Putin’den Rus halkına birlik olma çağrısı

Lavrov, Ukrayna’ya yapılan silah sevkiyatlarının ‘meşru hedef’ olacağını açıkladı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin konuşmasına anayasanın giriş cümlesinde yer alan “Biz, kendi toprakları üzerinde ortak bir kaderde birleşmiş Rusya Federasyonu’nun çok uluslu halkıyız” ifadesiyle başladı. (Reuters)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin konuşmasına anayasanın giriş cümlesinde yer alan “Biz, kendi toprakları üzerinde ortak bir kaderde birleşmiş Rusya Federasyonu’nun çok uluslu halkıyız” ifadesiyle başladı. (Reuters)
TT

Putin’den Rus halkına birlik olma çağrısı

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin konuşmasına anayasanın giriş cümlesinde yer alan “Biz, kendi toprakları üzerinde ortak bir kaderde birleşmiş Rusya Federasyonu’nun çok uluslu halkıyız” ifadesiyle başladı. (Reuters)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin konuşmasına anayasanın giriş cümlesinde yer alan “Biz, kendi toprakları üzerinde ortak bir kaderde birleşmiş Rusya Federasyonu’nun çok uluslu halkıyız” ifadesiyle başladı. (Reuters)

Ukrayna savaşını destekleyen on binlerce kişi, Rusya’nın Kırım Yarımadası’nı ilhak etmesinin sekizinci yıl dönümünde düzenlenen geniş katılımlı bir kutlamada bir araya geldi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ülkesinin Kırım'ı ilhakının sekizinci yıl dönümünde, Moskova'daki bir stadyumda düzenlenen etkinliğe katılarak Rus kamuoyuna ve dünyaya mesajlar verdi.
Başkent Moskova'da Luzhniki Stadyumu’nda düzenlenen ve konser de verilen mitinge 70 binin üzerinde vatandaş katıldı. Muhalifler, yetkililerin üniversite öğrencilerini ve hükümet çalışanlarını gösteriye katılmaya zorladığını iddia ettiler. Rus makamları ise iddiaları yalanlayarak toplumun kolektif ruhunu yansıtan katılımın gönüllülük esasında gerçekleştiğini savundu.  
Putin coşkulu konuşmasında ‘ulusal birlik’ çağrısı yaptı, ‘Rusların omuz omuza’ durarak birbirini desteklediğini ve Rus askerlerinin Ukrayna’da ‘kahramanca çarpıştığını’ söyledi. Kalabalık tarafından atılan sloganlar nedeniyle birkaç defa sözü kesilen Putin konuşmasında “Kırım halkı sekiz yıl önce anavatanın bağrına dönme kararı aldı. Burada bu kararı selamlıyoruz. Rus halkı hiçbir zaman bugünkü kadar birlik olmadı” dedi.  
Vladimir Putin, konuşmasına, Rusya Federasyonu'nun anayasasının girişinde yer alan “Biz, kendi toprakları üzerinde ortak bir kaderde birleşmiş Rusya Federasyonu’nun çok uluslu halkıyız” ifadesiyle başladı. Bu ifadenin, Kırım ve Sivastopol halkına tarihi anavatanları Rusya ile ortak bir kadere sahip olmak yönünde oy verirken rehberlik ettiğine dikkat çekti. Rusya Devlet Başkanı, mevcut askeri operasyona atıfla sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kırım ve Sivastopol halkı, Neo-Nazilere ve aşırı milliyetçilere karşı sağlam bir bariyer oluşturarak doğru adımı attı. Diğer bölgelerde yaşananlar da tercihlerinin doğruluğunu teyit ediyor. Donbass ve Ukrayna'da başlattığımız askeri harekatın temel nedeni insanları soykırımdan ve çektikleri eziyetlerden kurtarmak ihtiyacıdır.”
Rus liderin, Ukrayna’daki operasyonla özdeşleşen bir sembol olan ‘Z’ harfine vurgu yapılan, ‘faşizmsiz bir dünya için’, ‘Rusya için’ yazan sahnede yaptığı konuşmanın Rus televizyonlarındaki canlı yayını ise kesintiye uğradı. Kremlin Sözcüsü Dmitry Peskov kesintinin nedenini ‘teknik arıza’ olarak gösterse de Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova konuşma yaparken sesinin bir anda kesilmesi, Rus televizyonlarına siber saldırı yapıldığı yönünde spekülasyonlara yol açtı.  

