Kiev: Rusya yüzlerce sivilin sığındığı sanat okulunu bombaladı

Mariupol’da çatışmalar şiddetlendi, Rusya, Ukrayna’daki bir yakıt deposunu hipersonik füzeyle hedef aldığını duyurdu

Kuşatma altındaki Mariupol kentinden Lviv’e gelmeyi başaran oğluna sarılan bir anne. (AP)
Kuşatma altındaki Mariupol kentinden Lviv’e gelmeyi başaran oğluna sarılan bir anne. (AP)
TT

Kiev: Rusya yüzlerce sivilin sığındığı sanat okulunu bombaladı

Kuşatma altındaki Mariupol kentinden Lviv’e gelmeyi başaran oğluna sarılan bir anne. (AP)
Kuşatma altındaki Mariupol kentinden Lviv’e gelmeyi başaran oğluna sarılan bir anne. (AP)

Rus ordusu Ukrayna kentlerini bombalamaya devam ediyor. Ukraynalı yetkililer, Rus ordusunun Mariupol kentinde yaklaşık 400 kişinin sığındığı bir sanat okulunu bombaladığını duyurdu. Saldırıda okul binasının yıkıldığı ve çok sayıda sivilin enkaz altında kaldığı öğrenildi. Bu arada Moskova, Ukrayna’da ikinci defa hipersonik füze kullandı ve ülkenin güneyindeki bir yakıt deposunu hedef aldı.  
Rusya Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Ukrayna’nın Mikolayiv bölgesinde bulunan bir yakıt deposunun Kinjal hipersonik füzesiyle vurulduğu belirtildi. Açıklamada, Kırım hava sahası kullanılarak ateşlenen Kinjal modeli hipersonik füzenin Ukrayna askeri güçlerine ait Mikolayiv bölgesindeki bir yakıt deposunu hedef aldığı, söz konusu yakıt deposunun, ülkenin güneyindeki askeri araçların büyük bölümünün yakıt ihtiyacını karşıladığı ifade edildi. Ayrıca, Hazar Denizi bölgesinde konuşlandırılan Kalibr seyir füzelerinin de Ukrayna'daki hedeflere karşı kullanıldığı kaydedildi.
Kinjal (Rusça hançer) ve Zirkon hipersonik güdümlü seyir füzeleri, Rusya tarafından geliştirilen en önemli yeni nesil silahlar olarak biliniyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, aşırı hızları sayesinde düşman hava savunma sistemlerinden kaçmayı başarabilen bu füzeleri ‘önlenemez’ olarak niteliyor. Hipersonik füzelerin, hız, manevra kabiliyeti ve irtifa kombinasyonunun, onları izlemeyi ve engellemeyi zorlaştırdığı biliniyor. Moskova cumartesi günü Ukrayna’ya Kinjal füzeleriyle saldırdıklarını duyurmuştu. Bu iddia doğruysa 2018’de testleri tamamlanan bu yeni nesil füzelerin ilk defa bir savaşta kullanılması söz konusu. Rusya Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, düzenlenen füze saldırılarında Ukrayna güçlerinin Kiev'in 150 kilometre batısındaki Jitomir kentinde bulunan bir askeri hazırlık bölgesini hedef aldığı, 100’den fazla Ukraynalı askerle yabancı savaşçının "tek vuruşta" öldürüldüğü kaydedildi.  
Ukrayna Hava Kuvvetleri Komutanlığı sözcüsü, Ivano-Frankivsk'in batı bölgesine bir Rus saldırısı gerçekleştiğini doğruladı, ancak kullanılan füzelerin türü hakkında bir bilgisi olmadığını söyledi.  
Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenski, dün yaptığı konuşmada, Mariupol'daki kuşatmanın Rusya'nın savaş suçları olarak hatırlanacağını söyledi. "Bunu barış içindeki bir kente yapmak, işgalcilerin yaptığı terör yüzyıllarca hatırlanacak" diyen Zelenski, Rusya’nın binlerce askerini kaybettiğini belirtti. Rusya’nın 24 Şubat’ta başlattığı işgal girişimi, İkinci Dünya Savaşı’nın ardından Avrupa’daki en büyük göç dalgasına neden oldu. Rusya ile Batı ilişkilerinin Soğuk Savaş’tan bu yanan en düşük seviyelere gerilemesi, koronavirüs salgının etkileriyle başa çıkmaya çalışan küresel finans sistemini sarstı.  
Mariupol Belediyesi yetkilileri, Rusya’nın yaklaşık 400 kişinin sığındığı bir sanat okulunu bombaladığını ve çok sayıda sivilin binanın enkazı altında kaldığını duyurdu. Mariupol Belediyesi’nin Telegram hesabından yayınlanan mesajda; “Dün Rus işgalciler 12 nolu sanat okulunu bombaladı, dört yüze yakın kadın, çocuk ve yaşlı buraya sığınmıştı, şu anda enkaz altında çok sayıda sivil bulunuyor’’ denildi. Ayrıca Rus askerlerinin Mariupol’dan çıkan bazı vatandaşların pasaportlarına el koyduğu ve Rusya’ya gitmeye zorladığı ifade edildi. Donetsk Bölge İdaresi Başkanı Pavel Kirilenko; ‘’İşgalciler Mariupol sakinlerini toplama kamplarına gönderiyor, telefonlarını kontrol ediyor ve Ukrayna belgelerine el koyuyor. Binden fazla vatandaşımız alıkonuldu, uluslararası toplumu Rusya’nın çılgın liderine baskı kurmaya davet ediyorum" dedi.  
