ABD-Yahudi solu yerleşimcilerle ‘gizli görüşme’ gerçekleştirdi

ABD-Yahudi solu yerleşimcilerle ‘gizli bir hat’ açtı

ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi, Knesset'e yaptığı son ziyarette Knesset Sözcüsü Mickey Levy ile el sıkışırken (Reuters)
ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi, Knesset'e yaptığı son ziyarette Knesset Sözcüsü Mickey Levy ile el sıkışırken (Reuters)
TT

ABD-Yahudi solu yerleşimcilerle ‘gizli görüşme’ gerçekleştirdi

ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi, Knesset'e yaptığı son ziyarette Knesset Sözcüsü Mickey Levy ile el sıkışırken (Reuters)
ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi, Knesset'e yaptığı son ziyarette Knesset Sözcüsü Mickey Levy ile el sıkışırken (Reuters)

İsrail sağındaki kaynaklar, geçtiğimiz iki hafta içerisinde Tel Aviv’i ziyaret eden ABD’li üç heyetin ABD Kongresi’nin yaklaşık 50 üyesini kapsadığını açıkladı. Tel Aviv’i ziyaret eden üç heyetten ikisinin demokrat birinin de Cumhuriyetçi olduğuna işaret eden kaynaklar, Demokrat delegasyondan birinin solcu Yahudi örgütü J Street'in bir grubunu içerdiğine dikkat çekti.
Bu örgüt, Batı Şeria'daki Yahudi yerleşimlerine karşı çıkması ve bunu barışın önünde bir engel olarak görmesiyle bilinse de üyeleri bir yerleşim yerine gizli bir ziyarette bulunarak liderleriyle görüştü. Kaynaklar, görüşmenin Ramallah yakınlarındaki ‘Psagot’ yerleşiminde gerçekleştiğini ve tam bir gizlilik içinde ve herhangi bir kayıt alınmadan gerçekleştiğini söyledi.
Toplantıda hazır bulunanlardan birine göre, heyette on Demokrat Kongre üyesi yer aldı. Kaynak, yerleşimcilerden biriyle fotoğraflarının çekilmesi, hatta görüştükleri kişilerin isimlerinin zikredilmesinin bile siyasi kariyerlerini sonlandırabileceğini söyledi. Kaynak, “Bu nedenle toplanırken gizleniyorlar, yerleşimleri tanıyorlar fakat seçmenlerinden korkuyorlar. Bir gün gelecek ve saklanmanın bir anlamı olmayacak. Çünkü gerçek yapacağını yapacak” şeklinde konuştu.
Kaynaklar, bu toplantının ‘J Street’ örgütünden Demokrat Kongre üyelerinin işgal altındaki Filistin topraklarında yerleşimcilerle üç ay içinde düzenlediği ikinci toplantı olduğunu doğruladı. Söz konusu toplantı, Bölgesel Çözüm Konseyi Başkanı ‘Binyamin’ Yisrael Gantz'ın inisiyatifiyle, ABD'deki İsrail lobisi AIPAC ile iş birliği içinde gerçekleştirildi. Amacı, yerleşimlere yönelik düşmanlığını azaltmak için Amerikan solunu etkilemekti.
Kaynaklara göre, yerleşimciler toplantı sırasında ABD heyetine yerleşimlerin ‘insani yönleri’ göstermeye önem verdiler. ‘Yerleşimciler ve Filistinliler arasındaki olumlu ilişkileri’ ve yerleşimlerin Filistinli işçilere sağladığı iş fırsatlarını açıkladılar.
Son iki hafta içinde İsrail, Kongre'den iki delegasyonun ziyaretine sahne oldu. Birincisi, Cumhuriyetçi, Kongre'deki Cumhuriyetçi azınlığın lideri Temsilci Kevin McCarthy tarafından yönetildi ve 30 yeni Kongre üyesini kapsadı. İkincisi, mevcut Meclis Başkanı Nancy Pelosi liderliğindeki Demokrat Parti heyetiydi. İki heyet, Başbakan Naftali Bennett, muhalefet lideri Binyamin Netanyahu, Dışişleri Bakanı Yair Lapid, Savunma Benny Gantz ve Birleşik Arap Listesi’nin lideri Mansur Abbas da dahil olmak üzere hükümet koalisyonuna katılan İslami Hareket ve muhalefetten birçok Knesset üyesiyle görüştü.
McCarthy, kendisinin ve İsrailli liderlerin “İran'ın nükleer silaha sahip olamayacağı” konusunda hemfikir olduklarını söylediği açıklamalar yaptı. Ancak kendisi ile Başkan Joe Biden yönetimi arasındaki çeşitli konulardaki temel anlaşmazlıktan bahsetti. “Washington'da Cumhuriyetçi bir yönetim olsaydı, nükleer anlaşmayı asla desteklemezdi çünkü İran'ın nükleer silah edinmesine izin veriyor” dedi. Böyle bir yeteneğin sadece İsrail ve ABD için değil, aynı zamanda dünyanın geri kalanını da tehdit ettiğini söyledi. ‘Cumhuriyetçilerin’ daha önce İran'ı yaptırımlarla rotasını değiştirmeye yönlendirdiğini kaydeden McCarthy, “Ancak ne yazık ki yeni yönetim o dosyayı yeniden açtı. Şimdi İran, tüm dünyada terörizmi finanse ederken terör örgütleri listesinden çıkmak istiyor. Fakat İsrail ve ABD güç gösterdiğinde dünya daha güvenli olacak” şeklinde konuştu.
McCarthy, Ukrayna konusunda Joe Biden'ın yaptığı hataların ve gösterdiği zayıflığın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'i Ukrayna'yı korkmadan işgal etmeye sevk ettiğini söyledi. ABD’li yetkili, “Cumhuriyetçi bir yönetim iktidarda olsaydı, Ukrayna krizi olmazdı” dedi. Cumhuriyetçi Kongre Üyesi, Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin Demokrat hükümetlerin iktidarda olduğu dönemlerde ikinci kez gerçekleşmesinin tesadüf olmadığını düşündü. Putin, 2014 yılında Kırım'ı işgal ettiğinde, Biden, Başkan Barack Obama’nın yardımcısıydı.
Cumhuriyetçi azınlığın lideri Temsilci Kevin McCarthy, mevcut duruma birçok hatanın yol açtığını söyledi. McCarthy, “Birincisi, ABD'nin Afganistan'dan çekilme şeklidir ki bu, ABD yönetiminde gerçek bir zayıflığın işaretiydi. İkinci hata, Başkan Biden'ın Putin'in boru hattını (Rusya'dan Almanya'ya giden Nord Stream 2 gaz boru hattı) kontrol etmesine izin verirken, ABD’deki büyük bir gaz boru hattını bloke etmesidir. Ki bu da bir zayıflık alametiydi. Putin bu şekilde yanıt verdi. Çünkü neler olduğunu gözleriyle gördü. Aylar önce atılan adımlara yanıt verdi. Bunun gerçekleşmesine izin verildi. Çünkü ne zaman güç göstermesek dünya daha az güvenli hale geliyor” şeklinde konuştu.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.