hayati kararların bu iki yapı tarafından tek taraflı alınmasının mevcut duruma yol açtığını ifade etti.

xscdfvgh
Kamışlı'da Suriye Demokratik Güçleri (SDG) milislerinin resmedildiği duvar resminin önünden geçen bir adam (Arşiv – AFP)

Kaynak, Mazlum Abdi’nin toplantı sırasında Şam ile varılan anlaşmanın başarıya ulaşmasını desteklediğini, anlaşmazlıkların diyalog yoluyla çözülmesi amacıyla Washington, Paris ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) çabalarına destek verdiğini söyledi.

Diğer yandan Abdi’ye göre, ateşkesin korunması ve anlaşma maddelerinin uygulanmasında ilerleme sağlanması amacıyla Şam ile günün her saatinde temas sürdürülüyor.

Abdi, anlaşmanın bazı ayrıntılarının netleştirilmesi ve doğru şekilde anlaşılmasına ihtiyaç olduğunu belirterek, bunun Suriye’deki Kürt bölgelerinde SDG’nin elde ettiği kazanımların korunmasını güvence altına alacağını ifade etti. Kaynağa göre bu bölgeler Afrin ve Ayn el-Arab’dan (Kobani) Haseke’ye kadar uzanıyor.

Abdi dün Kürtçe yayın yapan Ronahi televizyonuna verdiği röportajda, Suriye hükümetiyle varılan ateşkes anlaşmasının ABD himayesinde gerçekleştiğini belirterek, Şam ile diyaloğun sürdüğünü ve başka ayrıntıların da görüşüleceğini söyledi.

Abdi, bu sürenin sona ermesinin ardından entegrasyon yönünde ciddi adımlar atılacağını ve anlaşma kapsamında Suriye ordusunun bölgeye girmeyeceğini dile getirdi.

Tüm tarafların askerileşmeden uzak, siyasi çözümler istediğini belirten Abdi, uluslararası gözetim altında Suriye hükümetiyle diyalog ve müzakere kanallarının halen açık olduğunu kaydetti.

Öte yandan Suriye Savunma Bakanlığı cumartesi günü, geçtiğimiz salı günü ilan edilen ve Suriye hükümeti ile SDG arasında yeni mutabakatlara varılmasının ardından yürürlüğe giren kuzeydoğu Suriye’deki ateşkesin süresinin uzatıldığını duyurdu. SDG, söz konusu mutabakatlara bağlı kalacağını açıklamıştı.

Bakanlık, resmi hesapları üzerinden yaptığı açıklamada, Suriye ordusunun tüm operasyon bölgelerinde ateşkesin 24 Ocak tarihinden itibaren 15 gün süreyle uzatılacağını bildirdi.