İsrail ordusu kırmızı alarmda: İran’dan SİHA saldırısı bekleniyor

İran Devrim Muhafızları Ordusu tarafından ortaya çıkarılan yeraltı üssündeki İHA’lar (Tasnim)
İran Devrim Muhafızları Ordusu tarafından ortaya çıkarılan yeraltı üssündeki İHA’lar (Tasnim)
TT

İsrail ordusu kırmızı alarmda: İran’dan SİHA saldırısı bekleniyor

İran Devrim Muhafızları Ordusu tarafından ortaya çıkarılan yeraltı üssündeki İHA’lar (Tasnim)
İran Devrim Muhafızları Ordusu tarafından ortaya çıkarılan yeraltı üssündeki İHA’lar (Tasnim)

İsrail ile İran arasındaki SİHA savaşında yeni bir tırmanış yaşanıyor. Tel Aviv'deki güvenlik kaynaklarına göre, İsrail ordusu Suriye ve Lübnan sınırlarındaki güçlerinin İran saldırılarını öngörerek alarm seviyesini yükseltti.
Kaynaklar, Tahran'ın Erbil'de İsrail'e ait olduğunu iddia ettiği bir bölgeyi 12 balistik füzeyle bombalayarak açıkça gerilimi arttırdı. Bu nedenle İsrail, Tahran’ın doğrudan İran'dan yahut Irak, Suriye hatta Yemen ve Lübnan'da bulunan milisleri aracılığıyla saldırıya uğrayabileceğini öngörüyor.
İsrail, son hava operasyonlarıyla İran'a çok sert darbe vurduğunu açıkladı; Yabancı kaynaklara göre, bu saldırıda İsrail İran topraklarında yaklaşık 600 SİHA'yı imha etti. Hafta başında Suriye topraklarında gerçekleşen bir başka saldırıda ise İran Devrim Muhafızları'nın iki üst düzey subayı öldürüldü.
İran, Erbil'deki İsrail eğitim kampı olduğu iddia edilen bölgenin bombalanmasını iki subayın öldürülmesine tepki olarak gerçekleştirse de İsrail'in İran'ın göbeğinde saldırı düzenlemesi Tahran'ı ek bir saldırı başlatmaya teşvik edebilir.
Sadece İsrail'in kuzeyinde değil, İran'ın kuzey komşusu Azerbaycan Cumhuriyeti'ndeki İsrail diplomatik merkezinde de alarm durumu olduğu ilan edildi.
ABD kaynakları, İran'daki insansız hava aracı depolama kamplarını bombalayan İsrail insansız hava araçlarının Azerbaycan'daki bir İsrail sahasından havalandığını ortaya koydu.
İsrail kaynakları, ABD’nin İsrail’in İran’daki SİHA’lara yönelik hava operasyonlarının misilleme olduğuna dair açıklamaların Tel Aviv’de rahatsızlık yarattığını aktardı.
Kaynaklar, “Bu açıklama, ABD yönteminin meseleleri ele alırken gösterdiği ağırbaşlılıkla uyuşmuyor. Bu açıklama yalnızca zarar getirir” açıklamasında bulundu.
İsrail ile İran arasındaki SİHA savaşının son yıllarda fiilen tırmanmaya başladığı ve gerilimlerin arttığı biliniyor. Şubat 2018'de ilk önemli olay yaşandı; Suriye'deki hava saldırılarına yanıt olarak İran, işgal altındaki topraklara sızmak için bir SİHA’yı harekete geçirdi. SİHA düşürüldü ve İsrail ordusu buna Suriye'deki hedeflere saldırarak karşılık verdi.
Ağustos 2019'da İsrail, Golan Tepelerinin kuzeyindeki Hermon Dağı’ndaki üssünden patlayıcı yüklü bir SİHA’yı iki kez engelledi. İsrail ordusu ayrıca, İran Devrim Muhafızları Özel Görev Gücü'ne bağlı Lübnanlı bir hücrenin üyelerine de saldırı gerçekleştirdi. Bu durum güvenlik gerilimine yol açtı ve Lübnan sınırında karşılıklı bombalamalar birkaç ay sürdü.
İran'daki nükleer tesislere yönelik son yıllarda gerçekleştirilen çeşitli patlayıcı yüklü SİHA saldırıları İsrail'e atfediliyor.
Gazze Şeridi'ndeki son savaş sırasında, Mayıs 2021'de İran’ın Ürdün Vadisi'ne gönderdiği bir SİHA düşürüldü.
Geçen hafta ise İsrail ordusu, İran'dan İsrail'e gönderilen iki SİHA’yı F-35 hayalet uçakları kullanarak Ortadoğu'daki diğer ülkelerin hava sahalarında düşürdü.
İsrail, İran'ın faaliyetlerine karşı uluslararası diplomasi yürütüyor ve bu kampanya aracılığıyla "İran'ın ölümcül insansız hava araçları ve balistik füze stoğunun sadece İsrail'i değil bölgedeki tüm ülkeleri hatta tüm Batılı ülkeleri tehdit ettiğini" iddia ediyor.
 ABD Merkez Kuvvetler Komutanı (CENTCOM) General Kenneth McKenzie, dün ABD Senatosu'ndaki Silahlı Kuvvetler Komitesi'ndeki bir duruşmada konuya ilişkin açıklama yaptı. İran'ın, bazıları Tel Aviv'e de ulaşabilecek çeşitli türlerde 3 binden fazla balistik füzeye sahip olduğunu söyleyen McKenzie, “Füzeler henüz Avrupa'ya ulaşamıyor, ancak son yıllarda Tahran, menzili artırmak ve isabeti artırmak için füze programına çok fazla çaba harcadı ve kaynak yatırdı. İran'ın balistik kabiliyeti, yakın ortaklarımızın güvenliği de dahil olmak üzere bölgedeki her ülkenin güvenliğine yönelik varoluşsal bir tehdit oluşturuyor” dedi.
 



ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
TT

ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)

Arap ve Müslüman ülkeler tarafından bugün yapılan ortak açıklamada, ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin, Tevrat'a dayanarak İsrail'in Ortadoğu'nun büyük bir bölümünü kapsayan topraklar üzerinde hakkı olduğunu söylediği açıklamalarını kınadılar.

ABD’li muhafazakar çizgideki gazeteci Tucker Carlson, 2025 yılında Başkan Donald Trump tarafından büyükelçi olarak atanan, eski Baptist papazı ve Yahudi devletinin önde gelen destekçisi Huckabee ile bir röportaj gerçekleştirdi.

Arap ve İslam ülkeleri tarafından yapılan ortak açıklamada şöyle denildi:

"Suudi Arabistan Krallığı, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti, Bahreyn Krallığı, Katar Devleti, Suriye Arap Cumhuriyeti, Filistin Devleti, Kuveyt Devleti, Lübnan Cumhuriyeti, Umman Sultanlığı, Körfez İşbirliği Konseyi Sekreterliği, Arap Birliği (AL) ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin, işgal altındaki Batı Şeria dahil olmak üzere Arap devletlerine ait topraklar üzerinde İsrail'in kontrolünü kabul ettiğini belirten açıklamalarını kategorik olarak kınıyor ve derin endişelerini ifade ediyor.”

Açıklamada, ‘uluslararası hukuk ilkelerini ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartını açıkça ihlal eden ve bölgenin güvenliği ve istikrarına ciddi bir tehdit oluşturan bu tür tehlikeli ve kışkırtıcı açıklamaların kategorik olarak reddedildiği’ vurgulandı.

dfvgthy
ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee (Reuters)

Suudi Arabistan, Büyükelçisi Huckabee’nin açıklamalarını ‘sorumsuzca’ ve ‘tehlikeli bir emsal’ olarak değerlendirirken Ürdün, bu sözleri ‘bölge ülkelerinin egemenliğine yönelik bir ihlal! olarak gördü. Mısır, !İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları veya diğer Arap toprakları üzerinde egemenliği olmadığını’ teyit etti.

