Rusya-Ukrayna savaşında son durum: Rus güçleri başkent Kiev bölgesinde

Ukrayna askerleri başkent Kiev'de (AFP)
Ukrayna askerleri başkent Kiev'de (AFP)
TT

Rusya-Ukrayna savaşında son durum: Rus güçleri başkent Kiev bölgesinde

Ukrayna askerleri başkent Kiev'de (AFP)
Ukrayna askerleri başkent Kiev'de (AFP)

Rusya'nın, Ukrayna'nın doğusundaki Donbass operasyonu başladı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in açıklamasıyla sabah saatlerinde başlayan operasyon devam ediyor. Rus askerleri çeşitli noktalardan Ukrayna topraklarına girerken birçok bölgede sıcak çatışmalar yaşanıyor. Rus hava kuvvetleri ise Ukrayna’daki stratejik ve askeri noktaları hedef alıyor. Edinilen bilgiye göre, Rus kuvvetleri Kiev'e girdi. Rus kuvvetleri kara, deniz ve havadan Ukrayna’yı işgal ederek, 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana Avrupa’daki bir ülkeye en büyük saldırıyı gerçekleştiriyor.

Kiev, Rusya'nın 2. kez füze saldırısını yaptığını da bildirdi. Odessa'daki füze saldırısında en az 18 kişinin öldüğü öne sürüldü.   Ukrayna ordusu dört Rus tankının ülkenin doğusundaki Kharkiv kenti yakınında yol üzerinde imha edildiğini, Luhansk bölgesi yakınında 50 Rus askerinin öldürüldüğünü ve ülkenin doğusunda altı Rus uçağının düşürüldüğünü açıkladı.
Ukrayna sınır güvenliği ise Kherson bölgesinde üç muhafızlarının öldürüldüğünü ve bazı yararalılar olduğunu açıkladı.

"40 Ukrayna askeri öldü"
Ukrayna Cumhurbaşkanlığı danışmanı, 40 Ukraynalı askerin öldüğünü, onlarca askerin yaralandığını duyurdu.

Rusya'dan yalanlama
Rusya, ise uçaklarının ve silahlı araçlarının imha edildiği haberlerini yalanladı. Rusya Savunma Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, ülkenin Ukrayna’ya yönelik askeri müdahalesine yönelik değerlendirmelere yer verildi. Keşif verilerine göre, Ukrayna ordusuna ait bazı birliklerin geri çekildiklerine işaret edilen açıklamada, "Ukrayna ordusunda silah bırakan birimlerin mevzileri saldırıya tabi değildir" ifadesi kullanıldı. Açıklamada, Ukrayna ordusunun Rusya’ya ait uçak ve zırhlı araç kayıplarının gerçeği yansıtmadığı belirtildi.

Ukrayna’da askeri uçak düşürüldü: 14 ölü
Ukrayna polisi ve acil servisleri, Ukrayna silahlı kuvvetlerinin ülkeyi büyük bir Rus askeri operasyonundan korumaya çalıştığı sırada Ukrayna’ya ait bir askeri uçağın düşürüldüğünü ve 14 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.  Kaynaklar, uçağın başkentin yirmi kilometre güneyinde bulunan bölgeye düştüğünü söyledi.

