ABD: Ukrayna’ya silah yardımının 240 milyon dolarlık kısmı teslim edildi

ABD Savunma Bakanlığından üst düzey bir yetkili, yönetimin Ukrayna’ya sağlayacağını duyurduğu 350 milyon dolarlık silah yardımının 240 milyon dolarlık kısmının Ukrayna ordusuna teslim edildiğini ve 14 devletin daha bu ülkeye silah verdiğini açıkladı.

AA
AA
TT

ABD: Ukrayna’ya silah yardımının 240 milyon dolarlık kısmı teslim edildi

AA
AA

Pentagon’da bir grup gazeteciye açıklamalarda bulunan üst düzey savunma yetkilisi, Ukrayna ordusunun, ABD menşeli silahlarının Rus ordusunu yavaşlatmasının etkileyici olduğunu belirtti.
Yetkili, “En son Ukrayna’ya sağlanmasına onay verilen ve aralarında Javelin füzelerinin de bulunduğu 350 milyon dolarlık güvenlik yardım paketinin 240 milyon dolarlık kısmı, Ukrayna’ya sokuldu ve teslim edildi." ifadesini kullandı.
Rusların bu silah paketine yönelik herhangi bir engelleme girişiminde bulunmadığını ve tüm yardımın ileriki günlerde Ukrayna’ya gitmiş olacağını aktaran yetkili, 14 ülkenin daha Ukrayna ordusuna silah desteğinde bulunduğunu dile getirdi.
Üst düzey yetkili, bu ülkeler ve verdikleri silahlarla ilgili detayları paylaşmadı.
Ukrayna ordusuna verilen silahlarla ilgili eğitim verilmesine ilişkin ise yetkili, şunları kaydetti:
"Ukrayna Silahlı Kuvvetleri ile bugüne kadar kapsamlı bir eğitim programı gerçekleştirdik. Böylece Ukraynalılara sağladığımız ekipmanı, daha önce almış oldukları eğitime göre uyarlayabildik. En son verdiğimiz bazı yeni ekipmanla ilgili eğitimi aralık, ocak ayında vermiştik. Ama sağladıklarımızın çoğunluğu zaten daha önce aşina oldukları silahlar ve zaten etkin bir şekilde kullanıyorlar."

Ukrayna halen hava gücünün önemli bir kısmını koruyor
Rusya’nın Kiev’e yönelik saldırısında henüz ilerleme kaydedemediğini vurgulayan Pentagon yetkilisi, Ukrayna’nın diğer bölgelerinde çatışmaların devam ettiğini söyledi.
Ukrayna Hava Kuvvetlerinin kapasitesine ilişkin değerlendirmede bulunan yetkili, şu ifadeleri kullandı:
"Ukraynalıların hala hem sabit kanatlı hem de hareketli kanatlı uçakları, insansız hava sistemleri ve karadan havaya savunma sistemleri bakımından hava muharebe gücünün önemli bir çoğunluğuna sahip olduğunu söyleyebilirim. Hala bu sistemlerin çoğuna, bu platformlara ve bu yeteneğe sahipler ancak gerçekten buna ölçü koymak istemiyorum. Elbette tüm bu kategorilerde bazı kayıplar yaşadılar. Bu kayıpların bir kısmı sadece arızadan kaynaklanmış, bir kısmı Rus saldırılarından. Ancak hava muharebe gücünün önemli bir çoğunluğuna sahip olduklarını değerlendiriyoruz."

ABD ile Rusya arasındaki askeri iletişim
ABD ile Rus orduları arasında çatışmaları önleme mekanizmasının işleyip işlemediğine ilişkin bir soruya yanıt veren üst düzey yetkili, bahsi geçen mekanizmanın sadece Avrupa Kuvvetleri Komutanlığının karargahında bulunan açık bir telefon hattı olduğunu söyledi.
Yetkili, hattın geçen günlerde kurulduğunu ve Ruslarla sadece test edildiğini bildiğini ancak şu ana kadar kullanılıp kullanılmadığını bilmediğini ifade etti.

Nükleer santralleri silahla almaya kalkışmak düşüncesizlik
Avrupa’nın en büyük nükleer santrallerinden biri olarak bilinen Zaporijya Nükleer Santrali'ndeki yangına ilişkin bilgi veren yetkili, herhangi bir radyoaktif sızıntının söz konusu olmadığını ancak oradaki yangının nasıl çıktığını henüz tespit edemediklerini söyledi.
Yetkili, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bu işgalin bir nedeni olmamasını bir kenara bırakın, Rusların bir nükleer santralin çevresinde kinetik saldırı ve çatışmaya girme düşüncesizliğinin de bir nedeni yok. Nükleer santraller, silahlı çatışmalara karşı durabilecek şekilde inşa edilmiyor. Radyo aktif sızıntı yok ve Ruslar kontrolü ele almış ama bu o harekatı haklı çıkarmaz. Bir nükleer santrali silah zoruyla almada Rus işgalinin ne kadar düşüncesizce olduğunu ortaya koyuyor."



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.