Lavrov’dan tehdit
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Batı'nın Ukrayna'ya yaptığı askeri yardım konvoylarını hedef almakla tehdit etti. Rusya'nın diğer ülkelerin Ukrayna'ya silah tedarik etmesine izin vermeyeceğini vurgulayan Lavrov, Ukrayna'ya gelen herhangi bir silah sevkiyatının meşru hedef sayılacağını söyledi. Kiev hükümetinin NATO'ya katılma taleplerinde, Başkan Joe Biden kadar sorumluluk sahibi olmayan Amerikalı politikacılara işeret eden Lavrov sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bana öyle geliyor ki Ukrayna, bazı açıklamalarına dair tutumumuz ne olursa olsun uçuşa yasak bölge oluşturmak ya da savaş uçağı vermek gibi Rusya ile NATO arasında doğrudan çatışma riskini arttıracak adımlar atmanın sakıncalarının farkında olan Biden’ın deneyimli bir politikacı olduğunu gayet iyi biliyor. Ancak Zelenski, ABD’de, özellikle Kongrede Biden’dan daha az sorumlu politikacıların olduğunu da biliyor. Bu kişiler Ukrayna lobisinin etkisi altında ve Rusya’ya düşmanlık besliyorlar.”  
Moskova'nın Ukrayna'da yürüttüğü askeri operasyonun en önemli hedeflerinden birinin ‘Ukrayna'dan kaynaklanabilecek her türlü tehlikeyi ortadan kaldırmak’ olduğunu hatırlatan Lavrov, Ukrayna’ya sağlanacak tüm askeri sevkiyatların Rus güçlerinin meşru hedefleri arasında yer alacağını kaydetti. Kiev’in NATO’dan S-300 hava savunma sistemi talep etmesine de değinen Lavro şu ifadeleri kullandı:
“Sovyet-Rus yapımı bu savunma sistemlerini elinde bulunduran ülkeler, yapılan sözleşmelerde bu sistemlerin kendi kullanımları için olduğunu ve bir başka ülkeye verilemeyeceğinin yer aldığını hatırlamalılar. Rusya bu türden tehditlerin uygulanmasına izin vermeyecektir.”
 
Müzakereler sürüyor
Moskova ile Kiev arasında devam eden müzakerelerde ilerleme yaşandığına dair işaretler belirdi. Rusya müzakere heyetinin başkanı olan Vladimir Medinsky gelinen noktaya dair şu açıklamada bulundu:
"Ukrayna'nın tarafsızlığı ve NATO'ya üye olmaması konusu müzakerelerin temel meselelerinden birini oluşturuyor. Tarafların pozisyonlarının bu konularda yakınlaştığını söyleyebilirim. Şimdi bazı ayrıntıları tartışıyoruz. Özellikle Ukrayna’nın NATO’ya katılmaktan vazgeçmesi durumunda Rusya olarak ne gibi ek güvenlik garantileri sunabiliriz, bunları değerlendiriyoruz.”  
Bazı konularda ayrıntı veremeyeceğini belirten Medinsky, Ukrayna’nın silahsızlandırması hususunda ‘yarı yola’ yaklaştıklarını kaydetti. Ukrayna yönetimin Nazilerden arındırılması meselesinin ise kendi topraklarında herhangi bir Nazi oluşumunun varlığını inkar etmesi nedeniyle ‘tuhaflaştığını’ belirten Medinskiy sözleirni şöyle sürdürdü:
“Ukraynalı müzakereciler, ülkelerindeki Nazi silahlı oluşumlarının faaliyetlerini ve büyük şehirlerdeki caddelere Nazi suçlularının adının verilmesi gibi tüm dünyayı ilgilendiren gerçekleri görmezden geliyorlar. İkinci Dünya savaşının sonuçlarının mevcut dünya düzeninin temelini oluşturduğunu düşünen herkes için büyük önem taşıyan bu konuya birden fazla defa döneceğimizi düşünüyorum.”
Rus başmüzakereci ayrıca müzakerelerde bir anlaşma metni üzerinde uzlaşma sağlanmadan liderler düzeyinde bir görüşme olasılığı üzerinde konuşulamayacağını belirtti.  
Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitry Kuleba, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’nin Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in kabul etmesi durumunda her an görüşmeye hazır olduğunu yineledi:
“Zelenski görüşmek için her an hazırdır, Putin görüşmeye hazır olduğunu gösterirse bu yarın ya da ertesi gün gerçekleşebilir.  Zelenski’nin bu konudaki tutumu gayet açıktır. Görüşmede ele alınacak konular da formüle edilmiş durumdadır.”  

