LUO’dan Birlik Hükümeti’ne iktidarı devretme çağrısı

Mısır ve ABD arasında Libya’daki siyasi krizi çözmeye yönelik görüşmeler sürüyor.

LUO, Birlik Hükümeti’nden iktidarı Fethi Başağa’ya devretmesini istedi. (Reuters)
LUO, Birlik Hükümeti’nden iktidarı Fethi Başağa’ya devretmesini istedi. (Reuters)
TT

LUO’dan Birlik Hükümeti’ne iktidarı devretme çağrısı

LUO, Birlik Hükümeti’nden iktidarı Fethi Başağa’ya devretmesini istedi. (Reuters)
LUO, Birlik Hükümeti’nden iktidarı Fethi Başağa’ya devretmesini istedi. (Reuters)

Mareşal Halife Hafter liderliğinde ülkenin doğusunda konuşlanan Libya Ulusal Ordusu (LUO), Ulusal Birlik Hükümeti’nin iktidarı yeni hükümete devretmesini isteyenler kampına dahil oldu. LUO’ya bağlı Ahlaki Rehberlik İdaresi Başkanı Tuğgeneral Halid el-Mahcub yaptığı açıklamada “Başağa hükümetinin iktidara gelmesini destekliyoruz. Çünkü meşruiyeti destekliyoruz” diyerek bu konunun tartışmaya açık olmadığını vurguladı.
Mahcub 15 Mart’ta yaptığı açıklamada, bir hükümetin yokluğunda yabancı savaşçıları Libya topraklarından çıkarmanın zor olduğunu belirtirken Birlik Hükümeti’ni de çatışmanın tarafı olmakla suçladı.
Diğer yandan geçici Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, bu yılın ortasında yapılmasını önerdiği seçimlere kadar iktidarda kalma taahhüdünü yineledi.
Sorunun İstikrar Hükümeti’nin başı olan rakibi Fethi Başağa’nın şahsında değil, daha çok ‘kendini genişletmek isteyen’ Temsilciler Meclisi’nde olduğunu belirten Dibeybe, iktidarı yalnızca bir sonraki parlamento tarafından seçilen bir hükümete devredeceğini vurguladı.
Dibeybe, bir Türk kanalına yaptığı açıklamada anayasa veya bir kanun olmadan seçim yapmanın zor olduğunu kabul etmesine rağmen hükümetinin gelecek haziran ayında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri için anayasal temeli tamamlamaya çalıştığını söyledi.
Dibeybe, hükümetinin yaklaşık 1 yıl önce göreve başlamasından bu yana elde ettiği başarıları savunarak, “Sürete Libya’da savaş olmadı. Son 15 yılın en büyük ekonomik büyümesini sağladık” dedi.
Abdulhamid Dibeybe, Ramazan Ayı vesilesiyle yardım ve hibeler sağlayarak, yerel kamuoyuna bir kez daha olumlu bir imaj vereye çalıştı. Maliye ve Sosyal İşler bakanlarına eş ve çocuk ödeneğini dokuz ay süreyle dağıtmaları talimatını verdi. Dibeybe, geçen pazartesi günü video konferans aracılığıyla yaptığı konuşmada Libyalıları mutlu etme ve ‘öldürme, yıkım ve savaş’ yerine kendilerini bu mübarek ayda ibadete adamalarına yardımcı olma arzusunu dile getirdi.
Abdulhamid Dibeybe geçen pazartesi akşamı Sirte şehrinin ileri gelenleriyle görüşmesi sonrasında Sirte İmar Fonu’na geçen yıldan yaklaşık bin 200 aileye kira yardımı dağıtmaya başlaması, envanter ve değerlendirme çalışmalarını üstlenmek üzere danışmanlık ofisleri görevlendirmesi ve şehirlerdeki molozları kaldırması talimatı verdi.