Pentagon: 75 Rus savaş uçağı Ukrayna’ya girdi
ABD Savunma Bakanlığından (Pentagon) bir yetkili, dün gece 75 Rus savaş uçağının Ukrayna’ya girdiğini, Rus ordusunun Ukrayna’ya 100 civarında füze fırlattığını ve birçok askeri noktanın yanı sıra 10 hava üssünü vurduğunu açıkladı.
Rusya’nın Ukrayna’ya askeri müdahalesi dün gece başladı ve Pentagon’dan üst düzey bir yetkili çatışmanın ilk aşamasına ilişkin detayları verdi.
Yetkili, Rusların üç ana eksenden Ukrayna’ya saldırdığını bildirdi.
Rusya’nın ana amacının Ukrayna hükümetini ortadan kaldırmak olduğuna dikkati çeken yetkili, bir kısım Rus unsurlarının Kırım’dan kuzeye doğru, bazı unsurların da kuzeyden başkent Kiev’i hedef alacak şekilde saldırı başlattığını diğer eksenin ise Ukrayna’nın kuzeydoğusundan Harkov’a yönelik saldırı yaptığını ifade etti.
Çatışmaların Harkov’da yoğunlaştığını belirten Pentagon yetkilisi, "Tahminimize göre Ruslar dün gece uzun menzilli, kısa menzilli, karadan karaya, denizden karaya seyir ve balistik füzeler olmak üzere farklı ölçeklerde 100’den fazla füze fırlattı.” bilgisini verdi.
Yetkili ayrıca Rus Hava Kuvvetlerine bağlı 75 savaş uçağının Ukrayna hava sahasına girdiğini, bu sabah itibarıyla da Rus kara birliklerinin Ukrayna’nın kuzeydoğusundan kara harekatı başlattığını belirtti.
Savaşın henüz ülkenin batı kısımlarına sıçramadığını ve ülkeye denizden çıkarma yapılmadığını kaydeden yetkili, “Dünkü saldırı genel olarak kışlalar, cephaneler, depolar gibi askeri noktaları ve yaklaşık 10 hava üssünü hedef aldı.” dedi.
ABD’nin Ukrayna hava sahasında herhangi bir hava unsurunun bulunmadığına işaret eden yetkili, ABD güçlerinin ise Ukrayna’dan çıkacak ABD vatandaşlarına destek vermek üzere Polonya’da hazırlık yaptığını duyurdu.

Zelenskiy: Rus işgal güçleri Çernobil santralini ele geçirmeye çalışıyor
Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, "Rus işgal güçleri"nin Çernobil nükleer santralini ele geçirmeye çalıştıklarını duyurdu. Zelenskiy, Twitter'dan yaptığı açıklamada, santraldaki güvenlik görevlilerinin 1986 trajedisi bir daha yaşanmasın diye canlarını verdiklerini belirtti.

"Rus işgal güçleri"nin Çernobil santralini ele geçirmeye çalıştığını aktaran Zelenskiy, bunun tüm Avrupa için bir savaş ilanı olduğunu ifade etti.
'Herson bölgesinin bazı noktaları Ukrayna'nın kontrolünden çıktı'
Ukrayna'nın güneyindeki Herson bölgesinin bazı noktalarının artık Ukrayna'nın kontrolünde olmadığı belirtildi. Açıklama, bölge yönetiminden geldi.

NATO: 100'den fazla savaş uçağı kalkışa hazır
NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, bugün düzenlediği basın toplantısında, NATO’nun müttefik ülkeler için hazırlanan savunma planlarını devreye soktuğunu açıkladı. Bu arada Rusya, NATO’nun üyesi olmayan Ukrayna'ya yönelik askeri operasyonunu sürdürüyor.
Müttefik topraklarda daha fazla askerin konuşlandırılacağını söyleyen Stoltenberg, 100'den fazla savaş uçağının kalkışa hazır olduğunu belirtti. NATO Genel Sekreteri, “Buna yeni bir kararlılık ve birlik ile yanıt vermeliyiz. Yaptığımız en güçlü şey savunma eylemidir” dedi.
Stoltenberg, NATO’nun Cuma günü Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik askeri operasyonunun ele alınacağı çevrimiçi bir zirve düzenlemeyi planladığını da ekledi.

Ukrayna'dan dostlarına "Rusya ile diplomatik ilişkileri kesin" çağrısı
Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba, tüm partnerlerini Rusya'yla diplomatik ilişkileri kesmeye çağırdı. Kuleba, Twitter'dan yaptığı açıklamada, Rusya'yla diplomatik ilişkileri kestiklerini vurguladı. Tüm partnerlerini de aynısını yapmaya davet eden Kuleba, "Bu somut adımla Ukrayna'nın yanında olduğunuzu ve İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana Avrupa'daki en bariz saldırganlığı reddettiğinizi göstereceksiniz" ifadelerini kullandı.

