İsrail’e göre savaşı bitirmek için top Zelenski’nin sahasında

İsrail’e göre savaşı bitirmek için top Zelenski’nin sahasında
TT

İsrail’e göre savaşı bitirmek için top Zelenski’nin sahasında

İsrail’e göre savaşı bitirmek için top Zelenski’nin sahasında

Tel Aviv'deki siyasi bir kaynak, dün Batı'nın mevcut tutumlarından bir başka sapma olarak kabul edilen dikkate değer bir gelişmeye dair, “Ukrayna'daki krizle ilgili müzakerelere katılan herkes, Ukrayna’daki savaşı sona erdirmek için topun şimdi Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenski’nin sahasında olduğunu biliyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in şartlarını kabul ederse savaş durur, reddederse devam eder. Bu da Ukrayna'nın yıkımına yol açar” açıklamasında bulundu.
 İsrail merkezli Yediot Aharonot gazetesine konuşan bir başka kaynak ise, “Belarus'un Ukrayna sınırı yakınlarındaki Gomel kentinde Rusya ile Ukrayna arasında doğrudan yapılan görüşmelerde Rusya'nın ilettiği talepler üzerinde duruluyor. İsrail'in arabulucu rolü, Batı'nın fikirlerini Putin'e sunmak ve onun görüşlerini dinlemekten ibaretti” ifadelerini kullandı.
Aynı kaynak, Ukrayna Devlet Başkanı’nı, ‘artık NATO'ya katılmakla ilgilenmediğini, NATO’nun da bu konuda endişeli olmadığına inandığını’ söylediği son açıklamalarından dolayı övdü. Kaynak, Doğu Ukrayna'da Rusya ve müttefiklerinin kontrolünde bulunan bölgelerdeki yeni pozisyonuyla bir uzlaşı bulunabileceğini söyledi. İsrailli yetkililerin krizin çözümüne ilişkin kendi önerilerini sunmadıklarını belirten kaynak, aynı şekilde Rusya’nın öne sürdüğü şartları kabul etmesi için Zelenski'ye baskı yapma niyetinde olmadıklarını da vurguladı. İsrailli yetkililere göre savaşın tarafları olan Rusya ve Ukrayna birbirlerinden çok uzakta değillerse de Zelenski'nin zor bir karar alması gerekiyor. O da, Rusya'nın Donbas Bölgesi’nin bağımsızlığını tanıması ve NATO'dan uzak durması önerilerini kabul etmesi. Ancak böylece halkını daha fazla savaş ve yıkımdan kurtarabilir. Aksi takdirde savaşmaya ve son iki hafta içinde sevilen lider, dünya yıldızı olmaya devam eder. Kaynak, “Bir anlaşmaya varma şansı halen zayıf. Zelenski biraz esneklik göstermeli. Çünkü Putin asla geri adım atmayacaktır” dedi.
Bu arada İsrail Başbakanı Naftali Bennett, hükümetine karşı karalama kampanyası başlatan ve Batı'nın geri kalanı gibi Ukrayna'nın yanında durmadığını ve tereddütlü davrandığını, Rusya'nın tutumlarını pohpohladığını iddia eden Ukraynalı liderlerin bu davranışlarından duyduğu memnuniyetsizliği dile getirdi. Bennett, Zelenski'nin kendisinden bunu yapmasını istediği için her şeyi bırakıp iki taraf arasında arabuluculuk yapmakla ilgilendiğini söyledi.
İsrail Başbakanı, art arda düzenlenen toplantılar sırasında Batı'daki diğer yetkililerin İsrail'e karşı tıpkı Ukraynalı liderler gibi nankörce davrandığını belirterek, “İsrail'in, Rusya ile iyi ilişkileri olan tek Batılı ülke olduğunu söylüyorlar, Moskova ile ince bir temas olması için arabuluculuk çabalarına müdahale etmemizi istiyorlar sonra da bize saldırıyorlar” dedi.
Başta gelen Batılı ülkelerin üst düzey yetkililerinin kendisinden Putin'in durumu nasıl gördüğünü ve anlaşmaya bir an önce ulaşılmazsa ne yapacağını kendilerine iletmesini istediklerini söyleyen Bennett, bu eleştirilerden dolayı onlara sitem etti. Bennett'e yakın bir kaynak, Bennett’in geçtiğimiz Salı günü, Ukrayna'ya İsrail'in pozisyonunu sorgulayan açıklamaların eleştirildiği sert ifadeli resmi bir protesto mektubu gönderdiğini söyledi.
İsrail Başbakanı mektubunda, hükümetinin Kiev ile Moskova arasında arabuluculuk yapmaya çalışırken, bu tür eleştirilere ve Ukraynalı yetkililerin kamuoyu önünde karalama kampanyalarına tahammül etmeye hazır olmadığını söyledi. İsrail Kanal 12 televizyonuna göre mektup karşı tarafta büyük yankı uyandırdı ve Ukrayna Dışişleri Bakanı Salı günü açık bir özür mesajı yayınladı. Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenski de kendi sosyal medya hesabından ülkesinin Bennett'e arabuluculuk çabaları için teşekkürlerini ifade ettiği bir paylaşımda bulundu. İsrail Başbakanı, İsrail’in ne Zelenski’ye ne de Putin’e bir ateşkes önerisi sunduğunu, bunun yerine iki lider arasındaki mesajları ileterek Putin'in Zelenski ve Batı'ya karşı tutumunun netleşmesini sağlamaya çalıştığını açıkça belirtti.
Öte yandan İngiltere'nin İsrail Büyükelçisi Neil Wigan, Salı akşamı İsrailli bazı gazetecileri arayarak, İsrail'in bu çatışmada benzersiz bir konuma sahip olduğunu belirtti ve Rusya'ya yönelik arabuluculuk çabalarını övdü.
Büyükelçi Wigan, gazetecilere yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Başbakan'ın Rusya ile bu çatışmayı sona erdirme olasılığını ortaya çıkarma çabalarını takdir ediyoruz. İsrail muhtemelen her iki ülkeyle de diğer demokratik ülkelerden daha iyi ilişkilere sahip. Ancak Bennett'in çabalarının başarı şansı Putin'e ve gerçekten savaşı durdurmak ve diplomatik bir çözüm bulmak isteyip istemediğine bağlı. Bennett, savaşın başlamasından bu yana Putin'le üç saat boyunca yüz yüze görüşen ilk lider oldu ve bu büyük bir başarı. Bu sürecin başlangıcıydı. Kimsenin, bu gelişmenin ertesi gün savaşı durduracağı izlenimine kapıldığını sanmıyorum. Ancak soru, Putin'in diplomatik bir çözüme açık olup olmadığıdır. (Rusya’nın) saldırılarını diplomasi yoluyla durdurmaya çalışmak son derece önemli. Bennett'in Ukraynalıları çerçevenin içinde tutmak için yapmaya çalıştığı da tam olarak buydu.”



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.