Rusya’dan çatışmalara ilişkin açıklama
Rusya Savunma Bakanlığı sahadaki gelişmelere ilişkin yaptığı açıklamada ‘Donetsk Halk Cumhuriyeti’ birliklerinin Rus ordusunun desteğiyle Mariupol şehir merkezindeki aşırı milliyetçi milisleri kuşattığını ve Donabs’ın yüzde 90’ında kontrolü sağladığını duyurdu. Rus kuvvetleri kayda değer bir ilerleme sağlayamasa da Harkov ve Kiev dışında da yer yer çatışmaların yaşandığı öğrenildi. Bu arada Donetsk kuvvetlerinin Sözcüsü Eduard Basurin, Rusya'nın duruma ilişkin şu açıklamada bulundu:
"Donetsk ve Lugansk Halk Cumhuriyetleri üzerinde uçuşa yasak bölge uygulanıyor. Askeri açıdan değerlendirirsek; bölgemizde hava savunma sistemlerinin konuşlanmasına gerek yok. Rusya Federasyonu’nun hava sahamızı kontrol etmesi bizim için yeterlidir.”



Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
TT

Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü yaptığı açıklamada, Washington’un İran ile “ciddi bir anlaşma” yapması gerektiğini belirterek, Tahran’la yürütülen görüşmelerin iyi gittiğini söyledi.

Trump, Washington’da düzenlenen Barış Konseyi’nin ilk toplantısında, “Görüşmeler iyi. Yıllar içinde İran’la ciddi bir anlaşma yapmanın kolay olmadığı kanıtlandı. Ciddi bir anlaşma yapmalıyız; aksi takdirde sonuçları ağır olur” dedi.

ABD Başkanı, “İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek” ifadelerini kullandı.

Washington ile Tahran arasındaki kriz hassas bir dönemece girerken, üst düzey ulusal güvenlik yetkililerinin Trump’a, ABD ordusunun olası bir saldırı için “hazır” olduğunu bildirdiği aktarıldı. Cumartesi gününden itibaren uygulanabilecek muhtemel bir operasyon seçeneğinin masada olduğu, ancak nihai kararın Beyaz Saray’da siyasi ve askerî değerlendirmeye tabi tutulduğu belirtildi.

dfvgthy
İranlı askerlerin, Rus askerlerle birlikte Umman Denizi’nde gerçekleştirdiği askerî tatbikattan bir kare (EPA)

Amerikan televizyon ağlarının kaynaklarına göre son günlerde Ortadoğu’ya sevk edilen güçler – ek hava ve deniz unsurları dâhil – konuşlanmalarını tamamladı. Olası bir harekâtın zaman çizelgesinin hafta sonrasına da sarkabileceği ifade edildi.

Kaynaklar, İran’dan gelebilecek misillemelere karşı Savunma Bakanlığı’nın bazı personeli geçici olarak Avrupa’ya ya da ABD içine kaydırdığını belirtti. Bunun rutin bir önleyici tedbir olduğu ve saldırının kaçınılmaz olduğu anlamına gelmediği vurgulandı.

Angajman kuralları değişebilir

Bu gelişme, Trump açısından karmaşık bir denkleme işaret ediyor. Olası bir askerî darbe, bölgede angajman kurallarını değiştirebilir ve Tahran’ın müzakere pozisyonunu zayıflatabilir. Ancak aynı zamanda Körfez’den Doğu Akdeniz’e uzanabilecek geniş çaplı bir bölgesel tırmanma riskini de beraberinde getirebilir.

