Ünlü Ukraynalı aktris, Rus roketleri yüzünden hayatını kaybetti

Yıldızın tiyatrocu meslektaşları 'telafisi imkansız kederlerinden' bahsetti

(Twitter/Kyiv Post)
(Twitter/Kyiv Post)
TT

Ünlü Ukraynalı aktris, Rus roketleri yüzünden hayatını kaybetti

(Twitter/Kyiv Post)
(Twitter/Kyiv Post)

Ukraynalı aktris Oksana Şvets, Kiev'de bulunduğu konutun Rus roketleriyle vurulmasının ardından 67 yaşında hayatını kaybetti.
Şvets'in ölümü, üyesi olduğu tiyatro topluluğu Genç Tiyatro tarafından duyuruldu. Meslektaşları onun ölümü karşısında 'telafisi imkansız bir keder' yaşadıklarını ifade etti.
Açıklamada "Yetenekli aktrisin anısı parlak olacak!" ifadelerine yer verildi.
Genç Tiyatro tarafından yapılan açıklamada "Ülkemize gelen düşmanı affetmeyeceğiz!" denildi. 
1955 doğumlu oyuncu, tiyatro ve sinemada onlarca yıla uzanan bir kariyere sahipti. Ülkenin en başarılı sahne sanatçılarından biriydi.
Şvets, Genç Tiyatro'nun yanı sıra Ternopil Müzik ve Drama Tiyatrosu ve Kiev Hiciv Tiyatrosu'nda da çalışmıştı.

Şvets'in ölümü, Ukrayna ordusunun Bölge Savunma Kuvvetleri'ne kaydolduktan sonra 33 yaşında hayatını kaybeden bir diğer Ukraynalı oyuncu Paşa Lee'nin ölümünü takiben gerçekleşti.
The Independent'ta yer alan habere göre, ABD'deki yetkililerin Ukrayna'da işlenen potansiyel savaş suçlarını 'belgelediğini ve değerlendirdiğini' belirten Dışişleri Bakanı Antony Blinken, tıpkı Joe Biden gibi Rusya'nın gaddarlıklarını savaş suçları olarak nitelendirdi.
Açıklama, Biden'ın Vladimir Putin'i savaş suçlusu olmakla suçlamasının ardından geldi ve pek çok kişi bunu ABD-Rusya ilişkilerinde bir dönüm noktası olarak görüyor.
Öte yandan, Rus güçlerinin Mariupol'da binlerce sivilin sığındığı bir tiyatroyu bombalayıp birçok kişiyi yanan molozların altında mahsur bırakmasının ardından hayatta kalanların enkazdan çıkarıldığı bildirildi.
13 Mart (Perşembe) günü mağdurları bulmaya yönelik çalışmalar düşük hızda devam etti ve kaç kişinin öldüğü belirsizliğini koruyor. Ne var ki Donetsk bölgesinin eski başkanı Sergiy Taruta, bir Ukrayna televizyonuna verdiği röportajda bombardıman sırasında binada yaklaşık 1300 kişi olduğunu ve şimdiye kadar 100'den fazla kişinin kurtarıldığını düşündüğünü söyledi.
 



Dünyanın en eski sirk binası yenileniyor

Cirque d'Hiver, 1852'den beri Paris'in önemli bir kurumu (Cirque d'Hiver Bouglione de Paris/Dominique Secher)
Cirque d'Hiver, 1852'den beri Paris'in önemli bir kurumu (Cirque d'Hiver Bouglione de Paris/Dominique Secher)
TT

Dünyanın en eski sirk binası yenileniyor

Cirque d'Hiver, 1852'den beri Paris'in önemli bir kurumu (Cirque d'Hiver Bouglione de Paris/Dominique Secher)
Cirque d'Hiver, 1852'den beri Paris'in önemli bir kurumu (Cirque d'Hiver Bouglione de Paris/Dominique Secher)

Dünyanın en eski kapalı sirki, tarihi ihtişamına kavuşmak için büyük bir yenileme projesi geçirecek.

1852'de III. Napolyon tarafından açılan Cirque d'Hiver, Paris'in 11. bölgesinde yer alıyor.

Gösteri alanının iç duvarlarında tarihi sahneleri tasvir eden 20 büyük duvar resmi restore edilecek. Bu resimler 1950'lerden beri ahşap panellerle kapatılmıştı.

Duvar resimleri, geleneksel gösterilerde atlar ve akrobasiyi içeren cesur binicilik numaralarını tasvir ediyor; bu unsurlar günümüze kadar korunmuş durumda.

vfdv
Resimler ahşap panellerin arkasında keşfedildi (Cirque d'Hiver)

Projeyi denetleyen mimar Stéphane Millet, Times'a, "Resimlerin hâlâ orada olup olmadığını kontrol etmek için geçen hafta panelleri kaldırdık. Biraz su hasarı var ancak kurtarılabilir durumdalar, bu da çok büyük bir rahatlama" diye konuştu.

