Finlandiya parlamentosu NATO’ya katılmak için toplanan imza kampanyasını görüşecek

Finlandiya Başbakanı Sanna Marin (Reuters)
Finlandiya Başbakanı Sanna Marin (Reuters)
TT

Finlandiya parlamentosu NATO’ya katılmak için toplanan imza kampanyasını görüşecek

Finlandiya Başbakanı Sanna Marin (Reuters)
Finlandiya Başbakanı Sanna Marin (Reuters)

Finlandiya Başbakanı Sanna Marin dün akşam, Rus kuvvetlerinin Ukrayna'yı işgal etmesinin ardından ülkenin NATO'ya katılımı konusunda referandum düzenlenmesini talep eden ve vatandaşlar tarafından sunulan dilekçenin parlamentoda bugün görüşüleceğini duyurdu.
Rusya ile Ukrayna arasında savaş çıkmasıyla, Finlandiya’da NATO’ya katılmak amacıyla imza toplandı.
Bloomberg'in haberine göre, geçen hafta Pazartesi, NATO’ya katılmak için tavsiye referandumu düzenlenmesi isteğiyle online imza kampanyası başlatıldı.
Kampanya, 50 bin imza eşiğine hafta sonu ulaşırken, toplam 69 bin imzanın yüzde 90’ı Rusya’nın saldırıyı başlatması sonrası atıldı.
Marin, Twitter hesabından milletvekillerinin dilekçeyle ilgili tutumlarını ifade etmeye davet edildiğini, ancak oturumun 'Finlandiya'nın askeri bir ittifaka katılıp katılmama konusundaki tutumu hakkında daha geniş bir tartışma yürütmeyi amaçlamadığını' söyledi.
Rusya’yla 1300 kilometreyle en uzun sınırı bulunan Avrupa Birliği ülkesi Finlandiya, 1. Dünya Savaşı sırasında kazandığı bağımsızlığını korumak için Sovyet Rusya'yla 1939 ve 1944'te savaşmıştı.
Finlandiya, komşusu İsveç ile birlikte Sovyetler Birliği'ni kışkırtmamak için NATO’nun dışında kalmıştı.
Marin, Helsinki'nin son günlerde Rusya'nın Ukrayna'ya saldırısına rağmen NATO'ya katılma niyetinde olmadığını doğrulamasının ardından, oturumun amacının yalnızca milletvekillerinin ve partilerin görüşlerini almak olduğunu vurguladı. Rusya Dışişleri Bakanlığı, geçen hafta yaptığı açıklamada, Finlandiya’nın NATO’ya girmesinin ciddi askeri ve siyasi sonuçları olacağı uyarısında bulunmuştu.
Finlandiya Başbakanı Sanna Marin, geçen hafta NATO’ya girme ihtimaline yönelik soruya ülkesine bariz bir tehdit bulunmadığı şeklinde cevap verirken, İsveçli mevkidaşı Magdalena Andersson NATO’ya girme çabasında olmadıklarını ifade etmişti.



Sudan'daki savaşta kurban sayısı “iki katından fazla” arttı

2023 yılının Nisan ortasından bu yana devam eden Sudan'daki savaş, ülkede yaygın bir yıkıma neden oldu... (AFP) Fotoğrafta Volker Türk yer alıyor (AFP)
2023 yılının Nisan ortasından bu yana devam eden Sudan'daki savaş, ülkede yaygın bir yıkıma neden oldu... (AFP) Fotoğrafta Volker Türk yer alıyor (AFP)
TT

Sudan'daki savaşta kurban sayısı “iki katından fazla” arttı

2023 yılının Nisan ortasından bu yana devam eden Sudan'daki savaş, ülkede yaygın bir yıkıma neden oldu... (AFP) Fotoğrafta Volker Türk yer alıyor (AFP)
2023 yılının Nisan ortasından bu yana devam eden Sudan'daki savaş, ülkede yaygın bir yıkıma neden oldu... (AFP) Fotoğrafta Volker Türk yer alıyor (AFP)

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk dün yaptığı açıklamada, 2025 yılında Sudan'daki savaşta en az 11 bin 300 sivilin öldüğünü belirtirken binlerce kişinin de kayıp veya kimliğinin tespit edilemediğini duyurdu. Türk, bu sayısının önceki yıla kıyasla iki katından fazla olduğunu ekledi.

Türk, Cenevre’de BM İnsan Hakları Konseyi'ne hitap ettiği sırada ‘bu savaş çirkin, kanlı ve anlamsız’ dedi.

‘Yüksek teknolojinin’ kullanıldığı bir çatışmayı finanse ettikleri için ‘yabancı güçleri’ kınayan Türk, cinsel şiddet, sahada infazlar ve keyfi tutuklamalar dahil olmak üzere ‘iğrenç ve acımasız’ zulmü kınadı.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk ayrıca, 2025 yılının nisan ayında ve ardından ekim ayında El-Faşir'deki Zamzam Mülteci Kampı’na düzenlenen saldırı sırasında HDK tarafından işlenen ‘katliamlara’ da dikkati çekti. Volker Türk’ün açıklamaları, Avrupa ülkelerinin dışişleri bakanlarının, HDK'nın El-Faşir'de uyguladığı şiddetin ‘soykırımın izlerini taşıdığı’ yönündeki açıklamalarıyla aynı zamana denk geldi.

Almanya, İrlanda, Hollanda, Norveç ve İngiltere, Sudan'da daha fazla zulüm yaşanmasını önlemek için bir koalisyon kurma niyetlerini açıkladı.