Öte yandan bekleme stratejisi, ABD iç kamuoyunda ya da Washington’un müttefikleri nezdinde geri adım olarak yorumlanabilir. Bu durum, askerî tehdidin inandırıcılığının test edildiği bir an olarak değerlendiriliyor.

CNN’e konuşan kaynaklar, ABD ordusunun hafta sonu itibarıyla İran’a yönelik bir saldırıya hazır olduğunu, ancak Trump’ın henüz nihai kararını vermediğini bildirdi.

hyjuıko
İran yönetimi karşıtı göstericiler, 17 Şubat 2026’da Cenevre’deki Birleşmiş Milletler Ofisi önünde pankart ve fotoğraflar taşıyor (AFP)

Kaynaklara göre Trump, özel görüşmelerde askerî müdahaleyi destekleyen ve karşı çıkan argümanları dinledi, danışmanları ve müttefiklerinin görüşlerini aldı. Bir kaynak, “Bu konu üzerinde uzun süre düşünüyor” dedi.

Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham ise televizyonda yaptığı açıklamada, İran’la ilgili kararın fiilen alındığını öne sürdü. Bölgeye yapılan büyük askerî yığınağa dikkat çeken Graham, savaş gemilerinin “bu mevsimde hava güzel olduğu için” bölgeye gelmediğini söyledi.

Daralan müzakere penceresi

Sahadaki gerilim tırmanırken diplomasi de temkinli adımlarla ilerliyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Cenevre’de yapılan dolaylı görüşmelerin ikinci turunda genel “yol gösterici ilkeler” üzerinde anlayış sağlandığını, ancak ihtilaflı başlıkların sürdüğünü açıkladı.

Bir ABD’li yetkili, Tahran’ın önümüzdeki iki hafta içinde yazılı bir teklif sunabileceğini belirterek “ilerleme sağlandı ancak pek çok ayrıntı hâlâ müzakere ediliyor” dedi.

Tahran, müzakerelerin yalnızca nükleer dosya ve yaptırımların kaldırılmasıyla sınırlı kalmasında ısrar ederken, Washington balistik füze programı ve İran’ın bölgesel müttefiklerine verdiği desteğin de gündeme alınmasını istiyor. Bu iki yaklaşım arasındaki siyasi mesafenin kısa sürede kapanması zor görünüyor.

İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammad Eslami, “Nükleer endüstrinin temeli zenginleştirmedir” diyerek, hiçbir ülkenin İran’ı barışçıl teknoloji hakkından mahrum bırakamayacağını söyledi.

Bu açıklama, ABD’nin diplomasi başarısız olursa askerî seçeneğin masada olduğunu hatırlatmasının hemen ardından geldi.

Rus haber ajansı Interfax, Rus devlet nükleer şirketi Rosatom CEO’su Aleksey Likhachev’in, anlaşma sağlanması hâlinde İran’dan zenginleştirilmiş uranyumu kabul etmeye hazır olduklarını söylediğini aktardı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı ise uranyumun İran’dan çıkarılması önerisinin hâlâ masada olduğunu, ancak nihai kararın Tahran’a ait olduğunu belirtti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin “ne pahasına olursa olsun Amerika’ya boyun eğmeyeceğini” söyledi. İran’ın savaş istemediğini, ancak “aşağılanmayı kabul etmeyeceğini” vurguladı.

Hürmüz mesajı

Tahran, askeri gücünü Hürmüz Boğazı’nda sergiledi. Bir askeri yetkili, boğazın “en kısa sürede kontrol altına alınabileceği ya da kapatılabileceği” uyarısında bulundu. İran Devrim Muhafızları “Hürmüz Boğazı’nda Akıllı Kontrol” adlı tatbikatını tamamladı.

Boğaz, küresel petrol ve doğalgaz ihracatının önemli bölümünün geçtiği stratejik bir hat olarak, İran’ın geleneksel caydırıcılık kartı olarak görülüyor.

Moskova’dan uyarı

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İran’a saldırının “ateşle oynamak” olacağını belirterek siyasi yöntemlere öncelik verilmesi çağrısında bulundu. Kremlin, Tahran’la yapılan ortak deniz tatbikatlarının önceden planlandığını açıkladı.

