Ukrayna krizi ve yabancı savaşçılar sorunu

Zelenski, ülkesini kurtarmak için ‘uluslararası lejyon’ çağrısı yaptı.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgali sonrasında yüzlerce Fransız asker Romanya’ya geçti. (AFP)
Rusya’nın Ukrayna’yı işgali sonrasında yüzlerce Fransız asker Romanya’ya geçti. (AFP)
TT

Ukrayna krizi ve yabancı savaşçılar sorunu

Rusya’nın Ukrayna’yı işgali sonrasında yüzlerce Fransız asker Romanya’ya geçti. (AFP)
Rusya’nın Ukrayna’yı işgali sonrasında yüzlerce Fransız asker Romanya’ya geçti. (AFP)

Emine Hayri
Ukrayna’da halihazırdaki muğlak sahnede paralı askerlerin ve yabancı savaşçıların hatta dahil olması dışında eksik başka bir şey yok. Birkaç gün önce dünya, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırması ile büyük bir şaşkınlık yaşadı. Ancak hızlanan olaylar, şaşkınlığın sadece bir ‘meze’ olduğunu ve gelecekte yaşanacakların çok daha sürprizlere gebe olduğunu gösteriyor. Dünyanın birçok ülkesinden gelen benzeri görülmemiş kafa karışıklığı emarelerinden nükleer güçlerin ortaya çıkışıyla ilgili halk korkularına kadar, eski bir komedyen olan Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski’nin dünyanın kendisini önce zayıflık ve kafa karışıklığı ardından da benzersizlik, mükemmellik ve kararlılıkla tanımlamasıyla karşı karşıya kaldı. Karışıklıklar ve şaşkınlıklar arttı.

Yabancılara gönüllülüğün kapısını aralamak
Ukrayna’nın dünyanın dört bir yanındaki Ukraynalı olmayan gönüllülere ‘ülkeyi özgürleştirmesi’ için savaş kapısını açma duyurusu, yabancı savaşçıları kabul etmek için yapılan bu genel çağrıya küresel çapta tepkiler gelmesine neden oldu. Zelenski saatler önce Ukrayna’yı seven yabancılara, Ukrayna’yı işgalci Rus güçlerinden kurtarmak için ‘uluslararası lejyona katılmak üzere’ ülkesinin dünya genelindeki büyükelçiliklerine gitme çağrısında bulundu. Ukrayna Cumhurbaşkanı’nın açıklamasında, liderliğin direnişe katılmak ve küresel güvenliği korumak isteyen yabancıları memnuniyetle karşılayacağı ve tek yapmaları gerekenin ülkeye gelip savunucuların saflarına katılmak olduğu belirtildi. Ayrıca açıklamada şu an ayrı bir yabancı savaşçı biriminin oluşturulduğu ifade edildi. Zelenski, ‘Ukrayna’yı seven yabancıları teşvik etmek için’ yaptığı açıklamada “Bu, sadece bir ülkenin başka bir egemen ülkeyi işgal etmesi meselesi değildir. Bu, tüm Avrupa’ya karşı bir savaşın başlangıcıdır” dedi.  

Üçüncü Dünya Savaşı arenası
Topraklarının Üçüncü Dünya Savaşı arenası ve savaş alevinin başlangıç noktası olacağından korkan Avrupa, bu çağrıdan belki de korkmazken bekledi, çağrıyı sindirdi ve savaşçı gönderimine katılmama çıkmazından kendisini sıyırdı gibi görünüyor. İngiltere Dışişleri Bakanı Liz Truss, bu çağrıya belirsiz desteğiyle herkesi şaşırtan şu açıklamayı yaptı:
“İngiltere, savaşmak amacıyla uluslararası lejyona katılmak için Ukrayna’ya gitmek isteyenleri destekliyor. Kiev’i savunma ve bu demokrasi savaşına katılma kararı, dileyen herkese kalmış bir karardır.” 
İngiltere Savunma Bakanı Ben Wallace ise ülkesinin Ukrayna’yı destekleyeceğini ve savaşmak için İngiliz birlikleri göndermeyeceğini söyledi. Ancak İngiltere’nin ulaşabileceği her türlü teçhizatla, tüm sokaklarda savaşabilmesi içi Ukrayna’ya destek vereceğini vurguladı.
Şarku’l Avsat’ın Independent arabia’dan aktardığı habere göre Ukrayna’nın resmi açıklamaları, dünyanın birçok ülkesindeki büyükelçiliklerinin Ukrayna’ya gitmek isteyen yabancı savaşçı ordularını almaya başladığını gösteriyor. Açıklamalarda, bu savaşçıların askeri olarak eğitilip silahlandırılacağına dair güvencelere de yer veriliyor.

