Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri arasında 13 anlaşma imzalandı

Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri arasında 13 anlaşma imzalandı
TT

Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri arasında 13 anlaşma imzalandı

Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri arasında 13 anlaşma imzalandı

Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Hükümeti arasında savunma sanayii, sağlık, iklim değişikliği, sanayi, teknoloji, kültür, tarım, ticaret, ekonomi, kara, deniz taşımacılığı, gençlik, afet yönetimi, meteoroloji, iletişim ve arşiv alanında 13 anlaşma imzalandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Muhammed Bin Zayid Al Nahyan başkanlığındaki heyetler arası görüşmesinin ardından ikili anlaşmalar imza altına alındı.
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Birleşik Arap Emirlikleri Hükümeti arasında Sağlık ve Tıp Bilimleri Alanında İşbirliği Mutabakat Muhtırası'nı Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Sağlık ve Önlem Bakanı Abdul Rahman bin Mohammed Al Owais imzaladı.
Türkiye Cumhuriyeti Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile BAE İklim Değişikliği Özel Temsilcisi Ofisi arasındaki İklim Eylemi Alanında Mutabakat Zaptı'na Bakan Çavuşoğlu ile BAE İklim Değişikliği Özel Temsilcisi Sultan bin Ahmed Al Jaber imza attı.
Türkiye Cumhuriyeti Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile BAE Sanayi ve İleri Teknoloji Bakanlığı arasındaki Sanayi ve İleri Teknolojiler Alanında İşbirliği Mutabakat Muhtırası, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ve BAE Sanayi ve İleri Teknoloji Bakanı Sultan bin Ahmed Al Jaber tarafından imzalandı.
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Birleşik Arap Emirlikleri Hükümeti arasında Kültürel Alanda İşbirliğine Dair Mutabakat Zaptı'nı Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile BAE Kültür ve Gençlik Bakanı Noura Al Kaabi imzaladı.
Türkiye Cumhuriyeti ile BAE Arap Emirliklileri Arasında Kapsamlı Ekonomik Ortaklık Anlaşması Müzakerelerinin Başlatılmasına İlişkin Ortak Bakanlar Bildirisi'ne, Ticaret Bakanı Mehmet Muş ile BAE Ekonomi Bakanı Abdullah bin Touq Al Mari imza attı.
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile BAE Hükümeti Arasında Tarımsal İşbirliği Üzerine Mutabakat Zaptı'nı Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ile BAE İklim Değişikliği ve Çevre Bakanı Mariam Almheiri imzaladı.
Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile BAE Enerji ve Altyapı Bakanlığı Arasında Kara ve Deniz Taşımacılığı Alanlarında İşbirliği Mutabakat Muhtırası, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ile Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Thani bin Ahmed Al Zeyoudi tarafından imza altına alındı.
Türkiye Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanlığı ile BAE Kültür ve Gençlik Bakanlığı Arasında Gençlik Alanında İşbirliğine Dair Mutabakat Zaptı, Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy ile BAE Gençlik Bakanı Shamma Al Mazrouei tarafından imzalandı.
Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ile BAE Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Ulusal Acil Durum, Kriz ve Afet Yönetimi Başkanlığı arasında Afet ve Acil Durum Yönetimi Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı'nı, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile BAE Ulusal Acil Durum, Kriz ve Afet Yönetimi Başkanı Ali Saeed Al Neyadi imzaladı.
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti İle BAE Arasında Meteoroloji Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı'na Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ile Ulusal Meteoroloji Merkezi Mütevelli Heyeti Başkanı Faris Mohamed Al Mazrouei imza attı.
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile BAE Arasında Medya ve İletişim Alanlarında İş Birliği Protokolü, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ve BAE Hükümet Ofisi Başkanı Saeed Al Eter tarafından imza altına alındı.
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile BAE Hükümeti Arasında Savunma Sanayii İşbirliği Toplantılarının Başlatılmasına İlişkin Niyet Mektubu'na, Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir ile Tawazun Ekonomik Konseyi Genel Müdürü Tareq Abdul Raheem Al Hosani imza attı.
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı ile Birleşik Arap Emirlikleri Arşiv ve Milli Kütüphane Başkanlığı Arasında Arşiv Alanında İşbirliği Protokolü'nü, Devlet Arşivleri Başkanı Uğur Ünal ile BAE Ulusal Arşivler ve Kütüphane Genel Müdür Vekili Abdullah Majid Al Ali imzaladı.



Havana'daki çöp krizi: Kemirgenlerle yaşamaktan yoruldum

Aralık ayında bu fotoğrafların çekildiği başkentte kriz daha da büyüdü (AFP)
Aralık ayında bu fotoğrafların çekildiği başkentte kriz daha da büyüdü (AFP)
TT

Havana'daki çöp krizi: Kemirgenlerle yaşamaktan yoruldum

Aralık ayında bu fotoğrafların çekildiği başkentte kriz daha da büyüdü (AFP)
Aralık ayında bu fotoğrafların çekildiği başkentte kriz daha da büyüdü (AFP)

Onlarca yıldır ABD ambargosu altındaki Küba'da yaşam, Washington'ın adaya petrol tedarikini engellemesiyle daha da zorlaştı. 