İngiltere Başbakanı Johnson: Ukrayna, Rus diktatöre boyun eğmeyecek
İngiltere Başbakanı Boris Johnson, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e atıfta bulunarak, “Rus diktatörün Ukrayna'ya boyun eğdireceğine inanmıyorum” ifadelerini kullanarak, ülkesinin müttefikleriyle birlikte Rusya’ya karşı sert yaptırımlar paketi üzerinde anlaşacağını söyledi.
Johnson açıklamasında, “Bu yalnızca Ukrayna'ya değil, Avrupa'da ve dünyadaki demokrasiye bir saldırıdır. Ukrayna'nın bağımsızlığı için müttefiklerle birlikte çalışacağız” diyerek Putin’in girişiminin başarısızlıkla sonuçlanacağını dile getirdi.
Johnson, Ukrayna devlet başkanına, koordineli bir Rus kara, deniz ve hava saldırısı karşısında İngiltere'nin ülkesine sınırsız desteği konusunda güvence verdi.
Batılı ülkelerin, Rusya’nın Ukrayna’daki iki ayrılıkçı bölgenin bağımsızlığını tanımasıyla getirilen sınırlı yaptırımlara tepki çekti. Yaptırımlar konusunda koordineli olarak çalışması bekleniyor.
İngiltere Başbakanı açıklamasında, “Bugün müttefiklerimizle birlikte, Rus ekonomisini aksatmak için tasarlanmış büyük bir ekonomik yaptırım paketi üzerinde anlaşacağız” dedi.
Johnson ayrıca, Batı’nın, Putin’in Avrupa’daki politikaları tehdit etmek için silah, petrol ve gaz sağlamak için Rusya’ya olan bağımlılığına son vermesi gerektiğini söyledi.
Daha önce olası Ukrayna’ işgalini felaket olarak nitelendiren Johnson, G7 ülke liderleriyle görüşeceğini vurguladı.

Ukrayna Türkiye'den Boğazları Rusya'ya kapatmasını talep etti
Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Vasyl Bodnar, ülkesinin Türkiye’den Çanakkale ve İstanbul boğazlarının Rus gemilerinin geçişine kapatılmasının yanı sıra Rusya tarafından gerçekleştirilen hava ve kara saldırılarının başlamasıyla Moskova’ya yaptırım uygulanması talebinde bulundu.
NATO üyesi olan Türkiye'nin Karadeniz'de Ukrayna ve Rusya ile deniz sınırı bulunuyor. Türkiye, her ne kadar yaptırım konusunda karşı çıksa da Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik adımlarını kabul edilemez olarak nitelendiriyor. Ankara 1936’da yapılan Montrö Boğazlar Sözleşmesi kapsamında, tehlikede olma veya savaş sırasında Boğaz’daki gemilerin hareketlerini kısıtlayabilir.
Bodnar Ankara’da düzenlediği basın toplantısı sırasında, “Hava sahasının, İstanbul ve Çanakkale boğazlarının kapatılmasını istiyoruz. İlgili talebimizi Türk tarafına ilettik. Aynı zamanda Rus tarafına yaptırımlar dayatılmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

AB’nin Rusya’ya ve ayrılıkçı bölgelere uyguladığı yaptırımlar
Avrupa Konseyi’nden dün akşam yayınlanan açıklamaya göre Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Moskova yanlısı ayrılıkçılar tarafından kontrol edilen Ukrayna bölgelerinin bağımsızlığını tanıması ve Ukrayna'ya askeri operasyon ilan etmesinin ardından Avrupa Birliği (AB) tarafından kabul edilen yaptırımlar belli oldu. Yaptırımlar listesi AB Resmi Gazetesi'nde yayımlandıktan sonra yürürlüğe girdi. 27 üyeli AB, Rus Kara, Hava ve Deniz Kuvvetleri komutanları, üst düzey Kremlin görevlileri, Russia Today'in (RT) Genel Yayın Yönetmeni, Rusya Dışişleri Bakanlığı Bilgi ve Basın Dairesi Direktörü ve Sözcüsü’nü yaptırım listesine aldı.
AB yaptırımları, ayrılıkçı bölgelerin bağımsızlığını tanıyan karara onay veren Rusya Parlamentosu’nun alt kanadı Duma'nın 351 üyesini de kapsıyor. Yaptırımlar ayrıca Ukrayna’ya yönelik saldırganlığa katılarak siyasi kararlar alan veya ‘medyada dezenformasyon savaşı’ yürüten 23 ismi de içeriyor.  Söz konusu isimler arasında Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu, Putin'in Özel Kalem Müdürü Anton Vaino’nun yanı sıra maddi ve manevi olarak Rus operasyonları destekleyen bankalar ve iş insanları da bulunuyor.
Yaptırım listesinde ‘işgal ve istikrarsızlaştırma’ faaliyetlerindeki rolleri nedeniyle Rus silahlı kuvvetlerinin üç komutanının adı da yer aldı. Avrupa Birliği, Rusya devleti ve hükümetinin yanı sıra Merkez Bankası'nın finansmanına da ‘kısıtlamalar’ getirdi.
Avrupa Konseyi bildirisi, söz konusu yaptırımların Moskova'nın "düşmanca ve gerilimi artıran politikalarına" yönelik finansmanı kesmeyi amaçladığını bildirdi.
Ayrıca, Kiev tarafından kontrol edilmeyen bölgelerden ‘belirli mal ve teknoloji’ ihracatına ek olarak AB ürün ithalatı da yasaklandı.



