ABD Kongresine hitap eden Zelenskiy, uçuşa yasak bölge ve S-300'ler konusunda destek istedi

Ukrayna Devlet Başkanı, tüm Amerikan şirketlerini Rusya'dan ayrılmaya ve Rusya ile iş yapmayı bırakmaya çağırdı (EPA)
Ukrayna Devlet Başkanı, tüm Amerikan şirketlerini Rusya'dan ayrılmaya ve Rusya ile iş yapmayı bırakmaya çağırdı (EPA)
TT

ABD Kongresine hitap eden Zelenskiy, uçuşa yasak bölge ve S-300'ler konusunda destek istedi

Ukrayna Devlet Başkanı, tüm Amerikan şirketlerini Rusya'dan ayrılmaya ve Rusya ile iş yapmayı bırakmaya çağırdı (EPA)
Ukrayna Devlet Başkanı, tüm Amerikan şirketlerini Rusya'dan ayrılmaya ve Rusya ile iş yapmayı bırakmaya çağırdı (EPA)

ABD Kongresi ortak oturumunda kongre üyelerine hitap eden Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Ukrayna üzerinde uçuşa yasak bölge oluşturulması ve S-300 gibi hava savunma sistemleri noktasında ABD'den destek istedi.
Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, çevrim içi oturumda bağlandığı ABD Kongresine savaşla ilgili son durumu ve savunma noktasındaki taleplerini anlattı.
Kongre üyelerinin konuşma başında ve sonunda ayakta alkışladığı Zelenskiy, ülkesinin tarihinin en zor döneminden geçtiğini vurgulayarak, Rusya'nın saldırıları karşısında tüm özgür dünyanın ve özellikle ABD yönetiminin desteğine ihtiyaçları olduğunu söyledi.
Zelenskiy, "Şu anda ülkemizin kaderi tayin ediliyor, vatandaşlarımızın özgür olup olmayacağı ve demokrasiyi koruyup koruyamayacağımız tayin ediliyor." diyerek, verdikleri savaşın sadece Ukrayna değil demokratik değerlere inanan tüm toplumlar adına verilmiş bir savaş olarak görülmesi gerektiğini dile getirdi.
Kongre üyelerine Pearl Harbor ve 11 Eylül saldırılarını hatırlatan Zelenskiy, bu saldırılarda sadece Amerikalıların değil aynı zamanda Amerikan değerlerinin de saldırıya uğradığını, şu an Ukrayna'ya aynı şeylerin olduğunu kaydetti.

- "Uçuşa yasak bölge isteği çok mu fazla?"
Zelenskiy, Rusya'nın ülkesine binlerce füze fırlattığını ve Ukrayna'da Avrupa'nın 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana görmediği bir "teröre" neden olduğunu söyleyerek, şu ifadeleri kullandı:
"İnsanların hayatlarını kurtarmak için Ukrayna üzerinde bir uçuşa yasak bölge oluşturulmasını istemek çok mu fazla? Rusya'nın ülkemizi terörize etmemesi için insani bir uçuşa yasak bölge istemek çok mu fazla? Eğer bunun çok fazla olduğunu düşünüyorsanız size bir alternatif sunuyoruz ve S-300 ya da benzeri savunma sistemlerine ihtiyaç duyduğumuzu söylüyoruz."
ABD Başkanı Joe Biden'a Ukrayna'ya sağladığı desteklerden ötürü teşekkür eden ve bu desteklerin kendileri için hayati olduğunu dile getiren Zelenskiy, Rusya'ya uygulanan yaptırımların hafifletilmeden sürmesi gerektiğini ifade etti.

- "Yaptırımlar devam etmeli" çağrısı
Zelenskiy, "Ülkemiz için bugünler en karanlık zamanlar, Rus ordusunu durdurana kadar (Batı'nın) yeni yaptırım paketlerinin devam etmesi gerekli. ABD'nin Rusya'da görev yapan yetkililere yönelik yaptırımları kaldırılmamalı." ifadesini kullandı.
Rusya'daki Amerikan firmalarının bu ülkeyi terk etmesi ve yeni yatırımlar yapmaması çağrısında da bulunan Zelenskiy, "Ukrayna'da halkımızı yok etmek için Rusya'nın sizden tek bir sent dahi almadığından emin olun" değerlendirmesini yaptı.
Zelenskiy, Ukrayna'daki savaşın sona erdirilmesi için bir araya gelecek ülkelerin gerekirse savunma desteği, gerekirse yaptırım, gerekirse siyasi destek noktasında çaba gösterebileceğini söyleyerek, aksi takdirde Ukraynalıların ölmeye devam edeceğini belirtti.

