Şam, ‘Ukrayna'nın yansımaları’ ile yüzleşebilmek için özel sektöre yöneldi

Şam, ‘Ukrayna'nın yansımaları’ ile yüzleşebilmek için yıllarca yürüttüğü ‘haksız’ mali ve ekonomik politikayla tükettiği özel sektöre yöneldi

Şam'da ülkeye buğdayın gelmemesi nedeniyle üretiminin etkilenebileceği düşünülen ekmeği almak için bir fırının önünde uzayan bir kuyruk (Reuters)
Şam'da ülkeye buğdayın gelmemesi nedeniyle üretiminin etkilenebileceği düşünülen ekmeği almak için bir fırının önünde uzayan bir kuyruk (Reuters)
TT

Şam, ‘Ukrayna'nın yansımaları’ ile yüzleşebilmek için özel sektöre yöneldi

Şam'da ülkeye buğdayın gelmemesi nedeniyle üretiminin etkilenebileceği düşünülen ekmeği almak için bir fırının önünde uzayan bir kuyruk (Reuters)
Şam'da ülkeye buğdayın gelmemesi nedeniyle üretiminin etkilenebileceği düşünülen ekmeği almak için bir fırının önünde uzayan bir kuyruk (Reuters)

Suriye hükümeti, Ukrayna'daki savaşın olumsuz ekonomik yansımalarıyla yüzleşebilmek için yıllarca haksız olarak yürüttüğü mali ve ekonomik politikayla tükettiği özel sektöre yöneldi.
Şam, Ukrayna'daki savaşın ekonomik yansımalarını kontrol altına almaya yönelik alınabilecek önlemleri görüşmek üzere onlarca sanayici ve tüccar ile geniş katılımlı bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda, Sanayi Odaları ve Ticaret Odaları’nın ilgili makamlarla koordinasyonun takibini yapacak, piyasadaki gelişmelere uygun adımlar atabilmek ve sanayi ve ticaret sektörlerine gerektiği şekilde hizmet edebilmek amacıyla pratik öneriler sunacak bir komite oluşturmaları kararlaştırıldı.
Ülkede geçtiğimiz yıl akaryakıt, enerji ve ham madde fiyatlarındaki artış nedeniyle birçok fabrikanın ve küçük üretim atölyesinin kapandı. Yüksek vergilerin getirilmesinin yanı sıra geçtiğimiz yaz 47 bini aşkın iş insanı, sanayici ve zanaatkar ülkeden göç etti.
Geçtiğimiz Cumartesi günü Şam'da gerçekleştirilen ve beş saat süren toplantıya, Başbakan Hüseyin Arnus’un yanı sıra Yerel İdareler Bakanı, Ekonomi ve Maliye Bakanı, Sanayi ve İç Ticaret Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Konseyi Genel Sekreteri, Merkez Bankası Başkanı ve Planlama ve Uluslararası İşbirliği Kurumu Başkanı katıldı.
Suriye resmi haber ajansı SANA’nın aktardığı bilgilere göre katılımcılar, Ukrayna savaşının uluslararası ekonomik yansımalarının nasıl kontrol altına alınacağını, mevcut kaynakları yönetme prosedürlerini, ihracat ve ithalattaki öncelikleri, üretim araçlarının nasıl etkinleştirileceğini, yerel para biriminin değerinin nasıl korunacağını ve tüketimi rasyonelleştirilmesine yönelik önerileri tartıştılar.
Ayrıca, likidite ve finansman ile yerel piyasanın çeşitli temel mal ve malzeme ihtiyacının güvence altına alınması ve harap haldeki Suriye ekonomisini tüketen diğer sorunları ele aldılar.
Toplantı aracılığıyla özel sektörü ekonomik çözümlere dahil etmeye çalışan hükümet, Bakanlar Kurulu’nun geçtiğimiz Çarşamba günü küresel ekonomik gelişmelere yanıt vermek amacıyla düzenlediği olağanüstü toplantıda daha önce tartışılan tedbirlere değindi. Katılımcılar, Başbakan Arnus’un ‘önleyici’ olarak tanımladığı bu tedbirleri, etkinliklerini ve yerel pazar için koruma derecelerini tartıştılar ve değerlendirdiler. Üretim çarkının dönmesi ve iç ve dış pazara açılan kapıların açık kalmasının ve iç pazarın çeşitli emtia ve temel malzemelere ihtiyaç duymaya devam etmesinin sağlanması gerektiğine işaret edildi.
