Yemen’den enerji ve yakıt ihtiyaçlarını karşılamak için ek önlemler

BM insani yardımı bu hafta içinde Hudeyde’ye vardı. (EPA)
BM insani yardımı bu hafta içinde Hudeyde’ye vardı. (EPA)
TT

Yemen’den enerji ve yakıt ihtiyaçlarını karşılamak için ek önlemler

BM insani yardımı bu hafta içinde Hudeyde’ye vardı. (EPA)
BM insani yardımı bu hafta içinde Hudeyde’ye vardı. (EPA)

Yemen’in büyük bir kısmı yakıt ve elektrik enerjisi üretiminde ciddi bir kriz yaşıyor. Yemenli resmi kaynaklar Enerji Yüksek Konseyi’nin Aden’de Başbakan Muin Abdulmelik başkanlığında düzenlenen toplantıda elektrik ve yakıt alanlarındaki ihtiyaçları karşılamak ve mevcut zorlukların üstesinden gelmek için bir dizi önlem aldı.
SABA haber ajansına göre konsey, ana elektrik santralinin deneme işletmesinin başarıyla tamamlanmasının yanı sıra önceki kararların uygulanmasına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Ayrıca başta üretim kapasitelerinin güçlendirilmesi ve en ucuz enerji üretim araçlarının hayata geçirilmesi olmak üzere elektrik sektöründe gerekli başarıyı elde etmek için çalışmaların tamamlanmasına yönelik mekanizmaları görüştü.
Başbakan Muin Abdulmelik, özellikle Aden’de elektrik kapasitesinin yükseltilmesi, sorumluluk üstlenilmesi ve mevcut santrallerin üretim kapasitelerinin artırılması için hızlı çözümler geliştirilmesi ve bu konuda yardımcı olacak alternatifleri benimsenmesi başlıklarının önemini vurguladı.
Abdulmelik elektrik sektöründe, özellikle Yemen için Suudi Kalkınma ve Yeniden Yapılanma Programı  (SDRPY) aracılığıyla Suudi  Arabistan Krallığı tarafından sağlanan petrol türevlerinin hibesine atıfta bulunarak, gerekli reformların gerçekleştirilmesini tamamlamak için Enerji Yüksek Konseyi'nin kararlarının yürütme planına dikkat çekti. Geçmiş dönemde satın alınan enerji şirketlerinin haklarına ilişkin yapılan değerlendirmelere işaret eden Abdulmelik, motorin, gaz ve kömür gibi en ucuz yakıtlara yönelik yeni nesil projelere ağırlık verilmesi gerektiğini belirtti. Gelecekte enerji alanında ‘yap, işlet, devret’ sisteminin benimseneceği bilgisini paylaştı.
Petrol türevleri hibesinin uygulanmasındaki ilerleme, öngörülen taahhütler ve koşulların uygulanmasının kapsamı ve gerekli reformlar hakkında entegre bir rapor sunmaya konusuna işaret eden Başbakan, merkezi ve yerel düzeyde sorumlu tarafların tespiti için gerekli önlemlerin alınacağını söyledi. Başbakan ayrıca yüksek maliyet göz önüne alındığında, elektrik üretmek için dizel yakıta olan bağımlılığı azaltmak da dahil olmak üzere enerji üretimi için gerekli alternatiflerin yanı sıra uygulanabilir ve stratejik çözümlerin uygulanması gerektiğini bildirdi.
Elektrik ve Enerji Bakanı'nın 2022 yazında Aden elektrik sisteminde istikrarı sağlamaya dönük olarak hazırlanan elektrik enerjisi projeleri için gerekli ihtiyaçların bir listesini sağlamaya yönelik bir plan sunuldu. Planla Mansur ve Warsila tesisleri, Çin türbini, el Hesva tesisi ve Fransız damıtıcılarının bakımına ek olarak çeşitli yedek parça, yağ ve benzeri  malzemelerin sağlanması öngörülüyor.
Enerji Yüksek Komisyonu, planın Aden'deki elektrik sisteminde istikrarın sağlanmasına ve vatandaşların mağduriyetlerinin hafifletilmesine yardımcı olacak şekilde uygulanması için gereken harcamalara dikkat çekti. Elektrik Bakanı da Katar fonu SDRPY ile iş birliğinde, 60 MW kapasiteli el Hesva Benzin İstasyonu 2’nin bakım projesi ve mevcut planları hakkında rapor sundu.
Resmi kaynaklara göre toplantıda Aden, Abyan ve Lahic enerji nakil hatlarının restorasyonuna ek olarak Bakanlar Kurulu kararına göre ana istasyondan üretilen enerji tahliye projesi ve Taiz elektrik tedariki konuları masaya yatırıldı.
Konsey ayrıca PetroMasila Şirketi tarafından sunulan ve 2022 operasyonlarını içeren planla 264 MW kapasiteli ana istasyonun işletilmesi  hakkındaki plana ilişkin bilgi aldı. Şirket planında, illetim hatlarının tamamlanması, istasyondan enerji tahliyesi, iletim ve dağıtım şebekesi için malzeme tedarikinin dağıtımı ile ilgili onaylanmış mali bütçeye ek olarak tesisin iki yıl boyunca rutin bakımı için gerekli malzemelerin ve yedek parçaların tahmini maliyetine değinildi.
Konsey, Aden, Lahic, Abyan ve Taiz valilerinin katıldığı toplantıda elektrik enerjisi üretimindeki mevcut açığın giderilmesine yönelik bir dizi öneri ve bunu düşük maliyetli alternatifler ile çözmek için uygulanabilir mekanizmalar üzerinde de bilgi alışveriinde bulundu.