Savaşçılar ve paralı askerler
Yabancıların savaşçıların saflarına katılmak üzere eğitilmesi ve askeri olarak silahlandırılması, Ukrayna-Rusya krizi ile meydana gelen bir durum değil. Bu yabancıların adı, bazılarını kıskandıracak şekilde doğrudan ‘paralı asker’dir. Encyclopædia Britannica ansiklopedisinde paralı asker, ‘savaşanların amacına veya ideolojisine inanma şartı olmaksızın herhangi bir ülke veya ulus için savaşan, kiralık profesyonel asker’ olarak tanımlanıyor.
Yüzyıllar boyunca dünyanın çeşitli ülkelerinde yapılan birçok savaş, bunun karşısında ordunun yanında savaşan yabancı savaşçıların varlığına tanık olmuştur. Bazen aynı kabileye veya ülkeye mensup yabancı savaşçılar, kendilerini aynı savaşta birbirleriyle savaşırken buldular.
Aynı şekilde tarih kitapları da yabancı savaşçıların aralarında hiçbir tarihsel, ulusal ve hatta ideolojik bağın olmadığı savaşlara karışmalarının yol açtığı büyük felaketlerle dolu. Örneğin Bizans İmparatorluğu tarafından Türklerle savaşmak için kiralanan İspanyol savaşçılar, düşmanı yenmeye yardım ettikten sonra kendilerinden yardım isteyenlere karşı geldiler. Bu İspanyol savaşçılar, bir Bizans şehrine saldırdılar ve Makedonya’ya yönelmeden önce şehirde ve komşu bölgelerde tahribata devam ettiler.

Seyahat etmek zor
Ukrayna’ya seyahat etmek şu an zor ama imkânsız değil. Ukrayna’dan yapılan açıklamalar, Ukrayna makamlarının hava sahasının kapalı olduğunun farkında olduğunu ama sınırı geçmek ve Ukrayna’ya karadan ve muhtemelen denizden girmek için alternatif seyahat rotaları koordine edildiğini gösteriyor.
Medya organlarında çıkan haberlere göre yurt dışında ikamet eden yaklaşık 22 bin Ukrayna vatandaşı, geçen perşembe günü Rus askeri operasyonunun başlamasından bu yana Ukrayna güçlerine yardım etmek veya içeride yaşayanlara katılmak amacıyla sınırı geçti.
ABD merkezli ‘BuzzFeed’ haber sitesinin muhabiri, farklı milletlerden 10 özel harekât gazisinin Polonya’da olduğunu, Ukrayna’yı, Avrupa’yı ve dünyayı savunma çabalarına katılmak için Ukrayna’ya geçmeyi planladıklarını bildirdi.
Grup, tamamı NATO tarafından eğitim almış ve doğrudan muharebe ve terörle mücadele konularında deneyime sahip altı ABD’li, üç İngiliz ve bir Almandan oluşuyor. Aynı şekilde Ukrayna Cumhurbaşkanı’nın Ukrayna’yı kurtarma çağrısında bulunduğu ‘uluslararası tugayın’ ilk çekirdeği olmayı umut ediyorlar.

