Afganistan’ın uluslararası varlıklarının kullanımı için çabalar sürüyor

İİT Genel Sekreteri Hüseyin Taha: Afgan varlıklarının dondurulması kararını iptal için istişareler yürütülüyor

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreteri Hüseyin İbrahim Taha
İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreteri Hüseyin İbrahim Taha
TT

Afganistan’ın uluslararası varlıklarının kullanımı için çabalar sürüyor

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreteri Hüseyin İbrahim Taha
İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreteri Hüseyin İbrahim Taha

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreteri Hüseyin İbrahim Taha, İİT ve İslam Kalkınma Bankası'nın ekonomik krizin çözülmesine yardımcı olacak şekilde Afgan varlıklarının dondurulması kararını iptal için uluslararası taraflarla istişarelerde bulunduğunu söyledi.
İİT’nin, İslam Kalkınma Bankası'na Afganistan'daki insani krizden etkilenenlere insani ve kalkınma yardımlarını desteklemeyi amaçlayan güven fonunun kurulmasını hızlandırma çağrısında bulunan Genel Sekreter Şarku'l Avsat'a konuştu: “İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri Özel Elçisinin, İslam İşbirliği Teşkilatı'nın kararını uygulama yolları konusunda Taliban ile görüşmek için yakın zamanda Kabil'i ziyaret etmesi bekleniyor. Bu durum Taliban tarafından memnuniyetle karşılanıyor”.
Yemen dosyasına ilişkin olarak Taha, örgütün Husi milislerin Kızıldeniz, Babu’l-Mendeb Boğazı ve Aden Körfezi'nde oluşturduğu tehditleri kınadığını söyledi. Taha, “Uluslararası deniz seyrüseferinin güvenliğini ve emniyetini tehdit eden bölgesel ve uluslararası sularda savaş gemilerine yönelik saldırıların yanı sıra İİT, balistik füzeler başta olmak üzere Husi milislerine silah tedarik edilmesini de kınıyor. Mezhepsel çatışmaları körükleyen politikalar durdurulmalı ve terörist grupları desteklemekten ve finanse etmekten kaçınılmalı” açıklamalarında bulundu.
Diğer yandan İslam Kalkınma Bankası'nın kuruluşundan 2021 yılının üçüncü çeyreğinin sonuna kadar toplam fonlama ödeneklerinin 157,1 milyar dolar olduğunu söyleyen Genel Sekreter, “İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkelerdeki işsizlik oranı 2020 yılındaki yüzde 6,5 olan küresel ortalamaya kıyasla yüzde 7,1'e ulaştı. İİT ülkelerindeki gençler arasında işsizlik oranı 2020 yılı için yüzde 14,4 ile küresel ortalamanın üzerinde seyretti”.