İsrail planı, Lübnan'da yeni bir savaş çıkacağına ilişkin endişeleri artırıyor

İsrail'e ait ağır iş makineleri, geçtiğimiz eylül ayında Lübnan'ın güneyindeki Mansuri beldesinde evleri yıkarken (Reuters)
İsrail'e ait ağır iş makineleri, geçtiğimiz eylül ayında Lübnan'ın güneyindeki Mansuri beldesinde evleri yıkarken (Reuters)
TT

İsrail planı, Lübnan'da yeni bir savaş çıkacağına ilişkin endişeleri artırıyor

İsrail'e ait ağır iş makineleri, geçtiğimiz eylül ayında Lübnan'ın güneyindeki Mansuri beldesinde evleri yıkarken (Reuters)
İsrail'e ait ağır iş makineleri, geçtiğimiz eylül ayında Lübnan'ın güneyindeki Mansuri beldesinde evleri yıkarken (Reuters)

Lübnan'da, İsrail'in devam eden saldırıları ve bölgedeki gerilimin etkisiyle yeni bir savaş çıkabileceğine ilişkin endişeler artıyor. İsrail'in Maariv gazetesi, İsrail ordusunun İran'la savaşın yeniden başlaması ve Hizbullah'ın çatışmaya dahil olması ihtimaline karşı Lübnan'ın güneyindeki üç önemli kenti, Sur, Sayda ve Nebatiye'yi işgal etmeye yönelik hazırlıklar yaptığını ortaya çıkardı.

Gazeteye göre İsrail, Hizbullah'ın olası bir çatışmaya katılması ihtimalini ciddiye alıyor. Tel Aviv yönetimi, örgütün askerî durumunun iyi olmadığı değerlendirmesinde bulunmasına rağmen, olası bir savaşta «son derece yoğun ateş gücü» kullanmaya hazırlanıyor.

Öte yandan savaş endişesi, Beyrut'un güney banliyölerinde (Dahiye) yaşayanların günlük hayatını da etkilemeye başladı. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bölgedeki bazı aileler, olası bir göç dalgasına karşı alternatif konut arayışına girdi. Bu arayışın, bölgede artabilecek gerilim nedeniyle yaşanabilecek muhtemel yerinden edilmelere karşı önlem amacı taşıdığı belirtiliyor.


