Rus uçakları, Suriye’nin kuzeyindeki Türk nüfuz bölgelerine aydınlatma fişeği attı

Rusya’nın Halep’in kuzeyindeki El Bab bölgesine aydınlatma bombalarıyla düzenlediği bombardımandan bir kare (Şarku’l Avsat)
Rusya’nın Halep’in kuzeyindeki El Bab bölgesine aydınlatma bombalarıyla düzenlediği bombardımandan bir kare (Şarku’l Avsat)
TT

Rus uçakları, Suriye’nin kuzeyindeki Türk nüfuz bölgelerine aydınlatma fişeği attı

Rusya’nın Halep’in kuzeyindeki El Bab bölgesine aydınlatma bombalarıyla düzenlediği bombardımandan bir kare (Şarku’l Avsat)
Rusya’nın Halep’in kuzeyindeki El Bab bölgesine aydınlatma bombalarıyla düzenlediği bombardımandan bir kare (Şarku’l Avsat)

Rus savaş uçakları, Türkiye’nin nüfuzu altında bulunan ve Ankara destekli Suriye Milli Ordusu (SMO) güçlerinin kontrol ettiği Halep’in kuzeyindeki kırsal bölgelerin semalarında bir dizi ‘sahte’ hava saldırısı gerçekleştirdi. Bu kapsamda Halep’in kuzeyindeki El Bab bölgesine aydınlatma fişikleri atıldı. İdlib’in güney kırsalındaki bölgeler ise Suriye rejim güçleri ve İranlı milislerin yoğun top atışlarına tanık oldu. Saldırılarda bazı siviller ağır yaralandı.
Saldırı sonucu 40 büyükbaş hayvan telef oldu, bazı siviller ağır yaralandı.
Aktivistler Rus savaş uçaklarının çarşamba gece yarısı Halep’in kuzeyindeki El Bab ve er-Rai üzerinde havadan havaya füzelerle 4 ‘sahte’ hava saldırısı düzenlediğini, bu saldırılarla eşzamanlı olarak aydınlatma fişikleri atıldığını ve bu durumun siviller arasında paniğe yol açtığını bildirdi. Patlama sesinin geldiği bölgede inceleme yapan Suriye Sivil Savunması (Beyaz Baretliler) El Bab kentindeki bazı evlerin çatısına düşen patlayıcı füze kalıntıları buldu. Bombardıman sonucu sivil can kaybı yaşanmazken, bölgede maddi hasar meydana geldi.
Türkiye destekli SMO’nun Sözcüsü Raid Yusuf el-Hamud, “Halep’in kuzeyindeki SMO ve Türk güçlerinin operasyon bölgesi içinde yer alan El Bab ve er-Rai bölgelerinin üzerinde iki Rus savaş uçaklarının uçuş yaptığı gözlemlendi. Uçaklar havadan havaya füzelerle iki hava saldırısı düzenledi. Hava hedeflerini bombalama eğitimine yönelik hava sortilerinin bir parçası olarak, El Bab kenti ve çevresini aydınlatma fişekleri ile bir radarın hedef alındığı başka bir saldırı hava saldırısı gerçekleşti” dedi.
Halep’in kuzey kırsalındaki sahte hava saldırılarıyla eşzamanlı olarak İdlib’in güney kırsalındaki Cebel Zaviye bölgelerine (Gerginliği Azaltma Bölgesi) rejim güçleri ve İranlı milisler tarafından yoğun top atışları yapıldı. Söz konusu güçlerin hedef aldığı köy ve beldelerde bazı sivillerin yaralandığı ve büyük bir maddi hasarın meydana geldiği bildirildi.