Erken çağrı
Ukrayna’daki birçok medya platformu garip bir şekilde , Zelenski’den önce yabancı savaşçılara ‘onu korumak için Kiev’e gitme’ çağrısı yaptı. Geçen ocak ayından bu yana Ukrayna’yı ‘olası Rus saldırganlığına karşı’ savunmak isteyen yabancılara, öngörülen prosedür ve adımları izlemeleri için çağrılar yapıldı. Ukrayna’nın 2014 yılında yaşadığı benzer bir tecrübeyle Ukrayna yararına finansal bağış kapısı açılarak düzenli ordu ve ‘gönüllü oluşumlar’ yararına ayni ve nakdi bağışlar alındı. Bu kez ise bağışlardan elde edilen gelir, Ukrayna ordusunu ve gönüllüleri silahlar, askeri yazılımlar, insansız hava araçları, eğitim ve diğer araçlarla desteklemeye kadar varacak.
Geçen ocak ayının ilk günü yayınlanan yeni Ulusal Direniş Yasası, ‘Ukrayna Bölgesel Savunma Kuvvetleri’ adlı bir oluşumu bir tüzel varlık haline getirdi. Bu varlık, ülkenin savunmasına katılmak isteyen Ukraynalı sivilleri ‘yarı zamanlı’ olarak kabul ediyor.
Aynı şekilde beş yıldır Ukrayna’da yasal olarak ikamet eden ve savunma sürecine askeri olarak katkıda bulunmak ve Rus tehdidini savuşturmak isteyen yabancıları da kabul ediyor. Bilgi ve koşullar ise Facebook’ta yayınlanıyor.
Eğitimli yabancı savaşçılara gelince... Ulusal Muhafızlar’ın yanı sıra Ukrayna’da yasaların izin verdiği aktif askerlik hizmetinde asker olarak Ukrayna silahlı kuvvetlerine katılmak için başvuruda bulunabiliyorlar.
Yasa Ukrayna ordusuna, askerlik pozisyonlarına fiziksel ve zihinsel uygunluk koşullarını sağlayan yabancı kişilerle, yaşları 18 ila 40 arasında olmak kaydıyla hizmet sözleşmeleri imzalama izni veriyor. İstisnai durumlarda yaş, 60’a kadar uzayabiliyor. Bu kişiler, Ukraynalı askerlerle aynı maaşları alıyorlar.

Gizemli ‘Wagner’
Şu an ardına kadar açık olan Ukrayna kapıları, 2014 yılında Kırım ve doğu Ukrayna’daki Rus askeri operasyonlarını hatırlatıyor. Zira paralı askerler ve yabancı savaşçılar, mücadelede önemli bir rol oynamıştı.
Mevcut durumda yabancı savaşçılar veya paralı askerler sistemini yeniden hatırlamak, Rus ‘paramiliter’ örgütü veya özel askeri şirketi olan, bir başka ifadeyle de paralı askerler konusunda uzmanlaşmış Rus örgütü ‘Wagner’den söz etmeyi gerektiriyor. Avrupa Birliği (AB), ‘Orta Afrika Cumhuriyeti, Libya ve diğerleri gibi ‘unsurlarının savaştığı çatışma bölgelerinde insan hakları ihlalleri yaptıkları’ suçlamaları nedeniyle geçen aralık ayında Wagner’e yaptırımlar uyguladı. AB, yasal statüsünü çevreleyen belirsizliğin grubun soruşturulmasını son derece zorlaştırdığına dikkat çekti.
Wagner’in statüsünü belirleme zorluğu, 2014 yılında doğu Ukrayna’daki Rus yanlısı ayrılıkçıları desteklemek için kurulduğundan beri kâğıt üzerinde var olmadığı anlamına geliyor. Birkaç ülkenin basın ve istihbarat araştırmaları, muhtemelen şirketin ‘Libya’yı istikrarsızlaştırma’ ve ‘ABD seçimlerine müdahale suçlamaları nedeniyle AB ve ABD tarafından yaptırımlara maruz kalan Rusya Devlet Başkanı’na yakın iş adamı Yevgeny Prigozhin tarafından finanse edildiğini gösteriyor.
Rusya Devlet Başkanı geçen yıl kendisine Wagner hakkında sorulan bir soruya, ‘enerji, altın ve değerli taşların çıkarılması ile ilgili çıkarları olan özel bir şirket’ olduğu yanıtını verdi.

Savaşçı şirketler
Uluslararası bir siyaset dergisinin baş editör yardımcısı, ABD işlerinde uzman bir isim olan Amr Abdulati, yabancı savaşçıların ve özel güvenlik şirketlerinin ‘özellikle de Rusya’nın onları birçok çatışma yerinde kullanacağı neredeyse kesinleştikten sonra’ birçok ülke için bir takıntı haline geldiğini söyledi.