İİT ve Afganistan
Hüseyin Taha, İİT’nin İslam Zirvesi Başkanlığı’nı yürüten Suudi Arabistan'ın daveti üzerine ve Pakistan'ın ev sahipliğinde Afganistan'daki insani duruma ilişkin Dışişleri Bakanları Konseyi'nin olağanüstü toplantılar düzenlediğini kaydetti.
İİT Genel Sekreteri geçen Aralık ayında gerçekleştirilen bu toplantının, bu yılın ilk çeyreğinde Afganistan'daki insani krizden etkilenenlere insani ve kalkınma yardımlarını yönlendirmek amacıyla İslam Kalkınma Bankası çatısı altında bir güven fonu oluşturmayı kararlaştırdığını belirtti.
Ayrıca, İslam'da hoşgörü ve ılımlılık, eğitime eşit erişim, İslam'da kadın hakları ve diğer hayati konularda Afganistan ile ilişki kurmak için Uluslararası İslam Fıkıh Akademisi tarafından yönetilen seçkin din alimlerinden ve hukukçulardan oluşan bir heyet oluşturulmasına karar verildi.
Hüseyin Taha, “Fonun kuruluşunu hızlandırmak için İslam Kalkınma Bankası ile koordineli olarak, fonun mali kaynaklarını harekete geçirmek için bağışçı ülkelerle iletişime geçerek diplomatik çabalarımızı başlattık.  Geçtiğimiz yıllarda Afgan halkına çeşitli insani yardım hizmetleri sunmak için çalışan örgütün Afganistan'ın başkentinde ofisi bulunuyor. Ofisin insani yardım sağlamadaki görevlerini yerine getirmesini sağlamak için insan kadroları ve mali kaynaklar sağlamanın yollarını tartışmak üzere üye devletlerle de yoğun istişareler başlatıldı” dedi.
Taha, İİT’nin Kabil'deki ofisinin direktörüne derhal işyerine gitmesi ve ofisin insani faaliyetlerini, Birleşmiş Milletler ve çeşitli kurumları başta olmak üzere uluslararası kuruluşlarla işbirliğini ve koordinasyonunu doğrudan denetlemesi talimatını verdi. İİT Genel Sekreteri, “Ofisin özellikle İslam Kalkınma Bankası'nda vakıf fonunun kurulmasından ve insani yardım programımızın fiilen başlatılmasından sonra insani yardım operasyonlarına katkıda bulunmada somut bir rol oynamasını bekliyoruz. Ayrıca bazı üye devletlerin Afganistan'a insani yardımlarını ofis aracılığıyla sağlamasını bekliyoruz. İİT’nin Afgan gruplarıyla görüşme konusundaki tutumu net ve tutarlı. Afgan liderliğindeki barış sürecine tam destek veriyoruz ve tüm tarafların tüm anlaşmazlıkları çözmek için barışçıl diyalog taahhüdünde bulunmalarını umuyoruz. Uluslararası ve insancıl hukuka ve uluslararası insan hakları standartlarına saygı gösterilmeli”.
Hüseyin Taha konuşmasını şöyle sürdürdü: “İİT, Dışişleri Bakanları Konseyi tarafından kendisine verilen yetkiye uygun olarak hareket ediyor ve konseyin kararları arasında siyasi ve ekonomik angajman görevini üstlenmek üzere Genel Sekreter'in özel bir temsilcisinin atanması var. İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri Özel Temsilcisinin, İslam İşbirliği Teşkilatı'nın kararını uygulama yolları konusunda Taliban ile görüşmek için yakın zamanda Kabil'i ziyaret etmesi bekleniyor. Bu Taliban tarafından memnuniyetle karşılanıyor. Nakit tükenmesiyle ilgili olarak, Afgan varlıklarının dondurulması kararının iptali aslında ekonomik krizin çözülmesine yardımcı olacak”.
Afganistan yönetimi, İİT ve İslam Kalkınma Bankası'ndan bu önemli konuda uluslararası taraflarla istişarelerde bulunmalarını talep ediyor.
Afganistan konferansının bitiminden hemen sonra İİT’nin, Afganistan'ı desteklemek için üye devletler ve uluslararası ortaklarla sürekli istişareler yürüttüğünü vurgulayan Genel Sekreter, “Vakıf fonunun kurulması ve üye devletlerden bağışların alınması Afgan ekonomisinin desteklenmesine büyük katkı sağlayacak” diye konuştu.
Afganistan'daki kuraklık sorunu hakkında yöneltilen bir soruya cevaben Genel Sekreter, “Afganistan için Gıda Güvenliği Programını başlatmak, İİT'nin hedeflerinden biridir. Bu İİT için bir gıda güvenliği rezerv sisteminin kurulması yoluyla olur. Bu konuyu DSÖ, üye devletler ve uluslararası ortaklarla birlikte takip edeceğiz.”