Washington ve Tahran şartlı anlaşmanın eşiğinde

ABD uçak gemisi USS Gerald R. Ford dün Yunanistan'ın Girit adasından ayrıldı (AFP)
ABD uçak gemisi USS Gerald R. Ford dün Yunanistan'ın Girit adasından ayrıldı (AFP)
TT

Washington ve Tahran şartlı anlaşmanın eşiğinde

ABD uçak gemisi USS Gerald R. Ford dün Yunanistan'ın Girit adasından ayrıldı (AFP)
ABD uçak gemisi USS Gerald R. Ford dün Yunanistan'ın Girit adasından ayrıldı (AFP)

Washington ve Tahran, Cenevre’deki müzakerelerinin üçüncü turunun ‘önemli ilerleme’ kaydedildiğinin açıklanmasıyla şartlı bir anlaşmanın eşiğinde.

Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi, her iki ülkenin başkentlerinde yapılan istişareler ve önümüzdeki hafta Viyana'da yapılması planlanan teknik toplantılar sonrasında müzakerelerin yeniden başlayacağını duyurdu. Müzakerelere arabuluculuk yapan Umman’ın Dışişleri Bakanı Busaidi tarafından sosyal medya platformu X'te yaptığı bir paylaşımda, müzakere sürecinde ‘önemli ilerleme’ kaydedildikten sonra ABD ile İran arasındaki müzakerelerin sonuçlandığını yazdı.

ABD’nin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi arasında, istişare molalarıyla kesintiye uğrayan doğrudan ve dolaylı toplantılar yapıldı. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi de görüşmelere katıldı.

Bu turun ‘en ciddi’ turlardan biri olduğunu ve yaklaşık altı saat süren dolaylı görüşmelerin ardından iki tarafın ‘bazı konularda anlaşmaya vardığını’ söyleyen Arakçi, ‘iyi ilerleme’ kaydedildiğini ve bazı konularda tarafların birbirine yaklaştığını, ancak farklılıkların devam ettiğini belirtti.

Teknik ekiplerin pazartesi günü Viyana'daki UAEA merkezinde bir çerçeveye ulaşmak için çalışmaya başlayacağını ve dördüncü tur görüşmelerin yakında yapılacağını doğrulayan Arakçi, İran'ın yaptırımların kaldırılması ve hafifletilmesi için bir mekanizma talebini açıkça ifade ettiğini açıkladı.

Reuters'a konuşan İranlı üst düzey bir yetkili, iki tarafın ağır yaptırımların hafifletilmesinin kapsamı ve sırası konusunda bile derin görüş ayrılıkları olduğunu söyledi. ABD merkezli haber sitesi Axios, ABD'li bir yetkilinin Cenevre'de İran ile yapılan nükleer müzakerelerin olumlu geçtiğini söylediğini aktardı. ABD’li kaynaklar, Washington'ın kalıcı bir anlaşma, önemli nükleer tesislerin imha edilmesi ve zenginleştirilmiş uranyum stoklarının teslim edilmesini talep ettiğini, uranyum zenginleştirmenin ‘kısıtlanmasını’ ve uzun vadeli doğrulamanın sağlanmasını ısrarla istediğini belirtti. İranlı yetkililer, zenginleştirmenin gerektiği şekilde devam edeceğini doğruladı.


Havana'da sağlık sisteminin çöküşü

 Küba yüksek yoksulluk seviyelerinden muzdarip... 24 Şubat'ta Havana'nın bir mahallesindeki insanlar (AP)
Küba yüksek yoksulluk seviyelerinden muzdarip... 24 Şubat'ta Havana'nın bir mahallesindeki insanlar (AP)
TT

Havana'da sağlık sisteminin çöküşü

 Küba yüksek yoksulluk seviyelerinden muzdarip... 24 Şubat'ta Havana'nın bir mahallesindeki insanlar (AP)
Küba yüksek yoksulluk seviyelerinden muzdarip... 24 Şubat'ta Havana'nın bir mahallesindeki insanlar (AP)

Devrim Meydanı ile oluklu sac ve kartondan yapılmış, yalınayak çocukların koşuşturduğu, yaşlı bir kadının derme çatma bir tahta sandığın üzerinde oturduğu, bakışlarını Fidel Castro'nun bir zamanlar büyük etkinliklerde ateşli konuşmalarıyla kitleleri coşturduğu geniş, boş meydana diktiği bir küme arasında sadece birkaç metre mesafe var. Bayan Novalis Valdés'in oturduğu Havana'nın ara sokaklarında yığılmış çöplerden kötü kokular geliyor. Valdés Şarku’l Avsat'a, kendisinin ve milyonlarca Kübalının yakıt kıtlığı ve uzun yıllar dünya çapında hayranlıkla karşılanan sağlık sisteminin çöküşü nedeniyle çektiği ve giderek artan acıları anlattı.

Bugün Küba, ilaç kıtlığı ve doktor eksikliğinden muzdarip; binlerce doktor adayı terk ediyor. Hastanelerde ise sürekli elektrik kesintileri, jeneratör ve yakıt eksikliği nedeniyle sadece acil ameliyatlar yapabiliyor.

ABD'nin yakıt ihracatına uyguladığı ambargo nedeniyle daha da kötüleşen ekonomik krize ilave olarak, Küba sınır muhafızları ile ABD tescilli bir gemi arasında yaşanan nadir deniz çatışması, Karayipler'de yeni bir askeri gerilimin tırmanması korkusunu artırdı.