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiseri Filippo Grandi, dün yaptığı açıklamada, Rusya’nın başlattığı ‘yıkıcı’ savaş nedeniyle 10 milyon Ukrayna vatandaşının yerinden olduğunu duyurdu. Ukrayna Başbakan Yardımcısı İrina Vereşuk, Ukrayna'daki çatışma bölgelerinden sivillerin tahliyesi için 7 insani koridor açıldığını, savaşın başladığı 24 Şubat’tan bu yana 190 bin kişinin ön cephelerden tahliye edildiğini kaydetti.  
Mariupol, önemli bir stratejik konuma sahip olduğu için savaştan en çok etkilenen şehirlerden biri olarak öne çıkıyor. Rusya, Kırım Yarımadası’nı, Donetsk ve Luhansk bölgeleriyle birleştirebilmek için özellikle bu şehirde kontrol sağlamak istiyor. Elektrik, su ve doğalgazın kesildiği kentte on binlerce kişinin mahsur kaldığına inanılıyor. Moskova cumartesi günü askerlerinin savunma hattını aşarak kente girdiğini duyurdu. Geçtiğimiz çarşamba günü Rus uçakları yüzlerce sivilin saklandığı tiyatro binasını bombalamıştı, hala çok sayıda kişinin kayıp olduğu ifade ediliyor. Tamara Kavonenko adlı bir vatandaş, "Burası artık Mariupol değil, cehennem. Sokaklar sivillerin cesetleriyle dolu’’ dedi.  
Mariupol'daki kuşatmanın Rusya'nın savaş suçları olarak hatırlanacağını söyleyen Zelenski, çatışmaların başlamasından bu yana Rusya’nın 14 bin askerini kaybettiğini ve bu sayının her geçen gün daha da artacağını iddia etti. Kiev’den kaçmayarak direnmeyi seçtiği için dünyanın takdir ettiği Zelenski, günübirlik olarak video kaydı yayınlıyor. Rusya Savunma Bakanlığı mart ayı başlarında yayınladığı raporda ‘özel operasyondaki’ kayıplarının 500 olduğunu savunmuştu. Ukrayna tarafından 12 Mart’ta yayınlanan raporda ise bu sayının 13 bin olduğu ileri sürülmüştü. Eski bir komedi sanatçısı ve oyuncu olan Zelenski, tahmin edilenin aksine firar etmeyerek, yoğun bir sosyal medya kampanyası başlattı, çeşitli bölgelerde öz çekimlerle paylaşım yaparak ulusal bir lidere dönüştü.  
Ukrayna ordusu Kiev ve çeşitli kentlerde sert bir direniş göstermeyi başararak, Rus ordusunun tedarik hatlarını tahrip etti.  
Kiev'deki Çocuk Hastanesi doktorlarından Svetlana Onescu, “Savaş başladığından bu yana meslektaşlarımızla birlikte hastanede yaşıyoruz. Gece ve gündüz demeden savaştan etkilenen çocuklara yardım ediyoruz, bu durumu ilk defa yaşıyorum, bu gerçekten korkunç ve zor” dedi.  
Ukrayna'nın kuzeyindeki Chernihiv şehrinin Belediye Başkanı Vladislav Atroshenko, devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, “Şehrimizde mutlak bir insani felaket yaşanıyor. Yerleşim bölgelerine ayrım gözetmeksizin yapılan topçu ateşi devam ediyor. Bu saldırılar sonucu onlarca çocuk ve kadın hayatını kaybetti. Şehrin altyapısı tamamıyla tahrip edilmiş durumda, ne elektrik, ne yakıt ne de su var. Hastane dahi bombalandı, ameliyat olmuş hastalar soğukta hastane koridorlarında yatıyor” diye konuştu. 
İngiltere Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Rusya’nın Ukrayna hava sahası üzerinde kontrolü sağlamada başarısız olduğu ve Ukrayna'daki hedefleri vurmak için uzun menzilli silahlara itimat ettiğini belirtti. Rusya’nın rastgele saldırılarını arttırdığına işaret edilen açıklamada, doğudaki birkaç kent dışında ilerleme kaydedemeyen Rus ordusunun kayıplarını azaltmak için, sivillerin hayatı pahasına, uzun menzilli füze saldırılarına devam edeceği öngörüldü.  
Rusya ile Ukrayna arasındaki müzakerelerde henüz somut sonuçlar elde edilemedi. Rusya Ukrayna’nın silahsızlandırılmasını, NATO’ya girme isteğinden vazgeçmesini ve yönetimin Neo-Nazilerden arındırılmasını talep ediyor. Batılı ülkeler Rusya’ya savaş nedeniyle ağır yaptırımlar uyguluyor.  