Abdulati sözlerini şöyle sürdürdü:
“Avrupa ülkelerinin bu tip savaşçılara yönelik eleştirilerine rağmen Rusya’nın Ukrayna’ya müdahalesine karşı koymak için özel güvenlik şirketlerini kullanması, ‘mevcut kriz durumu ve Avrupa ülkelerinin kendilerini içinde buldukları zor durum’ ortasında son derece pragmatik bir meseledir. Ukrayna’nın yabancı savaşçılar kullanmasına kısmen onay verilmesine rağmen, özellikle de Ukrayna güçlerini desteklemek için asker gönderme konusunda bu ülkeler, Ukrayna’da güçlenecek ve oradan Avrupa’nın geri kalanına yayılacak olan yabancı savaşçılar dikeninin nelere yol açabileceği konusunda büyük korkular yaşıyor.”
Askeri uzmanlığın sivillere devredilmesi, özellikle bazı Batılı ülkelerde artan beyaz milliyetçi eğilimler ve çekişmeler ışığında son derece tehlikeli bir mesele. Bu durum, söz konusu ülkelerdeki iç terör dalgalarının güçlenmesine ve desteklenmesine yol açabilir.

Abdulati konuya dair şu değerlendirmede bulundu:
“Bugün dünyadaki terör meselesi, artık sadece DEAŞ ve El-Kaide gibi örgütlerden kaynaklanmıyor. İç terör operasyonlarından kaynaklanan ölümlerin sayısı, dış emsallerini aşıyor.”

Yabancı savaşçılar tabanını genişletme
Paralı askerler fikrinin modern tarihte şiddet içerikli siyasi ifade biçimine alışık olmayan ülkelerde silahlı muhalefeti güçlendirmesi bekleniyor. Abdulati, Ukrayna’da yabancı savaşçıların kullanılması ilkesine Avrupa desteği ve hatta sessizliğinin, Rusya’nın özel güvenlik şirketlerine olan ağır bağımlılığına karşı sessizliğe yol açacağını vurguladı. Uzman, “Bunlar sırayla gelişebilecek ve yakın bir aşamada ağır silahlar kullanabilecek paramiliter şirketlerdir” dedi.
Öte yandan yabancı savaşçıların ait oldukları toplumsal, eğitimsel ve kültürel geçmişlere dikkati çeken Amr Abdulati “Bu durum, failleri asker olmadığı için hesap sormayı zorlaştıran korkunç ihlallerle sonuçlanabilir” değerlendirmesinde bulundu.  
Yabancı savaşçılar ve paralı askerler konusunda bazı Arap ülkelerinin ve ‘Sovyet işgaline direnmek için Afganistan’daki savaşçıların saflarına katılan’ Arapların derin ve acı deneyimleri bulunuyor. Buna rağmen söz konusu durum, hayatın çehresini ve çok sayıda toplumun dokusunu değiştiren, onlarca yıldır ideolojilerden kaynaklanan deneyimler olarak görülüyor. Arap savaşçıların, ‘savaşa katılarak kazanç sağlama umuduyla ülkelerini yasa dışı yollardan terk etmedikleri müddetçe’ Ukrayna’yı kurtarmak için ‘uluslararası lejyonun bir bölümünü oluşturması’ beklenmiyor. Dini amaçlarla radikal ideolojilere sahip Araplara gelince; onlar Ukrayna’yı ‘kafir Batı’ olarak görüyor.



Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
TT

Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü yaptığı açıklamada, Washington’un İran ile “ciddi bir anlaşma” yapması gerektiğini belirterek, Tahran’la yürütülen görüşmelerin iyi gittiğini söyledi.

Trump, Washington’da düzenlenen Barış Konseyi’nin ilk toplantısında, “Görüşmeler iyi. Yıllar içinde İran’la ciddi bir anlaşma yapmanın kolay olmadığı kanıtlandı. Ciddi bir anlaşma yapmalıyız; aksi takdirde sonuçları ağır olur” dedi.

ABD Başkanı, “İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek” ifadelerini kullandı.

Washington ile Tahran arasındaki kriz hassas bir dönemece girerken, üst düzey ulusal güvenlik yetkililerinin Trump’a, ABD ordusunun olası bir saldırı için “hazır” olduğunu bildirdiği aktarıldı. Cumartesi gününden itibaren uygulanabilecek muhtemel bir operasyon seçeneğinin masada olduğu, ancak nihai kararın Beyaz Saray’da siyasi ve askerî değerlendirmeye tabi tutulduğu belirtildi.

dfvgthy
İranlı askerlerin, Rus askerlerle birlikte Umman Denizi’nde gerçekleştirdiği askerî tatbikattan bir kare (EPA)

Amerikan televizyon ağlarının kaynaklarına göre son günlerde Ortadoğu’ya sevk edilen güçler – ek hava ve deniz unsurları dâhil – konuşlanmalarını tamamladı. Olası bir harekâtın zaman çizelgesinin hafta sonrasına da sarkabileceği ifade edildi.

