Rusya’nın Ukrayna’yı işgali Lübnan’da akaryakıt ve un krizine yol açtı

Beyrut’taki bir benzin istasyonunun önünde oluşan kalabalığı (AP)
Beyrut’taki bir benzin istasyonunun önünde oluşan kalabalığı (AP)
TT

Rusya’nın Ukrayna’yı işgali Lübnan’da akaryakıt ve un krizine yol açtı

Beyrut’taki bir benzin istasyonunun önünde oluşan kalabalığı (AP)
Beyrut’taki bir benzin istasyonunun önünde oluşan kalabalığı (AP)

Rusya’nın Ukrayna’ya işgal saldırıları sebebiyle Ukrayna’dan Lübnan’a akaryakıt ve un ihracatının durması Lübnan’da yeni bir kriz doğurdu.
Başkent Beyrut’ta benzin istasyonları önünde kuyruklar uzarken Lübnan hükümeti sorunu çözmek için alternatif seçenekler arıyor.
Araçlar, benzin istasyonlarının önlerinde yeni kuyruklar oluştururken, çok sayıda Lübnanlı da un satın almak ve depolamak için marketlere akın etti. Halk, yaşamsal gıdaların azlığı ve küresel piyasalardaki yüksek fiyatlar karşısında, yeni bir krizin patlak vermesinden korkuyor.
Lübnan Ekonomi ve Ticaret Bakanlığı’nda Tahıl ve Şeker Pancarı Genel Müdürü Grace Barbari, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Un dağıtımının yasalaştırılması ve unun ekmek fırınlarıyla sınırlandırılmasına ilişkin önceki öneriler, hamur işi yapan işletmelerin kapatılmasını önlemek için reddedildi. Değirmenleri, herkese düzenli olarak un dağıtımına devam etmeleri gerektiği konusunda bilgilendirdik” dedi. Barbari, Ekonomi Bakanlığı’nın alternatifler düşünüp uygulamaya başladığına dikkati çekerken, tüketim nedeniyle azalan yerel stokun yerine uluslararası pazarlardan buğday satın alınacağını ifade etti.
“Bir buçuk ay yeterli olan stokların azalmasını önlemek için bir an önce buğday ithal etmek için çalışıyoruz” diyen yetkili, Ekonomi Bakanlığı’nın Mısır’dan buğday ithalatına ilişkin prosedürleri tamamladığını ve sevkiyat için ödeme yapılması üzere Merkez Bankası’na talimat verdiğini söyledi. Barbari, “Tüm ödeme prosedürlerinin uygulanması durumunda gemi hafta sonunda Beyrut’ta olacaktır” derken, sözlerinin devamında ise “Ertelenmesinden bir çıkarımız yok, çünkü fiyatlar küresel olarak yükseliyor ve buğdaya olan talep küresel olarak arttı. İşlemleri hızlandırmalıyız, çünkü durum bir gıda krizinin ortaya çıkmasını önleme yolunda herhangi bir gecikmeye tahammül edemez” dedi. Grace Barbari ayrıca, Başbakan Necib Mikati, Maliye Bakanı Yusuf Halil, Ekonomi ve Ticaret Bakanı Amin Salam ve Hükümet Acil Durum Komitesi’nin ‘olası bir krizin patlak vermesini önlemek amacıyla Merkez Bankası’ndaki prosedürleri hızlandırmak için gerekli her şeyi yaptıklarına’ dikkati çekti.
Sanayi Bakanı George Boşikyan, geçen haftadan bu yana Lübnan’ın gıda güvenliğiyle ilgili olası bir krizle mücadele etmek için önleyici tedbirler alındığından söz etmişti. Bir radyo kanalına açıklama yapan Bakan, denizdeki buğday gemileri için krediler sağlanacağını söyleyerek, “Gelen gemiler var. Bir buçuk ay yetecek stokumuz var ve un kanunu koyarak süreyi uzatmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullanmıştı. Bakan ayrıca, Lübnan’ın büyük bir buğday gemisini Lübnan’a götürmeye çalışmak için Kanada ve Avustralya ile temasa geçtiğini de söylemişti.
Undan yakıta kadar vatandaşların endişeleri artıyor. Öyle ki akaryakıt istasyonlarında yoğun bir kalabalık baş gösterirken, ülkede benzin ve mazotun biteceği ve akaryakıt fiyatlarında artış olacağı korkuları ortasında kuyruklar yeniden oluştu.
Enerji Bakanı Velid Fayyad ve Ekonomi Bakanlığı Genel Müdürü Muhammed Ebu Haydar, petrol dağıtım şirketlerine ‘stoklarda yapılan incelemenin, en az 15 gün için yeterli olduğunu kanıtladığı’ konusunda güvence verdi. Fayyad, vatandaşlara akaryakıt sağlandığını vurgulayarak, paniğe kapılmama çağrısı yaptı.
Öte yandan Ekonomi Bakanlığı Genel Müdürü Muhammed Ebu Haydar, “Depolardaki yakıt miktarı denetlenirken, izleme politikası çerçevesinde Enerji Bakanlığı ile koordineli çalışıyoruz” dedi. Ebu Haydar, “Her krizde Lübnan’da kriz tacirleri ortaya çıkıyor” şeklinde konuştu.
Akaryakıt dağıtım şirketlerinin ‘daha fazla kar elde etmek için yeni programın yayınlanmasına kadar dağıtımı yasalaştırdığını’ söyleyen Ebu Haydar, Lübnanlı yetkililerin dağıtım şirketlerine ‘kuyrukları azaltmak için pazarlardaki miktarları iki katına çıkarmaları’ çağrıları yaptığına dikkati çekti.
Akaryakıt fiyatlarındaki artış, Lübnan’da dolar kurundaki artış ve Ukrayna krizi zemininde küresel petrol fiyatlarındaki artış olmak üzere iki faktöre bağlı. Bu çerçevede Benzin İstasyonu Sahipleri Sendikası üyesi George Brax, benzin bidonlarının fiyatlarında tavan olmadığını söylerken, “İstisnai bir durumdayız ve kimse durumun nereye gidebileceğini bilmiyor” dedi.
Öte yandan akaryakıt dağıtımcılarının temsilcisi Fadi Ebu Şakra, ‘her şeyden önce petrol rezervlerini güvence altına almanın’ devletin sorumluluğunda olduğunu söylerken, Lübnan’da akaryakıt rezervi bulunmadığını açıkladı. Ebu Şakra, küresel kriz ortasında günümüzde şirketlerin ithal amaçlı gemi sayısının sınırlı olduğuna dikkat çekti.



