Pentagon: Rusya’nın saldırısı Ukrayna direnişi nedeniyle yavaşladı

Uzmanlar; yavaşlamanın sebebi büyük bir saldırı hazırlığı olabilir.

Pentagon: Rusya’nın saldırısı Ukrayna direnişi nedeniyle yavaşladı
TT

Pentagon: Rusya’nın saldırısı Ukrayna direnişi nedeniyle yavaşladı

Pentagon: Rusya’nın saldırısı Ukrayna direnişi nedeniyle yavaşladı

Rusya, Ukrayna’daki saldırılarına devam etse de yapılan değerlendirmeler Rus işgalinin son iki günde yavaşladığı yönünde. ABD Savunma Bakanlığı’ndan üst düzey bir yetkili şu açıklamada bulundu:
“Rus savaş gemilerinin Kuzey Karadeniz’de, Odessa açıklarında hareketlendiğini ve bazı hazırlıklar yaptığını gözlemledik. Ancak son yirmi dört saatte herhangi bir bombardıman gerçekleştirmediler.”
Karadaki Rus birliklerinin son iki gündür pozisyonlarını koruduğunu ve ilerleme kaydetmediğini belirten yetkili, bunun sebebinin Ukrayna’nın sert direnişi olabileceğini söyledi. Adının açıklanmasını istemeyen Pentagon yetkilisi sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ruslar önceki gün oldukları yerdeler. Ukrayna güçleri kendilerinden beklendiği üzere Kiev’i savunmak için azami çaba sarf ediyor. Bu direnişin caydırıcılığı Rusların ilerlemesini engelledi. Savaşın sonucu net değil. Güç dengesindeki orantısızlığa rağmen Ukraynalılar Rusların hareketlerini kısıtlıyor. Ruslar uzun menzilli füzelerle saldırıyor.”
Pentagon yetkilisi her ne kadar doğrulanmamış olsa da Rus ordusunun moralinde düşüş olduğuna dair işaretler bulunduğunu söyledi:
“Her birime ve bölgeye dair net bilgimiz bulunmasa da bazı düzeyde moral düşüklüğü olduğuna dair göstergeler var. Bunun, zayıf komutadan ve birliklerin hedeflere ulaşmak için nasıl davranması gerektiği yönündeki bilgi eksikliğinden kaynaklandığını düşünüyoruz. Beklenenin üstünde bir direnişle karşılaşmanın yarattığı hayal kırıklığının da bu durumda önemli bir rol oynadığına inanıyoruz.”
Rus kuvvetlerinin Ukrayna'ya karşı yürüttüğü askeri operasyonlarda son günlerde gözle görülür bir yavaşlama söz konusu. ABD istihbarat raporları, savaşın başlamasından bu yana 7 bin Rus askerinin öldüğünü, 14 ila 21 bin Rus askerinin de yaralandığını gösteriyor. ABD menşeli bir istihbarat raporunda, bu sayının ABD’nin Irak ve Afganistan’daki savaşlardaki kayıplarıyla eşdeğer olduğu iddia edilmişti. İngiliz istihbarat raporlarına göre ise Rusya üç hafta geçmesine rağmen herhangi bir büyük kentte tam kontrolü sağlayabilmiş değil.  
İngiltere Savunma Bakanlığı’nın Twitter hesabından yapılan açıklamada, sahadaki birliklere yakıt ve gıda sağlamada yaşanan lojistik sorunların yanı sıra ve Ukrayna direnişinin Rusya'nın saldırı yeteneklerini önemli ölçüde sınırlandırdığı belirtildi. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Rus saldırılarının başlamasının üzerinden haftalar geçmesine rağmen Ukrayna ordusunun halen ülkedeki başlıca bölgelerde hakimiyetini sürdürdüğünü vurguladı. Zelenski, Telegram hesabından paylaştığı görüntülü mesajında, dünyanın en büyük ordularından birine karşı ülkeyi savunmak için savaştıklarını ve Ukrayna ordusunun Rusya’nın tüm saldırılarına karşılık verdiğini söyledi. Rusya’nın kuşatması altındaki Mariupol ve Harkov kenti sakinlerini yalnız bırakmayacaklarını belirten Zelenski, ordudan kiliseye kadar her bir Ukraynalı ferdin üzerine düşeni yapacağını söyledi. Bu kentlerdeki vatandaşları kurtarma sözü verdi.  
Diğer yandan uzmanlar, bu başarısızlığın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in hesaplarında bir değişikliğe yol açmadığı konusunda uyardı. Bazı uzmanlar, Rus güçlerinin özellikle Ukrayna'nın başkenti Kiev'e yönelik büyük bir saldırı başlatmak için askeri planlarını gözden geçirme sürecinde olduğu için saldırılarını yavaşlatmış olabileceğine dikkat çekti. Kiev’in düşmesinin Moskova’nın müzakerelerdeki konumunu güçlendireceğine işaret eden uzmanlar, Rusların şartlarını dayatmak için büyük bir saldırı başlatma ihtimalini ise dışlamadı. Pentagon yetkilisi ise Kiev’in düşmesinin önüne geçmek için ABD ve müttefiklerinin Ukrayna’ya uzun menzilli hava savunma sistemi tedarik etme yönünde girişimlerini sürdürdüğünü söyledi. Yetkili açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Bu yeteneklere sahip olup, sistemleri sağlayabilecek ülkelerle ayrı ayrı konuşuyoruz. Rusya’nın füze stoklarıyla ilgili elimizde net veriler yok. Deyim yerindeyse daha çok ‘aptal bombaları’ kullanıyorlar. Hassas güdümlü füzelerini ise bir sonraki aşama için sakladıklarını düşünüyoruz. Ellerindeki hassas güdümlü füzeler azalmış da olabilir. Bunu tam olarak bilemiyoruz.”  
Rusların ikmal ve kaynak planlarını yeniden değerlendirdiğini ve savaşın uzamasından endişe ettiğini belirten Pentagon yetkilisi, Rusların şimdilik Ukrayna’daki güçlerinin yeterli olduğunu düşündüğünden bölgeye yeni birlikler sevk etmediğini aktardı.  
Bu arada NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, NATO üyelerine, Rusya’nın ‘kimyasal silah’ kullanma planı olup olmadığını izlemeleri yönünde çağrıda bulundu. Stoltenberg, Alman ulusal radyo kanalı Deutschlandfunk’a yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Rusya’dan nükleer silahlarla ilgili tehlikeli açıklamalar geldi. En son Ukrayna ve NATO müttefiklerinin Rusya’ya karşı kimyasal silah kullanmaya hazırlandıkları yönünde asılsız suçlamalarda bulundular. Teyakkuzda olmalı ve Rusya’nın ne yapmaya çalıştığını dikkatle izlemeliyiz. Kimyasal silah kullanıldığı bahanesiyle bir saldırı yapmayı planlayıp planlamadığını öğrenmeliyiz.”  
NATO Genel Sekreteri açıklamasında ayrıca Rusya’nın daha önce kimyasal ‘savaş malzemeleri’ kullandığını ve Esed rejiminin kimyasal silah kullanmasını kolaylaştırdığını hatırlattı.  