Kaynaklar, İran’dan gelebilecek misillemelere karşı Savunma Bakanlığı’nın bazı personeli geçici olarak Avrupa’ya ya da ABD içine kaydırdığını belirtti. Bunun rutin bir önleyici tedbir olduğu ve saldırının kaçınılmaz olduğu anlamına gelmediği vurgulandı.

Angajman kuralları değişebilir

Bu gelişme, Trump açısından karmaşık bir denkleme işaret ediyor. Olası bir askerî darbe, bölgede angajman kurallarını değiştirebilir ve Tahran’ın müzakere pozisyonunu zayıflatabilir. Ancak aynı zamanda Körfez’den Doğu Akdeniz’e uzanabilecek geniş çaplı bir bölgesel tırmanma riskini de beraberinde getirebilir.

Öte yandan bekleme stratejisi, ABD iç kamuoyunda ya da Washington’un müttefikleri nezdinde geri adım olarak yorumlanabilir. Bu durum, askerî tehdidin inandırıcılığının test edildiği bir an olarak değerlendiriliyor.

CNN’e konuşan kaynaklar, ABD ordusunun hafta sonu itibarıyla İran’a yönelik bir saldırıya hazır olduğunu, ancak Trump’ın henüz nihai kararını vermediğini bildirdi.

hyjuıko
İran yönetimi karşıtı göstericiler, 17 Şubat 2026’da Cenevre’deki Birleşmiş Milletler Ofisi önünde pankart ve fotoğraflar taşıyor (AFP)

Kaynaklara göre Trump, özel görüşmelerde askerî müdahaleyi destekleyen ve karşı çıkan argümanları dinledi, danışmanları ve müttefiklerinin görüşlerini aldı. Bir kaynak, “Bu konu üzerinde uzun süre düşünüyor” dedi.

Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham ise televizyonda yaptığı açıklamada, İran’la ilgili kararın fiilen alındığını öne sürdü. Bölgeye yapılan büyük askerî yığınağa dikkat çeken Graham, savaş gemilerinin “bu mevsimde hava güzel olduğu için” bölgeye gelmediğini söyledi.

Daralan müzakere penceresi

Sahadaki gerilim tırmanırken diplomasi de temkinli adımlarla ilerliyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Cenevre’de yapılan dolaylı görüşmelerin ikinci turunda genel “yol gösterici ilkeler” üzerinde anlayış sağlandığını, ancak ihtilaflı başlıkların sürdüğünü açıkladı.

Bir ABD’li yetkili, Tahran’ın önümüzdeki iki hafta içinde yazılı bir teklif sunabileceğini belirterek “ilerleme sağlandı ancak pek çok ayrıntı hâlâ müzakere ediliyor” dedi.

Tahran, müzakerelerin yalnızca nükleer dosya ve yaptırımların kaldırılmasıyla sınırlı kalmasında ısrar ederken, Washington balistik füze programı ve İran’ın bölgesel müttefiklerine verdiği desteğin de gündeme alınmasını istiyor. Bu iki yaklaşım arasındaki siyasi mesafenin kısa sürede kapanması zor görünüyor.

İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammad Eslami, “Nükleer endüstrinin temeli zenginleştirmedir” diyerek, hiçbir ülkenin İran’ı barışçıl teknoloji hakkından mahrum bırakamayacağını söyledi.

Bu açıklama, ABD’nin diplomasi başarısız olursa askerî seçeneğin masada olduğunu hatırlatmasının hemen ardından geldi.

Rus haber ajansı Interfax, Rus devlet nükleer şirketi Rosatom CEO’su Aleksey Likhachev’in, anlaşma sağlanması hâlinde İran’dan zenginleştirilmiş uranyumu kabul etmeye hazır olduklarını söylediğini aktardı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı ise uranyumun İran’dan çıkarılması önerisinin hâlâ masada olduğunu, ancak nihai kararın Tahran’a ait olduğunu belirtti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin “ne pahasına olursa olsun Amerika’ya boyun eğmeyeceğini” söyledi. İran’ın savaş istemediğini, ancak “aşağılanmayı kabul etmeyeceğini” vurguladı.

Hürmüz mesajı

Tahran, askeri gücünü Hürmüz Boğazı’nda sergiledi. Bir askeri yetkili, boğazın “en kısa sürede kontrol altına alınabileceği ya da kapatılabileceği” uyarısında bulundu. İran Devrim Muhafızları “Hürmüz Boğazı’nda Akıllı Kontrol” adlı tatbikatını tamamladı.

