İsrail, BM Genel Kurulu'nda Rusya'yı kınayan bir karar için lehte oy kullanacak

İsrail, 'Suriye meselesi ve Ukrayna'daki vatandaşları ile Yahudi nüfus' dolayısıyla Rusya yaklaşımında ABD'den 'anlayış' istedi

İsrail, BM Genel Kurulu'nda Rusya'yı kınayan bir karar için lehte oy kullanacak
TT

İsrail, BM Genel Kurulu'nda Rusya'yı kınayan bir karar için lehte oy kullanacak

İsrail, BM Genel Kurulu'nda Rusya'yı kınayan bir karar için lehte oy kullanacak

İsrail, Rusya'nın Ukrayna saldırısına ilişkin Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nda yapılacak olağanüstü oturum sonunda çıkması beklenen Rusya'ya yönelik kınama metni için lehte oy kullanacağını belirterek, önceliğinin Ukrayna'daki İsrail vatandaşları ile Yahudi toplumu olduğunu bildirdi.
İsrail Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Dışişleri Bakanı Yair Lapid, ülkesinin BM Genel Kurulu'nda yapılacak olağanüstü toplantı sonunda Rusya-Ukrayna savaşına yönelik karar metni oylamasında lehte oy kullanacağını duyurdu.
Rusya'ya yönelik uluslararası yaptırımları incelediklerini ve bunun İsrail ekonomisine etkilerini değerlendirmek için bakanlıklar arası bir ekip kurduklarını aktaran Lapid, Ukrayna'ya ulaştırılmak üzere yarına kadar ülkesinden insani yardım taşıyan 3 uçağın havalanacağını duyurdu.

İsrail, ABD'den 'anlayış' istedi
ABD'nin kendileri için 'en önemli müttefik olduğunu ve olacağını' vurgulayan Lapid, Washington yönetiminden 'iki noktada İsrail'in dikkatli olması gerektiğini anlamalarını' istedi.
Lapid, "Birinci olarak, bizim Rusya ile güvenlik sınırımız var. Rusya, Suriye'deki en önemli askeri güç ve kuzey sınırımızdaki İran yayılmasına karşı savaşımızda, aramızdaki işbirliği mekanizmamız bize büyük oranda yardımcı oluyor" ifadelerini kullandı.
İkinci olarak ise savaş nedeniyle yaklaşık 4 bin kadar İsrail vatandaşının Ukrayna'yı terk ettiğine işaret eden Lapid, binlerce İsrail vatandaşının hala Ukrayna'da bulunduğunu ve 18 bin kadar Yahudi'nin İsrail'e göç etmek için uygun olduğunu aktardı.
Lapid, "Ukrayna'nın ağır çatışmaya sahne olduğunu ve hiçbir İsrailli ya da Yahudi'yi geride bırakmayacaklarını" söyledi.
Sınır geçiş noktalarının yoğun olduğuna, iletişim hatlarının çöktüğüne, yanlış bilgilerin dolaştığına, İsrailliler ve Yahudilerin Ukrayna'yı terk eden yüz binlerce sığınmacı arasında kaldığına işaret eden Lapid, "Bizim işleyiş prensibimiz açık; İsraillilerle, Yahudilerle ilgileniyoruz, kalbimiz Ukrayna vatandaşlarıyla beraber" ifadesini kullandı.



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.