Kremlin: Rus askerlerinin Ukrayna sınırlarından çekilmesi zaman alacak bir süreçhttps://turkish.aawsat.com/home/article/3480946/kremlin-rus-askerlerinin-ukrayna-s%C4%B1n%C4%B1rlar%C4%B1ndan-%C3%A7ekilmesi-zaman-alacak-bir-s%C3%BCre%C3%A7
Kremlin: Rus askerlerinin Ukrayna sınırlarından çekilmesi zaman alacak bir süreç
Rus ve Belarus silahlı kuvvetlerinin ortak tatbikatlarında kullanılan hava savunma sistemi (AFP)
Moskova/Şarku’l Avsat
TT
TT
Kremlin: Rus askerlerinin Ukrayna sınırlarından çekilmesi zaman alacak bir süreç
Rus ve Belarus silahlı kuvvetlerinin ortak tatbikatlarında kullanılan hava savunma sistemi (AFP)
Kremlin, ABD ve NATO’nun, Rus askerlerinin Ukrayna sınırına yakın bölgelerden çekilmediğine dair suçlamalarını reddederek, Ukrayna sınırında tatbikatlara katılan Rus askerlerinin üslere geri dönmesinin zaman alacağını duyurdu.
Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, bugün gazetecilere verdiği demeçte, Ukrayna sınırına ilave asker konuşlandırdıklarına dair iddiaları reddederek, “Rus askerleri kalıcı üslerine dönüyorlar ancak bu zaman alacak bir süreç” dedi.
Peskov, Savunma Bakanlığı’nın, tatbikatların bazı etaplarının sona erdiğini ve askerlerin art arda üslerine döneceklerini içeren açıklamasını da hatırlattı.
ABD’li üst düzey bir yetkili, Rusya’nın Ukrayna sınırındaki bazı askerleri geri çektiği yönündeki açıklamasının gerçeği yansıtmadığını öne sürerek, Moskova’nın sınıra 7 bin civarında asker daha gönderdiğini bildirdi.
CNN’in haberine göre isminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin diplomasiye açık olduğunu söylese de, gizli olarak savaş için hazırlık yaptıklarını iddia etti.
NATO da, Rus güçlerinin Ukrayna sınır bölgesinden çekildiği yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını ifade etti.
NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg bugün yaptığı açıklamada, “Görünüşe göre Rusya ordusunu güçlendirmeye devam ediyor. Gördüğümüz şey asker sayısını artırdıkları ve daha fazla kuvvetin yolda olduğu” dedi.
Sırbistan'da İsrail Büyükelçiliği önünde bıçaklı saldırı: Saldırgan öldürüldühttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5334695-s%C4%B1rbistanda-i%CC%87srail-b%C3%BCy%C3%BCkel%C3%A7ili%C4%9Fi-%C3%B6n%C3%BCnde-b%C4%B1%C3%A7akl%C4%B1-sald%C4%B1r%C4%B1-sald%C4%B1rgan-%C3%B6ld%C3%BCr%C3%BCld%C3%BC
Sırbistan'da İsrail Büyükelçiliği önünde bıçaklı saldırı: Saldırgan öldürüldü
Belgrad’da İsrail Büyükelçiliği’ni koruyan bir polis memurunu hedef alan saldırının gerçekleştiği nokta (AFP)
Sırp polisi, Belgrad’daki İsrail Büyükelçiliği önünde görev yapan bir güvenlik görevlisine bıçaklarla saldıran kimliği belirsiz bir kişinin gece yarısından sonra vurularak öldürüldüğünü açıkladı.
İsrail Dışişleri Bakanlığı, Belgrad’daki büyükelçiliğinin yakınında bir “terör saldırısı girişimi” yaşandığını doğruladı. Bakanlık, büyükelçilik çalışanlarından hiçbirinin yaralanmadığını ve olayla ilgili soruşturma başlatıldığını bildirdi.
Bakanlığın X platformundaki açıklamasında, “Saldırgan yerel polis tarafından öldürüldü. Büyükelçilik çalışanlarından hiçbiri zarar görmedi. Olayın yaşandığı gece geç saatlerde diplomatik misyon kapalıydı. Yetkili makamlar olayla ilgili soruşturmayı sürdürüyor” ifadelerine yer verildi.