Trump İran’la savaşa doğru ilerliyor... Danışmanları ekonomiye odaklanmasını tavsiye ediyor

 ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
TT

Trump İran’la savaşa doğru ilerliyor... Danışmanları ekonomiye odaklanmasını tavsiye ediyor

 ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, İran’a sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi. Pentagon ise İran’a yönelik haftalar sürebilecek bir operasyon için hazırlıklarını sürdürüyor; operasyonun güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da hedef alabileceği belirtiliyor.

Reuters’ın analizine göre, olası saldırı haberleri, Trump’ın danışmanlarının ekonomik kaygılara odaklanması için baskı yaptığı bir döneme denk geliyor. Bu durum, bu yıl yapılacak ara seçimler öncesinde herhangi bir askeri tırmanışın siyasi risklerini öne çıkarıyor.

Trump, Ortadoğu’daki Amerikan birliklerinin yoğun şekilde takviye edilmesini ve İran’a olası bir hava saldırısına hazırlanılmasını emretti; operasyonun haftalar sürebileceği belirtilse de detay verilmedi.

Uzmanlar, Trump’ın İran’a odaklanmasını, ikinci döneminin ilk 13 ayında dış politikanın -özellikle askeri gücün geniş kullanımının- iç politika konularının önüne geçtiğinin en somut göstergesi olarak değerlendiriyor. Bu dönemde ABD halkının çoğunluğunun önceliği olan yaşam maliyeti gibi iç meseleler büyük ölçüde gölgede kaldı.

Trump’ın danışmanları, seçim öncesinde ekonomiye odaklanılması çağrısında bulundu

Beyaz Saray’dan üst düzey bir yetkili, Trump’ın agresif söylemine rağmen yönetim içinde İran’a saldırı konusunda henüz ‘destek’ bulunmadığını açıkladı. Kimliği açıklanmayan yetkili, Trump’ın danışmanlarının, kararsız seçmenlere ‘karışık mesajlar’ vermekten kaçınmanın ve ekonomiye öncelik vermenin önemini de fark ettiklerini belirtti.

Beyaz Saray danışmanları ve Cumhuriyetçi Parti kampanya yetkilileri, Trump’ın ekonomik konulara odaklanmasını istiyor. Geçen hafta bazı kabine üyeleriyle yapılan özel bir brifingde de bu konunun kampanyanın en önemli meselesi olduğu vurgulandı; toplantıya Trump katılmadı, ancak kaynak toplantıya katılanlardan biri olarak bilgi verdi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre başka bir Beyaz Saray yetkilisi yaptığı açıklamada, Trump’ın dış politika gündeminin ‘doğrudan Amerikan halkı için kazançlar’ sağladığını söyledi. Yetkili, “Başkanın tüm adımları (ister dünyayı daha güvenli hale getirmek, ister ülkemiz için ekonomik kazanımlar sağlamak olsun) ABD’yi önceliklendiriyor” dedi.

Kasım ayında yapılacak seçimler, Trump’ın mensubu olduğu Cumhuriyetçi Parti’nin Kongre’nin her iki kanadındaki kontrolünü koruyup koruyamayacağını belirleyecek. Demokratların bir veya her iki meclisi kazanması, Trump için kalan başkanlık döneminde ciddi bir siyasi engel oluşturabilir.