Döviz kaynaklarının sınırlı olduğu belirtilen toplantıda, tüketim malları ve üretim sürecinin gereksinimleri için önceliklerin ve temel ihtiyaçların belirlenmesi ve döviz kurlarında istikrarın ve üretim sürecinin devamlılığının sağlanmasının ‘hükümetin ve sektörün ortak sorumluluğu olduğunu’ vurgulandı. Merkez Bankası'nın aldığı tedbirlerin, para piyasasının yerel para birimi ve dövizin daha iyi yönetilmesini amaçladığı kaydedildi.
Suriye’de yerel para birimi lira, Ukrayna'daki savaşın başlarında düşüş kaydetti. Birkaç aydır 1 ABD doları karşısında 3 bin 600 bandında seyreden lira, Pazar günü değer kaybetti. Dolar, alış 3 bin 635 liradan satış 3 bin 670 liradan işlem gördü. Suriye rejiminin emniyet güçleri, döviz kuru manipülasyonunu engellemek amacıyla döviz simsarlarına yönelik uygulamaları sıkılaştırırken kara borsada döviz alım-satımı yapan bazı kişiler tutuklandı.
Öte yandan sanayi ve ticaret sektörlerinin temsilcileri, hükümetle yaptıkları görüşmede, maliyetlerin düşürülmesinin ve çeşitli finansman kaynaklarına erişimin kolaylaştırılmasının yanı sıra iş insanları ve sanayicilerin dış pazarlarla çalışmalarına izin verecek şekilde gümrük ve dış ticaret prosedürleri konusunda daha fazla esneklik sağlanmasına katkıda bulunacak kolaylaştırıcı mali tedbirlerin alınmasını talep ettiler. Sanayi ve ticaret sektörlerinin temsilcileri, aynı zamanda sanayi şehirlerinin altyapısının desteklenmesini istediler. SANA’nın haberine göre toplantıda daha faydalı ekonomik sonuçlar elde etmek için sanayi sektörünün ihtiyaçları ile ticaret sektörünün ihtiyaçları arasında denge kurulmasında fikir birliğine varıldı.
İş insanları için ithalat lisansı süresinin üç ay yerine altı ay, sanayicilerin lisans süresinin ise 6 ay yerine 12 ay olması kararlaştırılan toplantıda, Sanayi Odaları ve Ticaret Odaları’nın, ilgili makamlarla koordinasyonu takip etmek, pazardaki gelişmelere uygun yanıt vermek, sanayi ve ticaret sektörlerine uygun şekilde hizmet etmek için pratik çözümler ve öneriler sunmaktan sorumlu bir komite oluşturmaları kararı alındı.



İsrail, Washington ve Paris’e Lübnan ordusunu desteklemeye itirazı olmadığını bildirdi

İki İsrail askeri bir insansız hava aracı fırlatıyor. (Arşiv – İsrail ordusu)
İki İsrail askeri bir insansız hava aracı fırlatıyor. (Arşiv – İsrail ordusu)
TT

İsrail, Washington ve Paris’e Lübnan ordusunu desteklemeye itirazı olmadığını bildirdi

İki İsrail askeri bir insansız hava aracı fırlatıyor. (Arşiv – İsrail ordusu)
İki İsrail askeri bir insansız hava aracı fırlatıyor. (Arşiv – İsrail ordusu)

İsrail ordusunun, Kasım 2024’te imzalanan ateşkes anlaşmasına rağmen Lübnan’a yönelik hava saldırılarını sürdürdüğü bir dönemde, ateşkesin uygulanmasını denetlemekle görevli Mekanizma Komitesi’nin rolü tartışma konusu oldu. Söz konusu gelişmeler, Paris’in 5 Mart’ta Lübnan ordusuna destek amacıyla bir konferansa ev sahipliği yapmaya hazırlandığı süreçte yaşanıyor.