Trump İran’la savaşa doğru ilerliyor... Danışmanları ekonomiye odaklanmasını tavsiye ediyor

 ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
TT

Trump İran’la savaşa doğru ilerliyor... Danışmanları ekonomiye odaklanmasını tavsiye ediyor

 ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, İran’a sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi. Pentagon ise İran’a yönelik haftalar sürebilecek bir operasyon için hazırlıklarını sürdürüyor; operasyonun güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da hedef alabileceği belirtiliyor.

Reuters’ın analizine göre, olası saldırı haberleri, Trump’ın danışmanlarının ekonomik kaygılara odaklanması için baskı yaptığı bir döneme denk geliyor. Bu durum, bu yıl yapılacak ara seçimler öncesinde herhangi bir askeri tırmanışın siyasi risklerini öne çıkarıyor.

Trump, Ortadoğu’daki Amerikan birliklerinin yoğun şekilde takviye edilmesini ve İran’a olası bir hava saldırısına hazırlanılmasını emretti; operasyonun haftalar sürebileceği belirtilse de detay verilmedi.

Uzmanlar, Trump’ın İran’a odaklanmasını, ikinci döneminin ilk 13 ayında dış politikanın -özellikle askeri gücün geniş kullanımının- iç politika konularının önüne geçtiğinin en somut göstergesi olarak değerlendiriyor. Bu dönemde ABD halkının çoğunluğunun önceliği olan yaşam maliyeti gibi iç meseleler büyük ölçüde gölgede kaldı.

Trump’ın danışmanları, seçim öncesinde ekonomiye odaklanılması çağrısında bulundu

Beyaz Saray’dan üst düzey bir yetkili, Trump’ın agresif söylemine rağmen yönetim içinde İran’a saldırı konusunda henüz ‘destek’ bulunmadığını açıkladı. Kimliği açıklanmayan yetkili, Trump’ın danışmanlarının, kararsız seçmenlere ‘karışık mesajlar’ vermekten kaçınmanın ve ekonomiye öncelik vermenin önemini de fark ettiklerini belirtti.