Boğaz, küresel petrol ve doğalgaz ihracatının önemli bölümünün geçtiği stratejik bir hat olarak, İran’ın geleneksel caydırıcılık kartı olarak görülüyor.

Moskova’dan uyarı

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İran’a saldırının “ateşle oynamak” olacağını belirterek siyasi yöntemlere öncelik verilmesi çağrısında bulundu. Kremlin, Tahran’la yapılan ortak deniz tatbikatlarının önceden planlandığını açıkladı.

İsrail’de yayımlanan Maariv gazetesi, Washington’un olası bir saldırıdan kısa süre önce Tel Aviv’i bilgilendireceğinin değerlendirildiğini yazdı.

Polonya Başbakanı Donald Tusk, vatandaşlarına İran’ı derhal terk etmeleri çağrısında bulundu ve çatışma ihtimalinin “oldukça gerçekçi” olduğunu söyledi.

Öte yandan Avrupa Birliği Konseyi, 29 Ocak’taki Dışişleri Konseyi toplantısında varılan mutabakatın ardından 19 Şubat’ta İran Devrim Muhafızları’nı resmen terör örgütleri listesine ekledi. Böylece kurum, AB’nin terörle mücadele yaptırımlarına tabi olacak.


Trump: Gazze’ye 10 milyar dolar yardımın önündeki tek engel Hamas

ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü Washington’da düzenlenen “Barış Konseyi” toplantısında imzalanan mutabakat zaptını elinde tutarken (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü Washington’da düzenlenen “Barış Konseyi” toplantısında imzalanan mutabakat zaptını elinde tutarken (AFP)
TT

Trump: Gazze’ye 10 milyar dolar yardımın önündeki tek engel Hamas

ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü Washington’da düzenlenen “Barış Konseyi” toplantısında imzalanan mutabakat zaptını elinde tutarken (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü Washington’da düzenlenen “Barış Konseyi” toplantısında imzalanan mutabakat zaptını elinde tutarken (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin Gazze için “Barış Konseyi”ne 10 milyar dolar sağlayacağını açıkladı ve bunu “savaş maliyetleriyle karşılaştırıldığında küçük bir rakam” olarak nitelendirdi. Trump, diğer üye ülkelerden gelen katkıların 7 milyar doları bulduğunu ve bağışların artmasının beklendiğini kaydetti.

Trump, “Barış Konseyi”nin açılışında yaptığı konuşmada, “Birlikte, yüzyıllar boyunca savaşın yıkımlarına maruz kalmış ve üç bin yıl süren katliamlarla boğulmuş bir bölgede kalıcı barış hayalini gerçekleştirebiliriz. Dünya, diğer çözülmemiş çatışmaların nasıl çözülebileceğini görmeli” dedi ve Birleşmiş Milletler’in çabalarını destekleyeceklerini vurguladı. Trump, Kazakistan, Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri, Fas, Bahreyn, Katar, Suudi Arabistan, Özbekistan ve Kuveyt gibi ülkelerin Gazze yardım paketine 7 milyar dolardan fazla katkıda bulunduğunu açıkladı.

Gazze’ye odaklanan Trump, ateşkesin tüm rehinelerin (canlı ve ölü) serbest bırakılmasıyla sonuçlandığını ve Hamas’ın söz verdiği gibi silahlarını teslim edeceğini söyledi, aksi hâlde “sert bir karşılık” verileceğini belirtti. Trump, “Şu anda dünya, önümüzdeki tek engel olan Hamas’ı bekliyor” dedi.

cfvdfv
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Devlet Bakanı Adil Cübeyr, Perşembe günü Washington’da düzenlenen “Barış Konseyi” toplantısında (AFP)

Trump, toplantıya katılan ülkelerin yalnızca maddi katkıda bulunmadığını, bazı ülkelerin ateşkesi korumak ve kalıcı barışı sağlamak için personel göndermeyi taahhüt ettiğini kaydetti. Ortadoğu’nun “üç bin yıl boyunca imkânsız görülen bir barış” gördüğünü ifade eden Trump, bunun İran’ın nükleer kapasitesinin B-2 bombardıman uçaklarıyla yok edilmesinden kaynaklandığını belirtti ve bunun bölgesel barışın anahtarı olduğunu söyledi.