Krediler ve en az gelişmiş ülkeler
İİT’deki toplam 57 üye ülkeden 21'i az gelişmiş ülkeler arasında kabul ediliyor. Geri kalan ülkeler orta gelirli gelişmekte olan ülkeler olarak sınıflandırılıyor. Bu az gelişmiş ülkelerden 18'i Afrika'dadır ve bu ülkelerin karşılaştığı kalkınma zorluklarının nedeni düşük üretim kapasitelerinde yatmaktadır. Bu da büyümede yavaşlamaya, yatırım eksikliğine ve kapalı piyasalara, ayrıca zayıf destekleyici politikalara ve eskiyen altyapıya yol açar.
Örgütün daha fazla çaba gösterdiğini ifade eden Hüseyin Taha, “Afrika'nın Kalkınması Programı, Kalkınma için İslami Dayanışma Fonu ve 2005 yılında 12 milyar dolarlık sermaye ile onaylanan diğer fonlar yoksulları destekleyen faaliyetleri teşvik etmeyi amaçlamaktadır. İİT 22 Afrika üye ülkesinde bu program kapsamında finansman için toplam 480 proje onaylandı ve çoğu proje tarım, ulaşım, enerji, su ve sanitasyon ve eğitim ve sağlık alanlarında gelişme kaydetmeyi hedefliyor.
Dayanışma Fonu, İslam İşbirliği Teşkilatı üye ülkelerindeki proje ve programları finanse etmek için 858,4 milyon dolarlık krediler ve hibeler sağladı. Bu miktarın yaklaşık yüzde 96'sı İslam İşbirliği Teşkilatı'nın en az gelişmiş ülkelerine gitti.
İİT İslam Kalkınma Bankası, ekonomik ve sosyal kalkınmayı teşvik etmek için krediler, teknik yardım, hibeler ve sermaye yatırımları sağlayarak İİT üye ülkelerine yardımcı olur.
Bu bağlamda Taha, İslam Kalkınma Bankası'nın kurulduğu 1975 yılından 2021 yılının üçüncü çeyreğinin sonuna kadar toplam finansman ödeneklerinin 157,1 milyar dolar olduğunu vurgulamak gerektiğini söylüyor. Buna ek olarak Taha, İİT üye devletlerini ve diğer potansiyel bağışçıları, İİT üye ülkeleri arasında ortaklık, karşılıklı yardımlaşma ve dayanışma idealleri doğrultusunda devamlı ekonomik büyümeyi yakalamak için İİT üye devletlerine yardım etmeyi sürdürmeyi talep ediyor.
İİT’nin başta en az gelişmiş ülkeler olmak üzere ihtiyaç sahibi İİT ülkelerine çeşitli sektörlerde mali ve teknik yardım sağlamak için bol kaynağa sahip üye ülkelerle iletişim kurduğunu vurgulayan Taha, Suudi Arabistan Krallığı'nın en az gelişmiş ülkelerin 6 milyar dolara varan borçlarını insani gerekçelerle iptal etme girişimine de ayrıca dikkat çekti.
İslam Kalkınma Bankası tarafından İslam İşbirliği Teşkilatı'nın Afrika üye ülkelerine sağlanan toplam finansman, 2021 yılının üçüncü çeyreği sonunda 25,1 milyar doları buldu. Bu miktar arasında İİT’nin Afrika'nın Kalkınması için özel program çerçevesinde gelen 480 projeyi finanse etmek üzere gereken 5 milyar doları da içermektedir.
Hüseyin Taha, İslam Ülkeleri İstatistik, Ekonomik ve Sosyal Araştırma ve Eğitim Merkezi (SESRIC), İslam Ticareti Geliştirme Merkezi, İslami Eğitim, Bilim ve Kültür Organizasyonu (ISESCO), İslam Ülkeleri Standartlar ve Metroloji Enstitüsü ve İslam Ticaret ve Sanayi Odası gibi ilgili İİT kurumlarının, Afrika üye devletlerinin yararına İslam Ülkeleri için kapasite geliştirme projeleri ve diğer maddi olmayan projeleri uyguladığını açıkladı.

Sürdürülebilir projeler
Sürdürülebilir projeler, yoksulluk ve işsizlik konusuna değinen Genel Sekreter, İİT’nin Afrika üye ülkelerindeki projeleri desteklediğini söyledi. Bunların arasında Batı Afrika'daki sınır aşan parklarda ve korunan alanlarda turizmin sürdürülebilir kalkınması için tasarlanan bölgesel projeler ve Dakar ve Port Sudan'ı birbirine bağlayan demiryolu projesi yer alıyor.
Hüseyin Taha, “Turizm altyapısının geliştirilmesi ve küçük ve orta ölçekli şirketlerin ilerlemesi yoluyla iç turizmi artırmaya çalıştığımız bu proje için Dünya Turizm Örgütü fizibilite çalışmasını finanse etti. Örgütün, mal ve hizmet taşımacılığını kolaylaştırmak için Batı ve Doğu Afrika'daki örgüte üye ülkelerin demiryolu ağlarını entegre etmek için Dakar ve Port Sudan'ı birbirine bağlayan toplam uzunluğu 10 bin kilometreye varan demiryolu projesini destekliyoruz” şeklinde konuştu.
Yoksulluk ve işsizlikle ilgili olarak, Hüseyin Taha, pandemi sonrası küresel tahminlerin iyimser görünmediğini belirterek şunları söyledi: “Önümüzdeki yıllarda küresel genç işsizlik oranının artması beklenirken işsizlik rakamları gençlerin işgücü piyasasında karşılaştığı zorlukların gerçek boyutunu yansıtmıyor. İİT üye ülkelerindeki ortalama işsizlik oranı, 2020'deki küresel ortalama olan yüzde 6,5'e kıyasla yüzde 7,1 oldu. Ayrıca, İİT ülkelerindeki genç işsizlik oranı, küresel ortalamanın önemli ölçüde üzerinde. İİT ülkelerindeki ortalama genç işsizlik oranı, 2020'de yüzde 14,4 ile aynı yıldaki yüzde 13,7'lik küresel ortalamanın üzerinde seyretti”.
Diğer yandan İİT bünyesinde, istihdam, sosyal koruma, mesleki eğitim ve öğretim, gençler için iş fırsatları yaratmak için beceri geliştirme, profesyonel okuryazarlık, mikrofinans desteği gibi çeşitli programlar başlatıldı.

