Afganistan’da öldürülen sağlık görevlilerinin katili kim?

Afgan Ulusal Direniş Cephesi, çocuk felci aşı ekibi üyelerinin öldürülmesinde parmağı olmadığını açıkladı

Geçen Ocak ayında Kandehar’daki aşı kampanyası sırasında bir sağlık çalışanı camideki bir çocuğa çocuk felci aşısı yapıyor (EPA)
Geçen Ocak ayında Kandehar’daki aşı kampanyası sırasında bir sağlık çalışanı camideki bir çocuğa çocuk felci aşısı yapıyor (EPA)
TT

Afganistan’da öldürülen sağlık görevlilerinin katili kim?

Geçen Ocak ayında Kandehar’daki aşı kampanyası sırasında bir sağlık çalışanı camideki bir çocuğa çocuk felci aşısı yapıyor (EPA)
Geçen Ocak ayında Kandehar’daki aşı kampanyası sırasında bir sağlık çalışanı camideki bir çocuğa çocuk felci aşısı yapıyor (EPA)

Afganistan Ulusal Direniş Cephesi, polisin suçlamaları üzerine, Şubat ayı sonlarında Afganistan’ın kuzeyindeki çocuk felci aşısı ekibinin 7 üyesinin öldürülmesi olayında herhangi bir parmağı olmadığını açıkladı. Afganistan polisi, geçen cumartesi günü ülkenin kuzeyindeki Kunduz vilayetinde 24 Şubat’ta çocuk felci aşıları alanında faaliyet gösteren bir ekibin 7 çalışanını öldürmekle suçlanan 2 kişiyi gözaltına aldığını duyurdu. Kunduz Vilayeti Emniyet Müdürlüğü Sözcüsü Kari Ubeydullah Abadi, Şarku’l Avsat’ın Fransız haber ajansı AFP’den aktardığı habere göre “Suçlarını itiraf eden tutuklular, vilayetteki Direniş Cephesi liderlerinin emirlerini yerine getirerek, çocuk felci aşısı uygulayıcılarına ateş açtıklarını söylediler” dedi. Muhalif hareketin sözcüsü Ali Maysam Nazari, 13 Mart’ta AFP’ye yaptığı açıklamada, “Bu durumun, Taliban tarafından Ulusal Direniş Cephesi aleyhine bir propaganda olduğu açık” dedi.
Nazari, “Ulusal Direniş Cephesi, bu saldırının faillerini kınıyor. Saldırıyı, Taliban’ın veya terör ortaklarından birinin gerçekleştirdiği kanaatindeyiz” ifadelerini kullandı.
Kunduz vilayetinde düzenlenen 3 ayrı saldırıda 7 aşı ekibi sağlık çalışanı hayatını kaybetti. Aynı gün komşu vilayet Tahar’da sekizinci bir üye daha öldürüldü. Ulusal Direniş Cephesi, 2001 yılında El-Kaide tarafından suikasta uğrayan lider Ahmed Şah Mesud’un oğlu Ahmed Mesud tarafından yönetiliyor. Cephe, Taliban’ın Ağustos ortasında iktidara gelmesinden sonra savaşa ‘devam edeceği’ sözü verdi. Taliban, geçen Eylül ayının sonunda Kabil’in kuzeyindeki Penşir Vadisi’nde muhalif cephenin son kalesinin kontrolünü ele geçirdi. Cephe’nin etkinliği ise o günden bu yana gerileme gösterdi. Çocuk felci aşı ekipleri, geçen yaz Taliban yönetimi ele geçirene kadar Afganistan’da tekrarlı saldırıların hedefindeydi. Taliban, o dönemde BM’nin aşı kampanyaları yürütmesini kabul etmişti. Aşı faaliyetleri, komşu Afganistan ve Pakistan’da uzun süredir şüpheyle karşılanıyor. Söz konusu bu düşünce, aşı kampanyalarını casusluk operasyonları için bir kılıf veya aşıyı Müslüman çocukları kısırlaştırmaya yönelik bir Batı komplosu olarak gören muhafazakâr din adamları tarafından teşvik ediliyor. Afganistan ve Pakistan, çocuk felcinin hala mevcut olduğu dünyadaki tek ülkeler konumunda. Söz konusu bulaşıcı hastalık, birkaç saat içerisinde geri dönüşü olmayan bir felce neden olabiliyor.



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.