İsrail, savaşın başlangıcından bu yana İran'a 7 bin 600, Lübnan'a ise bin 100 hava saldırısı düzenledi

Tahran'da saldırıya uğrayan bir petrol depolama tesisinden alevler yükseliyor (AP)
Tahran'da saldırıya uğrayan bir petrol depolama tesisinden alevler yükseliyor (AP)
TT

İsrail, savaşın başlangıcından bu yana İran'a 7 bin 600, Lübnan'a ise bin 100 hava saldırısı düzenledi

Tahran'da saldırıya uğrayan bir petrol depolama tesisinden alevler yükseliyor (AP)
Tahran'da saldırıya uğrayan bir petrol depolama tesisinden alevler yükseliyor (AP)

İsrail ordusu yaptığı açıklamada, ABD ile başlayan saldırının üzerinden iki hafta geçmesine rağmen İran'a 7 bin 600, Hizbullah ile savaşın 2 Mart'ta başlamasından bu yana ise Lübnan'a bin 100 hava saldırısı düzenlediğini duyurdu.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre ordu dün yaptığı açıklamada, "İran genelinde operasyonlar yürüttüğünü ve yaklaşık 7 bin 600 hava saldırısı gerçekleştirdiğini, bunların 2 binden fazlasının İran rejimine ait karargah ve hedeflere, yaklaşık 4 bin 700'ünün ise İran füze programına yönelik olduğunu" belirtti.

Ordu ayrıca, Lübnan'da da " bin 100'den fazla hava saldırısı" gerçekleştirdi; bunların yaklaşık 190'ı Hizbullah'ın seçkin birliği Radvan Gücü'nü hedef alırken, 200'den fazla hava saldırısı da füze rampaları veya fırlatma rampalarına yönelikti.

Norveç Mülteci Konseyi, İsrail'in Hizbullah ile savaşın devam etmesi nedeniyle sakinlerden tahliye talebinde bulunduğu alanı perşembe günü genişletmesinin ardından, tahliye bildirimlerinin artık Lübnan topraklarının yüzde 14'ünü kapsadığını belirtti.

Ortadoğu'daki savaş, ABD-İsrail ortak saldırılarının ilk gününde İran dini lideri Ali Hamaney'in öldürülmesine misilleme olarak Hizbullah'ın İsrail'e roket fırlatmasının ardından 2 Mart'ta Lübnan'a sıçradı. O zamandan beri İsrail, Lübnan'a geniş çaplı hava saldırıları, güneyine yönelik askeri müdahaleler ve halk için tekrarlanan tahliye uyarılarıyla karşılık verdi.