İran savaşı, Trump ve Starmer'ın arasını açtı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

İran savaşı, Trump ve Starmer'ın arasını açtı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

ABD Başkanı Donald Trump'ın bir dizi sert açıklaması sonrasında Sör Keir Starmer, Trump'la ilişkisinin onarılamaz şekilde zarar görebileceği konusunda uyarıldı.

Eski ulusal güvenlik danışmanı ve Britanya'nın eski ABD büyükelçisi Kim Darroch, Birleşik Krallık (BK) Başbakanı'nın "Trump'ın İran'a yönelik 'tercih ettiği savaş'ına doğrudan katılmaya direnmekte haklı olduğunu" söyledi.

Darroch, Guardian'a, "Ancak bu, Trump'la kişisel ilişkisine şüphesiz önemli ölçüde zarar verdi" diye konuştu ve "zarar görmüş bir Trump'ın" daha fazla gümrük vergisiyle "saldırabileceğini" ekledi.

Bu yorum, Trump'ın Beyaz Saray'da yaptığı bir konuşmada Ortadoğu çatışmasına verdiği yanıt nedeniyle Sör Keir'ı taklit etmesinin ardından geldi. Trump, Sör Keir'ın Ortadoğu'ya "iki eski, harap uçak gemisi" gönderme meselesini ekibine danışmak zorunda olduğunu söylediğini aktarmıştı.

Çarşamba günü öğle yemeğinde konuşan Trump, "En iyi dostumuz olması gereken BK'ye sordum" dedi.

Aslında Kral iki hafta içinde buraya geliyor, Kral Charles iyi biri. Bizim en yakınımız olmaları gerekirdi ama öyle davranmadılar. Dedim ki, 'İki tane eski, harap olmuş uçak geminiz var, bunları oraya gönderebilir misiniz?'"

Sör Keir'i taklit ederek zayıf bir sesle konuşan Trump şunları ekledi:

Ah, ekibime sormam gerekecek. Dedim ki, 'Başbakansınız, sormak zorunda değilsiniz'. Hayır, hayır, hayır, ekibime sormam gerekiyor. Ekibim toplanmalı, gelecek hafta toplanıyoruz. Ama savaş zaten başladı. Gelecek hafta savaş bitmiş olacak… Üç gün içinde.

Özel bir öğle yemeğinde yapılan ancak Beyaz Saray tarafından sosyal medya kanalında yayımlanan açıklamalar, daha sonra silindi.

Görsel kaldırıldı.
Başbakan, "Britanya halkının en iyi çıkarları doğrultusunda hareket etmeyi sürdüreceğini" söyledi (AP)

Downing Sokağı kaynakları, Trump'ın BK'den gemi talebinde hiçbir zaman bulunmadığını ve Britanya'nın da bunları göndermeyi teklif etmediğini söyledi.

Trump'ın eleştirileri karşısında BK Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, "Bizim işimiz BK'nin ulusal çıkarları doğrultusunda kararlar almak" dedi.

Cooper perşembe günü televizyon kanallarına şunları söyledi:

Başından beri ABD'den farklı bir görüş benimsedik ve Ortadoğu'da saldırgan eylemlere kapılmadık çünkü gerilimin tırmanma riskleri, ekonomi üzerindeki de dahil etkiler ve ayrıca sağlam bir plana duyulan ihtiyaç konusunda somut endişeler olduğunu düşündük.

