Dünya Kadınlar Günü’nde Sudanlı kadınlar protestodaydı

Dünya Kadınlar Günü'nde Hartum'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde yürüyüş düzenlendi. AB, Sudanlı kadınları destekleme sözü veriyor ve onları devrimin bir “ikonu” olarak değerlendiriyor

Dün Dünya Kadınlar Günü’nde haklarının sağlanmasını ve sivil yönetimin geri dönmesini talep etmek için dışarı çıkan Sudanlı kadınlar (AFP)
Dün Dünya Kadınlar Günü’nde haklarının sağlanmasını ve sivil yönetimin geri dönmesini talep etmek için dışarı çıkan Sudanlı kadınlar (AFP)
TT

Dünya Kadınlar Günü’nde Sudanlı kadınlar protestodaydı

Dün Dünya Kadınlar Günü’nde haklarının sağlanmasını ve sivil yönetimin geri dönmesini talep etmek için dışarı çıkan Sudanlı kadınlar (AFP)
Dün Dünya Kadınlar Günü’nde haklarının sağlanmasını ve sivil yönetimin geri dönmesini talep etmek için dışarı çıkan Sudanlı kadınlar (AFP)

Binlerce Sudanlı kadın, Dünya Kadınlar Günü’nde kadın haklarının güçlendirilmesi ve sivil yönetimin geri getirilmesi talebiyle bir kez daha sokaklara döküldü.
Protesto türlerini çeşitlendirme sürecinin bir parçası olarak, başkentin üç semtinde ve diğer şehirlerde düzenlenen yürüyüşler “Kadınlar Geçidi” adını taşıyordu. Protestocular, güvenlik güçlerinin kendilerine uyguladığı şiddete karşı koyarak, güvenlik kordonunu aşmayı ve Cumhurbaşkanlığı sarayı muhitine ulaşmayı başarırken, Avrupa Birliği (AB), Sudanlı kadınları ‘dünyadaki en önemli devrimci güçler’ olarak nitelendirerek ülkedeki devrimde üstlendikleri role övgüde bulundu.
Sudan Direniş Komiteleri’nin, Hartum’un güneyinde bulunan Paşadar istasyonunda toplanma ve sonrasında kuzeye başkanlık sarayına doğru yürüyüş düzenleme çağrısına binlerce kişi yanıt verdi. Çoğunluğu kadın olan binlerce protestocu, yürüyüşlerinde karşılaştıkları durumlara karşı mücadele verdi.
Güvenlik güçleri (ordu ve polis) protestocuların saraya ulaşmasını engellemek için göz yaşartıcı gaz, ses bombası ve ‘kokarca su’ olarak bilinen boyalı ve tazyikli su kullandı. Ancak protestocular saraya doğru ilerlemeye devam ettiler ve ordu ve polis müdahale etmeden önce güvenlik kordonunu kırmayı başararak, Cumhurbaşkanlığı sarayı yakınına ulaştı. Güvenlik güçleri protestocuları saray çevresinden uzaklaştırmak için aşırı güç kullanırken, protestocular saat 17.00 civarında geri çekildi.
Yüzlerce Sudanlı’nın el-Muhacir’deki yürüyüşünün yanı sıra, Omdurman, Kuzey Hartum, Vad Medeni, Kassala, Halfa el-Cedid, el-Kadarif, Kosti, Damazin ve ülkenin diğer şehirlerinde binlerce kişi sokağa çıktı. Sivil yönetimin geri dönüşü ve kadın haklarının güçlendirilmesi çağrısında bulunan sloganlar attılar. Atılan sloganlar arasında “Devrim bir halk devrimidir ve yönetim halkın yönetimidir. Ey ordu, kışlanıza dönün.” ifadeleri yer alıyordu. Protestocular, bir polis memurunu öldürdüğü iddiasıyla tutuklanan, “Tupac” olarak bilinen çocuk Muhammed Adem için yeniden “Tupac bir savaşçıdır, katil değil” sloganları atıldı.
Polis, Tupac, Musab ve el-Nana adıyla tanınan Muhammed adlı gençleri, bir polis memurunu öldürmekle suçladı. 3 genç protestolardan biri sırasında polis memuru Ali Berima’yı öldürmekle suçlanarak, gözaltına alındı ve aileleri veya avukatlarıyla görüşmelerine izin verilmedi. Söz konusu 3 genci savunmak üzere oluşturulan avukat ekibi, tutukluların işkence altında itirafta bulunduğunu belirtti. Avukat ekibi, gençlerin tutuklama yöntemini kınayarak, en kısa zamanda yargılanmaları veya serbest bırakılmaları için çağrıda bulundu.
Protestoculardan biri olan R.M, Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda, yetkililerin, Tupac’ın tutuklanmasının devrimi ve devrimcileri vurma çalışmaları çerçevesinde geldiğini söyledi ve “Tupac katil değil, Tupac bir devrimci” sloganını tekrarladı. Başka bir protestocu olan M.Y, protestoların durmadan devam edeceğini, sivil yönetim yeniden kurulup, ordu kışlaya dönünceye ve devrimcilerin katillerinin yargılanıncaya kadar Direniş Komiteleri’nin hazırladığı programı uygulayacaklarını söyledi.
Diğer yandan, AB Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle Sudanlı kadınlara destek mesajı gönderdi. AB, Sudanlı kadınları en önemli devrimci güçler olarak tanımlarken, Beşir rejimini deviren protestolarda niteliksel olarak büyük bir fark yarattıklarını ve Sudan devriminin imajının şekillenmesinde büyük bir rol oynadıkları belirtildi. AB açıklamasında “Sudanlı kadınların 2019 yılında dünyadaki en önemli devrimci güçler arasında yer aldığını söylemek abartı olmaz.” ifadelerine yer verildi.
Açıklamada, Avrupalıların Sudan devrimine olan hayranlığını, kadınların değişimdeki rolünden kaynaklandığı belirtildi. Sudan halkına, sivil topluma, siyasi liderlere ve Sudan’daki yetkililere kadınları haklarını güçlendirmeye devam etme çağrısında bulunuldu. Aynı zamanda “Sudanlı bir genç kız olan Ala Salah’ın beyaz bir elbiseyle bir arabanın tepesinde durduğu, devrimsel ve şiirsel bir ilahi ile kalabalığa önderlik ettiği meşhur fotoğrafı hepimiz hatırlıyoruz. Fotoğraf onu dünya çapında ünlü yaptı ve Başkan Beşir’in rejimini deviren devrimi büyütmeye yardımcı oldu.” ifadelerine yer verdi.
AB Sudan Misyonu, Sudan’daki kadınlara yönelik desteğinin yanı sıra cinsiyet eşitliği sağlamak ve kadınların statüsünü iyileştirmek için hukuk reformunu teşvik ettiğini duyurdu. Misyon tarafından yapılan açıklamada “Sudan’ın kadınları güçlendiren yeni yasalar çıkardığını duymamız çok cesaret verici.” ifadelerine yer verildi. Açıklamada, Sudan’da cinsiyet eşitliğini sağlamak üzere yerel çabaları teşvik etmek, devlet kurumlarında görevlerin yüzde 40’ını kadınlara verme zorunluluğu ve cinsiyete dayalı şiddete karşı adımlara da dikkat çekildi. AB misyonu, 100 bin Sudan lirası ile finansman sağlanacak kadın sünnetleri ile mücadele projeleri başta olmak üzere, toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin ortadan kaldırılmasına katkıda bulunan ve kadınların çeşitli alanlara katılımını artıran projelere finansman sağlayarak, ekonomik destek sağlama sözü verdi.



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.