Husi tehditleri ve terör
Genel Sekreter, İran destekli Husi grubunun oluşturduğu tehditlerle ilgili olarak, Taha, örgütün Husi milislerin Kızıldeniz, Bab el-Mendeb Boğazı ve Aden Körfezi'nde sürdürdüğü tehditleri kınadığını söyledi. Taha, “Uluslararası deniz seyrüseferinin güvenliğini ve emniyetini tehdit eden bölgesel ve uluslararası sularda savaş gemilerine yönelik saldırıların yanı sıra İİT, Husi milislerine silah tedarik edilmesini de kınıyor” açıklamalarında bulundu.
İİT Genel Sekreteri Hüseyin Taha, “İİT, Yemen'deki Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu'nun Yemen'i, halkını ve meşru devlet otoritelerini savunmak için attığı askeri adımları destekliyor. İİT aynı şekilde şiddetli Husi saldırıları karşısında Suudi Arabistan ve BAE'ye ve güvenlik ve istikrarlarını korumak için attıkları tüm adımlara ve önlemlere desteğini ifade ediyor. Teşkilat Yemen'in birliği, egemenliği, bağımsızlığı ve toprak bütünlüğünün yanında durmaya, içişlerine karışmayı reddetmeye, Yemen halkıyla dayanışma içinde olmaya ve onların özgürlük, demokrasi, sosyal adalet ve kapsamlı kalkınma özlemlerine bağlı. İİT Körfez girişiminde ve yürütme mekanizmasında temsil edilen üç referansa, ulusal diyalogun sonuçlarına ve ilgili BM Güvenlik Konseyi kararları, özellikle 2216 (2015) sayılı karara dayalı olarak kapsamlı bir siyasi çözüme ulaşmak için siyasi sürecin yeniden başlatılmasını desteklemektedir” dedi.
Terörle mücadele bağlamında açıklamalarda bulunan Genel Sekreter, teşkilatın terörle mücadele için çalışan örgütlerin ön saflarında yer aldığını ifade etti. Hüseyin Taha, “İİT, 1994 yılında Uluslararası Terörle Mücadele Davranış Kuralları'nı ve 1999 yılında Uluslararası Terörizmle Mücadele İslam İşbirliği Teşkilatı Sözleşmesi'ni kabul ederek bu olgu hakkında açık ve ilkeli bir tutum formüle eden ilk uluslararası örgütler arasındadır” dedi.
Hüseyin Taha Sahel ve Sahra bölgesinde birçok terörist grubun aktif olduğunu ve bu gruplarla mücadele edebilmek için İİT’nin, üye devletlerini, başta Sahel Beşlisi olmak üzere ilgili ülkelerin savunma ve güvenlik güçlerine destek sağlamaya teşvik ettiğini sözlerine ekledi.
Hüseyin Taha üyeleri ve uluslararası toplumu, terör örgütü DEAŞ'ın yabancı terörist savaşçıları örgüte almasını önlemek için Güvenlik Konseyi kararlarını uygulamaya devam etmeye ve terörist sızmalarını önlemek için gerekli önlemleri almaya çağırdı.



