Arap develeri, geleneğin yaşatıldığı Katar Deve Festivali'nin "en güzeli" olmak için yarışıyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Arap develeri, geleneğin yaşatıldığı Katar Deve Festivali'nin "en güzeli" olmak için yarışıyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Katar, başkent Doha'da düzenlenen "Katar Deve Festivali"yle, en güzel deveyi seçerken, geleneği yaşatma ve turizmi canlandırma gibi bir dizi hedefi gerçekleştirmeyi amaçlıyor.
Körfez ülkelerinden güçlü rakiplerin katıldığı ve 28 Ocak'ta başlayan festival, 8 Mart'a kadar sürecek.
Başkent Doha'ya 25 kilometre mesafedeki Şahaniyye bölgesinde düzenlenen yarışlarda develeri dereceye girenlere toplamda 47 milyon riyal (yaklaşık 13 milyon dolar) ödül dağıtılacak.
Festivalin devam edeceği 40 gün boyunca, 54'ü yerel, 60'ı uluslararası olmak üzere 114 ayrı yarışta, Katar'ın yanı sıra Körfez ülkelerinden "Asayil" (yabani deve) "Mecahim" (siyah ve büyük deve) ve "Meğatir" (beyaz deve) cinsi develer boy gösterecek.

Hedef: Geleneği yaşatmak, turizmi canlandırmak
Deve Festivali'yle, kültürel mirasın ve deve cinslerinin korunmasının yanı sıra deve sahiplerini bir araya getiren bir platform oluşturma ve yeni nesillere geleneği yaşatma bilincinin aşılanması hedefleniyor.
Yaşadıkları coğrafya bakımından Arapların tarih boyunca en büyük yardımcıları olan develer, günümüzde bu özelliklerinin yanı sıra kültür turizminin gelişmesine ve ekonominin canlanmasına da hizmet ediyor.
Festivalin Basın Komitesi Başkanı Muhammed bin Selan el-Merri AA muhabirine yaptığı açıklamada, önceki festivallerden farklı olarak bu yıl 3 farklı cins devenin aynı zaman ve mekanda yarıştığını ve bu haliyle festivalin bölgedeki diğer festivallerden ayrıcalıklı hale geldiğini söyledi.
Merri, Katarlı deve sahiplerinin deneyim kazanması için yarışmaların yerli ve yabancı olmak üzere iki ayrı grupta düzenleneceğini dile getirdi.

Ödül bol, katılım yüksek
Kovid-19 nedeniyle bir yıldan uzun süredir ara verilen festivale bu yılki katılım düzeyinin diğer yıllara kıyasla yüksek olduğunu kaydeden Merri, bunda verilen ödüllerin yüksek olmasının payının da bulunduğuna işaret etti.
Merri, ev sahibi Katar'ın yanı sıra festivale Suudi Arabistan, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Umman'dan katılım olduğunu aktardı.
Festivalde ender Arap develerinin bulunduğunu kaydeden Merri, rekabetin her geçen gün katlanarak arttığını, Asayil cinsi develerin yarışacağı ilerleyen günlerde bu rekabetin zirveye çıkacağını belirtti.



Katar, İran Büyükelçiliği’ndeki askeri ve güvenlik ataşelerini sınır dışı etti

Katar, İran Büyükelçiliği’ndeki askeri ve güvenlik ataşelerini sınır dışı etti
TT

Katar, İran Büyükelçiliği’ndeki askeri ve güvenlik ataşelerini sınır dışı etti

Katar, İran Büyükelçiliği’ndeki askeri ve güvenlik ataşelerini sınır dışı etti

Katar Dışişleri Bakanlığı, Çarşamba günü yaptığı açıklamada, İran Büyükelçiliği’nde görevli askeri ve güvenlik ataşeleri ile ataşeliklerde çalışan personelin Persona non grata (istenmeyen kişi) ilan edildiğini ve 24 saat içinde ülkeyi terk etmelerinin talep edildiğini duyurdu.

Katar Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, söz konusu kişilere resmi bir nota teslim edildiği belirtilerek, “Katar Devleti, askeri ve güvenlik ataşesi ile ataşeliklerde görevli çalışanları istenmeyen kişiler olarak kabul etmekte ve en geç 24 saat içinde ülke topraklarını terk etmelerini istemektedir” denildi.

Bakanlık, bu kararın İran tarafına, Dışişleri Bakanlığı Törenler Müdürü İbrahim Yusuf Fakhro ile  İran'ın Doha Büyükelçisi Ali Salih Abadi arasında Çarşamba günü yapılan görüşmede iletildiğini açıkladı.