Cooper, Washington'ın hâlâ müttefik olup olmadığı sorusundan kaçınarak şunları söyledi:

Çatışmanın mümkün olan en kısa sürede çözülmesini, sonuçlanmasını istiyoruz çünkü açıkçası bu, BK'deki yaşam maliyeti için en iyisi.

Bu hafta Başbakan, İran'la savaşa girmeme kararlarının arkasında duracağını yineleyerek şunları söyledi:

Benim ve diğerlerinin üzerindeki baskı ne olursa olsun, gürültü ne olursa olsun, aldığım tüm kararlarda Britanya'nın ulusal çıkarları doğrultusunda hareket edeceğim. Dolayısıyla bunun bizim savaşımız olmadığını ve içine sürüklenmeyeceğimizi net bir şekilde belirttim.

Independent Türkçe


Zelenskiy, Suriye’de Şara ile görüştü

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (Ukrayna Cumhurbaşkanı’nın hesabı)
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (Ukrayna Cumhurbaşkanı’nın hesabı)
TT

Zelenskiy, Suriye’de Şara ile görüştü

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (Ukrayna Cumhurbaşkanı’nın hesabı)
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (Ukrayna Cumhurbaşkanı’nın hesabı)

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile Suriye Cumhurbaşkanı Ahmet el- Şara ile Şam’da bir araya geldi.

Reuters’a konuşan kaynaklar hükümet danışmanı, görüşmelerin Ortadoğu’daki savaş bağlamında savunma konularına odaklandığını belirtti.

Ukrayna, Aralık 2024’te Esad’ın devrilmesinin ardından Suriye’deki yeni yetkililerle iletişim kurmaya çalıştı. Zelenskiy, Aralık 2024’te Dışişleri Bakanını Şam’a göndererek Suriye’nin yeni yönetimiyle görüşmeler yaptı ve Rusya’nın ülke topraklarındaki varlığını sonlandırması çağrısında bulundu.

Geçen Eylül ayında ise Zelenskiy, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu çerçevesinde yapılan görüşmede iki ülkenin ilişkilerini resmen yeniden tesis ettiğini duyurmuştu.


Avrupa’nın Hürmüz Boğazı’ndaki seçenekleri sınırlı ve risklerle dolu

11 Mart’ta Umman kıyıları açıklarında, Hürmüz Boğazı yakınlarında seyreden bir yük gemisi (Reuters)
11 Mart’ta Umman kıyıları açıklarında, Hürmüz Boğazı yakınlarında seyreden bir yük gemisi (Reuters)
TT

Avrupa’nın Hürmüz Boğazı’ndaki seçenekleri sınırlı ve risklerle dolu

11 Mart’ta Umman kıyıları açıklarında, Hürmüz Boğazı yakınlarında seyreden bir yük gemisi (Reuters)
11 Mart’ta Umman kıyıları açıklarında, Hürmüz Boğazı yakınlarında seyreden bir yük gemisi (Reuters)

Bu hafta 40 ülkeden üst düzey yetkililer, Hürmüz Boğazı’nda deniz trafiğinin yeniden başlatılmasını görüşmek üzere çevrim içi bir toplantıda bir araya geldi. Toplantıda İtalya Dışişleri Bakanı, yoksul ülkelere giden gübre ve temel malların güvenli geçişini sağlayacak bir “insani koridor” oluşturulmasını önerdi.

Toplantının ardından Roma tarafından açıklanan bu öneri, savaş nedeniyle gıda güvenliği riskinin artmasını önlemeye yönelik Avrupa ve uluslararası girişimlerden biri olsa da katılımcılardan destek görmedi. Toplantı, boğazın askerî ya da başka yollarla yeniden açılmasına yönelik somut bir plan olmadan sona erdi.

Avrupalı liderler, Donald Trump’ın İran’ın boğazı kapatmasına son vermek ve büyüyen küresel enerji ile ekonomi krizini kontrol altına almak için derhâl askerî varlık konuşlandırmaları yönündeki baskısıyla karşı karşıya. Ancak liderler, şu aşamada savaş gemisi gönderme çağrısına yanıt vermedi; bunun yerine savaş sonrası bu kritik geçidin nasıl yeniden açılacağı konusunda yoğun tartışmalar yürütüyor. Buna rağmen ortak bir eylem planı üzerinde uzlaşmakta zorlanıyorlar.