İsrail’de yayımlanan Maariv gazetesi, Washington’un olası bir saldırıdan kısa süre önce Tel Aviv’i bilgilendireceğinin değerlendirildiğini yazdı.

Polonya Başbakanı Donald Tusk, vatandaşlarına İran’ı derhal terk etmeleri çağrısında bulundu ve çatışma ihtimalinin “oldukça gerçekçi” olduğunu söyledi.

Öte yandan Avrupa Birliği Konseyi, 29 Ocak’taki Dışişleri Konseyi toplantısında varılan mutabakatın ardından 19 Şubat’ta İran Devrim Muhafızları’nı resmen terör örgütleri listesine ekledi. Böylece kurum, AB’nin terörle mücadele yaptırımlarına tabi olacak.


Trump: Gazze’ye 10 milyar dolar yardımın önündeki tek engel Hamas

ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü Washington’da düzenlenen “Barış Konseyi” toplantısında imzalanan mutabakat zaptını elinde tutarken (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü Washington’da düzenlenen “Barış Konseyi” toplantısında imzalanan mutabakat zaptını elinde tutarken (AFP)
TT

Trump: Gazze’ye 10 milyar dolar yardımın önündeki tek engel Hamas

ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü Washington’da düzenlenen “Barış Konseyi” toplantısında imzalanan mutabakat zaptını elinde tutarken (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü Washington’da düzenlenen “Barış Konseyi” toplantısında imzalanan mutabakat zaptını elinde tutarken (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin Gazze için “Barış Konseyi”ne 10 milyar dolar sağlayacağını açıkladı ve bunu “savaş maliyetleriyle karşılaştırıldığında küçük bir rakam” olarak nitelendirdi. Trump, diğer üye ülkelerden gelen katkıların 7 milyar doları bulduğunu ve bağışların artmasının beklendiğini kaydetti.

Trump, “Barış Konseyi”nin açılışında yaptığı konuşmada, “Birlikte, yüzyıllar boyunca savaşın yıkımlarına maruz kalmış ve üç bin yıl süren katliamlarla boğulmuş bir bölgede kalıcı barış hayalini gerçekleştirebiliriz. Dünya, diğer çözülmemiş çatışmaların nasıl çözülebileceğini görmeli” dedi ve Birleşmiş Milletler’in çabalarını destekleyeceklerini vurguladı. Trump, Kazakistan, Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri, Fas, Bahreyn, Katar, Suudi Arabistan, Özbekistan ve Kuveyt gibi ülkelerin Gazze yardım paketine 7 milyar dolardan fazla katkıda bulunduğunu açıkladı.

Gazze’ye odaklanan Trump, ateşkesin tüm rehinelerin (canlı ve ölü) serbest bırakılmasıyla sonuçlandığını ve Hamas’ın söz verdiği gibi silahlarını teslim edeceğini söyledi, aksi hâlde “sert bir karşılık” verileceğini belirtti. Trump, “Şu anda dünya, önümüzdeki tek engel olan Hamas’ı bekliyor” dedi.

cfvdfv
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Devlet Bakanı Adil Cübeyr, Perşembe günü Washington’da düzenlenen “Barış Konseyi” toplantısında (AFP)

Trump, toplantıya katılan ülkelerin yalnızca maddi katkıda bulunmadığını, bazı ülkelerin ateşkesi korumak ve kalıcı barışı sağlamak için personel göndermeyi taahhüt ettiğini kaydetti. Ortadoğu’nun “üç bin yıl boyunca imkânsız görülen bir barış” gördüğünü ifade eden Trump, bunun İran’ın nükleer kapasitesinin B-2 bombardıman uçaklarıyla yok edilmesinden kaynaklandığını belirtti ve bunun bölgesel barışın anahtarı olduğunu söyledi.

Norveç ve FIFA İşbirliği

Trump, geleceğe dönük planları da açıkladı; Norveç’in konseye ev sahipliği yapacağı, FIFA’nın Gazze’de projeler (futbol sahaları dahil) için 75 milyar dolar toplama kampanyasına katılacağı ve Japonya’nın bağış toplama girişimlerinde yer alacağı belirtildi. İran’a “barış yoluna katılma” çağrısı yapan Trump, aksi hâlde “farklı bir yol”la karşılaşacağını vurguladı ve İran’ın nükleer silaha erişimini önleme konusundaki kararlılığını yineledi.