Guterres, Batı Sahra'daki BM misyonunun 35 yıllık görev süresinin sona erdiğini duyurdu

Birleşmiş Milletler Batı Sahra Referandumu Misyonu'nun (MINURSO) 35 yıllık görev süresi sona erdi. (Arşiv)
Birleşmiş Milletler Batı Sahra Referandumu Misyonu'nun (MINURSO) 35 yıllık görev süresi sona erdi. (Arşiv)
TT

Guterres, Batı Sahra'daki BM misyonunun 35 yıllık görev süresinin sona erdiğini duyurdu

Birleşmiş Milletler Batı Sahra Referandumu Misyonu'nun (MINURSO) 35 yıllık görev süresi sona erdi. (Arşiv)
Birleşmiş Milletler Batı Sahra Referandumu Misyonu'nun (MINURSO) 35 yıllık görev süresi sona erdi. (Arşiv)

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Güvenlik Konseyinin misyonun görev süresinin uzatılması konusunda uzlaşmaya varamaması üzerine, Batı Sahra Referandumu için Birleşmiş Milletler Misyonu'nun (MINURSO) 35 yıllık görev süresinin dün sona erdiğini açıkladı.

Batı Sahra'yı kendi topraklarının bir parçası olarak gören Fas kararı memnuniyetle karşılarken, Cezayir'in desteklediği Polisario Cephesi karardan duyduğu endişeyi dile getirdi.

Polisario Cephesi, eski sömürgeci güç İspanya'nın 1976'da bölgeden çekilmesinden bu yana Batı Sahra'da bağımsız bir devlet kurulmasını hedefliyor. BM Barış Gücü Misyonu ise 1991 yılında Birleşmiş Milletler arabuluculuğunda sağlanan ateşkesin ardından bölgede konuşlandırılmıştı.

Guterres, yaptığı açıklamada, 1 Kasım itibarıyla misyonun «tasfiye aşamasına» geçeceğini ve asker katkısında bulunan ülkelere ait varlıkların geri gönderileceğini bildirdi.

Misyonun sona ermesi, BM Güvenlik Konseyinin bir yıl önce ABD tarafından hazırlanan ve Fas'ın bölgeye Fas egemenliği altında özerklik tanınmasını öngören planını, anlaşmazlığın çözümü için «en uygulanabilir seçenek» olarak destekleyen kararı kabul etmesinin ardından geldi.

Geçen yıl oylamada çekimser kalan Rusya, bu yıl ABD'nin desteklediği ve BM'nin Fas planına yönelik desteğini pekiştirirken, barış gücü misyonunun kapasitesini azaltmayı öngören yeni karar tasarısını veto etti. Ardından Güvenlik Konseyi, Rusya'nın alternatif karar tasarısını da reddederek, misyonun görev süresinin uzatılmadan sona ermesine yol açtı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre ateşkesi denetlemenin yanı sıra bölgede referandum düzenlemekle görevlendirilen MINURSO, seçmenlerin kimlerden oluşacağı konusundaki anlaşmazlıklar nedeniyle bugüne kadar referandumu gerçekleştiremedi.

Fas Dışişleri Bakanı Nasır Burita, devlet medyasına yaptığı açıklamada, misyonun adında referanduma atıfta bulunulmasının «başka bir dönemin mirası olan kurallardan» kaynaklandığını söyledi. Burita, Rabat'ın Rusya'nın ABD tarafından hazırlanan karar tasarısını veto edeceğini bildiğini, ancak bu durumu «oyunun bazı kurallarını gözden geçirmek için bir fırsat» olarak gördüğünü belirtti.

Fas Kraliyet Divanı da misyonun görev süresinin uzatılmamasını, «Batı Sahra meselesinin BM koridorlarında nihai olarak kapatılması yönünde önemli bir gelişme ve büyük bir adım» olarak nitelendirdi.

Cezayir Dışişleri Bakanlığı ise cumartesi günü yaptığı açıklamada, görev süresinin uzatılmamasından «derin üzüntü» duyduğunu bildirdi. Bakanlık, bu durumdan ABD'nin Fas'ın tutumuna yönelik «aşırı yanlılığını» sorumlu tuttu.