Yakıt kıtlığı nedeniyle çöp kamyonları çalışamıyor. Başkent Havana başta olmak üzere tüm ülkede yaşanan çöp krizi büyüyor. 

New York Times (NYT), başkent sakinlerinin çöp yığınlarından şikayetlerinin arttığını aktarıyor. 

Resmi açıklamalara göre 30 bin çöp konteynırına ihtiyaç duyulan Havana'daki mevcut sayı yalnızca 10 bin ve bunların pek çoğu kötü durumda. 

2019'da Japonya yönetimi 100 çöp kamyonu hediye etse de 5 yıl sonra bunların bozulmaya başladığı haberleri devlet medyasına yansıdı.

Havana'daki 106 çöp kamyonundan yalnızca 44'ünün çalıştığı şubat başında devlet medyası tarafından bildirilmişti. 

Küba yönetimi, askerleri ve işçileri de çöp temizleme kampanyasına seferber etti. 

Amerikan gazetesi, Havana'da yaşayan 79 yaşındaki çöpçü José Fernández Zaldívar'ın şu ifadelerini aktarıyor:

Bazen çöp o kadar fazla oluyor ki evimin girişini kapadıkları için dışarı çıkamıyorum. Önce bir yol açmam gerekiyor. Çok fazla çöp var. Nereden geldiğini anlayamıyorum.

Kamu sağlığı uzmanları, çevredeki kirlilikle birlikte bu yaz sivrisineklerin sayısında ve ilgili hastalıklarda patlama yaşanabileceğini vurguluyor. 

Bu böceklerin bölgede dang humması ve Zika virüsü gibi çeşitli ciddi hastalıklara neden olabileceği hatırlatılıyor. 

Çöpü yakarak yok etme girişimlerinin arttığı gözlemleniyor ama ortaya çıkan dumanlar da sağlığa zarar veriyor. 

Marta Ramos Soler, sokaklara konulan çöp kutularının bölge halkı tarafından içindekilerle birlikte ateşe verildiğini söyledi. 

Geçen yıl kendisi, oğlu ve kaynanasının Chikungunya virüsü kaptığını belirten hemşire, "Kemirgenler ve hamamböcekleriyle birlikte pisliğin içinde yaşamaktan yoruldum" dedi. 

NYT, Trump'ın son yaptırımları öncesinde de sürdürülen Amerikan ablukasının etkisiyle yıllardır çöp sorununun yaşandığını öne sürüyor. Pek çok Kübalı'nın bu durumdan dolayı yönetimi de suçladığı iddia ediliyor. 

2018'de yapılan bir araştırmaysa Havana'daki krizle ilgili iki ana neden belirlemişti: Bozulan çöp kamyonları gibi mekanik sorunlar ve çöp toplayıcılarıyla kent sakinlerinin yaşadıkları yeri temiz tutmaya dair gönülsüzlüğü.

Başbakan Manuel Marrero'nun geçen sene devlet gazetesinde yayımlanan açıklamasında "Gerekli kaynaklara sahip olmadığımız doğru ama aynı zamanda inisiyatif alma, standartları yükseltme ve önceliklendirme konusunda da eksikliklerimiz var" dediği hatırlatılıyor. 

Diğer yandan ABD Başkanı Donald Trump ve danışmanlarının, Küba'ya saldırı senaryoları üzerinde çalıştığı bildiriliyor. 

Eski ABD görevlilerinin kurduğu VIPS (Veteran Intelligence Professionals for Sanity/Sağduyudan Yana Olan Emekli İstihbarat Profesyonelleri) ise bir açıklama yayımlayarak Küba'ya yapılacak herhangi bir müdahalenin kaybetmeye mahkum olduğunu savundu. 

Olası bir askeri harekatın ülkelerindeki Kübalıları birleştireceği ve adada doğrudan ABD'nin sorumlu olacağı bir insani felakete yol açacağı vurgulandı. Oluşabilecek göç krizinin çevredeki ülkeleri de etkileyeceğine işaret edildi. 

Washington'ın öne sürdüğünün aksine, Küba'nın terör örgütlerine destek verdiğine ya da Çin ve Rus casus üslerini barındırdığına dair herhangi bir kanıt olmadığı bildirildi.

VIPS'in açıklamasında ABD yönetiminin eski Küba lideri Raúl Castro hakkında bir iddianame hazırladığı da anımsatıldı. 

94 yaşındaki Castro'nun 1996'daki uçak düşürme olayıyla bağlantısına dair önemli bir kanıt olmadığı ifade edildi. 

Independent Türkçe, NYT, TeleSUR


Ukrayna savaşı köpekleri nasıl değiştirdi?

5. yılına giren savaş sırasında pek çok Ukraynalı, köpeklerini arkada bırakıp evlerinden uzaklara kaçtı (AFP)
5. yılına giren savaş sırasında pek çok Ukraynalı, köpeklerini arkada bırakıp evlerinden uzaklara kaçtı (AFP)
TT

Ukrayna savaşı köpekleri nasıl değiştirdi?