Trump, adını taşıyan Barış Enstitüsü’ne övgüde bulunarak, BM ile yakın koordinasyonu vurguladı ve konseyin bu çalışmaları güçlendireceğini ve performansı “denetleyeceğini” belirtti. “Barış savaştan çok daha ucuzdur” diyen Trump, konseyin “kararlı liderlikle imkânsızın mümkün hâle getirilebileceğini” gösterdiğini söyledi.

dsvfdv
Washington’da Perşembe günü gerçekleştirilen “Barış Konseyi” toplantısından genel bir görünüm (AFP)

Konuşmasında ekonomik başarıları, Wall Street’teki gelişmeleri ve ilk yılında sekiz savaşı sona erdiren kişisel diplomatik başarısını öne çıkaran Trump, ekibini – Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio, özel elçi Steve Witkoff, ve Jared Kushner dahil – “tüm zamanların en iyi ekibi” olarak nitelendirdi.

Trump, toplantıya katılan ülkelerin liderlerine teşekkür etti; Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, Arjantin Cumhurbaşkanı Javier Milei, Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Endonezya Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’i örnek göstererek, Pakistan-Hindistan ve Ermenistan-Azerbaycan gibi çatışmaların çözümünde oynadığı rolü vurguladı. Arap ülkelerine de teşekkür etti.

Filistinli Katılım

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Gazze için “Barış Konseyi” dışında bir “alternatif plan” olmadığını belirtti. Konsey koordinatörü Nikolay Mladenov, Perşembe günü, Hamas’ın etkisinden bağımsız bir Filistin Ulusal Polisi oluşturmak üzere başvuruların açıldığını duyurdu. Mladenov, “Sadece ilk birkaç saatte bin kişi başvuruda bulundu” dedi.

fvgthyju
Endonezya Cumhurbaşkanı, Perşembe günü Washington’da düzenlenen Barış Konseyi toplantısında (AFP)

Filistin yönetiminin Gazze işlerini yönetecek teknik komitesinin başkanı Ali Şaas kısa bir konuşma yaptı; hükümetin Gazze’de istikrar sağlama yetkisine sahip olduğunu, ancak zorlu şartlarda çalıştığını belirtti. Şaas dört önceliği açıkladı: güvenliği sağlamak, iki ay içinde 5 bin askeri eğitip konuşlandırmak, onurlu iş imkânları yaratmak, insani yardımların devamını ve temel hizmetlerin yeniden sağlanmasını temin etmek.

Trump, Perşembe günü 47’den fazla ülke liderinin, başbakan, dışişleri bakanı ve BM, AB, Dünya Bankası temsilcilerinin katıldığı konseyin ilk kurucu toplantısını açtı. Konseyin tartışmaları, yıkıcı savaşın ardından Gazze’nin yeniden inşası ve istikrarın sağlanmasına odaklandı.

fdbghyju
Washington’da Perşembe günü gerçekleştirilen Barış Konseyi toplantısından bir kare (AFP)

Bu zirve, BM Güvenlik Konseyi’nin ABD destekli ateşkes planını kabul etmesinden yaklaşık üç ay sonra gerçekleşti. Plan, iki yıl süreyle konseyin silahsızlanma ve Gazze’nin yeniden inşasını denetlemesini öngörüyordu. Başlıca sorunlar, Hamas’ın silahsızlanması, İsrail’in Gazze’den çekilmesi, yeniden inşanın boyutu ve insani yardımların akışı. Ateşkes hâlen kırılgan; taraflar ihlal iddialarını sürdürüyor.

Hamas’ın silahı sorunu

Trump yönetimi, Hamas’ı silahsızlandırma konusunda resmi bir plan açıklamadı. Mısır, Katar ve Türkiye ile görüşmelerin sürdüğü belirtiliyor. İsrail, Hamas ve diğer Filistin grupları silahsızlanmayı kabul etmeden geniş çaplı yeniden inşaya izin vermeyeceğini açıkladı. BM’de ABD Daimi Temsilcisi Mike Waltz, Hamas’a iki seçenek sunduklarını söyledi: “Kolay ya da zor yoldan silahsızlanma”.