Kuveyt, Huckabee’nin açıklamalarını ‘uluslararası hukuk ilkelerinin açık bir ihlali’ olarak kınarken Umman, bu sözlerin ‘barış şansını zedelediğini ve bölgenin güvenliğini ve istikrarını tehdit ettiğini’ vurguladı.

Filistin Yönetimi, Huckabee’nin açıklamalarının ‘ABD Başkanı Donald Trump'ın işgal altındaki Batı Şeria'nın ilhakını reddeden açıklamasının tersi’ olduğunu değerlendirdi.

ABD’nin İsrail Büyükelçisi dün sosyal medya platformu X’te, Siyonizm'in tanımı da dahil olmak üzere röportajda tartışılan diğer konular hakkındaki tutumunu açıklığa kavuşturmak için iki mesaj yayınladı. Ancak İsrail'in Ortadoğu'daki topraklar üzerindeki kontrolüne ilişkin açıklamalarına değinmedi.

Huckabee, söz konusu açıklamaları, İsrail'in 1967'den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria üzerindeki kontrolünü artırmak için önlemlerini yoğunlaştırdığı bir dönemde yaptı.

İsrail, onlarca yıl önce Doğu Kudüs ve Suriye'ye ait Golan Tepeleri'nin bir kısmını ilhak ettiğini açıklamıştı.


Pakistan’dan Afganistan sınırındaki silahlı unsurların “sığınaklarına” hava saldırıları

Belucistan'ın Çaman bölgesinde devriye gezen Pakistan askerleri (EPA)
Belucistan'ın Çaman bölgesinde devriye gezen Pakistan askerleri (EPA)
TT

Pakistan’dan Afganistan sınırındaki silahlı unsurların “sığınaklarına” hava saldırıları

Belucistan'ın Çaman bölgesinde devriye gezen Pakistan askerleri (EPA)
Belucistan'ın Çaman bölgesinde devriye gezen Pakistan askerleri (EPA)

Pakistan, bu sabah erken saatlerde, Afganistan'ın desteklediği silahlı grupların üstlendiği son intihar saldırılarına misilleme olarak Pakistan-Afganistan sınır bölgesindeki yedi noktaya hava saldırısı düzenlediğini duyurdu.

Enformasyon Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Pakistan'ın ‘istihbarat bilgilerine dayanarak yedi terörist kampına ve sığınağına askeri operasyonlar düzenlediği’ belirtildi. Açıklamaya göre Ramazan'ın başlamasından bu yana üç intihar saldırısı düzenlendi.

Enformasyon Bakanı Attaullah Tarar, sosyal medya platformu X hesabından yaptığı açıklamada, Pakistan'ın DEAŞ terör örgütünün bir kolunun hedef alındığını söyledi.

Tatar, açıklamada saldırıların yeri veya daha fazla ayrıntı belirtmedi.

Ancak Afganistan Hükümet Sözcüsü Zabihullah Mucahid bugün X üzerinden yaptığı açıklamada, ‘Pakistan tarafından Afganistan’ın Nangarhar ve Paktika illerinde sivillerin bombaladığını, kadınlar ve çocuklar da dahil olmak üzere onlarca kişinin öldüğünü ve yaralandığını’ söyledi.

Bakanlık, operasyonların iki hafta önce İslamabad'daki bir Şii camisini hedef alan intihar bombalı saldırı ve son zamanlarda Pakistan'ın kuzeybatısında meydana gelen diğer intihar bombalı saldırılara misilleme olarak gerçekleştirildiğini açıkladı.

Pakistan tarafından bugün yapılan açıklamada, İslamabad'ın defalarca kez talepte bulunmasına rağmen, Kabil'deki Taliban yetkililerinin Afganistan topraklarını Pakistan'da saldırılar düzenlemek için kullanan silahlı gruplara karşı harekete geçmediği belirtildi.