Norveç ve FIFA İşbirliği

Trump, geleceğe dönük planları da açıkladı; Norveç’in konseye ev sahipliği yapacağı, FIFA’nın Gazze’de projeler (futbol sahaları dahil) için 75 milyar dolar toplama kampanyasına katılacağı ve Japonya’nın bağış toplama girişimlerinde yer alacağı belirtildi. İran’a “barış yoluna katılma” çağrısı yapan Trump, aksi hâlde “farklı bir yol”la karşılaşacağını vurguladı ve İran’ın nükleer silaha erişimini önleme konusundaki kararlılığını yineledi.

Trump, adını taşıyan Barış Enstitüsü’ne övgüde bulunarak, BM ile yakın koordinasyonu vurguladı ve konseyin bu çalışmaları güçlendireceğini ve performansı “denetleyeceğini” belirtti. “Barış savaştan çok daha ucuzdur” diyen Trump, konseyin “kararlı liderlikle imkânsızın mümkün hâle getirilebileceğini” gösterdiğini söyledi.

dsvfdv
Washington’da Perşembe günü gerçekleştirilen “Barış Konseyi” toplantısından genel bir görünüm (AFP)

Konuşmasında ekonomik başarıları, Wall Street’teki gelişmeleri ve ilk yılında sekiz savaşı sona erdiren kişisel diplomatik başarısını öne çıkaran Trump, ekibini – Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio, özel elçi Steve Witkoff, ve Jared Kushner dahil – “tüm zamanların en iyi ekibi” olarak nitelendirdi.

Trump, toplantıya katılan ülkelerin liderlerine teşekkür etti; Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, Arjantin Cumhurbaşkanı Javier Milei, Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Endonezya Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’i örnek göstererek, Pakistan-Hindistan ve Ermenistan-Azerbaycan gibi çatışmaların çözümünde oynadığı rolü vurguladı. Arap ülkelerine de teşekkür etti.

Filistinli Katılım

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Gazze için “Barış Konseyi” dışında bir “alternatif plan” olmadığını belirtti. Konsey koordinatörü Nikolay Mladenov, Perşembe günü, Hamas’ın etkisinden bağımsız bir Filistin Ulusal Polisi oluşturmak üzere başvuruların açıldığını duyurdu. Mladenov, “Sadece ilk birkaç saatte bin kişi başvuruda bulundu” dedi.

fvgthyju
Endonezya Cumhurbaşkanı, Perşembe günü Washington’da düzenlenen Barış Konseyi toplantısında (AFP)

Filistin yönetiminin Gazze işlerini yönetecek teknik komitesinin başkanı Ali Şaas kısa bir konuşma yaptı; hükümetin Gazze’de istikrar sağlama yetkisine sahip olduğunu, ancak zorlu şartlarda çalıştığını belirtti. Şaas dört önceliği açıkladı: güvenliği sağlamak, iki ay içinde 5 bin askeri eğitip konuşlandırmak, onurlu iş imkânları yaratmak, insani yardımların devamını ve temel hizmetlerin yeniden sağlanmasını temin etmek.

Trump, Perşembe günü 47’den fazla ülke liderinin, başbakan, dışişleri bakanı ve BM, AB, Dünya Bankası temsilcilerinin katıldığı konseyin ilk kurucu toplantısını açtı. Konseyin tartışmaları, yıkıcı savaşın ardından Gazze’nin yeniden inşası ve istikrarın sağlanmasına odaklandı.

fdbghyju
Washington’da Perşembe günü gerçekleştirilen Barış Konseyi toplantısından bir kare (AFP)

Bu zirve, BM Güvenlik Konseyi’nin ABD destekli ateşkes planını kabul etmesinden yaklaşık üç ay sonra gerçekleşti. Plan, iki yıl süreyle konseyin silahsızlanma ve Gazze’nin yeniden inşasını denetlemesini öngörüyordu. Başlıca sorunlar, Hamas’ın silahsızlanması, İsrail’in Gazze’den çekilmesi, yeniden inşanın boyutu ve insani yardımların akışı. Ateşkes hâlen kırılgan; taraflar ihlal iddialarını sürdürüyor.