Cumhuriyetçi stratejist Rob Godfrey, İran ile uzun süreli bir çatışmanın Trump ve Cumhuriyetçiler için büyük bir siyasi tehdit oluşturacağını söyledi. Godfrey, “Başkan, üç kez art arda Cumhuriyetçi Parti’den aday olmasını sağlayan siyasi tabanı göz önünde bulundurmalı; bu taban dış politikaya şüpheyle bakıyor ve dış çatışmalara karışılmasına karşı; çünkü ‘sonsuz savaşları bitirme’ vaat edilmiş açık bir seçim taahhüdüydü” dedi.

Cumhuriyetçiler, seçim kampanyasında geçen yıl Kongre tarafından onaylanan vergi indirimleri ile konut maliyetlerini ve reçeteli bazı ilaçları düşürmeye yönelik programları öne çıkarmayı planlıyor.

Venezuela’dan daha güçlü bir düşman

Bazı muhalif seslere rağmen, Trump’ın izoleci yaklaşımını savunan MAGA (Amerika’yı Yeniden Büyük Yap) hareketinin destekçileri, geçen ay Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu görevden alan ani müdahaleyi destekledi. Ancak ABD, İran ile bir savaşa girerse Trump daha güçlü bir direnişle karşılaşabilir.

Trump, İran’ın nükleer programıyla ilgili bir anlaşmaya varılmaması durumunda ülkeyi bombalamakla defalarca tehdit etti. Dün de uyarısını tekrarlayarak, “Onlar için adil bir anlaşma yapmaları en iyisi” dedi.

İran Dini Lideri Ali Hamaney (AFP)İran Dini Lideri Ali Hamaney (AFP)

ABD, geçtiğimiz haziran ayında İran’daki nükleer tesisleri hedef aldı ve Tahran’ı, tekrar bir saldırıya uğraması durumunda sert bir yanıt vermekle tehdit etti.

Trump destekçileri ‘kararlı ve sınırlı önlemleri’ destekliyor

Trump, 2024 yılında ikinci başkanlık dönemini kazanırken büyük ölçüde ‘Önce Amerika’ yaklaşımına dayandı; bu yaklaşım yüksek enflasyonu düşürme ve maliyetli dış çatışmalardan kaçınma taahhütlerini içeriyordu. Ancak anketler, yüksek fiyatları düşürme konusunda Amerikan halkını ikna etmekte zorlandığını gösteriyor.

Buna karşın Cumhuriyetçi stratejist Lauren Kole, Trump’ın destekçilerinin, eylem belirleyici ve sınırlı olduğu takdirde İran’a karşı askeri adımları destekleyebileceğini söyledi. Kole, “Beyaz Saray, atılacak her adımı Amerikan güvenliği ve iç ekonomik istikrarla açık şekilde ilişkilendirmeli” dedi.

Ancak anketler, halkın başka bir dış savaşa girme konusunda isteksiz olduğunu gösteriyor. Trump’ın seçmenlerin ekonomik kaygılarını tamamen çözme vaadini yerine getirmedeki zorlukları göz önüne alındığında, İran ile olası bir tırmanış, başkan için ciddi riskler taşıyor. Trump, Reuters ile yaptığı son röportajda, partisinin ara seçimlerde zorluklarla karşılaşabileceğini kabul etmişti.

Savaşın çeşitli nedenleri

Tarih boyunca dış politika nadiren ara seçimlerde seçmenler için belirleyici bir konu olmuştur. Ancak Trump, Ortadoğu’ya iki uçak gemisi, savaş gemileri ve savaş uçaklarını içeren büyük bir güç sevk edince, İran önemli tavizler vermediği sürece askeri bir harekât gerçekleştirmekten başka seçeneği kalmamış olabilir. Aksi takdirde uluslararası alanda zayıf görünme riskiyle karşı karşıya.

Trump’ın olası bir saldırı için sunduğu gerekçeler ise belirsiz ve çeşitli. Ocak ayında, İran hükümetinin ülke genelindeki halk protestolarını bastırma kampanyasına yanıt olarak saldırı tehdidinde bulundu, ancak daha sonra geri adım attı.