Tel Aviv’deki askeri kaynaklara göre, Lübnan ordusunun ülkenin güneyindeki faaliyetlerine ilişkin genel olarak olumlu bir değerlendirme bulunuyor. Ancak aynı kaynaklar, ordunun Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin 1701 sayılı kararını tek başına uygulayamayacağı görüşünü de dile getiriyor. Bu çerçevede, ordunun hem kapasite eksikliği yaşadığı hem de siyasi çekişmelerin ortasında hareket etmek zorunda kaldığı, ayrıca bünyesinde Hizbullah’a sempati duyan unsurlar bulunduğu ve bu nedenle örgüte karşı yeterince kararlı davranmadığı iddia ediliyor.

Buna karşın İsrail hükümetinin, Lübnan ordusunun mali, lojistik ve askerî açıdan güçlendirilmesine yönelik Amerikan ve Avrupa girişimlerini desteklediği belirtiliyor. Konuya vakıf bir siyasi yetkili, Binyamin Netanyahu hükümetinin Washington ve Paris’e, Fransa’nın başkentinde yakında düzenlenecek olan Lübnan ordusuna destek konferansını desteklediğini bildirdiğini aktardı.

Mekanizma Komitesi ve güvenlik gelişmeleri

Bu gelişmeler, ABD’nin öncülük ettiği ve Fransa ile Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü’nün (UNIFIL) de yer aldığı Mekanizma Komitesi’nin son toplantısından iki gün sonra yaşandı. Komite, tarafların ateşkese ve buna eşlik eden düzenlemelere bağlı kalmasını sağlamakla görevli bulunuyor.

Aralık 2025’te Lübnan, komitede askeri temsilcilerin yanı sıra sivil Lübnanlı üyelerin de yer almasını kabul ederek İsrail ile müzakerelere katılımın önünü açtı. Başbakan Nevvaf Selam da komitenin, Hizbullah’ın Güney Lübnan’daki silahsızlandırma sürecini denetlemesine açık olduklarını ifade etti. 3 Aralık 2025’te Lübnan ile İsrail arasında doğrudan bir toplantı gerçekleştirildi. Görüşmeye, Lübnan’ın Washington eski Büyükelçisi Simon Karam, İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi Dış Politika Direktörü Yuri Resnik ve ABD’li temsilci Morgan Ortagus katıldı.

Tel Aviv’deki kaynaklara göre, toplantıda ele alınan en önemli başlıklardan biri sınır bölgesinde ekonomik iş birliği oldu. Ancak bu hedeflerin, İsrail’in günlük bombardımanlarıyla nasıl bağdaştırılacağı sorusu gündemdeki yerini koruyor. Hizbullah’ın ise bir yıl üç aydır İsrail saldırılarına yanıt vermekten özellikle kaçındığı, böylece savaşın yeniden başlamasına gerekçe sunmamayı amaçladığı belirtiliyor. Buna karşılık İsrail tarafı, örgütün olası bir İran savaşı durumunda kullanmak üzere askeri kapasitesini güçlendirmeye çalıştığını öne sürerek saldırılarını sürdürmekte kararlı görünüyor.

 İsrail Hava Kuvvetleri, Mavi Bayrak tatbikatları sırasında (Arşiv – İsrail ordusu)İsrail Hava Kuvvetleri, Mavi Bayrak tatbikatları sırasında (Arşiv – İsrail ordusu)

Saldırıların sürmesiyle birlikte, operasyonların sahadaki Hizbullah mensuplarını ve saha komutanlarını fiilen hedef aldığı görülüyor. Nitekim örgüt, hayatını kaybeden isimler için taziye ilanları ve cenaze törenlerine katılım çağrıları yayımlayarak İsrail’in iddialarını dolaylı biçimde doğruluyor. Öte yandan, ABD’nin de bu saldırılara onay verdiği değerlendiriliyor. Washington’dan ne kamuoyu önünde ne de diplomatik kanallarda ciddi bir itiraz gelmiş değil.