İngiliz İşçi Partisi, Siyonizme ilişkin kararın ardından yerel meclislerde Yeşiller Partisi ile iş birliğini durdurdu

İngiltere Yeşiller Partisi lideri Zack Polanski, 2 Ekim 2026'da İngiltere'nin Brighton kentinde düzenlenen Yeşiller Partisi konferansında konuşuyor. (Reuters)
İngiltere Yeşiller Partisi lideri Zack Polanski, 2 Ekim 2026'da İngiltere'nin Brighton kentinde düzenlenen Yeşiller Partisi konferansında konuşuyor. (Reuters)
TT

İngiliz İşçi Partisi, Siyonizme ilişkin kararın ardından yerel meclislerde Yeşiller Partisi ile iş birliğini durdurdu

İngiltere Yeşiller Partisi lideri Zack Polanski, 2 Ekim 2026'da İngiltere'nin Brighton kentinde düzenlenen Yeşiller Partisi konferansında konuşuyor. (Reuters)
İngiltere Yeşiller Partisi lideri Zack Polanski, 2 Ekim 2026'da İngiltere'nin Brighton kentinde düzenlenen Yeşiller Partisi konferansında konuşuyor. (Reuters)

İngiltere İşçi Partisi, çevreci partiden seçilmiş yerel yöneticilerin, partilerinin “Siyonizmin bir ırkçılık biçimi olduğunu” belirten kararını kınamayı reddetmesi üzerine dün 11 yerel mecliste Yeşiller Partisi ile yürüttüğü iş birliğini ve iktidar paylaşımı düzenlemelerini sona erdirdi.

İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Bridget Phillipson, yayımladığı açıklamada, iktidardaki partinin “ülkenin bütün toplumsal kesimlerine ve yönetimin her kademesinde hizmet etmek için var olduğunu” belirtti. Phillipson, “Yerel düzeyde hiçbir iktidar paylaşımı anlaşması, tüm toplumsal kesimlerin üyelerini ve ortak değerlerimizi savunma yönündeki ahlaki sorumluluğumuzu yerine getirmemizin önüne geçemez” ifadelerini kullandı.

Partisinin saflarındaki antisemitizmi ortadan kaldırmak için yoğun çaba gösterdiğini belirten Phillipson, “Yaptıklarımız, İşçi Partisi'nin bugün diğer partilerle ilişkilerinde de aynı standartları uygulama sorumluluğundan geri adım atmadığının kanıtıdır” dedi.

Yeşiller Partisi, 4 Ekim'de düzenlenen yıllık konferansında Siyonizmi “bir ırkçılık biçimi” olarak nitelendiren kararı kabul etmişti. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre karar, İngiltere'deki Yahudi kuruluşlarının ve İsrail hükümetinin sert tepkisine yol açtı.

Parti, aynı kararda tarihî Filistin topraklarının tamamında “tek ve demokratik bir Filistin devleti” kurulmasını da desteklemişti.

Söz konusu karar, parti içinde ciddi görüş ayrılıklarını da ortaya çıkardı. Karar, bin 22 üyenin desteğini alırken, 813 üye tarafından reddedildi.

Zack Polanski liderliğinde yükselişe geçen Yeşiller Partisi, sol çizgisini güçlendirmiş ve Filistin yanlısı söylemiyle öne çıkmıştı. Ancak son dönemde yaşanan çeşitli tartışmaların ardından partinin kamuoyundaki imajı zedelenirken, kamuoyu yoklamalarındaki desteğinde de gerileme yaşandı.


New York eyaletinde 30 yıl aradan sonra ilk kez kızamık nedeniyle bir çocuk hayatını kaybetti

New York eyaletinde 30 yıl aradan sonra ilk kızamık kaynaklı ölüm kaydedildi. (Pixabay)
New York eyaletinde 30 yıl aradan sonra ilk kızamık kaynaklı ölüm kaydedildi. (Pixabay)
TT

New York eyaletinde 30 yıl aradan sonra ilk kez kızamık nedeniyle bir çocuk hayatını kaybetti

New York eyaletinde 30 yıl aradan sonra ilk kızamık kaynaklı ölüm kaydedildi. (Pixabay)
New York eyaletinde 30 yıl aradan sonra ilk kızamık kaynaklı ölüm kaydedildi. (Pixabay)

New York eyaletinin kuzeyindeki kırsal bir bölgede yaşayan çocuk, kızamık hastalığına yakalanmasının ardından hayatını kaybetti. Eyalet yetkililerinin dün yaptığı açıklamaya göre bu ölüm, ABD'nin New York eyaletinde son 30 yılda kızamık nedeniyle kaydedilen ilk ölüm oldu.

