Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın BAE ziyareti Arap medyasında geniş yer buldu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Birleşik Arap Emirlikleri'ne (BAE) gerçekleştirdiği iki günlük resmi ziyaret, BAE ve Arap basınında yankı uyandırdı.

AA
AA
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın BAE ziyareti Arap medyasında geniş yer buldu

AA
AA

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ülkeye ziyaretini birkaç gündür manşetlerine taşımaya devam eden BAE'deki günlük gazeteler, iki ülkenin bölgesel zorluklara karşı barışa katkı sağlama inancına sahip olduğuna dikkati çekti.
Arap medyası ise ziyareti, Erdoğan'ın "Körfez Bölgesi'nin güvenliğini kendi güvenliğimizden ayrı görmüyoruz" ifadeleri üzerinden gördü.

"BAE ve Türkiye bölgenin refahına öncülük ediyor"
BAE merkezli El-Vatan gazetesi, ziyareti "BAE ve Türkiye bölgenin refahına öncülük ediyor" manşetiyle okuyucularına sundu. Gazete, her iki ülkenin de enerji, gelişmiş program ve projeleriyle bölgesel kalkınmanın lokomotifi olabileceğine vurgu yaptı.
Haberde, BAE Devlet Başkan Yardımcısı, Başbakan ve Dubai Emiri Şeyh Muhammed Bin Raşid Al Maktum'un da Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesinde, "BAE ve Türkiye'nin öncülüğünde bölgeye büyük bir istikrar ve refahın gelmesinden umutluyum." şeklindeki sözleriyle bunu teyit ettiği kaydedildi.

"Müreffeh bir gelecek"
Ziyarete dair haberde "Müreffeh bir gelecek" başlığını kullanan BAE gazetelerinden El-İttihad da Abu Dabi ve Ankara'nın iki ülke arasındaki iş birliği ve ortaklıkları geliştirme odaklı güçlü bir iradeye sahip olduğuna dikkati çekti.
Her iki ülkenin de bölgede barış ve hoşgörü içinde yaşama değerleriyle öne çıktığını kaydeden İttihad gazetesinin haberinde şu ifadeler yer aldı:
"BAE ile Türkiye'nin ticaret ortaklığı, yükselişe geçen karşılıklı ticaret hacmi rakamlarıyla gelecekte daha da büyüyecek. İki ülke arasında kamu ve özel sektörlerin taleplerini destekleyen birçok alanda mutabakat zaptı ve anlaşmalar imzalandı."
BAE ve Türkiye'nin bölgesel kalkınmayla uyumlu bir vizyonu benimsediğine işaret edilen haberde, Abu Dabi ve Ankara'nın bölgesel zorluklara karşı barışa katkı sunabileceği aktarıldı.
Londra merkezli Arapça yayımlanan Şarkulevsat gazetesi de Abu Dabi ve Dubai emirliklerinde 2 gün süren üst düzey temasları, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Körfez Bölgesi'nin güvenliğini kendi güvenliğimizden ayrı görmüyoruz." ifadeleriyle ilk sayfadan okurlarına servis etti.
Suudi Arabistan'ın Al Arabiya televizyonunun yanı sıra Körfez ve diğer Arap ülkelerindeki birçok basın organı, Erdoğan'ın ziyaretin ardından BAE ve Körfez ülkelerinin güvenliği için verdiği olumlu mesaja odaklandı.
Arap basınında ayrıca, Türkiye ile BAE ilişkilerindeki yakınlaşmadan sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan için Abu Dabi'de düzenlenen ihtişamlı karşılamaya da dikkat çekildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, BAE'ye gerçekleştirdiği iki günlük resmi ziyaretin ardından sonra sosyal medya hesabından şu paylaşımda bulunmuştu:
"Körfez Bölgesi'nin güvenliğini kendi güvenliğimizden ayrı görmüyoruz. İş birliğimizde son dönemde sağlanan ivmeyi muhafaza etmek ve ileriye taşımak konusundaki iradenin karşılıklı olmasından ayrıca memnuniyet duyuyoruz.
Ortak çıkarlarımız ve bölgemizin istikbali için bu gayreti, karşılıklı saygı ve güven temelinde sürdürmekte kararlıyız."



Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi, İran’ın Körfez’e yönelik saldırılarını kınadı ve tazminat talep etti

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin bayrakları (AFP)
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin bayrakları (AFP)
TT

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi, İran’ın Körfez’e yönelik saldırılarını kınadı ve tazminat talep etti

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin bayrakları (AFP)
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin bayrakları (AFP)

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi bugün yaptığı açıklamada, İran’ın Körfez ülkelerine yönelik 
saldırılarını kınayarak bu eylemleri ‘çirkin’ olarak nitelendirdi ve Tahran’a tüm mağdurlara hızla tazminat ödemesi çağrısında bulundu.
47 üyeden oluşan Konsey, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üyesi altı ülke ile Ürdün tarafından sunulan tasarıyı destekledi. Kararda, özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğini aksatma girişimleri başta 
olmak üzere İran’ın eylemleri kınanarak, ‘tüm gerekçesiz saldırıların derhal durdurulması’ talep edildi.
Kararda ayrıca, uluslararası hukuk kurallarına uyulması, sivillerin ve kritik altyapıların hedef alınmaması gerektiği vurgulandı. Uluslararası deniz taşımacılığının korunması ve enerji arzının istikrarının sağlanmasının önemi de özellikle belirtildi.
Bu adım, bölgedeki gerilimin arttığı bir dönemde gelirken, uluslararası toplumdan gerilimin kontrol altına alınması ve bunun bölgesel güvenlik ile küresel ekonomi üzerindeki olası etkilerinin önlenmesi yönündeki çağrıların arttığına işaret ediyor.


Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Pakistan Başbakanı, askeri gerginliğin artmasının sonuçlarını görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Pakistan Başbakanı, askeri gerginliğin artmasının sonuçlarını  görüştü
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Pakistan Başbakanı, askeri gerginliğin artmasının sonuçlarını görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Pakistan Başbakanı, askeri gerginliğin artmasının sonuçlarını  görüştü

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, gerçekleştirdikleri telefon görüşmesinde bölgedeki son gelişmeleri, devam eden askeri gerilimin bölgesel ve küresel güvenlik ile istikrara etkilerini ve bu çerçevede yürütülen diplomatik çabaları ele aldı.
Pakistan Başbakanı, ülkesinin Suudi Arabistan’a tam destek verdiğini vurgulayarak, İran’dan 
kaynaklanan ve ülkenin güvenliği ile egemenliğini hedef alan saldırılar karşısında her zaman kararlı 
şekilde Riyad’ın yanında yer alacaklarını ifade etti.
Şerif, X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda da Pakistan’ın Suudi Arabistan ile dayanışmasının 
sürdüğünü ve özellikle mevcut bölgesel zorluklar ile güvenlik tehditleri karşısında ülkesinin Suudi Arabistan’ın güvenliği ve egemenliğine bağlılığını yineledi.
Her türlü saldırıyı kınadığını belirten Şerif, “Kardeşim Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile yaptığım görüşmede, Kral Selman bin Abdulaziz başta olmak üzere kraliyet ailesi ve Suudi halkının Ramazan Bayramı’nı tebrik ettim” ifadesini kullandı.
Şerif ayrıca, Suudi Arabistan’ın sergilediği itidali takdir ettiğini belirterek, gerilimin düşürülmesi, çatışmaların sona erdirilmesi ve İslam dünyasında birlik sağlanması gerektiğini vurguladı. Pakistan’ın bölgesel barış ve istikrarı hedefleyen diplomatik girişimlerine de değinen Şerif, iki ülkenin yakın koordinasyonu sürdürme konusunda mutabık kaldığını ifade etti.


Suudi Arabistan, mevcut durum nedeniyle ülkeden ayrılmakta zorluk çeken vize sahiplerinin durumunu ele alıyor

Bu prosedürler, herhangi bir ücret veya ceza uygulanmadan (Suudi Arabistan pasaportları için) ülkeden çıkmayı mümkün kılıyor
Bu prosedürler, herhangi bir ücret veya ceza uygulanmadan (Suudi Arabistan pasaportları için) ülkeden çıkmayı mümkün kılıyor
TT

Suudi Arabistan, mevcut durum nedeniyle ülkeden ayrılmakta zorluk çeken vize sahiplerinin durumunu ele alıyor

Bu prosedürler, herhangi bir ücret veya ceza uygulanmadan (Suudi Arabistan pasaportları için) ülkeden çıkmayı mümkün kılıyor
Bu prosedürler, herhangi bir ücret veya ceza uygulanmadan (Suudi Arabistan pasaportları için) ülkeden çıkmayı mümkün kılıyor

Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı bugün yaptığı açıklamada, bölgedeki mevcut durum nedeniyle ülkeyi terk edemeyen Umre, transit ve nihai çıkış vizeleri de dahil olmak üzere her türden ziyaret vizesi sahiplerinin durumuna yönelik çalışmalara, liderliğin talimatları doğrultusunda başlandığını duyurdu.

Bakanlık, bu tedbirlerin, ziyaretçinin ev sahibinin talebi üzerine, 8/9/1447 H. (25/2/2026 M.) tarihinden itibaren süresi dolan vizelerin, 1/11/1447 H. (18/4/2026 M.) tarihine kadar, “Absher” uygulaması üzerinden yasal olarak belirlenen ücretlerin ödenmesinin ardından uzatılmasını içerdiğini açıkladı.

Tedbirler ayrıca, vize süresi dolmuş kişilerin, vize uzatımı veya herhangi bir gecikme ücreti ya da cezası ödemek zorunda kalmadan, uluslararası sınır kapılarından doğrudan çıkış yapabilmelerini de içeriyor.

Bakanlık, ilgili düzenlemelerin ihlal edenlere uygulanmasını önlemek için yararlanıcıları18 Nisan 2026 tarihinden önce ayrılma girişiminde bulunmaya çağırdı ve ilgili düzenlemelere uygun olarak prosedürleri kolaylaştırma ve hareketin düzenliliğini sağlama konusundaki hassasiyetini vurguladı.