Sanatsal ve kültürel değerleri hafife alınmıştı ancak Fransa tarihini antik çağlardan itibaren gösteren muhteşem bir tarihi panorama oluşturuyorlar. Duvar resimleri, Galyalıların Romalılarla savaştığını gösteriyor. Asteriks'in yaratıcıları, ulusal anlatımızın bu bölümünün önemini fark eden ilk kişiler değildi. Bu resimler bize 19. yüzyılda Fransızların kendilerini nasıl gördükleri hakkında çok şey anlatıyor.

Diğer işlemler arasında, daha önce kalın perdelerle kaplı olan pencerelerin yenilenmesi de yer alıyor. Koltuklar ve halılar da elden geçirilecek.

 vfd
Koltuklar ve halılar da yenilenecek (Cirque d'Hiver)

Sirk çadırını tasvir eden taş dış cephe, yaklaşık 20 yıl önce yenilenmişti. Tarihi mekanın iç kısmı, gösterilere verilen arayı en aza indirmek amacıyla birkaç yıl içinde yenilenecek.

Cirque d'Hiver'in prodüksiyon sorumlusu Fabrice Bing, The Independent'a şunları söyledi:

Hepimiz buraya aşığız ve burada çalışmaktan ve Cirque d'Hiver'de istihdam edilmekten mutluyuz. Cirque d'Hiver'de çalışmak, bir bakıma tarih için çalışmaktır. Kaybolmuş dekorun güzelliğini geri kazandırmak bizim için gerçek bir gurur kaynağı. Geçmişe saygı duyarken gelecek için çalışıyoruz. Mirasımıza tutkuyla bağlıyız.

Yenilemelerin müşterileri için de gerekli olduğunu ve mekanı daha konforlu hale getirmeyi umduğunu da ekledi.

"Biraz daha bacak mesafesi ve daha iyi havalandırma, 21. yüzyılda izleyicilerin minimum beklentisi" dedi.

Müşterilerimize dünyanın en güzel sirkinde en harika deneyimi sunmak istiyoruz ve bu, güzelliğin yanı sıra konforlarını da içeriyor.

Bing, yenilemelerin erişilebilirliği de iyileştireceğini söyledi. "Mekanımızı herkes için mümkün olduğunca açık hale getirmeye kararlıyız" dedi.

Cirque d'Hiver, sirk tarihinin önde gelen kurumlarından biri. İlk uçan trapez gösterisi, 1859'da Jules Léotard tarafından burada gerçekleştirilmişti. Leotard kıyafeti de adını gösterilerinde giydiği vücuda yapışan tek parça giysiden alıyor.

Projenin birkaç milyon euroya mal olması beklense de kesin rakam henüz açıklanmadı. Kültür Bakanlığı, projeyi sahipleri olan Bouglione ailesiyle birlikte finanse etmeyi kabul etti.

Fransa'nın derinleşen bütçe açığı nedeniyle, proje için kamu parasının kullanılması tartışmalı olarak değerlendiriliyor. Buna karşılık Millet, Times'a şunları söyledi:

Burası çok büyük bir tarihi öneme sahip. Fransızlar kültürel miraslarına son derece bağlıdır ve Cirque d'Hiver, 19. yüzyıl Paris'inin sembolü haline gelmiştir.

Independent Türkçe


The Big Bang Theory'nin yıldızı, rasgele insanların hastane borçlarını ödüyormuş

Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)
Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)
TT

The Big Bang Theory'nin yıldızı, rasgele insanların hastane borçlarını ödüyormuş

Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)
Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)

The Big Bang Theory'nin eski oyuncusu Kunal Nayyar, finansal başarısından dolayı duyduğu minnettarlığı dile getirerek yabancıların GoFundMe sayfalarına bağış yapmaktan ve onların hayatlarını değiştirmeye katkı sağlamaktan keyif aldığını söyledi.

The i Paper'a verdiği röportajda 44 yaşındaki aktör, CBS'in popüler komedi dizisinin 12 sezonunun tamamında astrofizikçi Rajesh Koothrappali'yi canlandırdıktan sonra finansal istikrara ulaştığını açıkladı.

Yayın kuruluşuna konuşan aktör "Para bana daha fazla özgürlük verdi ve en büyük hediye, başkalarına yardım etme, insanların hayatlarını değiştirme imkanı" dedi.

Ayrıca kendisi ve moda tasarımcısı eşi Neha Kapur'un, dezavantajlı kesimdeki gençler için üniversite bursları fonlamak gibi, başkalarına yardım ettikleri bazı nazik davranışları da paylaştı.

Oyuncu "Köpekleri sevdiğimiz için hayvanlara yönelik hayır kurumlarını da destekliyoruz. Ama asıl sevdiğim şey, geceleri GoFundMe'ye girip rasgele ailelerin sağlık masraflarını ödemek" diye ekledi. 

Bu benim maskeli adalet savaşçısı tarafım.

Servetinin kendisine "ağır gelmediğini" ve "yük gibi hissettirmediğini" belirten Nayyar, bunun "evrenin bir lütfu" olduğunu vurguladı. Ayrıca herkes GoFundMe sayfalarına kendisi gibi katkı sunamasa da başkalarını desteklemenin bir yolunu bulmanın mümkün olduğunu savundu.