Hizbullah’ın atılımları

Anlaşmaya göre, ateşkes ihlali teşkil eden her durumun izleme komitesi tarafından ele alınması gerekiyor. İsrail ise söz konusu saldırıların ihlal olmadığını, Lübnan ordusunun yapması gereken müdahaleleri yerine getirmemesi üzerine bu adımları kendisinin attığını savunuyor. Buna karşılık Lübnan, her bombardımanı anlaşmanın ihlali olarak değerlendirerek şikâyette bulunuyor. Ateşkesin ilk döneminde ABD’nin, yapılan şikâyetleri görüşmek üzere komiteyi toplantıya çağırdığı belirtiliyor. Ancak bugün komitenin daha seyrek toplandığı ve başvuruların yalnızca bir kısmının gündeme alındığı ifade ediliyor. Washington’un İsrail ile görüş ayrılığı yaşadığı durumlarda dahi, bunun çoğu zaman kınama ya da yaptırım içermeyen kısa notlarla geçiştirildiği kaydediliyor.

İsrail basınına yansıyan bilgilere göre ise ülkenin güvenlik birimleri, Hizbullah’a yönelik istihbarat sızmalarını sürdürerek örgüt mensuplarına ulaşmayı ve suikastlar düzenlemeyi başarıyor. Bu stratejiyle Hizbullah üzerindeki baskının artırılması, örgütün ateşkese bağlı kalmaya devam etmesi ve askeri kapasitesini yeniden inşa edememesi hedefleniyor. Beyrut’ta Güney Lübnan’ın Hizbullah’a ait mevzilerden, üslerden ve silahlardan arındırılması tartışılırken, İsrail tarafı örgütün askeri faaliyetlerinin Bekaa Vadisi’nde, Litani Nehri’nin kuzeyinde ve Suriye sınırı boyunca da tasfiye edilmesi gerektiğini savunuyor.


İran füzelerinin Suveyda’ya düşmesi sonucu beş kişi öldü, çok sayıda kişi yaralandı

Kuneytra kırsalındaki el-Hiran köyünde İran’a ait bir füzenin kalıntıları (SANA)
Kuneytra kırsalındaki el-Hiran köyünde İran’a ait bir füzenin kalıntıları (SANA)
TT

İran füzelerinin Suveyda’ya düşmesi sonucu beş kişi öldü, çok sayıda kişi yaralandı

Kuneytra kırsalındaki el-Hiran köyünde İran’a ait bir füzenin kalıntıları (SANA)
Kuneytra kırsalındaki el-Hiran köyünde İran’a ait bir füzenin kalıntıları (SANA)

Suriye’nin Suveyda vilayetinde, İsrail tarafından engellenen bir İran füzesinin sanayi bölgesindeki bir binaya düşmesi sonucu 5 kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi de yaralandı. Daha önce bir başka İran füzesinin Kuneytra vilayetinde tarım arazisine düştüğü, olayda can kaybı yaşanmadığı bildirildi.

Suriye Acil Durum ve Afet Yönetimi Bakanlığı, vatandaşları azami dikkat göstermeye çağırdı. Öte yandan Sivil Havacılık ve Hava Taşımacılığı Genel Kurumu, Suriye hava sahasındaki güney hava koridorlarının uçuş trafiğine geçici olarak kapatıldığını açıkladı.

Suveyda vilayetindeki sağlık kaynakları, kentin kuzeyindeki sanayi bölgesinde bir füzenin patlaması sonucu 5 kişinin hayatını kaybettiğini ve cenazelerin Suveyda Devlet Hastanesi’ne ulaştırıldığını bildirdi. Şarku’l Avsat’ın yerel basından aktardığına göre olayda 3 kişi de yaralandı. Aynı kaynaklar, Suveyda’nın doğusundaki Radime köyünün doğusunda bir başka füzenin daha düştüğünü duyurdu.

