Kuveyt ordusu, kadınların savaşa girmesine izin verirken tabanca taşımasını yasakladı

Kadın hakları aktivistleri karara tepki gösterdi

Kuveyt Savunma Bakanlığı'nın kararı, kadın hakları aktivistlerinden eleştiri topladı (Unsplash)
Kuveyt Savunma Bakanlığı'nın kararı, kadın hakları aktivistlerinden eleştiri topladı (Unsplash)
TT

Kuveyt ordusu, kadınların savaşa girmesine izin verirken tabanca taşımasını yasakladı

Kuveyt Savunma Bakanlığı'nın kararı, kadın hakları aktivistlerinden eleştiri topladı (Unsplash)
Kuveyt Savunma Bakanlığı'nın kararı, kadın hakları aktivistlerinden eleştiri topladı (Unsplash)

Kuveyt ordusu, kadın askerlerin erkek muhafızlardan onay almadan savaşa katılamayacağını ve tabanca taşımalarına izin verilmeyeceğini açıkladı. Kadın hakları aktivistleriyse karara tepki gösterdi.
Ülkede kadınların orduya katılmasına izin verilen yasa ekimde onaylanmıştı. Fakat Savunma Bakanlığı, muhafazakar milletvekili Hamdan Al-Azmi'nin de tepkisinin ardından yasada değişikliğe gitti. Azmi, kadınların savaşta yer almasının "onların doğasına uygun olmadığını" iddia etti.
Savunma Bakanlığı 16 Şubat'ta yayımladığı bir açıklamada, kadınların savaşa katılabileceğini ancak erkek muhafızlardan önce izin almaları gerektiğini duyurdu. Yeni kurallara göre kadın askerlerin tabanca taşımasına izin verilmezken, başörtüsü takması da zorunlu hale getirildi.
Kadın hakları aktivistleriyse kararı "bir adım ileri iki adım geri" diye niteleyerek tepki gösterdi.
Kuveyt Futbol Birliği kadın komitesinin üyesi Ghadeer al-Khashti kararı eleştirerek, Irak'ın eski Cumhurbaşkanı Saddam Hüseyin 1990'da Kuveyt'i işgal ettiğinde, annesinin de direnişte rol oynadığını anlattı.
"Neye dayanarak kadınları zayıf görüyorlar anlamıyorum" diyen Khashti, "Irak işgali sırasında annem abiyesinin altına silah saklayıp bunları Kuveyt direnişçilerine taşırdı ve babam da bunu teşvik ederdi" ifadelerini kullandı.
Kuveytli Kadınlar Kültürel ve Sosyal Topluluğu'nun lideri Lulwa Salih Mulla da kararın anayasaya karşı olduğunu belirtti.
Fransız haber ajansı AFP'ye konuşan Mulla, "Kendi istekleriyle ülkesini savunan kadın şehitlerimiz var. Kimse onlara bunu yapmaları için emir vermedi, bunu ülkelerini sevdiği için yaptılar" dedi.
Ülkede açılan bir yoga meditasyon kampı da geçen haftalarda muhafazakarların tepkisi üzerine kapatılmış, kadın hakları aktivistleri karara karşı protesto düzenlemişti. Ordunun uygulamasına karşı çıkan muhafazakar milletvekili Azmi, yoga kampının yasaklanması kararında da önemli rol oynamıştı.

Independent Türkçe, AFP, Newsnpr



Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi, İran’ın Körfez’e yönelik saldırılarını kınadı ve tazminat talep etti

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin bayrakları (AFP)
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin bayrakları (AFP)
TT

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi, İran’ın Körfez’e yönelik saldırılarını kınadı ve tazminat talep etti

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin bayrakları (AFP)
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin bayrakları (AFP)

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi bugün yaptığı açıklamada, İran’ın Körfez ülkelerine yönelik 
saldırılarını kınayarak bu eylemleri ‘çirkin’ olarak nitelendirdi ve Tahran’a tüm mağdurlara hızla tazminat ödemesi çağrısında bulundu.
47 üyeden oluşan Konsey, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üyesi altı ülke ile Ürdün tarafından sunulan tasarıyı destekledi. Kararda, özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğini aksatma girişimleri başta 
olmak üzere İran’ın eylemleri kınanarak, ‘tüm gerekçesiz saldırıların derhal durdurulması’ talep edildi.
Kararda ayrıca, uluslararası hukuk kurallarına uyulması, sivillerin ve kritik altyapıların hedef alınmaması gerektiği vurgulandı. Uluslararası deniz taşımacılığının korunması ve enerji arzının istikrarının sağlanmasının önemi de özellikle belirtildi.
Bu adım, bölgedeki gerilimin arttığı bir dönemde gelirken, uluslararası toplumdan gerilimin kontrol altına alınması ve bunun bölgesel güvenlik ile küresel ekonomi üzerindeki olası etkilerinin önlenmesi yönündeki çağrıların arttığına işaret ediyor.


Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Pakistan Başbakanı, askeri gerginliğin artmasının sonuçlarını görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Pakistan Başbakanı, askeri gerginliğin artmasının sonuçlarını  görüştü
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Pakistan Başbakanı, askeri gerginliğin artmasının sonuçlarını görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Pakistan Başbakanı, askeri gerginliğin artmasının sonuçlarını  görüştü

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, gerçekleştirdikleri telefon görüşmesinde bölgedeki son gelişmeleri, devam eden askeri gerilimin bölgesel ve küresel güvenlik ile istikrara etkilerini ve bu çerçevede yürütülen diplomatik çabaları ele aldı.
Pakistan Başbakanı, ülkesinin Suudi Arabistan’a tam destek verdiğini vurgulayarak, İran’dan 
kaynaklanan ve ülkenin güvenliği ile egemenliğini hedef alan saldırılar karşısında her zaman kararlı 
şekilde Riyad’ın yanında yer alacaklarını ifade etti.
Şerif, X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda da Pakistan’ın Suudi Arabistan ile dayanışmasının 
sürdüğünü ve özellikle mevcut bölgesel zorluklar ile güvenlik tehditleri karşısında ülkesinin Suudi Arabistan’ın güvenliği ve egemenliğine bağlılığını yineledi.
Her türlü saldırıyı kınadığını belirten Şerif, “Kardeşim Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile yaptığım görüşmede, Kral Selman bin Abdulaziz başta olmak üzere kraliyet ailesi ve Suudi halkının Ramazan Bayramı’nı tebrik ettim” ifadesini kullandı.
Şerif ayrıca, Suudi Arabistan’ın sergilediği itidali takdir ettiğini belirterek, gerilimin düşürülmesi, çatışmaların sona erdirilmesi ve İslam dünyasında birlik sağlanması gerektiğini vurguladı. Pakistan’ın bölgesel barış ve istikrarı hedefleyen diplomatik girişimlerine de değinen Şerif, iki ülkenin yakın koordinasyonu sürdürme konusunda mutabık kaldığını ifade etti.


Suudi Arabistan, mevcut durum nedeniyle ülkeden ayrılmakta zorluk çeken vize sahiplerinin durumunu ele alıyor

Bu prosedürler, herhangi bir ücret veya ceza uygulanmadan (Suudi Arabistan pasaportları için) ülkeden çıkmayı mümkün kılıyor
Bu prosedürler, herhangi bir ücret veya ceza uygulanmadan (Suudi Arabistan pasaportları için) ülkeden çıkmayı mümkün kılıyor
TT

Suudi Arabistan, mevcut durum nedeniyle ülkeden ayrılmakta zorluk çeken vize sahiplerinin durumunu ele alıyor

Bu prosedürler, herhangi bir ücret veya ceza uygulanmadan (Suudi Arabistan pasaportları için) ülkeden çıkmayı mümkün kılıyor
Bu prosedürler, herhangi bir ücret veya ceza uygulanmadan (Suudi Arabistan pasaportları için) ülkeden çıkmayı mümkün kılıyor

Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı bugün yaptığı açıklamada, bölgedeki mevcut durum nedeniyle ülkeyi terk edemeyen Umre, transit ve nihai çıkış vizeleri de dahil olmak üzere her türden ziyaret vizesi sahiplerinin durumuna yönelik çalışmalara, liderliğin talimatları doğrultusunda başlandığını duyurdu.

Bakanlık, bu tedbirlerin, ziyaretçinin ev sahibinin talebi üzerine, 8/9/1447 H. (25/2/2026 M.) tarihinden itibaren süresi dolan vizelerin, 1/11/1447 H. (18/4/2026 M.) tarihine kadar, “Absher” uygulaması üzerinden yasal olarak belirlenen ücretlerin ödenmesinin ardından uzatılmasını içerdiğini açıkladı.

Tedbirler ayrıca, vize süresi dolmuş kişilerin, vize uzatımı veya herhangi bir gecikme ücreti ya da cezası ödemek zorunda kalmadan, uluslararası sınır kapılarından doğrudan çıkış yapabilmelerini de içeriyor.

Bakanlık, ilgili düzenlemelerin ihlal edenlere uygulanmasını önlemek için yararlanıcıları18 Nisan 2026 tarihinden önce ayrılma girişiminde bulunmaya çağırdı ve ilgili düzenlemelere uygun olarak prosedürleri kolaylaştırma ve hareketin düzenliliğini sağlama konusundaki hassasiyetini vurguladı.