5. yılına giren savaş sırasında pek çok Ukraynalı, köpeklerini arkada bırakıp evlerinden uzaklara kaçtı (AFP)
5. yılına giren savaş sırasında pek çok Ukraynalı, köpeklerini arkada bırakıp evlerinden uzaklara kaçtı (AFP)

Evolutionary Applications adlı bilimsel dergide yayımlanan bir makale, Şubat 2022'de başlayan Ukrayna savaşının köpekleri nasıl hızla farklılaştırdığını gösteriyor.

Bilim insanları, Ukrayna'nın 9 bölgesindeki 763 köpeği inceledi.

Araştırmaya, sahipleri savaştan kaçarken geride bırakılan köpeklerle yaşamı boyunca sokakta kalmış köpekler de dahil edildi.

Cephe yakınlarında yaşayan köpeklerin kurt ve çakallar gibi vahşi akrabalarına daha fazla benzemeye başladığı görüldü.

Güvenli bölgelerde yaşayan köpeklerle karşılaştırıldığında, cephe hattındakilerin burun uzunluklarının orta seviyede olduğu tespit edildi.

Çoğunun vücut kütlesinin daha az olduğu da bildirildi. 

Cephedeki yaşlı, hasta ya da yaralı köpek sayısının daha az olduğu ve bu bölgelerdeki hayvanların gruplar halinde yaşamaya daha fazla meylettiği aktarılıyor.

Lviv Üniversitesi zoologlarından Mariia Martsiv, başyazarı olduğu makale için yaptıkları çalışma hakkında "Cephede daha rahat bir şekilde hayatta kalan köpekler 'vahşi' fenotipe sahip olanlar: Dik kulak, düz kuyruk ve daha az beyaz renk" diyor.

Gdansk Üniversitesi'nde doktora yapan Małgorzata Witek de yazarları arasında olduğu makale hakkında konuştu:

Savaş, güçlü bir filtre gibi, ekstrem koşullarda hayatta kalmayı sağlayan özellikleri destekliyor. Bizi en çok şaşırtan şey, bu özelliklerin ne kadar hızlı belirginleştiğiydi. Savaş görece kısa bir zaman önce başlasa da cephedeki köpeklerle diğerleri arasındaki farklar çok belirgin.

Witek, bunun hızlı bir evrimden kaynaklandığını düşünmediklerini de vurguladı. 

Bu çalışmayı haberleştiren New York Times (NYT), büyük köpeklerin mayınları tetikleme riskinin daha yüksek olması gibi etkenlere işaret ediyor.

Araştırmada cephedeki köpeklerin çoğunun hâlâ gıda için insanlara bel bağladığı gösterildi. 

Bazılarının Ukrayna askerleriyle birlikte yaşadığı, zaman zaman köpeklerin cephedeki cesetleri yediği vakaların da görüldüğü bildirildi. 

Gdansk Üniversitesi'nden Małgorzata Pilot bazılarınınsa insanlara ihtiyaç duymadığını vurguluyor:

Buna yabanileşme diyebiliriz.

NYT'nin görüş aldığı yaban hayatı uzmanı Euan Ritchie, kendisinin yer almadığı araştırmayı önemli bulduğunu söyledi:

Köpeklerin savaşın yıkıcı etkilerinden bu kadar açık biçimde etkilenmesine dair kanıtlar, o kadar da yer değiştiremeyen ve yaşam alanlarıyla gıdaları açısından daha kısıtlı olan diğer türler için de alarm işlevi görmeli.

Independent Türkçe, NYT, Evolutionary Applications


Trump, İsrail ile Hizbullah arasında saldırıların durdurulması konusunda anlaşma sağlandığını açıkladı

ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu görüşmelerinden birinde görüntülenirken (Arşiv - Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu görüşmelerinden birinde görüntülenirken (Arşiv - Reuters)
TT

Trump, İsrail ile Hizbullah arasında saldırıların durdurulması konusunda anlaşma sağlandığını açıkladı

ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu görüşmelerinden birinde görüntülenirken (Arşiv - Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu görüşmelerinden birinde görüntülenirken (Arşiv - Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, bugün (Pazartesi) yaptığı açıklamada, İsrail’in Beyrut’a herhangi bir asker göndermeyeceğini duyurdu. Açıklama, Trump’ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinin ardından geldi.

Trump, Truth Social platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

“Başbakan Benjamin Netanyahu ile son derece verimli bir telefon görüşmesi gerçekleştirdim. İsrail’in Beyrut’a herhangi bir asker göndermeyeceğini teyit ettik. Yolda olan birlikler de geri çekildi. Aynı şekilde, üst düzey temsilciler aracılığıyla Hizbullah ile de son derece verimli görüşmeler yaptım. Taraflar, tam bir ateşkes konusunda anlaşmaya vardı. Buna göre İsrail Hizbullah’a saldırmayacak, Hizbullah da İsrail’e saldırmayacak.”

Trump’ın açıklaması, İsrail ile Hizbullah arasında son dönemde tırmanan gerilimin ardından geldi. Ancak taraflardan henüz söz konusu ateşkese ilişkin resmi ve ayrıntılı bir açıklama yapılmadı.