Bu durum, Avrupa diplomasisinin yavaş işleyişini ve Körfez ülkeleri dâhil olmak üzere savaş sonrası boğazın güvenliğinden sorumlu tarafların çokluğunu yansıtıyor. İtalya ve Almanya’nın da aralarında bulunduğu bazı ülkeler, herhangi bir uluslararası girişimin Birleşmiş Milletler onayıyla yürütülmesi gerektiğini savunuyor; bu da süreci daha da yavaşlatabilir. Konunun önümüzdeki hafta askerî liderler tarafından ele alınması bekleniyor.

Ancak tüm bunların ötesinde, mevcut çıkmaz, kırılgan bir barış ortamında boğazın güvenliğini sağlamanın ne kadar zor olduğunu ortaya koyuyor. Ana çatışmalar sona erse bile, masadaki seçeneklerin hiçbiri kesin çözüm olarak görülmüyor.

Deniz eskortu

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron başta olmak üzere Fransız yetkililer, savaş sonrası ticari gemilere boğazdan geçişlerinde savaş gemilerinin eşlik etmesini önerdi. ABD ise ülkelerin kendi bayraklarını taşıyan gemilere refakat etmesi yönünde baskı yapıyor.

Ancak deniz eskortu yüksek maliyetli bir seçenek. Ayrıca hava savunma sistemlerinin, İran’ın saldırıları yeniden başlatması hâlinde insansız hava araçları gibi tehditlere karşı yeterli olmayabileceği belirtiliyor. Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, “Dünya ya da Donald Trump, ABD donanmasının tek başına başaramadığını birkaç Avrupa fırkateyninin Hürmüz Boğazı’nda gerçekleştirmesini mi bekliyor?” diyerek şüphelerini dile getirdi.

Mayın temizleme
Almanya ve Belçika, savaş sonrası boğazın temizlenmesi için mayın avlama gemileri göndermeye hazır olduklarını bildirdi.

Ancak Batılı askerî yetkililer, İran’ın gerçekten mayın döşediğinden emin değil. Nitekim bazı İran gemilerinin hâlen boğazdan geçiş yapabildiğine dikkat çekiliyor. Bu nedenle mayın temizleme operasyonlarının etkisinin sınırlı kalabileceği ifade ediliyor.

Hava desteği
Bu seçenek, gemilere yönelik İran saldırılarını önlemek amacıyla savaş uçakları ve insansız hava araçlarının konuşlandırılmasını öngörüyor.

Ancak bu yöntem de maliyetli ve kesin sonuç garantisi sunmuyor. İran’ın hızlı botlar gibi basit araçlarla dahi saldırı düzenleyebileceği, sınırlı sayıda başarılı saldırının bile sigorta şirketlerini ve armatörleri caydırarak geçişleri durdurabileceği değerlendiriliyor.

Askerî ve diplomatik kombinasyon
Bu yaklaşım, İran’ı caydırmak için diplomatik ve ekonomik baskının askerî unsurlarla birlikte kullanılmasını öngörüyor. Almanya, Çin’e nüfuzunu “yapıcı” şekilde kullanarak çatışmanın sona ermesine katkı sağlama çağrısında bulundu.

Ancak bu seçenek de hem maliyetli hem de belirsiz. Zira diplomatik çabalar şu ana kadar çatışmaları durdurmada başarılı olamadı. Yine de mevcut koşullarda en gerçekçi çözüm olarak görülüyor.

Tüm seçenekler başarısız olursa?
İranlı yetkililer, savaş sonrasında da boğazdaki deniz trafiğini kontrol etmeye devam edeceklerini ve gemilerden geçiş ücreti alma planları bulunduğunu açıkladı. Oysa uluslararası hukuka göre boğazın açık bir geçiş yolu olması gerekiyor.

Boğazın kapalı kalması, küresel ekonomi açısından ciddi bir tehdit oluşturuyor. Pek çok ülke, yakıt, gübre ve temel malların taşınması için bu deniz yoluna bağımlı. Bazı bölgelerde kıtlık sinyalleri ortaya çıkarken, Avrupa’da petrol, gaz ve gübre fiyatlarındaki artış; yüksek enflasyon ve ekonomik yavaşlama endişelerini artırıyor.

Berlin merkezli Aurora Energy Research Direktörü Hans Koenig, “Şu anda en büyük tehdit stagflasyon… Fiyatlardaki artış, bu yıl için zaten zayıf olan büyümeyi daha da baskılıyor” değerlendirmesinde bulundu.

New York Times servisi