Suriye devlet televizyonu el-İhbariyye ise İsrail işgal güçlerinin Kuneytra kırsalındaki Hiran köyüne düşen bir İran füzesini etkisiz hale getirdiğini, olayda can kaybı yaşanmadığını bildirdi. Ayrıca Dera’nın kuzeyindeki İnhel’e düşen bir füzenin de herhangi bir can kaybına yol açmadığı belirtildi.

Gelişmelerin hız kazanması üzerine Suriye Sivil Savunma Müdürlüğü bugün acil uyarı yayımlayarak, devam eden bölgesel ve uluslararası askeri gerilimler nedeniyle vatandaşları genel güvenlik talimatlarına tam olarak uymaya çağırdı.

Resmi hesaplardan yapılan açıklamada, patlama sesleri duyulduğunda binaların içine girilmesi, pencerelerden ve açık alanlardan uzak durulması, düşen yabancı cisimlere kesinlikle yaklaşılmaması ve bunların derhal yetkililere bildirilmesi istendi. Ayrıca, enkazın düştüğü alanlarda toplanılmaması ve olay yerlerine gidilmemesi çağrısı yapılarak acil müdahale ekiplerinin çalışmalarının kolaylaştırılması gerektiği vurgulandı. Savaş kaynaklı cisimlerin düşmesi sonucu çıkabilecek yangınların da derhal ilgili birimlere bildirilmesi istendi.

Kuneytra bölgesine düşen İran füzesinin enkazı (SANA)Kuneytra bölgesine düşen İran füzesinin enkazı (SANA)

Suriye Sivil Havacılık ve Hava Taşımacılığı Genel Kurumu bugün yaptığı açıklamada, ülke hava sahasındaki güney hava koridorlarının 12 saat süreyle uçuş trafiğine geçici olarak kapatıldığını duyurdu.

Kurum, resmi hesaplarından yayımladığı açıklamada söz konusu kararın ‘en yüksek hava güvenliği standartlarını sağlama’ amacıyla alındığını belirtti. Kapatma süresince hava trafiğinin onaylı alternatif güzergâhlar üzerinden yönetileceği, böylece uçuş akışının ve operasyonel faaliyetlerin, yürürlükteki hava trafik yönetimi sistemleri çerçevesinde kesintisiz sürdürüleceği ifade edildi.

Açıklamada ayrıca, gelişmelerin 24 saat esasına göre takip edildiği ve yeni durumlara ilişkin bilgilendirmenin zamanında yapılacağı kaydedildi. Kurum, sivil havacılığın güvenliği ile hava trafiğinin uluslararası düzenleme ve anlaşmalar doğrultusunda sürekliliğini sağlama konusundaki taahhüdünü yineledi.


Babil'de Ketaib Hizbullah'a ait bir yere düzenlenen saldırılarda iki kişi öldü

 Bağdat'ta bir gözetleme kulesinde duran güvenlik görevlisi (DPA)
Bağdat'ta bir gözetleme kulesinde duran güvenlik görevlisi (DPA)
TT

Babil'de Ketaib Hizbullah'a ait bir yere düzenlenen saldırılarda iki kişi öldü

 Bağdat'ta bir gözetleme kulesinde duran güvenlik görevlisi (DPA)
Bağdat'ta bir gözetleme kulesinde duran güvenlik görevlisi (DPA)

Babil vilayetinin kuzeyindeki Curf el-Nasr bölgesi, bugün Bağdat'ın güneyinde bulunan Ketaib Hizbullah'a ait bir yeri hedef alan çeşitli hava saldırılarına maruz kaldı. Şarku’l Avsat’a konuşan bir güvenlik kaynaklarına göre saldırılar sonucunda 2 kişi hayatını kaybetti, 3 kişi de yaralandı.

Kaynaklar, hedef alınan bölgede insansız hava araçları (İHA) ve füzeler için depolar bulunduğunu belirterek, kayıpların ve hasarın boyutunu doğru bir şekilde belirlemek için soruşturmaların devam ettiğini ve ilave ayrıntıların daha sonra açıklanacağını kaydetti.