Polisario Cephesi de yayımladığı açıklamada, BM Güvenlik Konseyinin toplantısında yaşanan «tıkanıklıktan» duyduğu endişeyi dile getirdi.


Suriye'de suikast eylemleri gerçekleştiren DEAŞ hücresi çökertildi

Suriye, geçtiğimiz yıl DEAŞ'a karşı ABD öncülüğündeki koalisyona katıldı (Reuters)
Suriye, geçtiğimiz yıl DEAŞ'a karşı ABD öncülüğündeki koalisyona katıldı (Reuters)
TT

Suriye'de suikast eylemleri gerçekleştiren DEAŞ hücresi çökertildi

Suriye, geçtiğimiz yıl DEAŞ'a karşı ABD öncülüğündeki koalisyona katıldı (Reuters)
Suriye, geçtiğimiz yıl DEAŞ'a karşı ABD öncülüğündeki koalisyona katıldı (Reuters)

Suriye İç Güvenlik Güçleri, dün ülkenin doğusunda DEAŞ terör örgütü mensubu iki kişinin gözaltına alındığını duyurdu. Şüphelilerin, son olarak Savunma Bakanlığı personeline yönelik saldırı olmak üzere bir dizi suikast eylemi gerçekleştirmekle suçlandığı bildirildi.

İç Güvenlik Güçleri tarafından yapılan açıklamada, Genel İstihbarat Teşkilatının kendileriyle iş birliği içinde, yürütülen kapsamlı istihbarat takibinin ardından Deyrizor'da DEAŞ'a bağlı iki kişilik bir hücreyi çökerttiği belirtildi.

Açıklamada, soruşturma sonucunda gözaltına alınan iki kişinin kentte bir dizi suikast eylemine karıştığının belirlendiği, son olarak Savunma Bakanlığı personeli İbrahim el-Casim'i Meyadin kentindeki Reşid Camisi yakınlarında silahla hedef aldıklarının tespit edildiği kaydedildi.

Operasyonda şüphelilerin üzerinde bulunan silah ve mühimmatın da ele geçirildiği bildirildi.

Beşşar Esed'i Aralık 2024'te iktidardan uzaklaştırarak yönetimi devralan Suriye makamları, o tarihten bu yana DEAŞ'ın üst düzey yöneticilerinin ve örgüt mensuplarının yakalandığına ilişkin düzenli olarak açıklamalar yapıyor.

Suriye, geçtiğimiz yıl DEAŞ'a karşı ABD öncülüğünde oluşturulan uluslararası koalisyona katılmıştı.

İçişleri Bakanlığı, 6 Ekim'de de örgütün bir yöneticisinin yakalandığını duyurdu. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre söz konusu kişi, geçtiğimiz aralık ayında Humus kentinde Alevi nüfusun yoğun olduğu bir mahalledeki camiye düzenlenen bombalı saldırının sorumlusu olmakla suçlandı.

Suriye, eylül ayında da saldırı hazırlığında olduğu belirtilen DEAŞ bağlantılı bir hücrenin çökertildiğini açıklamıştı.

DEAŞ, 2014 yılında Suriye ve Irak'ta geniş toprakları kontrol altına almasının ardından, 2019'da Suriye'de askerî yenilgiye uğratıldı. Ancak örgüte bağlı hücreler, özellikle Suriye çölünde (Badiye) faaliyetlerini sürdürmeye devam ediyor.

Örgüt, zaman zaman özellikle Suriye güvenlik güçlerini hedef alan saldırıları üstleniyor.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin Temmuz 2026'da Güvenlik Konseyine sunduğu rapora göre DEAŞ, 2026 yılında Suriye'de 3 bine kadar savaşçı bulundurmayı sürdürdü.

Raporda, örgütün Suriye'de dinî, siyasi ve askerî hedeflere yönelik «vur-kaç saldırılarına» öncelik verdiği belirtildi. Ayrıca Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ve bazı yetkilileri hedef alan, 2026 yılının başlarında cumhurbaşkanına yönelik olduğu belirtilen bir suikast planı da dahil olmak üzere çok sayıda saldırı girişiminin engellendiği kaydedildi.