Cebel Zaviye’ye bağlı Safuhan köyünde yaşayan 56 yaşındaki Ebu Yasir, “Kefrenbel kenti çevresinde konuşlu rejim güçleri ve İranlı milisler köyümüze ve yakınına çok sayıda top mermisi fırlattı ve köyün yakınında bir sığır sürüsünü hedef aldı. Saldırı köy sakinlerinden birine ait yaklaşık 40 büyükbaş hayvanının telef olmasına yol açtı. Ağır yaralanan 3 kişi Suriye Sivil Savunması (Beyaz Baretliler) ilk yardım ekipleri tarafından hastanelere sevk edildi” diye konuştu.
Hama’daki aktivistler “Cevrin ve Mirza kamplarında konuşlu rejim güçlerinin Hama’nın kuzeybatısındaki Sehl el-Gab’a bağlı el-Ankavi, ez-Ziyare ve Kastun köylerini karadan top ve füze mermileriyle bombaladığını, saldırılarda bir kadın ve bir çocuğun ağır yaralandığını, maddi hasar meydana geldiğini ve bombardımanla eşzamanlı olarak Rus keşif uçaklarının bölge üzerinde yoğun uçuşlar gerçekleştirdiğini” aktardı. Suriye Sivil Savunması (Beyaz Baretliler) dün yayınladığı raporda rejim güçleri, İranlı milisler ve Rusya’nın 2022’nin başından 11 Şubat’a kadar Suriye’nin kuzeybatı bölgelerine ve beldelerine 84 hava ve kara saldırısı düzenlediğini belgeledi.
Söz konusu saldırılarda aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 31 kişinin hayatını kaybettiği ve 73 kişinin yaralandığı belirtilen raporda, “Rejim güçleri, İranlı milisler ve Rusya savaşsızlık ve barışsızlık hali arasında kalması için Gerginliği Azaltma Bölgesi’ni kasıtlı olarak hedef aldı” ifadelerine yer verildi.
Öte yandan DEAŞ örgütü, rejim güçleri ile İranlı milislerin Hama kenti yakınlarında ve Halep’in güneydoğusundaki Suriye çölünden geçen askeri konvoylarını iki gün üst üste hedef aldı. Saldırılarda rejim güçleri ile İranlı milislere bağlı onlarca unsurun öldürüldüğü bildiriliyor.
Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar “DEAŞ örgütüne bağlı gruplar 24 Şubat Perşembe sabaha karşı Hama Çölü’ndeki Esriya bölgesi yakınında 3 askeri otobüsü hedef aldı ardından iki taraf arasında şiddetli çatışmalar başladı. Bölgeye gelen Rus savaş uçakları çatışmanın yaşandığı bölgenin yakınına 10’dan fazla hava saldırısı düzenledi. DEAŞ unsurları Suriye’nin doğusundaki Rakka Çölü’ne doğru çekildi. DEAŞ’ın sürpriz saldırısında rejim güçlerinden aralarında yüksek rütbeli subayların da bulunduğu 4 unsur öldü ve diğerleri yaralandı” ifadelerini kullandılar.
Kaynaklar, DEAŞ’ın geçtiğimiz günlerde de Halep’in güneydoğusundaki Hanasır bölgesinden El Azib bölgesine ve oradan Hama Çölü’ndeki Esriya’ya uzanan bir alanda rejim güçleri ve İranlı milislere ait askeri konvoylara düzenlediği 3 saldırıda rejim güçleri ve İran destekli Bakır Tugayı’ndan 18 unsurun öldürüldüğünü, 20’den fazla unsurun yaralandığını hatırlattı. Nitekim DEAŞ’ın bu saldırıları, rejim güçleri ve İranlı milisleri, Suriye’nin çöl bölgelerinde ve Hama’nın doğusunda Rus hava desteğiyle DEAŞ kalıntılarına yönelik arama tarama operasyonlarını sürdürmek amacıyla yeni askeri takviyeler yapmaya sevk etti.



