İsrail, Filistinle siyasi müzakereleri ilerletmeyi kabul etmiyor

İsrail yönetimi, Filistin’i iki devletli çözüme izin vermeyen bir realiteyi dayatmakla suçladı.

Filistinli bir kadın, Gazze Şehri’ndeki eş-Şati mülteci kampındaki UNRWA yardım dağıtım merkezinde gıda malzemeleri almak için bekliyor (Reuters)
Filistinli bir kadın, Gazze Şehri’ndeki eş-Şati mülteci kampındaki UNRWA yardım dağıtım merkezinde gıda malzemeleri almak için bekliyor (Reuters)
TT

İsrail, Filistinle siyasi müzakereleri ilerletmeyi kabul etmiyor

Filistinli bir kadın, Gazze Şehri’ndeki eş-Şati mülteci kampındaki UNRWA yardım dağıtım merkezinde gıda malzemeleri almak için bekliyor (Reuters)
Filistinli bir kadın, Gazze Şehri’ndeki eş-Şati mülteci kampındaki UNRWA yardım dağıtım merkezinde gıda malzemeleri almak için bekliyor (Reuters)

Filistinli yetkili Hüseyin el-Şeyh, İsrail Dışişleri Bakanı Yair Lapid ile ‘imzalanan anlaşmalara ve uluslararası meşruiyet kararlarına dayalı bir siyasi ufuk bulmayı’ görüştüğünü belirtti.
Filistin Yönetimi Sivil İşler Kurumu Bakanı Şeyh, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada toplantının ‘iki devletli çözümü engelleyen tek taraflı tedbirlerin durdurulması, ayrıca bölgesel ve uluslararası koşullar’ ile ilgili olduğunu söyledi. İsrail ile hem siyasi hem de sivil ilişkilerden sorumlu olan Şeyh, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’a en yakın yetkililerden biri ve Abbas’ın potansiyel haleflerinden biri olarak görülüyor.
Yetkili, İsrail’in güvenlik ve ekonomik yönlere odaklandığı ve toplantıları siyasi bir sürecin parçası olarak görmeyi reddettiği bir dönemde, İsraillilerle müzakereleri siyasi yönü de içerecek şekilde genişletmeye çalışıyor. Bilgi sahibi bir Filistinli kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, İsrailli yetkililerin Filistinli mevkidaşlarına ‘mevcut İsrail hükümet yapısı ortasında siyasi bir sürecin başlatılamayacağı’ konusunda bilgi verdiğini söyledi. Kaynak, durumun henüz olgunlaşmadığını, bu nedenle çıkmazı kırmak ve Filistinlilerin hayatlarını iyileştirmek için toplantılara devam etmeyi tercih ettiklerini dile getirdi.
Kaynak, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın taleplerinin İsrail Savunma Bakanı Benny Gantz’den İsrail hükümetinin sağır kulağına aktarılmadığını söyledi. Aynı kaynak, “Buna rağmen bu toplantılar, Filistin’in bakış açışını netleştirme ve İsrail’i önceki taahhütlerine uymaya zorlama açısından devam edecek” dedi.
Toplantılar, uzun yıllar sonra Filistinlilere aile birleşimi için onay vermek gibi ekonomik paketler ve girişimler ortaya koymayı başardı.
Ancak arenada İsrail, Filistin yönetiminin iki devletli çözümü yok ettiğini söyleyerek hareket etmeye devam ediyor. Filistin Dışişleri Bakanlığı, İsrail’i Doğu Kudüs de dahil olmak üzere işgal altındaki Batı Şeria’nın kademeli olarak imha ve ilhakını gerçekleştirmek için, Rusya- Ukrayna kriziyle ilgili uluslararası meşguliyeti istismar etmekle suçladı.
Dışişleri Bakanlığı, uluslararası topluma çifte standart politikasına son verme ve Filistin halkının acılarına karşı yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenme çağrısında bulundu. Naftali Bennett başkanlığındaki İsrail işgal hükümetinin, ‘yerleşim yerlerinin derinleştirilmesi ve Filistinlilerin zorla yerinden edilmesi konusunda, birbirini takip eden işgal hükümetlerinin izlediği aynı sömürgeci yolda ilerlediğini’ her gün kanıtladığını vurguladı.
Filistin Dışişleri Bakanlığı, “Batı Şeria’yı kuzeyden güneye doğru dolaşan biri, ister işgal altındaki Kudüs ve mahallelerinde, isterse de Ürdün Vadisi de dahil olmak üzere ‘C’ olarak sınıflandırılan bölgelerde olsun, Filistinlilere ait her şeyi nasıl yok ettiğini, devasa yerleşimlerin yollarının Filistin şehirlerinin ve kasabalarının özelliklerini nasıl değiştirdiğini ve onları yerleşim ortamına batmış izole adalara nasıl dönüştürdüğünü görür” ifadelerini kullandı.
Öte yandan bir yetkili, Rusya Ukrayna savaşından bu yana İsrail’in özellikle Kudüs’teki yerleşim operasyonlarını yoğunlaştırdığına dikkati çekti. Kudüs İşleri Bakanı Fadi el-Hadmi, “İşgal hükümeti, Kudüs’teki Filistin- Arap yüzünü değiştirmeyi amaçlayan birçok yerleşim ve Yahudileştirme projesini onaylamak için uluslararası toplumun uluslararası krizlerle meşgul olmasından yararlanıyor” dedi. Hadmi’ye göre işgal makamları, Eski Belde’nin çevresine odaklanıyor ve Yusufiye Mezarlığı’nda, Eski Belde’nin surlarının çevresinde, Zeytin Dağı’nda, Yafa Kapısı (el-Halil Kapısı) ve Silvan’da olanlar da bu. Fadi el-Hadmi, UNESCO’yu inşaat çalışmaları ve tüneller de dahil olmak üzere bu ihlalleri takip etmek, bunları ortaya çıkarmak ve derhal durdurmaya çalışmak için hızlı bir şekilde müdahale etmeye çağırdı.



Hamas lideri Sinvar'ı öldüren İsrail'in bir sonraki adımı ne olacak?

İşgal altındaki Batı Şeria'da Sinvar'ın ölümüne tepki olarak dün protesto yürüyüşü düzenlenmişti (AFP) 
İşgal altındaki Batı Şeria'da Sinvar'ın ölümüne tepki olarak dün protesto yürüyüşü düzenlenmişti (AFP) 
TT

Hamas lideri Sinvar'ı öldüren İsrail'in bir sonraki adımı ne olacak?

İşgal altındaki Batı Şeria'da Sinvar'ın ölümüne tepki olarak dün protesto yürüyüşü düzenlenmişti (AFP) 
İşgal altındaki Batı Şeria'da Sinvar'ın ölümüne tepki olarak dün protesto yürüyüşü düzenlenmişti (AFP) 

Hamas lideri Yahya Sinvar'ı öldüren İsrail, 5 Kasım'da düzenlenecek ABD başkanlık seçimlerinden önce bölgede "stratejik kazanımlar" elde etmeyi hedefliyor. 

Aralarında Batılı diplomatlarla İsrailli ve Lübnanlı yetkililerin yer aldığı kaynaklar, seçime kadar Tel Aviv yönetiminin Hamas ve Hizbullah'a daha fazla darbe indirmek istediğini söylüyor. 

Birleşik Krallık merkezli haber ajansı Reuters'a konuşan ve kimliklerinin gizli tutulmasını isteyen yetkililer, İsrail'in Gazze Şeridi'nde ve Lübnan sınırında tampon bölgeler oluşturarak buraları "geri dönülemez biçimde değiştirmek istediğini" belirtiyor. 

Ayrıca Tel Aviv yönetiminin, Hamas ve Hizbullah üzerindeki baskıyı artırarak onları destekleyen İran'ın tekrar güçlenmesini engellemeyi hedeflediği de aktarılıyor. 

İsrail ordusunun, Sinvar'ın selefi İsmail Haniye'yi Tahran'da, Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ı da Beyrut'ta öldürmesinin ardından İran, aylardır beklenen misillemeyi 1 Ekim'de yapmıştı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Tahran'ın "ağır bedel" ödeyeceğini söylemişti. 

Reuters, Tel Aviv'in Tahran'a yönelik misilleme planları üzerinde çalışmayı sürdürdüğünü de aktarıyor. 

Donald Trump yönetiminde ABD Dışişleri Bakanlığı Yakın Doğu'dan Sorumlu Müsteşar Yardımcısı olarak görev yapan David Schenker, Ortadoğu'da ciddi değişimler yaşandığına işaret ederek şu değerlendirmeleri paylaşıyor: 

Bölgede yeni bir durum oluştu, yeni bir jeopolitik değişim var. Önceden İsrail, yüksek seviye tehditlere müsamaha gösteriyordu. Artık böyle değil. İsrail bu kez birçok cephede savaşıyor. Hamas var, Hizbullah var ve İran da yakında geliyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, dünkü açıklamasında Gazze Şeridi'ne saldırıları sürdüreceklerini söylemişti. 

Diğer yandan ABD, Sinvar'ın öldürülmesini rehinelerin kurtarılması ve ateşkes sağlanması için bir "fırsat" olarak görüyor. ABD Başkanı Joe Biden, dünkü açıklamasında "Savaşın sona erme zamanı geldi" demişti. 

Amerikan gazetesi New York Times (NYT), Washington'ın rehinelerin kurtarılması amacıyla geçici bir ateşkes için Netanyahu'ya baskı yapabileceğini yazıyor. Tel Aviv yönetimine göre Hamas'ın elinde 101 rehine var, bunların üçte birinin öldüğü düşünülüyor.

Ancak Sinvar'ın ölümünden sonra Hamas'tan yapılan açıklamada, örgütün taleplerinde değişiklik olmadığı duyurulmuştu. Hamas Siyasi Büro Üyesi Halil Hayya, İsrail saldırıları sonlandırıp Gazze'den tamamen çekilmedikçe rehinelerin serbest bırakılmayacağını söylemişti. 

Hamas'ın Sinvar'ın ölümünün intikamını almak için rehineleri öldürmesinden de endişeleniliyor. İsrailli medya kuruluşu Kanal 12'nin aktardığına göre Netanyahu, İsrail Savunma Kuvvetleri'nin (IDF) Tel Aviv'deki merkez karargahında dün toplantı düzenledi. Kanal 12, rehinelere zarar verilmemesine yönelik "çok sert bir mesaj" gönderildiğini öne sürerken, bunun kime ne şekilde iletildiğine dair detay paylaşmıyor.

Yahya Sinvar'ın ölümü

Yahya Sinvar'ın ölümüne dair yeni detaylar da oraya çıkıyor. İsrail Ulusal Adli Bilimler Enstitüsü Direktörü Chen Kugel, NYT'ye dün yaptığı açıklamada, Sinvar'ın başından vurularak öldürüldüğünü söyledi. Kugel, otopsiyle ilgili incelemeler tamamlandıktan sonra Sinvar'ın naaşının İsrail ordusuna verildiğini belirtti. Sinvar'ın cansız bedeninin nerede tutulduğu henüz bilinmiyor.

Öte yandan NYT, İsrail'in olası bir rehine takasında kullanmak için Sinvar'ın naaşını saklayabileceğini yazıyor.

Independent Türkçe, Times of Israel, New York Times, Reuters