Kararın Gerekçesi: İran’ın tekrarlayan saldırıları

Bakanlık, kararın “Katar’ı hedef alan İran saldırıları ve saldırgan eylemlerinin, Katar’ın egemenliği ve güvenliğini ihlal etmesi” gerekçesiyle alındığını belirtti. Açıklamada, bu eylemlerin uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2817 sayılı kararına aykırı olduğu vurgulandı.

Bakanlık ayrıca, İran’ın saldırgan tutumunu sürdürmesi durumunda Katar’ın egemenlik, güvenlik ve ulusal çıkarlarını korumak için ek önlemler alacağını bildirdi. “Katar, uluslararası hukuka uygun şekilde gerekli tüm adımları atma hakkını saklı tutmaktadır” ifadeleri kullanıldı.

Doha, gaz tesislerine yapılan saldırıyı kınadı

Katar, İran’ın Ras Laffan Endüstri Bölgesi’ni hedef alan saldırısını da kınayarak, tesiste çıkan yangınlar nedeniyle ciddi maddi hasar oluştuğunu belirtti. Dışişleri Bakanlığı, bu saldırıyı “ciddi bir tırmanış ve ülke egemenliğine açık bir ihlal” olarak nitelendirdi.

Bakanlık, Katar’ın savaşın başından itibaren çatışmalardan uzak durduğunu ve tırmanışa katılmadığını vurgularken, İran’ın kendisini ve komşu ülkeleri hedef almaya devam ettiğini ifade etti. Bu tutumun bölgesel güvenliği zayıflattığı ve uluslararası barışı tehdit ettiği kaydedildi.

Bakanlık, İran’a defalarca sivil ve enerji tesislerine saldırılmaması çağrısında bulunduklarını belirterek, “İran tarafı bölgeyi uçuruma sürükleyen ve bu krizin tarafı olmayan ülkeleri çatışma içine çeken tırmanmacı politikalarına devam ediyor” dedi.

Saldırının, BM Güvenlik Konseyi’nin 2817 sayılı kararının ihlali olduğu vurgulandı ve Katar, Konsey’i uluslararası barış ve güvenliği koruma sorumluluğunu yerine getirmeye çağırdı.

Bakanlık, Katar’ın BM Antlaşması’nın 51. Maddesi uyarınca meşru müdafaa hakkını saklı tuttuğunu ve egemenliğini, güvenliğini ve vatandaşlarının korunmasını sağlamak için gerekli tüm adımları atacağını vurguladı.


Kuveyt, hayati tesisleri hedefleyen Hizbullah hücresini çökertti

Tuğgeneral Nasır Buslaib – Kuveyt İçişleri Bakanlığı Sözcüsü (Şarku’l Avsat)
Tuğgeneral Nasır Buslaib – Kuveyt İçişleri Bakanlığı Sözcüsü (Şarku’l Avsat)
TT

Kuveyt, hayati tesisleri hedefleyen Hizbullah hücresini çökertti

Tuğgeneral Nasır Buslaib – Kuveyt İçişleri Bakanlığı Sözcüsü (Şarku’l Avsat)
Tuğgeneral Nasır Buslaib – Kuveyt İçişleri Bakanlığı Sözcüsü (Şarku’l Avsat)

Kuveyt İçişleri Bakanlığı, çarşamba akşamı yaptığı açıklamada, Devlet Güvenlik Teşkilatı’nın hayati öneme sahip tesisleri hedef alan bir terör hücresini etkisiz hâle getirildiğini ve hücrede 10 kişinin bulunduğunu duyurdu. Hücre üyelerinin Hizbullah ile bağlantılı olduğu belirtildi.

Kuveyt İçişleri Bakanlığı’nın sözcüsü Tuğgeneral Nasır Busalib, yerel televizyon aracılığıyla yaptığı açıklamada, hücrenin 10 Kuveytli’den oluştuğunu, üyelerin Hizbullah kamplarında eğitim aldıklarını ve insansız hava araçları (drone) kullanımı konusunda da eğitim gördüklerini söyledi.

İçişleri Bakanlığı açıklamasında, “Devlet Güvenlik Teşkilatı, yoğun güvenlik takip ve istihbarat çalışmaları sonucunda ülkedeki hayati tesisleri hedef alan bir terör saldırısı planını engelledi” ifadelerine yer verildi.

Bakanlık, “Hizbullah’a bağlı yasaklı bir terör örgütüne mensup 10 vatandaşın, önceden plan yaparak ve dış bağlantılarla koordinasyon kurarak hedeflenen bölgelerin koordinatlarını temin etmeye çalıştıkları tespit edildi. Bu durum, ülke güvenliği için doğrudan bir tehdit oluşturmaktadır” bilgisini paylaştı.