Hamas’ın silahı sorunu

Trump yönetimi, Hamas’ı silahsızlandırma konusunda resmi bir plan açıklamadı. Mısır, Katar ve Türkiye ile görüşmelerin sürdüğü belirtiliyor. İsrail, Hamas ve diğer Filistin grupları silahsızlanmayı kabul etmeden geniş çaplı yeniden inşaya izin vermeyeceğini açıkladı. BM’de ABD Daimi Temsilcisi Mike Waltz, Hamas’a iki seçenek sunduklarını söyledi: “Kolay ya da zor yoldan silahsızlanma”.

Hamas, İsrail’in olası misillemelerinden endişe ederek silah teslim etmeye hazır görünmüyor. Hareket, Gazze yönetimini yeniden üstlenmiş ve ABD destekli teknik komiteye yetki devretmeye hazır. Ancak İsrail, komitenin Gazze’ye girişine izin vermedi. İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, “Hamas silahsızlanmadan yeniden inşa olmayacak” dedi.

Barış Gücü

Endonezya, yaklaşık 8 bin asker göndereceğini açıkladı. Arnavutluk, Fas ve Yunanistan’ın da Gazze’ye barış gücü olarak katılacağı belirtiliyor. Bu güç sınır konularını ele alacak, ancak Hamas’ın silahsızlanmasını denetleme yetkisine sahip olup olmayacakları belirsiz.

Gazze’deki Uluslararası İstikrar Gücü Komutanı General Jasper Gievers, beş ülkenin – Endonezya, Fas, Kazakistan, Kosova ve Arnavutluk – katılımını duyurdu. Ayrıca Mısır ve Ürdün polis eğitimine destek verecek. Endonezya, gücün yardımcı komutanlığı görevini üstlenecek.

Eleştiriler

Fransa Dışişleri Sözcüsü Pascal Confavreux, Avrupa Komisyonu’nun toplantıya katılımını sürpriz olarak nitelendirdi; Komisyon’un üye ülkeleri temsil yetkisi olmadığını vurguladı. Fransa, konseyin faaliyetlerini BM kararlarıyla uyumlu hâle getirmeden katılmayacağını belirtti.

Eleştiriler, konseyin BM’nin rolünü azaltabileceği ve ABD’nin alternatif bir yapı kurmak istediği endişelerinden kaynaklandı. Başkan Trump’ın geniş yetkileri – ömür boyu başkanlık, üye kabul ve fon kullanımı üzerinde tek yetki – eleştirildi.

Analistler, başarının mali taahhütlerle değil, üç temel zorluğun çözümüyle ölçüleceğini belirtiyor: Hamas’ın silahsızlanması, İsrail’in Trump planına göre çekilmesi ve uluslararası ve yerel meşruiyete sahip istikrar gücü oluşturma kapasitesi.


Eski Güney Kore Devlet Başkanı, sıkıyönetim ilan ettiği gerekçesiyle ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı

Eski Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol (Reuters)
Eski Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol (Reuters)
TT

Eski Güney Kore Devlet Başkanı, sıkıyönetim ilan ettiği gerekçesiyle ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı

Eski Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol (Reuters)
Eski Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol (Reuters)

Güney Kore’nin eski Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol, 2024’ün sonlarında kısa süreli sıkıyönetim ilan etmesi nedeniyle bugün ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

Seul Merkez Bölge Mahkemesi yargıcı Ji Gwi-yeon, karar duruşmasında “İsyan suçundan Yoon’u ömür boyu hapis cezasına mahkûm ediyoruz” ifadesini kullandı.

Böylece eski muhafazakâr lider, savcılığın talep ettiği idam cezasından kurtulmuş oldu.

Yoon Suk Yeol, 3 Aralık 2024 akşamı yaptığı sürpriz konuşmada sıkıyönetim ilan etmiş ve orduya Ulusal Meclis’e girme talimatı vermişti. Ancak askerler tarafından kuşatılan binaya yeterli sayıda milletvekili girmeyi başarmış, yapılan oylamada bu güç kullanımına karşı karar alınmış ve dönemin devlet başkanı geri adım atmak zorunda kalmıştı.

Sivil yönetim fiilen yalnızca altı saatliğine askıya alınsa da, söz konusu girişim ülkede derin ve uzun süreli bir siyasi krize yol açmıştı.

Gözaltında yargılanan Yoon, bu eylemleri nedeniyle nisan ayında görevden alınmıştı.

Mahkemenin, eski Savunma Bakanı Kim Yong-hyun’u da mahkûm etmesinin ardından, Yoon ile birlikte yargılanan diğer sanıklar hakkında da kısa süre içinde karar vermesi bekleniyor.