- "Ukraynalılar Avrupa'nın ve dünyanın değerleri için de savaşıyor"
Konuşmasının ortasında Ukrayna'daki yıkımı gösteren bir video izleten Zelenskiy, konuşmasını İngilizce olarak tamamladı.
Dünyaya liderlik yapması ve savaşı durdurması konusunda ABD yönetimine seslenen Zelenskiy, "Dünyanın lideri olmak demek barışın lideri olmak demektir. Ülkenizdeki barış artık sadece size ve halkınıza bağlı değil, hemen yanı başınızdakilere ve güçlülere de bağlı. Güçlü, zayıf demek değildir; güçlü olmak, cesur olmak ve kendi vatandaşlarınızın, dünya vatandaşlarının hayatları için savaşmaya hazır olmak demektir" diye konuştu.
ABD'nin Ukrayna'ya desteğinin sadece Ukraynalıları değil tüm dünyayı ilgilendirdiğine işaret eden Zelenskiy, "Bugün Ukraynalılar sadece kendi ülkesini savunmuyor, Avrupa'nın ve dünyanın değerleri için de savaşıyor. Neredeyse 45 yaşıma geldim ama benim kalbim bugün durdu, 100'den fazla çocuğun hayatını kaybetmesiyle kalbim durdu" dedi.
ABD yönetimi ve NATO, Rusya ile savaşa girme riski dolayısıyla Ukrayna üzerinde uçuşa yasak bölge oluşturulması fikrine soğuk bakıyor.
Daha önce Polonya üzerinden Ukrayna'ya Sovyet yapımı savaş uçaklarını temin etme planı işe yaramayan ABD, son olarak Kiev'e Sovyet yapımı S-300 füzelerini temin noktasında girişimlerde bulunmuş ancak Washington, bu sürecin detaylarını kamuoyuyla paylaşmamayı tercih etmişti.



İranlı yetkili: Mart ayı başında yapılacak yeni nükleer görüşmeler geçici bir anlaşmaya yol açabilir

İran’ın Buşehr nükleer reaktörü (Reuters)
İran’ın Buşehr nükleer reaktörü (Reuters)
TT

İranlı yetkili: Mart ayı başında yapılacak yeni nükleer görüşmeler geçici bir anlaşmaya yol açabilir

İran’ın Buşehr nükleer reaktörü (Reuters)
İran’ın Buşehr nükleer reaktörü (Reuters)

İranlı üst düzey bir yetkili bugün Reuters’a yaptığı açıklamada, Tahran ile Washington arasında ülkesine yönelik yaptırımların kaldırılmasının kapsamı ve mekanizması konusunda görüş ayrılıkları bulunduğunu belirtti.

Yetkili, nükleer programla ilgili yeni görüşmelerin mart ayı başında yapılmasının planlandığını söyledi.

Yetkili, İran’ın yüksek zenginleştirilmiş uranyum stokunun bir kısmını ihraç etme, saflığını düşürme ve uranyum zenginleştirme konusunda bölgesel bir birlik oluşturma seçeneğini ciddi şekilde değerlendirebileceğini ifade etti. Karşılığında ise İran’a barışçıl amaçlarla uranyum zenginleştirme hakkının tanınması gerektiğini vurguladı.

“Görüşmeler sürecek ve geçici bir anlaşmaya varma imkânı mevcut” diyen yetkili, sürecin devam edeceğini kaydetti.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, geçen hafta ABD ile yapılan nükleer görüşmelerin ardından birkaç gün içinde karşı öneri taslağı hazırlanmasını beklediğini açıklamıştı. Öte yandan Başkan Donald Trump, İran’a sınırlı askeri saldırılar düzenlemeyi değerlendirdiğini belirtmişti.

Yetkili, İran’ın petrol ve maden kaynaklarının kontrolünü Washington’a teslim etmeyeceğini, ancak Amerikan şirketlerinin İran’daki petrol ve gaz sahalarında her zaman faaliyet gösterebileceğini de ifade etti.


Witkoff: Trump’ın İran için belirlediği kırmızı çizgiler arasında ‘sıfır zenginleştirme’ de var

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
TT

Witkoff: Trump’ın İran için belirlediği kırmızı çizgiler arasında ‘sıfır zenginleştirme’ de var

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Başkan Donald Trump’ın İran’ın nükleer programına ilişkin bir anlaşmayı neden hâlâ kabul etmediğini sorguladığını söyledi. Witkoff, Washington’ın baskı uygulamasına rağmen Tahran’ın anlaşmaya yanaşmamasının Beyaz Saray’da şaşkınlık yarattığını ifade etti.