Norland’ın Kahire ziyareti
ABD’nin Libya Büyükelçisi ve Özel Temsilcisi Richard Norland, Libya’da nasıl ilerleme sağlanacağını, Libyalıların cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerini mümkün olan en kısa sürede düzenleme isteklerini desteklemek için tüm taraflarla nasıl çalışılabileceğini görüşmek üzere Mısırlı üst düzey yetkililerle görüşmelere başladı. Görüşmelerle eş zamanlı olarak 15 Mart’ta Başağa Kahire’ye ziyarette bulundu. Ancak kendisine yakın kaynaklar ziyarete ilişkin çıkan haberleri yalanladı.
Norland, geçen pazartesi günü bir televizyon kanalına yaptığı açıklamada, ABD’nin Dibeybe hükümetinin süresini uzatma planlarına ilişkin haberlerin gerçeği yansıtmadığını söylemişti. Dibeybe ve Başağa arasındaki görüşmeler konusunda ABD’nin herhangi bir girişimi olduğu iddialarını reddetti. Yetkili, Libya’daki koşulların halen gergin olduğuna dikkat çekti.
Libya’da Rusya ile ilgili durumu ‘üzücü’ olarak nitelendiren Norland, paralı askerlerin Libya’dan Rusya veya Ukrayna’ya gönderildiğine dair bir bilgisi olmadığını söyledi. Richard Norland, bu bölgelere paralı asker grupları göndermenin teröristlerin Avrupa’ya sızmasına yardımcı olabileceğini vurgularken ülkesinin 5+5 Ortak Askeri Komitesi’nin tüm paralı askerleri ve yabancı güçleri Libya’dan geri çekme çabalarına destek verdiğini ifade etti.
Norland, seçimlerin bir an önce yapılması yönündeki çağrısını da yinelerken Birleşmiş Milletler’in (BM) seçim sürecini kolaylaştırdığını vurguladı. ABD’li yetkili ayrıca Libya’da iç hat uçuşları için hava sahasının yeniden açılması ve kurumların birleştirilmesi çağrısı yaptı.



Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.


Hamas: Gazze ile ilgili her türlü düzenleme, ablukanın kaldırılmasıyla başlamalıdır

Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)
Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)
TT

Hamas: Gazze ile ilgili her türlü düzenleme, ablukanın kaldırılmasıyla başlamalıdır

Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)
Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)

Hamas, Gazze Şeridi ve Filistin halkının geleceğiyle ilgili her türlü siyasi sürecin veya düzenlemenin, düşmanlıkların tamamen sona ermesi, ablukanın kaldırılması ve başta özgürlük ve kendi kaderini tayin hakkı olmak üzere meşru ulusal hakların güvence altına alınmasıyla başlaması gerektiğini vurguladı.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre bu açıklama, hareketin dün Amerika Birleşik Devletleri'nde düzenlenen Gazze Şeridi "Barış Konseyi" oturumuna yanıt olarak yayınladığı basın bildirisinde yer aldı.

Hareket, işgalin suçlarına ve ateşkes anlaşmasının sürekli ihlallerine devam ettiği bir dönemde oturumun düzenlenmesinin, uluslararası toplumun ve katılımcı tarafların işgali saldırganlığını durdurmaya zorlamak için pratik adımlar atmasını gerektirdiğini vurguladı.

Hamas, geçiş noktalarının açılmasını ve insani yardımın kısıtlama olmaksızın girişini, ayrıca yeniden yapılanma sürecinin derhal başlatılmasını talep etti. Uluslararası tarafların ve arabulucuların, anlaşmaların uygulanmasını sağlamak ve insani ve siyasi hakların engellenmesini önlemek için sorumluluklarını yerine getirmeleri gerektiğinin altını çizdi.

Ayrıca, kalıcı bir ateşkesin sağlanması için ciddi çabalara ihtiyaç duyulduğunu belirterek, Gazze Şeridi'ni istikrara kavuşturmaya yönelik her türlü gerçek uluslararası çabanın, sorunun kök nedenini ele alması gerektiğini vurguladı: işgal, işgal politikalarının sona erdirilmesi ve Filistin halkının tam ve eksiksiz haklarına kavuşması.

ABD Başkanı Donald Trump, dün 40'tan fazla ülkeden temsilci ve 12 ülkeden gözlemcinin katılımıyla "Barış Konseyi"nin ilk toplantısını düzenledi. Toplantının odak noktası, savaşın harap ettiği Gazze Şeridi'nde yeniden yapılanma ve uluslararası bir istikrar gücünün oluşturulmasıydı.