Güvenlik sözcüsü, hücre üyelerinin yurt dışında Hizbullah kamplarında aldıkları eğitimlerin silah kullanımı ve drone operasyonlarını kapsadığını ve tüm bu hazırlıkların, ülkenin egemenliğini hedef alan ve toplumu korku ve panik içinde bırakmayı amaçlayan sabotaj faaliyetleri için yapıldığını belirtti. Sözcü, “Şüpheliler detaylı itiraflarda bulundu” dedi.

İçişleri Bakanlığı, ülke güvenliğini tehlikeye atan veya terör örgütleriyle işbirliği yaptığı kanıtlanan kişilerle en sert şekilde mücadele edileceğini, herhangi bir tehdide karşı caydırıcı müdahalelerden çekinilmeyeceğini vurguladı. Bakanlık ayrıca, Kuveyt’in güvenliği öncelikli ve egemenliği korunmaktadır. Güvenlik güçleri, bu tür terör planlarının arkasında kimlerin olduğunu ortaya çıkarmakta ve en ağır cezai ve hukuki tedbirleri uygulamakta kararlıdır” ifadelerini kullandı.

Daha önce, Kuveyt İçişleri Bakanlığı pazartesi akşamı, ülkede güvenliği sarsmayı ve yasaklı örgüte üye kazandırmayı hedefleyen Hizbullah bağlantılı bir terör grubunu çökertmiş, 14 Kuveytli ve 2 Lübnanlı şüpheliyi tutuklamıştı. Yetkililer, örgüt üyelerinin elinde çeşitli silahlar, mühimmat, şifreli iletişim cihazları, drone ve uyuşturucu maddeler bulunduğunu açıklamıştı.


Suudi Arabistan ve Arap ülkeleri: Cuma, Ramazan Bayramı'nın ilk günüdür

Şevval ayı hilalinin görülmemesi üzerine Ramazan ayı perşembe günü sona eriyor
Şevval ayı hilalinin görülmemesi üzerine Ramazan ayı perşembe günü sona eriyor
TT

Suudi Arabistan ve Arap ülkeleri: Cuma, Ramazan Bayramı'nın ilk günüdür

Şevval ayı hilalinin görülmemesi üzerine Ramazan ayı perşembe günü sona eriyor
Şevval ayı hilalinin görülmemesi üzerine Ramazan ayı perşembe günü sona eriyor

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Bahreyn, Katar, Irak ve Yemen, bu akşam Şevval ayının hilalinin görülmemesi üzerine perşembe gününün Ramazan ayının son günü, cuma gününün ise Ramazan Bayramı'nın ilk günü olduğunu açıkladı.

Suudi Arabistan Kraliyet Sarayı'ndan yapılan açıklamada, "Yüksek Mahkeme Hilal Gözlem Komitesi bu akşam (Çarşamba) toplandı ve mahkemelerden ve gözlemevlerinden hilalin görülmesiyle ilgili alınan raporları inceledi. Dikkatli değerlendirme sonucunda, hilalin görüldüğünü doğrulayacak hiçbir kanıt bulunamadı" denildi.

Açıklamada ayrıca şu ifadeler yer aldı: "Hilal görüldüğüne dair kesin bir kanıt bulunmaması nedeniyle, Hilal Gözlem Komitesi, Ummul Kura takvimine göre 30 Ramazan 1447 Perşembe gününün, mübarek Ramazan ayının 30. ve son günü olacağına ve takvime göre 1 Şevval Cuma gününün, yani 20 Mart 2025'in bu yılki Ramazan Bayramı günü olacağına karar vermiştir."

Yüksek Mahkeme, İki Kutsal Caminin Koruyucusu Kral Salman bin Abdulaziz'i, Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ı, Başbakanı ve tüm vatandaşları, yerleşik halkı ve Müslümanları Ramazan Bayramı vesilesiyle tebrik ederek, Allah'tan Müslümanların oruçlarını, dualarını ve tüm iyi amellerini kabul etmesini, aralarındaki anlaşmazlıkları gidermesini, dinini desteklemesini ve kelamını yüceltmesini, ülkenin güvenliğini, istikrarını ve refahını korumasını diledi.

Suudi Arabistan'daki astronomik gözlemevleri, bugün öğleden sonra Şevval ayının hilalini gün batımında gözlemlemek için hazırlıklara başladı. Çoğu bölgede hava bulutlu olsa da gözlem çalışmaları medyada geniş yankı buldu.