Fox News’e verdiği röportajda Witkoff, Trump’ın İran’ın tutumuna hayret ettiğini belirterek, “Neden teslim olmadıklarını merak ediyor... ‘Teslim olmak’ ifadesini kullanmak istemiyorum ama neden teslim olmadılar?” dedi.

Witkoff, Trump’ın ayrıca İran’ın ‘bu denli yoğun baskı ve bölgede sahip olduğumuz deniz gücünün büyüklüğü karşısında’ ABD ile temasa geçmemesini sorguladığını aktardı. Trump’ın, Tahran’ın nükleer silah edinme niyetinde olmadığını ilan etmesini ve hangi adımları atmaya hazır olduğunu netleştirmesini beklediğini dile getirdi.

ABD’li yetkili, Trump tarafından belirlenen kırmızı çizgilerin İran’ın uranyum zenginleştirmede ‘sıfır zenginleştirme’ seviyesini korumasını şart koştuğunu söyledi. Witkoff, İran’ın uranyumu sivil amaçlar için gerekli seviyenin ötesinde zenginleştirdiğini de ifade etti.

Witkoff, aynı röportajda, devrik İran Şahı’nın oğlu Rıza Pehlevi ile görüştüğünü de doğruladı.

Witkoff, “Başkanın talimatıyla onunla görüştüm” ifadesini kullanırken, görüşmenin içeriğine ilişkin ayrıntı vermedi.

Geçen hafta Pehlevi, Başkan Donald Trump’a İran’a yönelik askeri müdahale çağrısını yinelemiş ve ülkede bir ‘geçiş sürecine’ liderlik etmeye hazır olduğunu açıklamıştı.

Witkoff’un açıklamaları, Trump’ın İran’a yönelik askeri saldırı tehdidinde bulunduğu ve bölgedeki askeri konuşlanmayı artırdığı bir dönemde geldi. Trump, aynı zamanda Tahran ile nükleer program konusunda bir anlaşmaya varma isteğini de dile getirdi.

İran’ın nükleer programı, Tahran ile Batılı ülkeler arasında yıllardır süren anlaşmazlığın merkezinde yer alıyor. Batılı ülkeler, İran’ın nükleer silah edinme ihtimalinden endişe duyuyor.


İran, AB üyesi ülkelerin silahlı kuvvetlerini “terör örgütü” olarak sınıflandırdı

İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
TT

İran, AB üyesi ülkelerin silahlı kuvvetlerini “terör örgütü” olarak sınıflandırdı

İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)

İran, Avrupa Birliği (AB) üyesi tüm ülkelerin deniz ve hava kuvvetlerini terör örgütü olarak tanımladı.

İran Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yapılan açıklamada, Tahran'ın İran Devrim Muhafızları Ordusu’nu (DMO) terör örgütü olarak sınıflandıran AB'nin ‘yasadışı ve haksız’ olarak nitelendirdiği karara yanıt olarak harekete geçeceği belirtildi.

AB'nin 19 Şubat'ta aldığı karara yanıt olarak yayınlanan açıklamada, “Avrupa hükümetleri, İran silahlı kuvvetlerinin resmi bir kolu olan Devrim Muhafızlarını terör örgütü olarak tanımladığından, İran da karşılıklılık ilkesine dayalı önlemler alacaktır” denildi.

Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığına göre Tahran’ın kararı 2019 yılında çıkarılan ‘ABD’nin DMO’yu Terör Örgütü Olarak Tanımlamasına Karşı Misilleme Tedbirleri Yasası'nın 7’nci maddesine dayanıyor. İran Dışişleri Bakanlığı, “ABD’nin bu konudaki kararını herhangi bir şekilde destekleyen veya buna uyan tüm ülkeler, İran tarafından benzer tedbirlere tabi tutulacaktır” açıklamasında bulundu.

Açıklama şöyle devam etti:

“Bu yasa ve 4’üncü madde dahil olmak üzere hükümleri uyarınca İran, AB üyesi tüm ülkelerin deniz ve hava kuvvetlerini bu yasanın hükümlerine tabi kabul etmekte ve bunları terörist örgütler olarak sınıflandırıp ilan etmektedir.”

Bakanlık, bu önlemin İran'ın iç hukuku çerçevesinde, Avrupa hükümetlerinin uluslararası hukuk ilkelerini açıkça ihlal etmesine yanıt olarak alındığını vurgulayarak açıklamasını sonlandırdı.