Aktör "Şu anda insanlar mutlu değil çünkü hepimiz başkalarının düşünceli davranmasını bekliyoruz. Bir başkanın, bir politikacının, bir liderin gelip bize dünya barışını getirmesini bekliyoruz" dedikten sonra başını iki yana salladı. 

Ama komşunuz çayına şeker istemek için kapınıza geldiğinde kapıyı kilitleyip 'Git buradan' derseniz dünya barışı olmaz.

Nayyar 26 yaşındayken Jim Parsons, Kaley Cuoco, Simon Helberg ve Johnny Galecki'yle birlikte The Big Bang Theory'nin kadrosuna alındığında üne kavuştu. Dizinin muazzam bir başarıya ulaşmasıyla Nayyar, sonraki sezonlarda bölüm başına 1 milyon dolar kazanmaya başladı.

Nayyar'ın servet hakkındaki yorumlarının yayımlanmasından sadece bir ay önce Fortune, aktörün net değerinin 45 milyon dolar olduğunu bildirmişti. Yine de Nayyar, yaşam tarzının çoğu insandan epey farklı olduğunu kabul ediyor.

Ocak ayında dergiye verdiği röportajda Nayyar "Benim düzenli bir 9-5 işim yok, bu yüzden durum farklı. Çekim yaparken, programımın kölesi oluyorum" demişti. 

O günler, 6 saatlik molalarla 16 saatlik günlere dönüşebiliyor.

Bu stresli günlerde sakinleşmek için kendi kendine tek bir sözü tekrarlıyormuş:

Teslim ol.

Oyuncu "Bazen kendimi gerçekten bir şeye kafamı vururken bulursam ve her şeyin ters gittiği günlerden biriyse, kendime teslim olmam gerektiğini söylüyorum" diye açıklamıştı. 

Nefes al. Bir ara ver. Ne olacağını görelim.

Independent Türkçe


Camda veri depolama icat edildi: İnsanlık için dönüm noktası mı?

Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)
Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)
TT

Camda veri depolama icat edildi: İnsanlık için dönüm noktası mı?

Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)
Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)

Yeni bir depolama türü icat eden bilim insanları, bunun insanlık tarihinin seyrini değiştirebileceğini öne sürüyor.

Bu sistem, bilgiyi kodlamak için lazerle modifiye edilmiş cam kullanıyor. Bilim insanları bu bilginin 10 bin yıldan fazla süreyle saklanabileceğini söylüyor.

Dünya, hiç olmadığı kadar çok bilgi üretiyor. Ancak bu bilgiyi depolamak zor: Örneğin, bilgisayarlarımızın içindeki sabit diskler nispeten hızlı bir şekilde bozuluyor ve bu da ürettiğimiz çok büyük miktardaki bilginin yakında kaybolabileceği korkusuna yol açıyor.

Araştırmacılar geçmişte, bu bilgiyi camda depolamanın gelecekteki medeniyet için onu korumanın faydalı bir yolu olabileceğini öne sürmüştü. Ancak şimdiye kadar bu verileri gerçekten yazmak veya geri getirmek imkansızdı.

Şimdiyse Microsoft'tan Project Silica adlı ekipte çalışan bilim insanları, özel bir lazer kullanarak bunu yapmanın yolunu bulduklarını söylüyor. Lazer, voksel adı verilen üç boyutlu pikselleri cama kodlayabiliyor ve bunu bilgiyi depolamak için kullanabiliyor.

12 santimetre karelik, 2 milimetre derinliğindeki tek bir cam parçasında 4,84 terabayt veri depolanabiliyor. Bu, yaklaşık iki milyon kitaba veya 4K çözünürlükte 5 bin filme eşdeğer.

Deneyler, 290 derece Celsius'ta saklandığında 10 bin yıla kadar dayanabileceğini gösteriyor. Bilim insanları bunun oda sıcaklığında daha da uzun süre dayanabileceği anlamına geldiğini söylüyor.

Ancak mekanik stres veya kimyasallarla aşındırılma nedeniyle hasar görebileceğini, bunun da malzemeyi ve üzerinde depolanan verileri bozacağını belirtiyorlar.

Araştırmaya dahil olmayan bilim insanları bu keşfin, önceki depolama tekniklerine benzer şekilde insanlığın gidişatını değiştirebileceğini öne sürdü.

Araştırmacılar Feng Chen ve Bo Wu, çalışmaya eşlik eden bir makalede, "[Silika] büyük ölçekte uygulandığında, kehanet kemikleri, ortaçağ parşömenleri veya modern sabit disk gibi bilgi depolama tarihinde dönüm noktası olabilir" diye yazdı.

Bir gün tek bir cam parçası, insan kültürünün ve bilgisinin meşalesini binlerce yıl boyunca taşıyabilir.

Bu çalışma, Nature adlı akademik dergide yayımlanan "Laser writing in glass for dense, fast and efficient archival data storage" (Yoğun, hızlı ve verimli arşiv verisi depolama için cama lazerle yazma) başlıklı makalede anlatıldı.

Independent Türkçe