Sırbistan İçişleri Bakanı Ivica Dačić de olayın “terör saldırısı” olarak değerlendirildiğini belirtti. Dačić, terör tehdidi seviyesinin en üst düzeye çıkarıldığını ve kritik noktalardaki polis varlığının artırıldığını söyledi.
Şarku’l Avsat’ın AP’den aktardığı habere göre Dačić, “Henüz kimliği belirlenemeyen reşit olmayan bir kişi, iki bıçakla bir jandarma personeline saldırdı” dedi.
Polis memurunun kendini savunmak amacıyla saldırganı etkisiz hale getirdiğini belirten Dačić, memurun hafif yaralandığını kaydetti.
Sırp jandarma birlikleri, Belgrad’daki İsrail Büyükelçiliği’nin girişinde güvenlik önlemi alıyor (AFP)
Belgrad’daki İsrail Büyükelçiliği daha önce de benzer bir saldırının hedefi olmuştu. Haziran 2024’te, terör örgütü DEAŞ ile bağlantıları bulunan 25 yaşındaki Sırp vatandaşı, aynı büyükelçiliğin önünde görev yapan bir polis memurunu arbaletle yaralamış, ardından polis tarafından vurularak öldürülmüştü. Avrupa merkezli EU Alive haber platformunun aktardığına göre bu olay da terör saldırısı olarak sınıflandırılmış ve o dönemde güvenlik tehdidi seviyesi geçici olarak yükseltilmişti.
Trump, İran’la ‘kısa ve yoğun bir savaş’ seçeneğini değerlendiriyorhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5334686-trump-i%CC%87ran%E2%80%99la-%E2%80%98k%C4%B1sa-ve-yo%C4%9Fun-bir-sava%C5%9F%E2%80%99-se%C3%A7ene%C4%9Fini-de%C4%9Ferlendiriyor
Trump, İran’la ‘kısa ve yoğun bir savaş’ seçeneğini değerlendiriyor
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper (solda), CH-47 Chinook helikopteriyle Hürmüz Boğazı üzerinde uçuyor. (CENTCOM)
ABD, Kongre ara seçimlerinin ardından İran’a yönelik kısa ve yoğun bir askerî harekât ihtimaline karşı aralarında Arap ülkelerinin de bulunduğu çok sayıda devlete hazırlıklı olmaları yönünde uyarıda bulundu. Şarku’l Avsat’ın The Wall Street Journal’dan (WSJ) aktardığına göre, Washington ve İsrail’in İran’ın kapasitesini zayıflatarak Tahran’ı müzakere masasına oturtmayı amaçlayan hava saldırılarını yeniden başlatmaya hazırlandığına dair işaretler artıyor.
WSJ’ye konuşan yetkililer, temasların diplomatik ve askerî kanallar aracılığıyla yürütüldüğünü bildirdi. ABD Başkanı Donald Trump’ın olası saldırıya ilişkin nihai kararını henüz vermediği, ancak süreci yakından takip eden kaynaklara göre, seçimlerin ardından İran’ın altyapısını ve nükleer tesislerini hedef alabilecek kapsamlı bir saldırıya sıcak baktığı ifade edildi.
Olası hazırlıklar kapsamında, uçuş takip verileri ve sevkiyat hakkında bilgi sahibi yetkililere dayandırılan bilgilere göre ABD, Teksas eyaletindeki bir Patriot hava savunma sistemini İsrail’e sevk ediyor. Yetkililer, Amerikan güçlerinin bölgedeki mühimmat stoklarını yenilediğini, ayrıca savaş uçakları ile bombardıman uçaklarının olası saldırılar için teyakkuza geçirildiğini kaydetti.
Hazırlıklar çerçevesinde, önümüzdeki ay içerisinde Ortadoğu’da halihazırda görev yapan yaklaşık 20 savaş gemisinden oluşan filoya ek bir uçak gemisi taarruz grubu ile bir deniz piyade keşif birliğinin katılması beklenirken, bölgedeki bazı gemilerin ise görev süresini tamamlayarak ayrılması öngörülüyor.
Daha önce basına yansıyan raporlarda da Amerikan güçlerinin olası bir tırmanışa karşı risk altındaki üslerde görev yapan personeli güvenli noktalara naklettiği bildirilmişti.
‘Küçük bir operasyon’
Trump henüz bir saldırı kararı aldığını açıklamadı, ancak geçen hafta düzenlenen bir seçim mitinginde, “Küçük bir operasyon turu daha düzenleyebiliriz ya da uzlaşmayı kabul ederler” ifadesini kullandı.
Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, ‘var olabilecek veya olmayabilecek hassas askerî planlar’ hakkında yorum yapılmayacağı vurgulanırken, Trump’ın İran’ın hiçbir zaman nükleer silaha erişememesini sağlamak amacıyla tüm seçenekleri masada tuttuğu belirtildi. ABD Başkanı daha önce Kongre ara seçimlerinden önce İran’a saldırmayacağını ifade etmişti.
ABD güçleri, 2 binden fazla ticari geminin Hürmüz Boğazı'ndan geçişine yardım ettiğini açıkladı. (CENTCOM)
WSJ, yürütülen askerî hareketliliğin Trump’a bir saldırı kararı alması durumunda ek seçenekler sunduğunu değerlendirirken, ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) ise görevlerinin Başkana bu seçenekleri sunmak olduğunu bildirdi.
Basına yansıyan haberlere göre İsrail ordusu yeni bir saldırı için planlarını ve hedeflerini hazırlarken, Başbakan Binyamin Netanyahu ise İran’ı zayıflatarak rejim değişikliğine zemin hazırlamak amacıyla saldırıların yeniden başlatılması yönündeki baskısını sürdürüyor.
Bombardımana geri dönülme ihtimali, Trump yönetiminin ekonomik baskıya dayalı stratejisinden bir sapmayı temsil ediyor. Yaptırımların sertleştirilmesi ve deniz ablukası uygulanması, İran’ın petrol satışlarını aylarca aksatmış, hava trafiğinin büyük bir kısmını durdurmuş ve kara ticaretini sınırlandırarak zaten kötü durumda olan İran ekonomisi üzerindeki baskıyı artırmıştı.
Ancak askerî operasyonların yeniden başlatılmasının etkinliği analistler arasında tartışma konusu olmayı sürdürüyor. ABD merkezli düşünce kuruluşu Demokrasileri Savunma Vakfı’nın (FDD) İran Programı Direktörü Behnam Ben Taleblu, Trump’ın İran’ın füze kapasitesini yeniden inşa etmesi gibi büyüyen bir tehdit olarak tanımladığı unsurların hedeflenme gerekçelerini olabildiğince ayrıntılı bir şekilde açıklaması gerektiğini belirtti.
Taleblu, böyle bir gerekçenin bulunmadığı senaryoda ABD’nin mevcut yaptırımlar ve abluka sayesinde avantajlı konumda olduğunu ve bu yolda ilerlemeye devam etmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
İran bu sefer teslim olacak mı?
Analistler, savaşın en yoğun döneminde 20 binden fazla ABD ve İsrail hava saldırısına maruz kalan İran’ın yeni bir saldırı dalgası karşısında kolayca teslim olmayacağı görüşünü taşıyor. Uğradığı hasara rağmen Tahran yönetimi; Hürmüz Boğazı’ndaki gemileri hedef almaya, ABD güçlerine ve gemilerine saldırmaya ve müzakerelerdeki sert tutumunu korumaya devam etti.
Tahran’ın bir caddesinde sergilenen İran füzeleri, Eylül 2026 (Reuters)
İsrail Askerî İstihbaratı’nın eski yetkililerinden Danny Citrinowicz, ABD ve İsrail’in yapmaya devam ettiği en büyük hatalardan birinin; kritik altyapıların hedeflenmesi veya üst düzey yetkililere suikast düzenlenmesi de dahil olmak üzere ek bir saldırı dalgasının İran rejiminin çöküşüne yol açabileceğine inanmak olduğunu belirtti.
Citrinowicz, yeni bombardımanların rejimi daha da sertleşmeye itebileceği ve füze ile nükleer programlarına olan bağlılığını pekiştirebileceği uyarısında bulundu.
ABD ve İsrail, Haziran 2025’te patlak veren daha kısa süreli savaş sırasında İran’ın nükleer programının büyük bir bölümünü imha etmişti. Ancak Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Direktörü Rafael Grossi, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’ne verdiği bilgide, UAEA’nın her iki savaşta da hasar gören tesisleri onarma veya yeniden inşa etmeye yönelik herhangi bir faaliyet tespit etmediğini bildirdi.