Enformasyon Bakanlığından yapılan açıklamada, “Pakistan her zaman bölgede barış ve istikrarı korumak için çaba göstermiştir, ancak aynı zamanda vatandaşlarımızın güvenliği ve emniyeti de bizim en önemli önceliğimiz olmaya devam ediyor” denildi.

İslamabad ayrıca uluslararası topluma, Kabil'i geçtiğimiz yıl Doha’da varılan anlaşma kapsamında diğer ülkelere karşı düşmanca eylemleri desteklememe yükümlülüğünü yerine getirmesi için baskı yapmaya çağırdı.

Afganistan ve Pakistan arasındaki gerginlik, Taliban'ın 2021 yılında Kabil'in kontrolünü yeniden ele geçirmesinden bu yana tırmanıyor.

Son aylarda kanlı sınır çatışmalarıyla iki ülke arasındaki ilişkiler keskin bir şekilde kötüleşti.

Ekim ayında patlak veren ve Katar ile Türkiye'nin arabuluculuğunda ateşkesle sona eren çatışmalarda 70'den fazla kişi öldü, yüzlerce kişi yaralandı.

Ancak, Doha ve İstanbul'da birkaç tur görüşme yapıldıysa da kalıcı bir anlaşma sağlanamadı.


Ukrayna, Macaristan ve Slovakya'yı elektrik kesintisi tehditleriyle "şantaj" yapmakla suçladı

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sybiha (X platformundaki hesabı)
Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sybiha (X platformundaki hesabı)
TT

Ukrayna, Macaristan ve Slovakya'yı elektrik kesintisi tehditleriyle "şantaj" yapmakla suçladı

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sybiha (X platformundaki hesabı)
Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sybiha (X platformundaki hesabı)

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı dün, Macaristan ve Slovakya hükümetlerinin Rus petrolünün akışına yeniden başlanmaması halinde Ukrayna'ya elektrik tedarikini kesme tehdidinde bulunmalarını "uyarı ve şantaj" olarak nitelendirerek kınadı.

Rus petrol sevkiyatları, Kiev'in 27 Ocak'ta Batı Ukrayna'da boru hattındaki ekipmanı bombalayan bir Rus insansız hava aracının (İHA) saldırısını gerçekleştirdiğini açıklamasından bu yana Macaristan ve Slovakya'ya durdurulmuş durumda. Slovakya ve Macaristan, uzun süredir devam eden tedarik kesintilerinden Ukrayna'nın sorumlu olduğunu savunuyor.

Slovakya Başbakanı Robert Fico dün yaptığı açıklamada, Kiev'in Rus petrolünün Ukrayna toprakları üzerinden Slovakya'ya transit geçişine yeniden başlamaması halinde, iki gün içinde Ukrayna'ya acil durum elektrik tedarikini keseceğini söyledi. Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Macaristan Başbakanı da birkaç gün önce benzer bir tehditte bulunmuştu.

Bu konu, Ukrayna ile komşuları Macaristan ve Slovakya arasında bugüne kadarki en ciddi anlaşmazlık noktalarından biri haline geldi. Bu ülkelerin liderleri, Moskova ile bağlarını güçlendirerek büyük ölçüde Ukrayna yanlısı Avrupa konsensüsünden ayrıldılar.

Macaristan ve Slovakya, Avrupa Birliği ve NATO üyesidir ve bloktaki diğer iki ülke olarak Ukrayna üzerinden Druzhba boru hattıyla taşınan Rus petrolüne hâlâ büyük ölçüde bağımlıdırlar.

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, “Ukrayna, Macaristan ve Slovakya hükümetlerinin iki ülke arasındaki enerji tedarikine ilişkin uyarılarını ve şantajlarını reddediyor ve kınıyor. Bu uyarılar kesinlikle Kiev'e değil, Kremlin'e yöneltilmelidir” ifadelerini kullandı.