"Abraham Lincoln" uçak gemisi, 8 Ocak'ta rotasını Ortadoğu'ya çevirmeden önce Pasifik Okyanusu'nda seyrediyor (ABD ordusu)"Abraham Lincoln" uçak gemisi, 8 Ocak'ta rotasını Ortadoğu'ya çevirmeden önce Pasifik Okyanusu'nda seyrediyor (ABD ordusu)

Son dönemde ise askeri tehditlerini İran’ın nükleer programını sona erdirme talepleriyle ilişkilendirdi ve ‘rejim değişikliği’ fikrini gündeme getirdi. Ancak kendisi ve yardımcıları, hava saldırılarının bunu nasıl gerçekleştireceğini açıklamadı.

Beyaz Saray’daki ikinci yetkili, Trump’ın ‘her zaman diplomasiyi tercih ettiğinin ve İran’ın geç olmadan anlaşmaya varması gerektiğinin’ açık olduğunu söyledi. Yetkili, başkanın ayrıca İran’ın ‘nükleer silaha sahip olamayacağını, üretim kapasitesi bulunamayacağını ve uranyum zenginleştiremeyeceğini’ vurguladığını bildirdi.

Birçok gözlemci, Trump’ın bu belirsizliğini, Başkan George W. Bush’ın 2003’te Irak’ı işgal etme gerekçesiyle ortaya koyduğu net hedeflerle karşılaştırıyor.

Bush, ülkenin kitle imha silahlarını yok etmeyi amaçladığını açıkça belirtmişti; ancak bu hedeflerin daha sonra yanlış istihbarat ve asılsız iddialara dayandığı ortaya çıkmıştı.

Godfrey, ara seçimlerde belirleyici rol oynayan bağımsız seçmenlerin, Trump’ın İran ile nasıl başa çıktığını yakından izleyeceğini söyledi. Godfrey, “Seçmenler ve başkanın tabanı, Trump’ın argümanlarını sunmasını bekleyecek” dedi.


Doğu Pasifik Okyanusu'nda bir tekneye düzenlenen ABD bombardımanında üç kişi hayatını kaybetti

Karayipler'de ABD'nin düzenlediği bir baskında hedef alınan bir tekne, (Arşiv- Reuters)
Karayipler'de ABD'nin düzenlediği bir baskında hedef alınan bir tekne, (Arşiv- Reuters)
TT

Doğu Pasifik Okyanusu'nda bir tekneye düzenlenen ABD bombardımanında üç kişi hayatını kaybetti

Karayipler'de ABD'nin düzenlediği bir baskında hedef alınan bir tekne, (Arşiv- Reuters)
Karayipler'de ABD'nin düzenlediği bir baskında hedef alınan bir tekne, (Arşiv- Reuters)

ABD ordusu, son aylarda yaşanan benzer olayların sonuncusu olarak, Doğu Pasifik'te bir tekneyi bombaladığını ve üç mürettebatın öldüğünü açıkladı.

Trump yönetimi, bölgede uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle imha edilen gemilerin başarısını övüyor. ABD ordusu, X platformunda yaptığı bir paylaşımda, teknenin "uyuşturucu kaçakçılığı operasyonlarına karıştığını" belirtti.


Rodriguez: Daha demokratik, adil ve özgür bir Venezuela inşa ediyoruz

Venezuela geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (Reuters)
Venezuela geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (Reuters)
TT

Rodriguez: Daha demokratik, adil ve özgür bir Venezuela inşa ediyoruz

Venezuela geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (Reuters)
Venezuela geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (Reuters)

Venezuela'nın geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez, devlet televizyonunda dün yayınlanan konuşmasında, "daha demokratik, daha adil ve daha özgür bir Venezuela" inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Rodriguez, yüzlerce siyasi mahkumu serbest bırakacak tarihi af yasasının kabul edilmesinden bir gün sonra, dün yaptığı açıklamada, "Bugün daha demokratik, daha adil ve özgür bir Venezuela inşa ediyoruz ve bu herkesin çabasıyla yapılmalıdır" ifadelerini kullandı.