Rusya, muhtemel müzakereler öncesinde Ukrayna’nın güneyindeki kontrolünü genişletiyor

Moskova, Rus kamuoyundaki savaş karşıtlığına yönelik tedbirlerini arttırdı

Rusya, muhtemel müzakereler öncesinde Ukrayna’nın güneyindeki kontrolünü genişletiyor
TT

Rusya, muhtemel müzakereler öncesinde Ukrayna’nın güneyindeki kontrolünü genişletiyor

Rusya, muhtemel müzakereler öncesinde Ukrayna’nın güneyindeki kontrolünü genişletiyor

Rusya’nın Ukrayna içlerinde gerçekleştirdiği ‘askeri operasyonlar’ hız kesmeden devam ediyor.  
Rus hükümeti, kendi kamuoyundaki savaş karşıtı tutum ve gösterileri, ‘gerçekleri çarpıtma girişimi’ olarak nitelendirerek, yeni tedbirlere başvurdu.  
Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna'nın güneyindeki bölgelerde kontrolü genişlettiğini açıkladı.  
Rus güçlerinin, Ukrayna’nın doğusunda yer alan ülkenin en büyük ikinci kenti Harkov'a paraşütçü birliklerini indirmesiyle çatışmalar şiddetini artırdı. Rusya’nın müzakerelerin ikinci tur görüşmelerinden önce, Harkov’da tamamen hakimiyet sağlamaya çalıştığı öğrenildi.  

Ukrayna'nın Karadeniz ve Azak Denizi’ne açılan kapıları Rus hakimiyetine geçiyor
Başkent Kiev ve Harkov, dün gece, Rusya’nın operasyonunun başlamasından bu yana en şiddetli füze ve topçu saldırılarına maruz kaldı. Ukrayna’daki ayrılıkçı güçler, Rus ordusunun hava desteğiyle, Azak Denizi kıyısındaki stratejik öneme sahip Mariupol kentinin çevresinde önemli ilerlemeler kaydetti. Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna'nın güneyindeki Herson şehrinde tamamen kontrolü sağladığını açıkladı. Böylece kuşatma altındaki Odessa ve Mariupol hariç, Ukrayna'nın Karadeniz'deki tüm güney kıyıları ve Azak Denizi’ne açılan kapıları büyük ölçüde Rus hakimiyetine geçmiş oldu. Rus Savunma Bakanlığı, güçlerinin kontrolünü ele geçirdiği Herson kentinde, sivil altyapının, hayati tesislerin ve ulaşımın rutin olarak çalışmaya devam ettiğini açıkladı. Kentteki gıda tedarikinde ve vatandaşlara temel hizmetlerin verilmesi noktasında herhangi bir sıkıntının olmayacağı belirtildi. Açıklamaya göre, kentin ele geçirilmesinin ardından “Rus askeri komutanlığı ile şehir ve ilçe yönetimi arasında, sosyal altyapı tesislerinin işleyişinin sürdürülmesi, hukuk ve kamu düzeninin sağlanması ile ilgili konularda’’ görüşmeler yapıldığı kaydedildi.  

Basurin: Son 24 saatte Mariupol’da altı askeri noktada kontrolü sağladık
Donetsk güçlerinin temsilcisi Eduard Basurin, Azak Denizi kıyısında bulunan stratejik Mariupol kentini kuşatmaya devam ettiklerini belirterek, sivillerin can güvenliklerini sağlamak için şehri terk etmesini istedi.  Basurin, sivillerin kenti terk etmesi için, Zaporijya yolu ile Luhansk güçlerinin kontrolündeki Rusya sınırına giden otoyol olmak üzere iki ‘insani koridor’ açtıklarını söyledi. Rusya’nın Mariupol şehri sakinlerini barındırmaya hazır olduğunu vurgulayan Basurin,"Aşırı ırkçıların Vladimir Zelenskiy’in talimatıyla oluşturduğu milis güçleri, vatandaşların mülklerini yağmalıyor ve sivilleri öldürüyor. Son 24 saat içinde Mariupol civarında altı askeri noktada kontrolü sağladık. Artık Mariupul’un askeri olarak düşmesi an meselesidir’’ diye konuştu.  

İkinci tur müzakerelerle ilgili belirsizlik devam ediyor
Ruslar ve Ukraynalılar arasında dün akşam yapılması planlanan ikinci tur müzakerelerin ne zaman başlayacağı belirsizliğini koruyor. Ukrayna Cumhurbaşkanlığı sözcüsü, Kiev'in müzakerelere katılacağını ancak görüşmelerin başarılı olması hususunda beklentilerinin düşük olduğunu belirterek, ‘’Büyük ihtimalle iki tarafta birinci görüşmedeki pozisyonlarını tekrarlayacaktır. Ateşkes sağlanması ve askeri şantaj altında olmayan ciddi bir diyalog süreci başlatılması talebimizden geri atmayacağız.’’ dedi.  
  
Echo of Moscow ve Dozhd’un  yayınları engellendi
Bu arada, Rusya devleti, kendi kamuoyunda Ukrayna'daki savaşa karşı yükselen seslerin önüne geçmek için yeni hamlelerde bulundu. Rusya Başsavcılığı, dün gece, Echo of Moscow radyo istasyonu ile Dozhd televizyon kanalının yayın akışını, ‘Donbass özel operasyonu’ hakkında ‘yanlış ve iç karartıcı’ bilgiler yaydıkları gerekçesiyle engelleme kararı aldı.  
Rus makamları, "Ukrayna'da savaş" ifadesinin kullanılmasını yasaklama talimatı vermiş ve Rusya'nın resmi söyleminden farklı bir tanım kullanılması durumunda Moskova'da faaliyet gösteren Rus ve yabancı medya kuruluşlarına yasa kapsamında yaptırımlar koymuştu. Echo of Moscow radyosu ve Dozhd televizyonu bağımsız medya kuruluşları olarak biliniyor. Bu kuruluşlara yayın yasağı gelmesiyle birlikte, Rusya’da resmi söylem dışında yayın yapan tek medya kuruluşu Novaya Gazeta kaldı. Noveya Gazeta da Rus makamları tarafından ‘yabancı ajan’ olarak tasnif edilmektedir.  

Rusya savaş karşıtlarına ağır yaptırımlar getirmeye hazırlanıyor
Rusya Devlet Duması’nda, ‘özel askeri operasyonla’ ilgili gerçekleri tahrif eden tüzel ve özel kişilikler hakkındaki cezaları sertleştiren bir yasa tasarısı kabul edildi. Söz konusu tasarı kanunlaşırsa, Rus mahkemeleri ‘yanıltıcı bilgi yaymakla’ suçlananları 15 yıla kadar hapis cezasıyla yargılayabilecek. Bu hamle savaş karşıtı oturma eylemlerine ve gösterilere karşı alınan tedbirlerin arttırılmasıyla aynı zamana denk geldi. 



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.