Temim bin Hamad ve Trump, bölgedeki durumun sonuçlarını görüştüler

ABD Başkanı Donald Trump ve Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad (QNA)
ABD Başkanı Donald Trump ve Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad (QNA)
TT

Temim bin Hamad ve Trump, bölgedeki durumun sonuçlarını görüştüler

ABD Başkanı Donald Trump ve Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad (QNA)
ABD Başkanı Donald Trump ve Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad (QNA)

Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad, ABD Başkanı Donald Trump ile bölgesel durumdaki son gelişmeleri, özellikle de ABD ve İran arasındaki ateşkes anlaşması ve bu anlaşmanın pekiştirilmesine yönelik uluslararası çabaları görüştü.

Şarku’l Avsat’ın QNA’dan aktardığına göre Şeyh Temim'in dün Başkan Trump ile yaptığı telefon görüşmesinde iki taraf, durumun deniz güvenliği ve küresel tedarik zincirleri üzerindeki etkilerini ele aldı.

Katar Emiri, gerilimlerin azaltılması ve barışçıl çözümlerin desteklenmesi gerektiğinin altını çizerek, ülkesinin bölgenin güvenliğini ve istikrarını artırmaya katkıda bulunan Pakistan'ın arabuluculuk çabalarını desteklemek için bölgesel ve uluslararası ortaklarla koordinasyonunu sürdürdüğünü teyit etti.


Şara: Suriye, Orta Asya ve Körfez’i Avrupa’ya bağlayan ‘güvenli bir koridor’

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, dün Lefkoşa’da düzenlenen basın toplantısında (Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, dün Lefkoşa’da düzenlenen basın toplantısında (Reuters)
TT

Şara: Suriye, Orta Asya ve Körfez’i Avrupa’ya bağlayan ‘güvenli bir koridor’

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, dün Lefkoşa’da düzenlenen basın toplantısında (Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, dün Lefkoşa’da düzenlenen basın toplantısında (Reuters)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara dün yaptığı açıklamada, Avrupa Birliği (AB) liderleri ile bölgesel ortakların Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) başkenti Lefkoşa’da gerçekleştirdiği toplantının, geleneksel iş birliği çerçevelerini aşan yeni bir jeopolitik gerçekliği pekiştiren siyasi ve stratejik bir olgunluk anını temsil ettiğini belirtti. Şara, bu kapsamda ‘Dört Deniz Girişimi’ ve ‘Dokuz Koridor’ projelerini gündeme getirerek, Suriye’nin Orta Asya ve Körfez’i Avrupa’nın merkezine bağlayan alternatif ve güvenli bir hat olabileceğini ifade etti.

Şara, Lefkoşa’da düzenlenen AB ve bölgesel ortaklar gayriresmi toplantısının ardından yaptığı basın açıklamasında, “Ortak Akdeniz kıyısında bulunmak, Avrupa kıtasının güvenliği ile bölgenin istikrarının bölünemez bir jeopolitik denge oluşturduğunu teyit etmektedir. Bu durum, ortaklık ruhu ve kolektif sorumlulukla hareket etmeyi zorunlu kılmaktadır” dedi.

Bölgedeki zorluklara dikkat çeken Şara sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu sorumluluğun ağırlığı, bugün bölge halklarının güvenliğini ve toplumsal yapısını etkileyen ciddi tehditler karşısında daha da belirgin hale gelmektedir. Hürmüz Boğazı’nın kapanması, küresel ticaret açısından büyük bir risk teşkil etmektedir. Bu da bizi, bölgemizin içinden yeni bir strateji geliştirmeyi gerektiren tarihî dönüm noktasıyla karşı karşıya bırakmaktadır.”

Avrupa ile Suriye arasındaki karşılıklı ihtiyaca da değinen Şara, Avrupa’nın Suriye’ye, Suriye’nin de Avrupa’ya ihtiyaç duyduğunu belirterek, “Avrupa-Arap-Akdeniz ortaklığı, enerji akışlarının sürdürülebilirliği ve küresel tedarik güvenliğinin sağlanması açısından kaçınılmaz bir yol ve güvenli bir liman haline gelmiştir” ifadesini kullandı.

 Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis, dün Lefkoşa’da düzenlenen Avrupa Birliği (AB) ve bölgesel ortaklar gayriresmi toplantısında hatıra fotoğrafı çekilmeden önce Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ile sohbet ediyor. (EPA)Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis, dün Lefkoşa’da düzenlenen Avrupa Birliği (AB) ve bölgesel ortaklar gayriresmi toplantısında hatıra fotoğrafı çekilmeden önce Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ile sohbet ediyor. (EPA)

Şara, İsrail’in Suriye’nin egemenliğine yönelik ihlalleri konusunda uluslararası toplumun sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurguladı. Şara, kara operasyonları, hava saldırıları ve Suriye toprakları ile hava sahasını neredeyse günlük olarak hedef alan ihlallerin, 1974 tarihli Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması’na ve uluslararası hukukun temel kurallarına açıkça aykırı olduğunu belirtti. Bu saldırıların yalnızca Suriye’nin güvenliğini değil, aynı zamanda toparlanma ve yeniden inşa sürecini de hedef aldığını, bölgesel istikrarı zedelediğini ifade etti.