Hamas, İsrail’in olası misillemelerinden endişe ederek silah teslim etmeye hazır görünmüyor. Hareket, Gazze yönetimini yeniden üstlenmiş ve ABD destekli teknik komiteye yetki devretmeye hazır. Ancak İsrail, komitenin Gazze’ye girişine izin vermedi. İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, “Hamas silahsızlanmadan yeniden inşa olmayacak” dedi.

Barış Gücü

Endonezya, yaklaşık 8 bin asker göndereceğini açıkladı. Arnavutluk, Fas ve Yunanistan’ın da Gazze’ye barış gücü olarak katılacağı belirtiliyor. Bu güç sınır konularını ele alacak, ancak Hamas’ın silahsızlanmasını denetleme yetkisine sahip olup olmayacakları belirsiz.

Gazze’deki Uluslararası İstikrar Gücü Komutanı General Jasper Gievers, beş ülkenin – Endonezya, Fas, Kazakistan, Kosova ve Arnavutluk – katılımını duyurdu. Ayrıca Mısır ve Ürdün polis eğitimine destek verecek. Endonezya, gücün yardımcı komutanlığı görevini üstlenecek.

Eleştiriler

Fransa Dışişleri Sözcüsü Pascal Confavreux, Avrupa Komisyonu’nun toplantıya katılımını sürpriz olarak nitelendirdi; Komisyon’un üye ülkeleri temsil yetkisi olmadığını vurguladı. Fransa, konseyin faaliyetlerini BM kararlarıyla uyumlu hâle getirmeden katılmayacağını belirtti.

Eleştiriler, konseyin BM’nin rolünü azaltabileceği ve ABD’nin alternatif bir yapı kurmak istediği endişelerinden kaynaklandı. Başkan Trump’ın geniş yetkileri – ömür boyu başkanlık, üye kabul ve fon kullanımı üzerinde tek yetki – eleştirildi.

Analistler, başarının mali taahhütlerle değil, üç temel zorluğun çözümüyle ölçüleceğini belirtiyor: Hamas’ın silahsızlanması, İsrail’in Trump planına göre çekilmesi ve uluslararası ve yerel meşruiyete sahip istikrar gücü oluşturma kapasitesi.


Eski Güney Kore Devlet Başkanı, sıkıyönetim ilan ettiği gerekçesiyle ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı

Eski Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol (Reuters)
Eski Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol (Reuters)
TT

Eski Güney Kore Devlet Başkanı, sıkıyönetim ilan ettiği gerekçesiyle ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı

Eski Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol (Reuters)
Eski Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol (Reuters)

Güney Kore’nin eski Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol, 2024’ün sonlarında kısa süreli sıkıyönetim ilan etmesi nedeniyle bugün ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

Seul Merkez Bölge Mahkemesi yargıcı Ji Gwi-yeon, karar duruşmasında “İsyan suçundan Yoon’u ömür boyu hapis cezasına mahkûm ediyoruz” ifadesini kullandı.

Böylece eski muhafazakâr lider, savcılığın talep ettiği idam cezasından kurtulmuş oldu.

Yoon Suk Yeol, 3 Aralık 2024 akşamı yaptığı sürpriz konuşmada sıkıyönetim ilan etmiş ve orduya Ulusal Meclis’e girme talimatı vermişti. Ancak askerler tarafından kuşatılan binaya yeterli sayıda milletvekili girmeyi başarmış, yapılan oylamada bu güç kullanımına karşı karar alınmış ve dönemin devlet başkanı geri adım atmak zorunda kalmıştı.

Sivil yönetim fiilen yalnızca altı saatliğine askıya alınsa da, söz konusu girişim ülkede derin ve uzun süreli bir siyasi krize yol açmıştı.

Gözaltında yargılanan Yoon, bu eylemleri nedeniyle nisan ayında görevden alınmıştı.

Mahkemenin, eski Savunma Bakanı Kim Yong-hyun’u da mahkûm etmesinin ardından, Yoon ile birlikte yargılanan diğer sanıklar hakkında da kısa süre içinde karar vermesi bekleniyor.