Konsey dün yaptığı açıklamada, "İsrail'in tahliye emirleri şu anda yaklaşık bin 470 kilometrekarelik bir alanı kapsıyor; bu da Lübnan'ın alanının yüzde 14'üne tekabül ediyor ve güneyi, Beyrut'un güney banliyölerini ve ülkenin doğusundaki Bekaa Vadisi'nin bazı kısımlarını kapsıyor" ifadelerini kullandı.

Lübnan yetkilileri, savaşın başlamasından bu yana ülke içinde 800 binden fazla yerinden edilmiş kişiyi kayıt altına aldı; bunlardan yaklaşık 130 bini resmi sığınaklara yerleşti.


Lübnan'ın güneyinde bir sağlık merkezine yönelik İsrail saldırısında 12 sağlık personeli hayatını kaybetti

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Abbasiye köyünde bir binayı hedef alan hava saldırısının ardından alev topu yükseldi (AFP)
İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Abbasiye köyünde bir binayı hedef alan hava saldırısının ardından alev topu yükseldi (AFP)
TT

Lübnan'ın güneyinde bir sağlık merkezine yönelik İsrail saldırısında 12 sağlık personeli hayatını kaybetti

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Abbasiye köyünde bir binayı hedef alan hava saldırısının ardından alev topu yükseldi (AFP)
İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Abbasiye köyünde bir binayı hedef alan hava saldırısının ardından alev topu yükseldi (AFP)

Lübnan Sağlık Bakanlığı bugün yaptığı açıklamada, İsrail ile Hizbullah arasında devam eden savaşın ortasında, İsrail'in güney Lübnan'daki bir sağlık merkezine düzenlediği hava saldırısında 12 sağlık personelinin öldüğünü duyurdu.

Bakanlık yaptığı açıklamada, "Burc Kalaviye'deki temel sağlık merkezini hedef alan İsrail düşman saldırısında şehit düşen sağlık çalışanları" için başsağlığı dileklerini iletti.

Bakanlık yaptığı açıklamada, “Merkezde doktor, sağlık görevlisi ve hemşire 12 görevli öldürüldü ve bir sağlık çalışanı yaralandı. Bu henüz ön verilerdir, kayıp kişileri arama çalışmaları devam etmektedir” ifadelerini kullandı.

Bakanlık, bu saldırının, Al-Savana'da sağlık görevlilerine yönelik saldırının ardından sadece birkaç saat içinde gerçekleşen ikinci saldırı olduğunu ve bu saldırıda iki sağlık görevlisinin hayatını kaybettiğini ifade etti.


İsrail, olası bir işgale hazırlık olarak güney Litani'yi izole etti

İsrail'in Beyrut'taki Burc Hammud bölgesini hedef alan hava saldırısının ardından yaşananlar (Reuters)
İsrail'in Beyrut'taki Burc Hammud bölgesini hedef alan hava saldırısının ardından yaşananlar (Reuters)
TT

İsrail, olası bir işgale hazırlık olarak güney Litani'yi izole etti

İsrail'in Beyrut'taki Burc Hammud bölgesini hedef alan hava saldırısının ardından yaşananlar (Reuters)
İsrail'in Beyrut'taki Burc Hammud bölgesini hedef alan hava saldırısının ardından yaşananlar (Reuters)

İsrail ordusu dün, olası bir kara işgaline hazırlık olarak, Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeyi Lübnan'ın geri kalanından izole etmeye başladı. İsrailli yetkililerin tehditlerine göre bu işgal potansiyel olarak 15 kilometre derinliğe ulaşabilir. Bu, İsrail'in 2006 savaşından bu yana aldığı ilk böyle bir önlem. İsrail hava saldırıları, Vadi el-Hüceyr'i Kantara kasabasına bağlayan bir köprüyü ve Zirariye'yi Tayr Falsay kasabasına bağlayan başka bir köprüyü hedef aldı.

Dün gece düzenlenen hava saldırıları, sınır bölgesindeki savaşçılara malzeme ulaştırılmasını engelleyerek, savaşçıların Lübnan içindeki misyonunu zorlaştırdı.İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Lübnan'ı daha fazla yıkım ve toprak kontrolüyle tehdit ederek, "Bu sadece başlangıç. Lübnan hükümeti ve devleti, silahsızlanma konusundaki temel taahhüt yerine getirilene kadar, toprak kaybı ve Hizbullah tarafından kullanılan altyapının yıkımı da dahil olmak üzere artan bir bedel ödeyecektir" ifadelerini kullandı.