Beyaz Saray danışmanları ve Cumhuriyetçi Parti kampanya yetkilileri, Trump’ın ekonomik konulara odaklanmasını istiyor. Geçen hafta bazı kabine üyeleriyle yapılan özel bir brifingde de bu konunun kampanyanın en önemli meselesi olduğu vurgulandı; toplantıya Trump katılmadı, ancak kaynak toplantıya katılanlardan biri olarak bilgi verdi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre başka bir Beyaz Saray yetkilisi yaptığı açıklamada, Trump’ın dış politika gündeminin ‘doğrudan Amerikan halkı için kazançlar’ sağladığını söyledi. Yetkili, “Başkanın tüm adımları (ister dünyayı daha güvenli hale getirmek, ister ülkemiz için ekonomik kazanımlar sağlamak olsun) ABD’yi önceliklendiriyor” dedi.

Kasım ayında yapılacak seçimler, Trump’ın mensubu olduğu Cumhuriyetçi Parti’nin Kongre’nin her iki kanadındaki kontrolünü koruyup koruyamayacağını belirleyecek. Demokratların bir veya her iki meclisi kazanması, Trump için kalan başkanlık döneminde ciddi bir siyasi engel oluşturabilir.

Cumhuriyetçi stratejist Rob Godfrey, İran ile uzun süreli bir çatışmanın Trump ve Cumhuriyetçiler için büyük bir siyasi tehdit oluşturacağını söyledi. Godfrey, “Başkan, üç kez art arda Cumhuriyetçi Parti’den aday olmasını sağlayan siyasi tabanı göz önünde bulundurmalı; bu taban dış politikaya şüpheyle bakıyor ve dış çatışmalara karışılmasına karşı; çünkü ‘sonsuz savaşları bitirme’ vaat edilmiş açık bir seçim taahhüdüydü” dedi.

Cumhuriyetçiler, seçim kampanyasında geçen yıl Kongre tarafından onaylanan vergi indirimleri ile konut maliyetlerini ve reçeteli bazı ilaçları düşürmeye yönelik programları öne çıkarmayı planlıyor.

Venezuela’dan daha güçlü bir düşman

Bazı muhalif seslere rağmen, Trump’ın izoleci yaklaşımını savunan MAGA (Amerika’yı Yeniden Büyük Yap) hareketinin destekçileri, geçen ay Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu görevden alan ani müdahaleyi destekledi. Ancak ABD, İran ile bir savaşa girerse Trump daha güçlü bir direnişle karşılaşabilir.

Trump, İran’ın nükleer programıyla ilgili bir anlaşmaya varılmaması durumunda ülkeyi bombalamakla defalarca tehdit etti. Dün de uyarısını tekrarlayarak, “Onlar için adil bir anlaşma yapmaları en iyisi” dedi.

İran Dini Lideri Ali Hamaney (AFP)İran Dini Lideri Ali Hamaney (AFP)

ABD, geçtiğimiz haziran ayında İran’daki nükleer tesisleri hedef aldı ve Tahran’ı, tekrar bir saldırıya uğraması durumunda sert bir yanıt vermekle tehdit etti.

Trump destekçileri ‘kararlı ve sınırlı önlemleri’ destekliyor

Trump, 2024 yılında ikinci başkanlık dönemini kazanırken büyük ölçüde ‘Önce Amerika’ yaklaşımına dayandı; bu yaklaşım yüksek enflasyonu düşürme ve maliyetli dış çatışmalardan kaçınma taahhütlerini içeriyordu. Ancak anketler, yüksek fiyatları düşürme konusunda Amerikan halkını ikna etmekte zorlandığını gösteriyor.

Buna karşın Cumhuriyetçi stratejist Lauren Kole, Trump’ın destekçilerinin, eylem belirleyici ve sınırlı olduğu takdirde İran’a karşı askeri adımları destekleyebileceğini söyledi. Kole, “Beyaz Saray, atılacak her adımı Amerikan güvenliği ve iç ekonomik istikrarla açık şekilde ilişkilendirmeli” dedi.

Ancak anketler, halkın başka bir dış savaşa girme konusunda isteksiz olduğunu gösteriyor. Trump’ın seçmenlerin ekonomik kaygılarını tamamen çözme vaadini yerine getirmedeki zorlukları göz önüne alındığında, İran ile olası bir tırmanış, başkan için ciddi riskler taşıyor. Trump, Reuters ile yaptığı son röportajda, partisinin ara seçimlerde zorluklarla karşılaşabileceğini kabul etmişti.