Şara, Avrupa ile ortaklığın temelini oluşturan bu istikrarın korunması için Avrupa tarafının net bir tutum sergilemesi gerektiğini belirterek, “Avrupalı ortakların Suriye’nin güvenliği ve istikrarına bağlılığı, İsrail’i saldırıları derhâl durdurmaya zorlayacak kararlı bir duruş gerektirir. Çünkü bugün başlatılan sürecin korunması, üzerinde yükseldiği toprağın korunmasıyla başlar” dedi.

Suriye’nin geçmişte diğer aktörlerin çatışma alanı olduğunu hatırlatan Şara, ülkesinin artık halkı ve kurumlarının iradesiyle bir güven köprüsü ve çözümün temel unsuru olmayı seçtiğini söyledi. Şara, “Coğrafya kaderimiz, ortaklık ise tercihimizdir. Bu doğrultuda, Akdeniz ve Körfez’deki ortaklarımızın hizmetine sunduğumuz ‘Dört Deniz Girişimi’ ve ‘Dokuz Koridor’, Suriye’yi Orta Asya ve Körfez’i Avrupa’nın merkezine bağlayan alternatif ve güvenli bir hat haline getirmektedir” ifadelerini kullandı.

Lefkoşa’daki temasların ardından yaptığı açıklamada, elde edilen sonuçların 11 Mayıs’ta Brüksel’de düzenlenecek daha kapsamlı toplantıya zemin hazırladığını belirten Şara sözlerine şöyle devam etti: “Bugün elde ettiğimiz ilerleme, Brüksel’de gerçekleştirilecek üst düzey Suriye-Avrupa siyasi diyaloğunun güçlü bir başlangıcı. Önümüzde yoğun geçecek 17 gün bulunuyor. Bu süreçte Suriye’nin, Avrupa’nın geleceğinin inşasına katkı sunan stratejik bir ortak olarak konumunu pekiştirmek için kararlılıkla çalışacağız.”

Şarku'l Avsat'ın edindiğii bilgiye göre Şara, AB ve bölgesel ortakların Lefkoşa’da düzenlenen gayriresmi toplantısına, GKRY Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis ve AB Konseyi Başkanı Antonio Costa’nın davetiyle katıldı. Toplantıda yaptığı konuşmada, bölgesel istikrarın güçlendirilmesi ve ortak tehditlerle mücadele için uluslararası koordinasyonun artırılması gerektiğini vurguladı.


Lübnan'daki ateşkes, İsrail ve Hizbullah arasında bir sınavla karşı karşıya

İsrail'in bombalamalarının ardından Lübnan'ın güneyindeki bir kasabadan duman yükseliyor (Reuters)
İsrail'in bombalamalarının ardından Lübnan'ın güneyindeki bir kasabadan duman yükseliyor (Reuters)
TT

Lübnan'daki ateşkes, İsrail ve Hizbullah arasında bir sınavla karşı karşıya

İsrail'in bombalamalarının ardından Lübnan'ın güneyindeki bir kasabadan duman yükseliyor (Reuters)
İsrail'in bombalamalarının ardından Lübnan'ın güneyindeki bir kasabadan duman yükseliyor (Reuters)

Güney Lübnan’da üç hafta daha uzatılan ateşkes, İsrail ile Hizbullah arasında sınanmaya başladı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hizbullah’ı İsrail’in Lübnan’la bir barış anlaşmasına ulaşma çabalarını baltalamaya çalışmakla suçlayarak, “Her türlü tehdide karşı tam hareket özgürlüğümüzü koruyoruz” ifadesini kullandı.

Buna karşılık Hizbullah, “Herhangi bir Lübnan hedefine yönelik her İsrail saldırısı, niteliği ne olursa olsun, sahadaki koşullara göre orantılı şekilde karşılık verme hakkını direnişe tanır” açıklamasında bulundu.

Bu arada, “Şarku’l Avsat”ın edindiği bilgilere göre ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin yetkilileri, geçen hafta ön görüşmelerin ilk turunun sonunda ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından dağıtılan mutabakatları “genişletmeye” yönelik yeni bir belge hazırlamaya başladı. Söz konusu belgenin, Lübnan ve İsrail hükümetlerinin barış anlaşmasına ulaşmak için atması gereken “uygulama adımlarına ilişkin bir yol haritası”nın oluşturulmasına zemin hazırlaması hedefleniyor.