İsrail, roket tehdidine karşı büyük bir bütçe ayırdı

Naftali Bennett, bakanlarından İran konusundaki son gelişmelere yönelik açıklama yapmamalarını talep etti.

İsrail, güneydeki Aşkelon şehrinin korumnması için 100 milyon dolar tahsis etti. (Reuters)
İsrail, güneydeki Aşkelon şehrinin korumnması için 100 milyon dolar tahsis etti. (Reuters)
TT

İsrail, roket tehdidine karşı büyük bir bütçe ayırdı

İsrail, güneydeki Aşkelon şehrinin korumnması için 100 milyon dolar tahsis etti. (Reuters)
İsrail, güneydeki Aşkelon şehrinin korumnması için 100 milyon dolar tahsis etti. (Reuters)

Emel Şehade
İsrail güvenlik birimleri, Lübnan'a, Suriye'ye ve İran'a yönelik kuzey cephesinde ve Hamas hareketine yönelik güney cephelerinde yeni güvenlik tedbirlerini uygulamaya koydu.
İnsansız hava araçları (İHA) bir yanda İsrail ile İran arasında, diğer yanda da İsrail ile Hizbullah arasında temel bir araç haline gelmiş durumda. İki taraf arasında, gerek Suriye'de gerekse Erbil'de yaşanan son gelişmelerin ardından İran'ın atacağı adımlardan korkulurken güvenlik güçleri başta Cebel eş-Şeyh olmak üzere belirli noktalarda tedbirleri sıkılaştırararak Lübnan ve Suriye'ye yönelik kuzey sınırları boyunca olağanüstü hal seviyesini yükseltti.
Gazze'ye düzenlenen Surların Muhafızı Operasyonu’nun yıl dönümünde, aynı zamanda Ramazan Ayı’nın başlangıcında Mescid-i Aksa ve Kudüs'teki gerilimin artacağı düşünülüyor. Olayların, Yahudilerin ve Filistinlilerin Mescid-i Aksa çevresinde düzenleyeceği yürüyüşler sırasında yaşanacağı tahmininde bulunuluyor. Hükümet, önümüzdeki ay Tel Aviv'de güvenlik servislerinin katılımıyla bu buna hazır olmanın yollarını ele aldı.
Ülkenin güneydeki Aşkelon şehrinin korunması için 100 milyon dolar tahsis eden hükümet, aynı zamanda güney sakinlerinin Gazze Şeridi'nden fırlatılabilecek roketlerden korunmasını güvence altına alan bir plan daha yaptı. Söz konusu Surların Muhafızı Operasyonu sırasında ülkenin güneyindeki kasabalar ve Kudüs, Gazze'den atılan roketler ile vurulmuştu.
Hükümetin sığınaklar ve güvenli odalar kurarak güney şehirlerini korumaya bütçe ayırma kararı, Gazze savaşında yaşananların ardından geldi. Zira Hamas'ın İsrail’in güney güvenliğini tehdit eden roketleri, onlarca binada ve tesiste ağır hasara yol açmıştı.
İsrail Ulusal Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü (INSS) tarafından hazırlanan bir raporda, Gazze'den Aşkelon ve Tel Aviv'e atılan roket sayısının Hamas'ın saldırı yeteneklerinde nitel ve nicel açıdan somut bir ilerleme olduğunu gösterdiğine işaret edildi. Hamas’ın en çok Aşkelon’u hedef alması ise tesadüf değil. Şehre ateşlenen 960 füze, askeri operasyonun 11 günü boyunca atılan füzelerin (4 bin 360) yüzde 25'ini oluşturdu.  

Güvenli odalar
Başbakan Naftali Bennett, tüm Aşkelon sakinleri için güvenli sığınaklar inşa edilmesi yönünde vatandaşlara çok düşük faiz oranlarıyla kredi sağlama kararı aldı. Güvenli odalar ve sığınakların inşası iç cephenin güvenlik servislerinin ve Güvenlik Bakanlığı’nın görevi olduğu için bu son gelişme tartışmalara yol açtı.
Travma Merkezleri ve Toplum Bağışıklığını Artırma Merkezi’ni kapsayan söz konusu plan, Knesset’teki Finans Komitesi Başkanı Alex Kushner ve Maliye Bakanı Avigdor Lieberman ve Savunma Bakanı Benny Gantz ile iş birliği içinde hazırlandı.

Yüksek alarm durumu
Kuzey sınırındaki güvenlik durumu da aynı şekilde endişe verici görülüyor. Tel Aviv, İsrail ile İran arasındaki İHA savaşında son zamanlarda artan gerilimin ardından, kendi tabiriyle tehlike arz eden bu İHA'ları öncelikler sırasında üst seviyeye taşıdı.
Güvenlik güçleri toplantılarının ardından insansız hava araçlarının İsrail sınırına girmesini önleme girişiminde askeri birlikler, hava savunma sistemleri ve istihbarat servislerinin alarm durumunun en üst düzeye çıkarılmasına karar verildi.
Bennett, kabine bakanlarını İran hedeflerine yönelik son saldırılar hakkında açıklama yapmaktan kaçınmaya, ‘güvenlik açısından hassas bir konu’ şeklinde yanıt vermeye çağırdı. Bu konularda yapılacak açıklamalarda “İsrail güvenlik servisleri, İsrail'e yönelik tehditleri önlemek için her zaman ve her yerde harekete geçmeye devam ediyor” denilmesini istedi.

İran yolundan dönmeyecek
İsrail'deki değerlendirmeler, İsrail'i İHA’lar ve seyir füzeleri dahil olmak üzere her türlü füze ve roket ile çevreleme stratejisi göz önüne alındığında İran’ın tepkisinin şu ankinden farklı olacağı yönünde.  
İsrail’de yayınlanan bir rapora göre bu durum İran'ın Tel Aviv'e ani bir saldırı düzenlemesine olanak sağlayacak. Söz konusu raporda şu ifadeler kullanıldı:
“İsrail bu savaşta teknoloji, operasyon ve istihbarat açısından net bir avantaja sahip. Bu, henüz emekleme aşamasında olan, kötü sürprizler ve bedel ödeme de dahil olmak üzere birçok gelişmenin beklendiği bir savaş. Bu, İran ile devam eden bir savaşın daha da gelişmiş hali. Ancak öncekinden farklı olara  şu an özel bir patlayıcı kapasitesi bulunuyor.”



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.