Buna karşılık Grossi, UAEA müfettişlerinin durumlarını doğrulamak için söz konusu tesislere erişim sağlayamadığına ve UAEA’nın İran’ın nükleer maddeleri beyan edilen amaçların dışına çıkarıp çıkarmadığını teyit edemediğine dikkat çekti. Washington, müfettişlerin geri dönmesine izin vermesi için Tahran’a baskı yapmayı sürdürürken, İran yönetimi bu talebe direnmeye devam ediyor.
Endişe yaratan alanlar arasında, yüzlerce metre kayalık zeminin altında yer alan Kazma Dağı sahası da bulunuyor.
Trump zafer istiyor
Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi (CSIS) savunma ve güvenlik analisti Seth Jones, Trump’ın saldırıların İran’ın kapasitesine kesin bir darbe indirmemesi durumunda dahi, yeni bir saldırı dalgasını zafer ilan etmek ve ardından ABD’nin savaştaki angajmanını azaltmak için kullanabileceğini değerlendirdi.
Jones, hiçbir saldırının İran’ın nükleer programını kalıcı olarak geriletemeyeceğini düşündüğünü belirtirken, bununla birlikte Trump’ın Washington’ın programı bir kez daha geciktirmeyi başardığını savunabileceğine işaret etti.
Döviz kurlarının gösterildiği panonun önünden geçen bir İranlı, Tahran, 27 Ekim 2026 (Reuters)
Buna karşılık İran, kamuoyuna açık ve özel kanallar aracılığıyla, herhangi bir saldırıya bölge genelindeki ekonomik tesisleri ve sivil hedefleri hedef alan sert misillemelerle yanıt vereceği konusunda uyarıda bulundu. Tahran yönetimi, savaş öncesinde de benzer tehditlerde bulunmuş; ardından ABD askerî üsleri ve diplomatik misyonlarının yanı sıra Körfez ülkelerindeki enerji tesislerini ve havalimanlarını hedef almıştı.
Olası bir yeni İran misillemesinin, ABD ve Körfez müttefiklerinin savaş sırasında İran saldırıları nedeniyle tükenen hava savunma füze stoklarını henüz yenilemeye çalıştığı bir döneme denk gelebileceği belirtiliyor.
İsrailli muhalif lider Golan’dan Netanyahu’yu devirmek için Arap partileriyle iş birliği çağrısıhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5334683-i%CC%87srailli-muhalif-lider-golan%E2%80%99dan-netanyahu%E2%80%99yu-devirmek-i%C3%A7in-arap-partileriyle-i%C5%9F
İsrailli muhalif lider Golan’dan Netanyahu’yu devirmek için Arap partileriyle iş birliği çağrısı
İsrailli muhalif lider Yair Golan, dün Rosh Haayin’deki seçim merkezlerinden birinde oy kullanmak üzere sandık başına giderken (DPA)
İsrail'de muhalif lider Yair Golan, kısmi seçim sonuçlarının hükümet koalisyonu kurmak için Arap partilerinin desteğine ihtiyaç duyulduğunu göstermesi üzerine, bugün (çarşamba) muhalefetteki müttefiklerine Başbakan Binyamin Netanyahu’yu devirmek için Arap partileriyle iş birliği yapma çağrısında bulundu.
Golan, X platformundaki paylaşımında, “Netanyahu’nun Yahudi oyları ile Arap oyları arasında uyguladığı ırkçı ayrımı artık kabul etmemeliyiz” ifadelerini kullandı. Golan, “İsrail’deki Arap vatandaşlarla ortaklık içinde bir değişim hükümeti kurmak hem sorumluluğumuz hem de önümüzdeki bir fırsattır” dedi.
Şarku’l Avsat’ın İsrail medyasından aktardığı haberlere göre oyların yaklaşık yüzde 48,4’ünün sayılmasının ardından yapılan tahminler, Netanyahu’nun siyasi bloğunun 55, Gadi Eisenkot liderliğindeki bloğun ise 50 sandalye kazanabileceğine işaret ediyor. Arap partilerinin toplam sandalye sayısının ise 15 olması bekleniyor.
Oy sayımının sürmesi nedeniyle bu sonuçların değişebileceği belirtilirken, her iki blok da 120 sandalyeli İsrail Meclisi’nde (Knesset) çoğunluğu elde etmek için gereken 61 sandalye eşiğinin altında kalıyor. Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığı habere göre ne Netanyahu ne de Eisenkot zafer ilan etti.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة