Mısır, COP27 zirvesi için uluslararası destek çalışmalarını sürdürüyor

Ebu Gayt, Sürdürülebilir Kalkınma İçin 4. Arap Haftası’nı başlattı

Ebu Gayt, Sürdürülebilir Kalkınma İçin 4. Arap Haftası’nın açılışı sırasında (Arap Birliği)
Ebu Gayt, Sürdürülebilir Kalkınma İçin 4. Arap Haftası’nın açılışı sırasında (Arap Birliği)
TT

Mısır, COP27 zirvesi için uluslararası destek çalışmalarını sürdürüyor

Ebu Gayt, Sürdürülebilir Kalkınma İçin 4. Arap Haftası’nın açılışı sırasında (Arap Birliği)
Ebu Gayt, Sürdürülebilir Kalkınma İçin 4. Arap Haftası’nın açılışı sırasında (Arap Birliği)

Mısırlı yetkililer, Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 27. Taraflar Konferansı’nın (COP27) yaklaşan oturumu için uluslararası ivmeyi artırmaya yönelik çabalarını sürdürüyor. Yerel yönetimin hazırlıklarına paralel olarak, COP27 oturumu başkanlığına atanan Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) uygulanması ile ilgilenen Genel Merkezi ziyaret etmek için Almanya’nın Bonn şehrine ulaştı.
Mısır, bu yılın sonlarına doğru Şarm Eş-Şeyh şehrinde ev sahipliği yapacağı COP27’ye büyük ve etkili bir uluslararası katılım çekmeyi istiyor. Aynı zamanda Afrika kıtasının bir temsilcisi olarak, zirve çalışmaları sırasında yerel, bölgesel ve kıtasal sorunları gündeme getirmeyi planlıyor.
Mısır Dışişleri Bakanlığı Resmi Sözcüsü Büyükelçi Ahmed Hafız “Şukri, yetkililerle yapacağı görüşmelerin yanı sıra BMİDÇS genel merkezini de ziyaret etmesi planlandı. Bu ziyaret, BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 27. Taraflar Konferansı’nın (COP27) ev sahipliği yapmak üzere devam eden hazırlık ve Mısır’daki konferans oturumunun başarılı bir şekilde gerçekleştirilmesi için gerekli ivmeyi sağlama kapsamında sürekli koordinasyon bağlamında geliyor” açıklamasında bulundu. Sözcü Hafız gelecek konferansın, Birleşik Krallık’ın Glasgow şehrindeki son oturumunda varılan ilerlemeler üzerine inşa edileceğini ve iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin azaltılması, bu değişikliklere uyum sağlanması ve iklim konusunda finansman sağlanması başta olmak üzere iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik uluslararası çabaların artırılmaya odaklanacağını açıkladı.
Mısır hükümeti, COP27’ye ev sahipliği yapmaya yönelik hazırlıklar konusunda büyük bir istek gösterdi. Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli, Mısır’ın COP27’nin düzenlemesi ve birkaç bakanın üyeliğine hazırlanmak için kendi başkanlığında bir üst komite kurulmasına karar verdi. Aynı zamanda Mısırlı bakanlar, iklim konusunda finansman sağlama, iklim değişikliği ile ilgilenen Mısır araştırma merkezleri ağının çalışmalarını teşvik etme ve iklim değişikliğinin farklı alanlarına özel çalışma politikalarına ilişkin planları hazırlama gibi COP27’de ele alınacak öneri ve girişimleri görüşmek üzere bir toplantı düzenlemeye hazırlanıyor.
Yakın bir bağlamda, Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt dün, Mısır Cumhurbaşkanlığı himayesinde, “Sürdürülebilir Kalkınma İçin Birlik” sloganıyla Kahire’de düzenlenen Sürdürülebilir Kalkınma İçin 4. Arap Haftası’nın çalışmalarını başlattı. Bu Sürdürülebilir Kalkınma İçin 4. Arap Haftası, Mısır hükümeti, Birleşmiş Milletler, Dünya Bankası ve Avrupa Birliği ortaklığında geldi. Arap Birliği Genel Sekreterliğinde yetkili bir kaynak Ebu Gayt’ın, Arap bölgesini olumsuz etkileyen Kovid-19 pandemisinin ekonomik ve sosyal yansımalarının yanı sıra çatışmalardan etkilenen ülkelerdeki koşulların ve kalkınmaya yönelik göstergelerin kötüleşmesine, çok boyutlu yoksulluğun ve gıda eksikliğinin artmasına dikkat çekti. Ebu Gayt Arap bölgesinin Mısır ve BAE’nin 2022 ve 2023 iklim zirvelerine ev sahipliği yapacağını belirtirken, Arap bölgesinin iklim değişikliğinden en çok etkilenen bölgelerden biri olduğunu göz önüne alarak, Arap ülkelerinin çıkarlarını savunmak için bu fırsatların kullanılmasının önemli olduğunu vurguladı.



Tunus'un önde gelen iki gazetecisi üç buçuk yıl hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Cumhurbaşkanlığı)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Cumhurbaşkanlığı)
TT

Tunus'un önde gelen iki gazetecisi üç buçuk yıl hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Cumhurbaşkanlığı)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Cumhurbaşkanlığı)

AFP’nin yerel medyaya ve gazetecilerden birinin kız kardeşine dayandırdığı habere göre, Tunus mahkemeleri önde gelen gazeteciler Murad Zegidi ve Burhan Besis'i kara para aklama ve vergi kaçakçılığından suçlu bularak üç buçuk yıl hapis cezasına çarptırdı

İki gazeteci, radyo- televizyon programlarında ve sosyal medya paylaşımlarında dile getirdikleri ve Cumhurbaşkanı Kays Said'in otoritesini eleştiren görüşleri nedeniyle yaklaşık iki yıldır gözaltında tutuluyor. Başlangıçta bir yıl hapis cezasına çarptırılmışlardı, ancak temyiz mahkemesi cezalarını sekiz aya indirdi.

Ocak 2025'te serbest bırakılmaları bekleniyordu, ancak kara para aklama ve vergi kaçırma suçlamalarıyla halen gözaltında tutuluyorlar.

Murad'ın kız kardeşi Meryem Zegidi, Facebook'ta "Murad ve Burhan için üç buçuk yıl" diye yazdı. AFP'ye konuşan Zegidi'nin avukatı Gazi Mirabet'e göre, perşembe günü yapılan duruşmanın son oturumunda Mirabet', müvekkilinin serbest bırakılmasını isterken, Besis ise adalet talep etti.

Zegidi'nin diğer avukatı Fethi Muledi ise müvekkilinin eksik vergi beyanname nedeniyle suçlandığını, "bu durumun düzeltildiğini" ve bu nedenle kara para aklama suçlamasının geçersiz olduğunu savundu.

Zegidi ve Besis'in tutuklanmaları, kasım ayı sonunda serbest bırakılan avukat ve gazeteci Sonia Dahmani'nin gözaltına alınması ve göçmenlere yardım etmek için çalışan yaklaşık 10 aktivistin tutuklanmasıyla eş zamanlı geldi. Cumhurbaşkanı Said'in 25 Temmuz 2021'de iktidarı pekiştirmesinden bu yana, muhalefet ve sivil toplum, hak ve özgürlüklerin aşınmasından duydukları hoşnutsuzluğu dile getirdi.

Önde gelen muhalefet figürleri uzun hapis cezaları alarak hâlâ tutuklu bulunuyor. Ayrıca, çoğunlukla "devlet güvenliğine karşı komplo kurma" suçlamasıyla veya sahte haberlerle mücadele hakkındaki 54 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca onlarca avukat, gazeteci ve sivil toplum aktivisti de hapsedilmiş durumda. Bu kararnamenin geniş kapsamlı ifadeleri ve yargı tarafından yaygın olarak uygulanması insan hakları örgütleri tarafından eleştirilmekte.


Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
TT

Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)

Irak yargısı, uluslararası koalisyonla koordineli olarak yürütülen bir operasyonla Suriye'nin kuzeydoğusundan transfer edilen DEAŞ üyelerinin ilk grubuna yönelik soruşturmaya başladı.

Yüksek Yargı Konseyi dün yaptığı açıklamada, tutukluların Adalet Bakanlığına bağlı cezaevlerine yerleştirildiğini ve mağdurların haklarının güvence altına alınması amacıyla anayasa ve ilgili yasalara uygun olarak yargı süreçlerine tabi tutulduklarını vurguladı.

Resmi kaynaklar, ilk grubun yaklaşık 150 Iraklı ve yabancı uyruklu kişiden oluştuğunu, sonraki grupların ise güvenlik değerlendirmelerine göre belirleneceğini ifade etti.

Kaynaklar Şarku’l Avsat’a, tüm sanıkların "sadece Irak yargısının yetkisine tabi olacağını, ailelerinin savaşçılardan ayrı tutulmasına ve şehirlerden uzakta, tam adli gözetim altında, özel kamplar ve merkezlerde barındırılmalarına karar verildiğini, böylece onaylanmış insani ve güvenlik standartlarına uyularak hesap vermekten kaçmalarının önleneceğini" belirtti.


Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
TT

Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)

Lübnan yargısı dün, Hizbullah destekçilerinin Cumhurbaşkanı Joseph Avn'a karşı yürüttüğü kampanyaya karşılık olarak, çarşamba günü İsrail'in güneydeki kasabaları bombalamasının ardından, Avn'a hakaret ve iftira atmakla suçlanan aktivistlere celp gönderdi.

Avn'ın silahlanmayı sınırlama konusundaki tutumu ve devlet otoritesini tüm topraklarına yayma kararlılığı zemininde, çarşamba günkü bombalamanın ardından Avn'a karşı yürütülen kampanya artarken, parti, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin "İsrail saldırganlığına" "ulusal birlik" ile karşı koyma çağrısıyla çelişen bu kampanyalara karşı herhangi bir açıklama yapmadı.

Ayrıca Maliye Bakanı Yasin Cabir, Lübnan'ın geçen aralık ayında harap olmuş güney bölgesini ekonomik bölgeye dönüştürme yönündeki Amerikan teklifini reddettiğini ve bu teklifin "daha doğmadan öldüğünü" söyledi.