New York Valisi Kathy Hochul, çocuğun Syracuse kentinin yaklaşık 150 kilometre kuzeyinde bulunan Lewis County'de hayatını kaybettiğini açıkladı. (Associated Press)

ABD, yüksek aşılama oranlarını koruyarak 2000 yılında kızamığın ülke içindeki yayılımını durdurmayı başardı. Ancak aşılama oranları son yıllarda, bu viral hastalığın salgına dönüşmesini önlemek için gerekli olan yüzde 95 seviyesinin altına geriledi.

Demokrat Partili Vali Hochul çocuğun ölümünün, “Washington'un Amerikalıları önlenebilir hastalıklardan korumak için onlarca yıldır elde edilen ilerlemeyi kasıtlı olarak baltalaması durumunda nelerin tehlikeye girdiğini acı bir şekilde hatırlattığını” söyledi.

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), ülkede bu yıl kızamıkla bağlantılı üç ölüm kaydedildiğini doğruladı. Ancak eyalet sağlık müdürlükleri daha yüksek sayılar bildirdi.

Pensilvanya eyaletindeki sağlık yetkilileri, bu yıl kızamık nedeniyle 5 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Yetkililer, altıncı bir ölüm vakasının söz konusu olup olmadığını da araştırıyor.

Vali Hochul, New York'un komşu eyaletlerinde ve eyaletin kırsal bölgelerinde kızamık vakalarının görülmesi üzerine ekim ayının başında “afet acil durumu” ilan etmişti.

Yayımlanan kararnameyle kızamık aşısı yapma yetkisi sağlık görevlileri, ebeler ve diğer sağlık çalışanlarını da kapsayacak şekilde genişletildi. Ayrıca hemşirelerin de doktorlarla birlikte tıbbi test yapılmasına yönelik talimat verebilmesine izin verildi.


ABD, İran'ın Keşm Adası'na yönelik “savunma amaçlı” saldırılar düzenledi

Ortadoğu semalarında bir ABD savaş uçağı. (ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı – CENTCOM)
Ortadoğu semalarında bir ABD savaş uçağı. (ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı – CENTCOM)
TT

ABD, İran'ın Keşm Adası'na yönelik “savunma amaçlı” saldırılar düzenledi

Ortadoğu semalarında bir ABD savaş uçağı. (ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı – CENTCOM)
Ortadoğu semalarında bir ABD savaş uçağı. (ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı – CENTCOM)

ABD merkezli Wall Street Journal (WSJ) gazetesi, dün Amerikalı yetkililere dayandırdığı haberinde, ABD'nin İran'a ait Keşm Adası'nı bombaladığını bildirdi.

Bir ABD'li yetkili, adaya yönelik saldırıların “sınırlı nitelikte olduğunu ve ana muharebe operasyonlarının yeniden başlatılması anlamına gelmediğini” belirtti. Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre bir başka yetkili ise ajansa yaptığı açıklamada, saldırıların İran'ın ABD mevzilerine yönelik karadan havaya füze kullanımına karşı gerçekleştirilen savunma amaçlı müdahaleler olduğunu söyledi.

WSJ’nin haberi, İran resmi haber ajansı IRNA'nın Hürmüz Boğazı'nda bulunan Keşm Adası'nda birkaç patlama meydana geldiğini duyurmasının ardından geldi.

WSJ, saldırının Washington tarafından son birkaç hafta içinde gerçekleştirilen sınırlı operasyonlar zincirinin en son halkası olduğuna dikkat çekti.

Gazete ayrıca saldırıların daha dar kapsamlı tutulduğunu ve İran'a yönelik geniş çaplı askerî harekâtın yeniden başlatılacağı yönünde bir işaret oluşturmaması için kasıtlı olarak gizlendiğini belirtti.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Reuters'ın konuya ilişkin yorum talebine henüz cevap vermedi.

Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, İran'a yönelik askerî saldırıları yeniden başlatma tehdidini uygulayıp uygulamayacağı konusunda belirsizlik yarattı. Trump, Tahran ile bir anlaşmaya varılmasının mümkün olduğunu söyledi.

Bugün yapılan Kongre ara seçimlerinin ardından İran'a saldırı düzenlemeyi düşünüp düşünmediği sorulan Trump, “Hayır” yanıtını verdi.

Washington ile Tahran arasında 28 Şubat'tan bu yana savaş devam ediyor.