Savaşın çeşitli nedenleri

Tarih boyunca dış politika nadiren ara seçimlerde seçmenler için belirleyici bir konu olmuştur. Ancak Trump, Ortadoğu’ya iki uçak gemisi, savaş gemileri ve savaş uçaklarını içeren büyük bir güç sevk edince, İran önemli tavizler vermediği sürece askeri bir harekât gerçekleştirmekten başka seçeneği kalmamış olabilir. Aksi takdirde uluslararası alanda zayıf görünme riskiyle karşı karşıya.

Trump’ın olası bir saldırı için sunduğu gerekçeler ise belirsiz ve çeşitli. Ocak ayında, İran hükümetinin ülke genelindeki halk protestolarını bastırma kampanyasına yanıt olarak saldırı tehdidinde bulundu, ancak daha sonra geri adım attı.

"Abraham Lincoln" uçak gemisi, 8 Ocak'ta rotasını Ortadoğu'ya çevirmeden önce Pasifik Okyanusu'nda seyrediyor (ABD ordusu)"Abraham Lincoln" uçak gemisi, 8 Ocak'ta rotasını Ortadoğu'ya çevirmeden önce Pasifik Okyanusu'nda seyrediyor (ABD ordusu)

Son dönemde ise askeri tehditlerini İran’ın nükleer programını sona erdirme talepleriyle ilişkilendirdi ve ‘rejim değişikliği’ fikrini gündeme getirdi. Ancak kendisi ve yardımcıları, hava saldırılarının bunu nasıl gerçekleştireceğini açıklamadı.

Beyaz Saray’daki ikinci yetkili, Trump’ın ‘her zaman diplomasiyi tercih ettiğinin ve İran’ın geç olmadan anlaşmaya varması gerektiğinin’ açık olduğunu söyledi. Yetkili, başkanın ayrıca İran’ın ‘nükleer silaha sahip olamayacağını, üretim kapasitesi bulunamayacağını ve uranyum zenginleştiremeyeceğini’ vurguladığını bildirdi.

Birçok gözlemci, Trump’ın bu belirsizliğini, Başkan George W. Bush’ın 2003’te Irak’ı işgal etme gerekçesiyle ortaya koyduğu net hedeflerle karşılaştırıyor.

Bush, ülkenin kitle imha silahlarını yok etmeyi amaçladığını açıkça belirtmişti; ancak bu hedeflerin daha sonra yanlış istihbarat ve asılsız iddialara dayandığı ortaya çıkmıştı.

Godfrey, ara seçimlerde belirleyici rol oynayan bağımsız seçmenlerin, Trump’ın İran ile nasıl başa çıktığını yakından izleyeceğini söyledi. Godfrey, “Seçmenler ve başkanın tabanı, Trump’ın argümanlarını sunmasını bekleyecek” dedi.


Doğu Pasifik Okyanusu'nda bir tekneye düzenlenen ABD bombardımanında üç kişi hayatını kaybetti

Karayipler'de ABD'nin düzenlediği bir baskında hedef alınan bir tekne, (Arşiv- Reuters)
Karayipler'de ABD'nin düzenlediği bir baskında hedef alınan bir tekne, (Arşiv- Reuters)
TT

Doğu Pasifik Okyanusu'nda bir tekneye düzenlenen ABD bombardımanında üç kişi hayatını kaybetti

Karayipler'de ABD'nin düzenlediği bir baskında hedef alınan bir tekne, (Arşiv- Reuters)
Karayipler'de ABD'nin düzenlediği bir baskında hedef alınan bir tekne, (Arşiv- Reuters)

ABD ordusu, son aylarda yaşanan benzer olayların sonuncusu olarak, Doğu Pasifik'te bir tekneyi bombaladığını ve üç mürettebatın öldüğünü açıkladı.

Trump yönetimi, bölgede uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle imha edilen gemilerin başarısını övüyor. ABD ordusu, X platformunda yaptığı bir paylaşımda, teknenin "uyuşturucu kaçakçılığı operasyonlarına karıştığını" belirtti.


Rodriguez: Daha demokratik, adil ve özgür bir Venezuela inşa ediyoruz

Venezuela geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (Reuters)
Venezuela geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (Reuters)
TT

Rodriguez: Daha demokratik, adil ve özgür bir Venezuela inşa ediyoruz

Venezuela geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (Reuters)
Venezuela geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (Reuters)

Venezuela'nın geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez, devlet televizyonunda dün yayınlanan konuşmasında, "daha demokratik, daha adil ve daha özgür bir Venezuela" inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Rodriguez, yüzlerce siyasi mahkumu serbest bırakacak tarihi af yasasının kabul edilmesinden bir gün sonra, dün yaptığı açıklamada, "Bugün daha demokratik, daha adil ve özgür bir Venezuela inşa ediyoruz ve bu herkesin çabasıyla yapılmalıdır" ifadelerini kullandı.